Pazar Ekim 11, 2026

Kadavra

Ve sonunda burdasın.

Memleketimizin seçimlerinde destekleyebileceğin ilericiler; partiler bulabilmiş  avrupa seçimlerine sıra gelincede bulamamış halinle.

Hissediyor musun aşkım avrupa seçimlerini boykot edişinin başarısızlığını sistemin baskılarıyla seçime iştirak edenlerinde başarısızlığını kendileriyle açıklayan cansız teorinin vücudunda da elimin gezişini.

Gelindiğin günüde hatırlıyor musun?

Kulağına :

Proletarya (tabanlaşan) senin düşündüğün şekilde olanı değiştirmek istemiyorsa senden kendi düşündüğünden başka yol görmüyorsan hanginiz diğerinin mezarını daha önce eşer demiştim.

Ardından da;

Korkumuz ne demiştim. Proletaryanın istediği şekilde olanı değiştirme konusunda korkumuz ne demiştim.

Proletaryanın devrimci olmadığını düşündüğümüzden mi böyle düşünüyoruz demiştim.

Yaşanan neydi ki böyle düşünüyoruz demiştim.

Yaşanan sadece, beyaz kadının farklı ırklardaki insanlarla bir olmasına karşı gelenlere karşı sınırların, bayrakların, ırkların simgesel hale geldiği yerlerde tozu duman katan insanların kendi ülkelerindeki kadınlar içinde sınırların, bayrakların simgesel hale geldiğini görmesinden başka bir şey değil ki demiştim

Böyle söyleyince de;

Konsesyum içerisinde iktidara gelebilme şansı sağlanarak sömürgeleştirilmiş ülkelerde konsesyum içerisindekilerin Iktidara gelebilme mücadelesinin (iktidar dalaşlarının) proletaryaların her kesimini araç haline getirebildiğini,

Araç haline gelenler yüzünden de sürekli değişen tabanında devrime rengini verme ihtimalini olduğunu gören ayrımlaştıklarınız da imdadınıza yetişerek

Abd nin, rusyanın daha da ulusallaştığını, ulusallaşanlarında uzlaşmaları yok ettiğini söylemişlerdi.

Yola gelen kankilerinizle birlikte  böyle söylemekle de sadece namusumuzu, ırkımızı, konsesyum içerisinde her defasında da değişen devrimci  proletarya kesimi bularak terk edeceğiniz korkularımızda da bizleri kurtarmamıştınız

Kaybolan giden;

Osmanlınında, tc' ninde bağımsızlığında vazgeçmediğini gösteren ibarelere; milli menfaatlerimiz için hareket edebilecek devlete, iktidarlara, proletaryalara, burjuvazilere sahip olduğumuz inancımızı da kurtarmıştınız

Ve sadece ve sadece bunla da kalmamıştınız;

Ulusallaşan abd, ingiletere, rusyanın daha da ulusuzlaştırdığını söylemeyerek...

Ulusallaşanlarında uzlaşmaları yok ettiğini söyleyerek...

Uzlaşmaların bozulmasının ortaya çıkardığı fırsatların sadece devrimcileşen tabana değil....

Diğer proletaryalara da, devletle iktidar ayrıdır derken milli menfaatlerimiz için harekete eden iktidarlara da devlete de..

Fırsatlar yarattığını ima ederek bizlere kazandırdığınız yeni müfettiklerle devrime rengini vermeye çalışan...

Devrimci tabana aba altında sopa göstermemizi de sağlamıştınız.

Halbuki devrim....

Olmayanın...

Heledeki...

Zihninizde yarattığınız müfettiklerinizin, devrimci olmayan tabanınızın  üzerinde yükselebilme sanatı değildir ki.

Böyle derkende

Devrimcileşen tabanın da bir öncekilerin yaptığı yanlışlıkları aynısını yaparak  proletaryaların rengine bakıp 1905 devrimi arayışlarına yönelmesi hele de hiç değildir devrim.

Anlıyor musun beni aşkım anlıyor musun

Yoruldum artık

Sınırları bayrakları ortada kaldıracak olan metanın kapitalizmde de sosyalizmde de bunu nasıl yapacağına cevap verememeden dolayda tüm bunları yapmadan

Sıkış hele.

Yanına sıvışam.

Eliminde hala teorin vücudunda gezişine aldırış etme.

Sen gökyüzündeki yıldızlara bakmaya devam et

40620

J.STALİN,S.MÜSLÜM VE TÜRKİYE'DEKİ...

Faşist Türk devletinin 'Zeytin Dalı Harekatı' adını koyduğu Afrin işgal girişiminin bu gün 12. günü.Faşist Türk devleti uçaklarla, obüslerle, tanklarla Afrin'i bombalıyor .Afrin'de bir  katliam gerçekleştiriliyor,siviller ölüyor.Bombalanan binaların  yıkıntılarından çocuk,kadın cesetleri çıkarılıyor.Bu güne değin yapılan bombardımanlarda 17 si çocuk 51 kadın olmak üzere onlarca sivil yaşamını yitirdi.Yüzlerce yaralılar var.

Avrupa’da halk kültürünün izini sürmek-Özden Çiçek

Genel bir tarifle, bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı her türlü maddi ve manevi özelliklerin bütününe kültür denir. Halk kültürü ise halkın ortak olarak kuşaktan kuşağa sözlü ve yazılı olarak aktarılmış ürünlerin tümünü içerir. Dolayısıyla masallar, deyimler, halk ezgileri ve çalgıları da halk kültürünün öğeleri arasında yer alır.

Rojava devrimi, Nubar’ın şehadeti ve Ermenilere bıraktığı miras

Kürtler ile Ermenilerin tarihsel olarak ortak bir yanları vardır. Her iki toplum da tarihlerinin uzun bir sürecinde ilhakçı devletlerin işgali ve şiddet-i cebri altında kalırlar. Ortaçağın feodal-fetihçi Osmanlı İmparatorluğu, İran (Fars, Safevi vb. İmparatorluklar), Çarlık Rusya’sı gibi devletler Kürtler ve Ermenileri baskı ve tahakküm altında tutarlar. Bu baskı ve tahakküm ortaçağ gericiliğinin 20. yüzyıl ardılları olan TC, İran, Irak, Suriye gibi devletler tarafından da günümüze değin uygulanır.

Proletaryanın Halini Yok Sayarak Siyaset Oluşturamazsınız

Yine dergilerin kimlere ulaştırılacağına dahil sözler.

Yine faaliyetçilerin nasıl olacağına dahil ahkam kesenler.

Sınıf başkanlarının akıllı, çalışkan, tuttuğunu koparan olması gerektiği düşüncesinin paylaşıldığı bir sınıfta kaç proletarya da bu kriterlere uyduğunu söyleyebilir bilmem.  

Zaten bir türlü de anlamamışımdır bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar olan bu insanlarda çoğunluğun ne aradığını ne beklediğini.

Sonuçta seçtikleri ne kendilerinin hissettiklerini hissedebilecek ne de kendilerini anlayabilecek biri olacak.

Emperyalist saldırı ve işgale karşı sınıfsal dayanışma güçlendirilmelidir

“Biz Türkiye için kafi derecede büyüdük, iki derece büyük geliyoruz artık”1

Bu söz, Türkiye ekonomisinin %10’nundan fazlasını elinde tutan ve dünyanın ilk en büyük 500 tekeli içinde yer alan Koç Holding onursal başkanına ait. Bu büyüme salt Koç Holding’e özgü olmayıp, genel olarak Türk sermayesine özgü bir büyümedir.

Ali Türker Ertuncay: “Tarihsel belleği olmayan tarihi tekrar yaşamak zorundadır”

“Bir TKP/ML Sanığının Günlükleri: Görülememiştir” isimli kitabın yazarı Ali Türker Ertuncay ile hem kendisi, hem kitabı hem de geçtiğimiz günlerde Proletarya Partisi şehidi olarak sahiplenilen Haydar parti isimli Murat Bileydi’ye dair konuştuk.

Lise yıllarından beri yazı yazmakla arasının iyi olduğunu söyleyen Ertuncay’a ilk olarak bu kitabı yazmaya onu iten nedenleri sorduk. Ertuncay kitabın macerasını şöyle anlattı:

Efrin Türk İşgaline Direniyor ve Dünyaya Ders Veriyor-Dursun Ali Küçük

*Oyyy Efrin. Bir avuç kahramanların yurdu.

Zeytinlerin bol olduğu bir kent...

Şimdi iki yüzlü davranan batı dünyasına ders veriyorsun.

Başta TC işgali olmak üzere Rusya,İran ve Suriye Esad rejimine karşı direniyorsun.

Dünyanı önemli bir kısmı “endişeli”.

AB endişeli....

ABD endişeli....Bir an önce operasyon bitsin diyor.. Türkiyenin kaygılarını anlıyorlarmış...

İran: Hameney’in asker başdanışmanı “Efrin YPG işagalinde” diye buyurmuş, ama Esad a biat etmeliymiş...

OHAL ve KHK’lerle tırmanan faşizm

İlan edilen OHAL (Olağanüstü Hal) ve uygulamaya konan KHK’ler (Kanun Hükmünde Kararname) ile devletin baskıları en üst düzeye tırmandırılmıştır. Cumhurbaşkanı tarafından alınan kararlar hiçbir işlem görmeden yürürlüğe girmektedir. Bunun sonucu -burjuva normlara göre bile Türkiye’de yeterince uygulanmayan- devletin yasama, yargı ve yürütme kurumlarının özerkliği tümden lağvedilmiş ve hiçbir fonksiyonu kalmamıştır. TBMM iyice etkisizleştirilmiş, formalite bir konum almış, mahkemeler doğrudan cumhurbaşkanının talimatlarına göre karar alan “kurum” haline dönüşmüştür.

30. Ölümsüzlük Yılında MANUEL DEMİR/ՄԱՆՈՒԵԼ ՏԷՄԻՐ Yaşıyor! Partizanlar yaşıyor! (1)

Manuel Demir’i 30. ölümsüzlük yılında saygıyla anıyoruz. Bu vesileyle Ermeni Fedailer adıyla başlattıkları ve hayatlarını Ermeni halkının davasına adadıkları, bugün ise Partizan hareketine dönüşerek devam eden mücadelede sayısız Ermeni devrimciler Hrantlar, Hayrabetler, Armenaklar, Yalımyanlar, Ozanyanlar ve Manueller’i de anıyor ve aradan yüz yıl geçmiş olsa da bu mücadelenin devam edeceğini belirtiyoruz.

Suriye, PYD ve Marksist Tutum – 2 – Yetiş Çakıroğlu

Başlarken şunu belirtmekte fayda var: Bu yazı, bir ulusal hareket eleştirisi değildir; aslında kendini marksist olarak tanımlayanlara yöneliktir.

TKP/ML-(YDK) Faşist Türk ordusunun Efrin işgaline karşı her alanda protestolarımızı yükseltelim! Efrine sefer olsada zafer olmaz!

İşgalci faşist Türk ordusu haftalardır iç kamuoyuna yönelik yaptığı propagandayla işgal için zemin hazırladığı Efrin'e 20 Ocak 2018 tarihinde binlerce asker, yüzlerce tank ve ağır silahlarıyla girdi. AKP'nin İşgal harekatına diğer faşist odaklar MHP ve CHP de tam destek verdi. Bu, aynı zamanda “Yenikapı ruhu”nun yeni bir versiyonu “Milliyetçi Cephe”nin savaş ayağının da oluşturulmasıdır.

Sayfalar