ŞİMDİ HEPİMİZ ATİK’LİYİZ!
ATİK’e yönelik tutuklamaları protesto etmek için Almanya merkezli yürüyüş düzenleniyor. Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu, Avrupa’nın bir çok şehrinde yapılacak yürüyüşlere çağrı yaptı. 25 Nisan 2015 tarihinde Frankfurt’ta yapılacak Almanya merkezli yürüyüşe güçlü katılım çağrısı yapan ATİK’in çağrı metni şöyle;
Çünkü; Devrimci Mücadele Her Yerde Meşrudur!
15 Nisan günü, saat 17:30 sularında, Almanya’nın 4 eyaletinde, eşgüdümlü olarak, Federal Yargıtay’ın acil tutuklama kararına dayanılarak, Federal Kriminal Daire‘sine bağlı özel timler tarafından 7 ATİK üyesi ve aktivisti haksız yere tutuklandılar. Ayrıca özel timlerin bu operasyonunda bir çok ev arandı, kapı ve pencereler kırıldı, evler darmadağan edildi ve tutsak yakınları taciz edildiler ve korkutuldular.
Aynı zamanda benzer bir operasyon İsviçre Bern’de yapıldı ve bir kişi tutuklandı. 15 Nisan ve 18 Nisan’da Yunanistan/Atina’da iki ayrı operasyonda 3 kişi daha tutsak alındı. Ve yine 18 Nisan günü Fransa’nın Rems kentinde 1 kişi tutuklandı. Almanya dışında tutuklananlar Almanya’ya iade edilme tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktalar.
Bütün tutsaklar, Almanya Ceza Hukukunun (anti-terör yasası) 129. Paragrafındaki a ve b bendine bianen ‘‘Türkiye Komunist Partisi/Marksist-Leninist‘‘in üyesi ve yöneticisi olmakla suçlanmaktalar ve yargılanmak istenmekteler. Tutsakların hepsi izolasyon hücrelerinde ağır koşullarda bulunmaktalar. Özgürlük tutsaklarından bazıları geçmişte Türkiye zindanlarında çok ağır işkence muamelesine maruz kalmış olmasına rağmen devrimci direniş örnekleri sergileyen ve bu onurlu tavırlarından dolayı devrimci hareketler nezdinde büyük saygınlığı olan fakat gelinen aşamada ölümcül hastalıkları olan ve düzenli tedaviye ihtiyaç duyan insanlardır.
Almanya’daki Türkiyeli ve Kürdistanlı devrimcilere karşı başlatılan bu son baskı ve saldırganlık örneği, Alman devleti ve şimdiki hükümeti içindeki derin anti-komunist tutumun ve yine faşist AKP hükümeti üzerinden TC rejimiyle kurduğu sıkı işbirliğinin dolaysız bir ürünüdür. Bu nedenledirki; TC devletine ve hükümetlerine karşı takındıkları aktif devrimci tutumlarından ve aynı zamanda yurtdışında yaşayan işçilerin, kadınların ve göçmenlerin sosyal/siyasal kurtuluş mücadelelerine öncülük etmelerinden kaynaklı olarak Alman Devletinin baskı ve şiddetine maruz kalmaktalar. ATİK’in HDP çatısı altında Kürtlerle, Alevilerle, Gayri-Müslim toplumlarla,LGBTİ’lerle ve diğer devrimci sosyalistlerle seçim çalışmalarında aktif olarak yer alacağını açıklamasından sonraki süreçte gelişmesi de, yapılan bu operasyonu manidar kılmaktadır.
Bizler, devrimci ve muhalif insanların haklarının gasp edilmesine, devlet şiddetine ve kapsamlı politik baskılara maruz kalmasına kesinkes karşı çıkıyoruz. Bizler, uluslararası kamuoyunu özgürlük tutsaklarını sahiplenmeye, onların derhal serbest bırakılması talebini yükseltmeye çağırıyoruz. Bu bağlamda demokrat, ilerici ve devrimci örgütleri ve şahısları düzenleyeceğimiz kitlesel yürüyüşe katılmaya ve hep birlikte politik tutsaklara özgürlük talebini haykırmaya davet ediyoruz.
Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!
Bütün Politik Tutsaklara Özgürlük!
#ATİKYalnızDegildir!
Yürüyüş: 25 Nisan 2015 Cumartesi, Saat 13:00
Kaisersack, Frankfurt (Merkez Gar önü)
Son Haberler
Sayfalar
Kavganın Töresi bu
Umudu taze tutmak,yarınlara taşımak için doğru bir taktik hat ve bu taktik politıkayı belirleyen , ona yön veren doğru bir stratiji tesbit etmek belirleyici önemdedir.Çünkü ,bir kere stratijik siyasi hat belirlendimi ona uygun taktik politika üretilerek hayata geçirilmeye çalışılır. Burada yanlızca kendi durumunu ele almak , değerlendirmek yetersiz ve yanlıştır. Aynı zamanda karşıt güçlerin durumunu çok yönlü ele almak,değerlendirmek zorunlu ve gereklidir.
Olağanüstü Halden Olağanüstü Seçim Sonucları / Mehmet Tohumcu
7 Haziran seçimlerinden sonra şoke olan AKP ve Saray çevresi, Türkiye ve T.Kürdistanın’da gelişen Demokrasi ve Barış havasını birçok katliamla kana bulayıp kaos ortamı yaratarak silahların ve şiddetin baskısı altında bir seçim ortamı oluşturdu. Ülke tarihinin en baskıcı, en anti demokratik seçim dönemlerinden birini geride bıraktık.
Zulmün zaferi olmaz
Kitlelerin katledildiği, polis ve askerlerce kuşatılan bir ülkenin ortasına kurulan “demokrasi” sandığından “barış” değil, katliam çıkabiliridi, nitekim aynen öyle oldu.
Faşist diktatörlüğün en azgın bir şekilde sürdüğü hangi ülkede seçimle “diktatör” devrilmiş? Tersine, askeri darbeler dışında seçimle gelen bir sürü diktatör örneği var. En bilineni ise Nazi faşizmidir.
Hiç yenilmeyenlerin tarihsel zaferi
Seçimlerin hemen ertesinde HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş seçim sonuçlarını; “bir zafer” olarak değerlendirdiler.
Gerçekten de bu; Demokrasi Güçlerinin kendine karşı bir kez daha-yeni bir zaferidir.
Kasım Seçimleri aynı zamanda, bir ülkenin topraklarının ne kadar istikrarlı 3 renge büründüğünün matematiksel ispatı olmuştur.
Ülkenin bir parçası çok istikrarlı HDP, bir parçası CHP ve çok büyük bir parçası yine AKP demiştir.
Özgüç Yalçın’ın kaleminden… ŞİMDİ DAĞLARDAYIM…..
Bazı anılar vardır insanın yaşamında. Bir sürü anlatıma, düzinelerce okumayı bedeldir. Bazı şeyleri daha iyi kavratır insana. Hani deriz ya kafamda bir şimşek çaktı diye. İşte öyle anlardır bahsettiğim. Benim hayatımda da oldu öyle anlar.
Seçim Günü, Seçim Sonrasına İlişkin Düşünceler:Demir Altona
Seçim sonuçları ne olursa olsun, temel sorun aynı kalacaktır: Erdoğan. Yani “Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi”. Erdoğan diktatörlük yolunda çok büyük mesafeler kat etti ama hala tam olarak istediği noktaya erişebilmiş değil. Buraya erişip erişemeyeceği ise muhalefetin nasıl politikalar izleyeceğine; ama her şeyden önce de HDP’nin politikalarına bağlı.
Erdoğan hedefine ulaşırsa, sonraki mücadeleler çok acılı ve uzun olacaktır. Ama Erdoğan’ın bu gidişi engellenebilirse, bu engellemeden alınan güçle barış ve demokrasi yönünde önemli mesafeler kat edilebilir.
“Yetmez Ama Evet”: OYLAR HDP’YE!
1 Kasım “yeniden seçim”ine günler kala bütün hakim sınıf partileri ağız birliği etmişçesine halkı sandığa gitmeye çağırmaktadır. İşçi sınıfı ve halk düşmanlığı dışında başka hiçbir konuda anlaşamayan hakim sınıf partilerinin, bu konuda ortaklaşabilmeleri dikkate değerdir. Bu durum, 1 Kasım seçimi öncesinde bir yandan işçi sınıfı ve halkın dikkate değer kesiminin seçim ve sandık olgusuna yaklaşımına dair işaretken, diğer yandan da hakim sınıf partilerinin yönetememe krizinin sürdüğünü göstermektedir.
Osmanlı sultanı Erdoğan paşa ile sadrazam Ahmet paşa
7 Haziran seçimlerinde HDP etrafında seçimlere katılan çeşitli milliyetlerden halklar ''seni başkan yaptırmayacağız'' sloganı etrafında kenetlenerek,AKP iktidarının 13 yıllık saltanatına dur dedi.7 Haziran seçimleri AKP'yi tarihin çöplüğüne tamamen gömmek için başlangıç oldu.
Oynatmaya Az Kaldı
Yaşadığınız her olumsuzluk tekrardan ibaretse elinizde alacakları ilk şey eleştiri silahınızdır.
Biz sıradan ama sosyalist proletarya köylülerin işi çok zor.
Hala kimileri doğu perinçek te ortaya çıkan faşizmin bir revizyonizm olmadığını dünya devrimci tarihinde de rastlanan faşizmin kendi elleriyle kurduğu sosyalist maskeli bir parti olduğunun ispatı olduğunu söyleyemezken...
İş biz halka gelince.........
Halde böyle olunca.....
Eleştiri silahını açıkça kullanmamız elimizde alınınca
İstisnalarda ki eniştelerden ve kayınçolardan özür diyerek...
Kürd Devleti Yakındır - Dursun Ali Küçük
Evet, Kürdistan devleti yakındır...
Mevcut durumda koşullar bunun için uygundur. Kurulması an meselesidir.
Asıl engelleyici TC ve İran diktatörlüğüdür.
Eski TC Genelkurmay başkanı İlker Başbuğ:
7 Haziran'dan 1 Kasım'a HDP notları
7 HAZİRAN SEÇİMLERİNDE NE OLDU? “RADİKAL-DEMOKRAT” ŞEKİLSİZLİK HDP DEDİ Kİ! HDP’DEKİ İSLÂMCI SÖYLEM GEÇİCİ HÜKÜMET (VE LEVENT TÜZEL’İN) TUTUMU KABULLENEMEDİĞİMİZ REEL POLİTİKER PRAGMATİZM ELEŞTİREL HDP DEĞERLENDİRMELERİ PARLAMENTARİZM “AÇMAZI”NDA MEVCUT HÂL(İMİZ) 1 KASIM GÜZERGÂHI AKP VE BEYAZ KÜRTLER(İ) VE LİBERALLER! SAİR ZIRVALAR “TEK YANLI ATEŞ KES” TALEBİ! PKK-HDP AYRIMI DAİR YAYGARALAR PKK NE DİYOR? NİHAYET!