Pazartesi Ekim 26, 2026

Parti biziz /Halil Ahmet

Belki biz olmayacagiz ama bu celik aldigi suyu asla unutmayacak,Ibrahim kaypakkaya.

Sorunlari cözme tarzimiz olaylara olgulara bakis tarzimiz ve bunlar arasindaki iliskiyi ele alisimiz nasil olmalidir.

Dogaldirki yazinin basligindanda anlasilacagi gibi parti biziz .Biz partiyiz ve dogal olarak partinin ele alinisi ve degerlendirilmesi parti onderligi ve cizgisinden bagimsiz olarak ele alinip degerlendirilemez.

Bu yazimizda 72 stratejik onderlik cizgisi ve bunla butunlesmeyi gelisip guclenmeyi cizgiyi ilerletmeyi partiyi savasci bir kimlige karaktere nasil tasiyacagimiz ele alacagimiz ile baslayalim .

Sinif savasini toplumlarin ortaya cikmasi ile baslamistir dememizde abesle istikal eden bir yon yoktur.Bu bizlerin iradesi disinda var olan bir durumdur sinif savasini bugun elee alisimigzda iradeci degil cözümleyeci gercekligi temelinde ele alip degerlendirmek onemlidir .

Bizler toplumlar tarihini sinif savasimizi bilmeden kendimize has bir mucadele bicimini iradeci bir yaklasimla belirlemeliyiz .

Ulkemiz sinif savasini seyride bu minvalde ele alinmalidir.

Yasadigimiz ulkenin gercekligi siniflarin yapisi siniflarin konumlaninisi ve buna bagli olarak sosyo-ekonomik yapi tahlili devletin niteligi devrimin yolu-guzergahi basta Kurt-Turk ulusu olmak uzere cesitli milliyetlerden ezilen azametli halk kitlelerinin genel durumu devrimin dostlari muttefikleri vb.

Bunlar ve bunlarin disindaki bircok olgu arastirip incelendikden sonra dogal olarak sinif savasimi bu objektif zemin uzerinden yukselir anlatmaya calistigimiz tamda sudur sinif savasimi subjektif niyetlerle degil objektif olarak sorunun ele alinisi ile birlikte somut sartlarin somut tahlili ilkesi geregince toplu ayaklanmami bu strateji ekseninde yurumeyimi yoksa Halk Savasini esas alan bir mucadele bicimi ile yola cikilacagi somut durum uzerinden ele alinir.

Hali hazirda biz MLM lerinin bildigi iki tip devrim modeli vardir bir rus pratigi :toplu ayaklanma stratejisi biride Cin pratigi;Halk Savasi stratejisi bunlar disinda bir baska devrim olgusuda istisnayi bir durum olarak ele alinabilir.

Sorunlari ele alisimiz ve cozum yontemimiz proleterya partisi olarak Turkiye Devrimci Harekati(TDH) icinde mustesna bir yere sahipdir cunku MLM yi savunmaktayiz MLM savunulmadan ML savunulamaz MLM yi sadece yarisomurge-yarifeoldal yapiya sahip olan ulkeler ve dogalliginda Halk Savasi stratejisini savunan yapilar partiler olarak ele alip degerlendirmek MLM yi revize etmektir.

Elbette Halk Savasi stratejisi butunluku bir stratejidir biz bunu dogru bir onerme olarakda savunuruz.ama bunu sadece bizim gibi yarisomurge-yarifeodal ulkeler duzeyine indirgemek sacmaliktir ikiyi birlestirip bir yapmaktir.

Bizler elbette mevcut gercekligimizde 72 stratejik onderlik cizgisini esas almak zorundayiz.Peki neden esas almaliyiz ?Burada belli noktalari belirtmek gerekirse

Partimiz Kurucusu Hakkinda Birkac Soz !

Partimiz TKP/ML nin kuramcisi ve kurucusu cok kisa zaman dilimnde TDH icinde „Anli sanli“devrimci diye gecinen eski tufekler olarak tabir edilen kisilerle ideolojik mucadele yurutup onlari mahkum ettiginde 23 yasinda „genc“ bir kominst sifatini bizler acisindan coktan hak etmis oluyordu akil yasta degil bastadir sozu tabiati itibari ile dogrulanmistir.

Kimilerince genc denildi kucumsendi ama bizler acisindan su cok acik ve nettir 71 silahli radikal devrimci cikisinda 3 onder ortaya cikmistir Mahir-Deniz-Ibo biz bu 3 lu icinde birine onem arz ederiz oda I.KAYPAKKAYA bugune kadar es gecilen gorunmek istenmeyen bir onderlik olgusu var karsimizda.

Parti icinde ve disinda bircok elestiri gelmistir genc olmasindan tutalim maceraci oldugundan dusuncelerin ise „Modasi gecmis dusunceler yigini“olarak atfedilmesine kadar

Gelistirelim,guclendirelim ek seyler soylememiz gerekir deyip hicbir sey soylememekte esas itibari ile onderligimizi ve cizgimizi yani genel siyasi hatti MLM ve Parti ozgulunde ne turlu bir gelisme gosterdiklerine dahi gorememis bulunmaktayiz.

I.K yi yüceltip Tanri ilan edenler kendilerini Peygamber ilan etmekten geri durmuyorlardir sakatlanmis mantiklari ve yaklasimlari ideolojik olmaktan cok uzakti ASALIM diyenler I.K ideolojik yaklasimini hicbir zaman anlamiyorlardi belkide onlarin en buyuk handikapi bu durumun gercekliginin bilince cikartilmamasiydi Her parildayan sey altin olmadigi gibi her soylenen sozde yeni olmuyor asalim demeklede birseyler asilmiyor asmak yenilemek istedigin sey nedir? Ilk once onu kavra sonra asma ve yenileme isi baslar mantigi tersden aldigimizda ilerleme kaydedemeyiz

Biz devrimci koministlerde tarihsel konjektüröl gelismelere bagli olarak yeni seylerin soylenmesinden asla cekinmeyiz.

Burda bir partiye bir önderlige elestiri getirdigimizde elbette onun altarnatifini koylmaliyiz elestiriyi getirenin niteligine siyasi-ideolojik boyutuna bakariz. Elbette sunu demek istemiyoruz altarnatifini koyamiyorsa elestiri getirmesin. Elestirenin altarnatifle ortaya cikmasi siyasi-ideolojik kapasitesi ile direk ilgilidir ama sadece soylem tarzinda kalmak sorunu cozmez.

Cizgimiz hangi konuda yetersiz nasil gelistirmeliyiz bunlara yanit olmadan eksik ve yetersizlikler nerededir belirtilmeden asalim yenileyelim demek guzel bir soz olmaktan oteye gitmez.

Bbiz devrimci koministlerin cizgiyi gelistirelim buyutelim demesi ile „modasi gecmis dusunceler yigini“olarak ifade edenler arasinda „dev ile cuce“arasinda bir benzerlik vardir bir baska ifade ile dag ile cakil tasi kadar benzerlik vardir.

Bizim cizgiyi asalim,buyutelim ve gelistirelim dememizdeki olgu ve ilk sartimiz 72 stratejik onderlik cizgisini on kabul sartindan gecer I.K bir komunist onderdir ve o istikamet uzerinden yurunmelidir.

8Pari konferansimiz temel meselelerden birini Halk Savasi sorunu olarak ele aldigi ve ele alinirkende ulkemizde Halk Savasi gecerlimi gecersizmi tartismasini yapmadi esas olarak halk savasini nasil uygulayabilirim diye tartisti iste bu nokta bir ilerlemedir asma yonunde bir gayrettir.Ama bu 72 stratejik onderlik cizgisine bagli olarak ele alindi.

Burada onderligin meseleyi ele alisi ve uygulama noktasinda yetersizlikler ve yetersiz onderlik olgusu olabilir sonucta hayata gecirmek icin cizgiyi nasil gelistirebilirim nasil uygulayabilirim diye katkilari mevcuttur.bu da su demektir taktik onderlik olarak meydana gelen merkez komitesinin 72 stratejik onderlik cizgisine tabi olusudur.

Bu anlayisi ne kadar hayata gecirdigimiz ayri bir tartisma konusu ama bu sorun I.K doneminde derinlemesine arastirilip inceleme yapilan bir konu olmamistir bunu 8.parti konferansi ise cok kapsamli bir sekilde yapmistir.Bu katki degildir diye ortaya cikilabilinir mi ? Elbette cikilamaz partinin stratejik onderligi ile yani 72de soylenen ile daha sonralari soylenenler arasinda kan ve doku uyusmazligi var ise zaten yanlisin dogrusu uygulanamaz.

„Hersey dogru ile yanlis arasinda mukayese icinde gelisir „ (Baskan Mao) guclenir.

Bizler onderimizden tarihsel olarak hakli oldugumuzu ve devrimci siddeti savunmaninda en temel yol oldugunu anladik.

I.K „yasi genc“birinci acik ideolojik berrakliga sahip bir koministti tamahkar olmaya itaat etmeyi nedamet dilemeyi secmedi genc yasinda olmesine ragmen.

I.K toplumun tum dayatmalirini elinin tesi ile itti toplum bize itaatkar olmayi ogutluyordu evde aile buyukleri terbiye adi altinda okulda devletin sistemini ideolojik yapisini dokumuza islemeye calisiyordu ogretmene itaatkar olmamiz askerde komutana,is yerinde usta ve patronuna vb ayagimiza binlerce pranga baglaniyordu. Ve I.K bu toplumun bir parcasi olarak bu toplumdan „genc bir kominist „ olarak tarih sahnesine ciktigina kemalizm illetindende kopus sagliyordu.

Bu ulkede bir kült tanri yarattilar kemalizm tanrilar tiranlar tanrinin yer yuzundeki temsilcisi,padisahlar,krallar,imparatorlar. Baskasini kendinden ileri olani tanri ilan edenler kendilerinide peygamber ilan etmekten geri durmuyordu.Kurtaciliga soyunanlar kah kahraman kah efsane oluyordu kendi sefil yasantilarida.

Tüm bunlarin ana bilesken ögesi ozude insan olgusunda yatmaktadir .

„Parti ve kitleler var oldugu muddetce her turlu mucize gerceklesir „ derken Baskan Mao bir baska yerde ise „Herkesin bir tanrisi vardir bizimde tanrimiz kitlelerdir“ der kahreden degistiren donusturen devrimci eylemi yucelten MLM yi benimseyenlerin neye muhdedir oldugunuda anlatiyordu dogal olarak Baskan Mao.

Bu maoist onermeden yola ciktigimizda I.K da bizler gibi bir insandi basta Kurt-Turk ulusu olmak uzere cesitli milliyetlerden ezilen azametli halk kitlelerinin icinde yazdiklari soyledikleri pratigi -praxsiz- ile dunyayi birkez daha Turkiye T.Kurdistani dan sarsacak ideolojik soylemi teorik-pratik butunluge sahip bir komistti.72 stratejik onderlik cizgisinde butunlusmek ve ilerlemek dedigimiz olguda tamda bu dogru zemin uzerinde vukuu bulmak zorundadir

72 stratejik onderlik cizgimiz egilmez bukulmez saga sola cevrilmez tersyuz edilmez temel argumani teorik soylemleri degismez yol uzerinde bukuntuler olussa dahi ki tarihimiz taniktir ve kanittir.Sag sol sapmalari nezdinde vucut bulan taktik onderlik cizgilerine ragmen israrli bir sekilde kesintisiz ve sebahatli bir sekilde yurumesini bilmistir.

Yolumuz uzun cetrefilli bukuntulerle dolu olmasina ragmen stratejik olarak 72 de soyledigimiz savuna geldigimiz 72 stratejik onderlik cizgisi dogrulugunu hergecen gun ispatlamaya devam ediyor.

Stratejik yonelim;Dag,dagdan duze inmek kirdan sehirleri kusatma stratejisi halen gecerlidir gidilen yol dag cikilan yol daglarin mesken eylenmesi zaptedilmesi gecit verilmemesi „Ferman padisahinsa Yuce daglar bizimdir“ deyip Halk Savasinin mustusunu her yone iletmektir dagdan yola cikacagiz dagdan yuruyecegiz hic kimse heybetli daglarimiza bakipda basinda duman var deyip yolumuzu gormuyoruz deyip sehirleri ovalari duzlukleri isaret noktasi yapmasin.

Yol bellidir guzatgah bellidir 72 stratejik onderlik cizgisi. Kesin ve kati olarak sunu diyebilirizki biz bu yola tarihsel ZOR u bilincimize cikaran kavratan o „genc komunistin“yol gostericiliginde ciktik.

Parti bizib biz partiyiz 72 stratejik onderlik cizgisine sahip ciktigimizda onu kavradigimiz oranda onu gelistirip buyutebilir ilerletebiliriz bunu yapabildigimiz oranda biz partiyiz parti biziz olgusu vucut bulmus olur.

Parti biziz ;Tarihimizden ogrenerek geliyoruz egilmeyen bukulmeyen ideolojik olarak celiklesmis celikten 72 stratejik onderligi olan bir partiye ve ona sekil veren bir komunist ondere tarihsel bir sahsiyete sahibiz Ibrahim KAYPAKKAYA ya 72 stratejik onderlik cizgimizin ozu celikten ideolojik bir saglamliga sahiptir.

Kurucumuz sahsinda bir noktanin da altini cizmemiz gerekirse oda devrimci dayanismaya devrimci adaletin tecelli etmesinde inanamasinda yatmaktadir bu konu yeteri derece islenmedigide gercektir sinan cemgilin ihbarcisini yargilayarak cezalandirmasi ayni zamanda devrimci siddete verdigi onemide gostermektedir Malatya Kürecikte isbirlikcinin beyninde patlayan kizil bir mermi olmasi ve curetinide gosteren bir onderligimiz vardir bu bizim es gecemeyecegimiz konulardan biride olmalidir.

Parti biziz ;Yola çıkış yaptıklarımız ve yapadıklarımız 

Üc,bes,yedi,dokuz ile yola ciktik bir kirma tufek biraz mermimiz az birazda bay dinamitimiz vardi dunyayi kusatma altina alacak silahlara ve yerinden sarsacak degistirmeye muhtedir olan MLM ideolojiye ve onun Halk Savasi stratejisine sahip olarak yola koyulduk.

Isyan Namluda Kizil Bir Mermi

Hedef Komprodor Patron-Aga Devleti

Ates !TIKKO Gerillalari Ates !

Diye yol gosteren celikten savasci bir partiye ve onun cocuklari evlatlari olarak can bedeli savasmayi surduruyoruz yaptiklarimiz yapamadiklarimiz ,yapamadiklarimiz yaptiklarimiz olarakda okumak mumkun.Bu bir celiskidir soruna boyle yaklasmadigimizda soruna nasil yaklastigimizla ile direk ilgilidir.Terazi kefesine neyi nasil koyacagiz ?Soruna nerden yaklasmaliyiz.

Tarihimizde hep olumsuzluklari gorup olumlu yanlarimizi gormemek olabilirmi ? Yada tersi bir durumda aynisi icin gecerlidir. Olaya sadece olumsuzluk boyutunda bakip onu gordugumuzde olumlu yanlarimizi on plana cikaramayiz soruna biraz daha olumlu yanlarimizi bakabilmeyi kavramamiz gerekir.

Zaferi gorup yenilgiyi gormemek yenilgiyi gorup zaferi gormemek ornekleri cogaltmamiz mumkundur hata ve yanlislari baskalarinda dogruyu kendinde bulmak.

Baskasinin karanligini gorenler kendi karanligini ne kadar gorebilir? Ya da ne zaman gormek ister kendi aydinliginin karanlik oldugunu.yanlista israr edilip dogruya hakim kilmamak icin ne kadar caba sarf edilirse edilsin hersey dogru ile yanlis arasinda mucadeledir olgusu dogrunun gercegin galabe calmasini engelliyemez.

Dogru cizgiyi mucadeleye uyguladigimizda basari sansimiz her zaman yanlisa karsi yanlis anlayislara gore daha fazla olacaktir burada bir baska soruna daha deginmemiz gerekirse ;

Parti biziz ;Parti birligi.

Irade ve eylem birligi.Birlik mucadele zafer siari kulaga hos gelebilir ama bir o kadarda bos gelmemelidir.

Parti birliği MLM önermeden yola çıkarsak Parti birligi hiziplerle baglasmaz hizipler olgusunu kabul etmez bunu belirtmekle beraber sunu eklememizde mazur görülürse parti içinde iki çizgi mucadelesi ideolojik mücadele yürütlür.Bu partinin eylem ve irade birligi icin gecerli bir kanundur

Parti iki cizgi mucadelesi temelinde celiklesir dogru ve yanlıs arasindaki mücadele genel siyasi hattın uygulanmasını getirir parti icerisindeki sorunun ele alanışı var olan sorun veya sorunların cözulmesi mi yoksa partinin eylem ve irade birğilinin zayıflamasınmı saglar ? Bizlerin cözemeyecegi hicbir sorun yok çünkü I.K gibi bir öndere sahibiz bu noktada bizim soruna bakış açımız çok açık ve nettir Ideolojik farklılıklar hariç parti icerisinde hiç birsey cözülemeyecek sorunlar olarak ele alınamaz biz devrimci ve komunistler iyimseriz ne türden sorun varsa çözme kapasitesı ve birikime sahibiz .

Baskan Mao celıski yasasın incelerken onu aynı zamanda pratiğine partiye de uyguluyordu iki zıt olan olguyu celiski yasası ele alıp incelerken bunlar arasındaki iliskiyide zıtların birliği ve mücadelesi olarak tanımlıyordu.

Sonuc olarak Parti biziz : Parti birligi iki cizgi mucadelesi,ideolojik mucadele elestiri özelestiri demokratik merkeziyetcilik ´olgusunun esas oldugu oranda bunun uzerinden yukselir.

Bu anlamda Birlik Mucadele Zafer Partinin ilerlemesinin büyümesinin on koşuludur .

HALIL AHMET 

50488

Misafir yazarlar

Güncele iliskin yazilariyla sitemize katki sunan yazar dostlarimiza ait bölüm

Misafir yazarlar

PARTİZAN: 7Haziran'dan 1 Kasım’a değisen kosullar ve seçim tavrimiz

7 Haziran seçimleri bir nevi geçersiz sayılarak, 1 Kasım’a işaretlenen yeni bir seçim süreci başlamış durumda. 7 Haziran seçimi, sistemin politik krizine çare olmak bir yana yeni krizleri de yanına alarak “yeniden bir seçime” doğru evrilmiştir. 7 Haziran sonrası Türk hakim sınıflarının hükümetteki kliği AKP, seçimden istediği sonuçla çıkamamanın ve zayıf düşmesinin yarattığı sonucu bertaraf etmek için, kendi iç çelişki ve yarılmalarını da büyüterek, tam da 12 Eylül anayasasından aldığı yetkilerle seçimi yeniden örgütledi.

Görünürde olan ve gerçek:Osman Tiftikçi

Türkiye’de olan biten her şey bir kişiyle, bu kişinin hırslarıyla açıklanır oldu. Öyle bir hava yaratıldı ki, sanki AKP devrilse, T. Erdoğan da köşesine çekilse, Türkiye güllük gülistanlık bir ülke olacak. Örneğin Kürt meselesi çözülecek, Türkiye Ortadoğu pisliğine bulaşmayacak, Kürtler, azınlıklar, kadınlar, işçiler, gençler için basın özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü olacak. Sol, devrimci demokratik güçler istedikleri yerde, istedikleri gibi gösteri, yürüyüş, miting yapabilecekler. Sünni İslam’ın devletin resmi dini olmasına, diğer inançların ezilmesine, horlanmasına son verilecek.

Kürdlere neden direniyor diye sormak, HDP’ye bu bahane ile saldırmak alçaklıktır!

 Dünyanın hiçbir yerinde ezilenlerle -ezenler kardeş olmadılar, olamazlar, olmayacaklar. Ezenler egemenleri temsil etmektedir. Devlet egemenler için var olmuştur, onların egemenliğini korumak, servetlerini güvence altına almak için var edilmiş kutsallaştırılmaya çalışılmıştır. Diğer ulusları kendi egemenlikleri altına almak, sömürgeleştirmek için oluşturdukları silahlı ordularını, polisini, istihbarat güçlerini egemenlikleri altına aldıkları halklara baskı aracı olarak kullandılar, kullanmaya devam etmektedirler. O sebeple, Kürdistan milletinin direnişi meşru ve doğrudur.

   

“Katliamdan kaçan mültecilerin insanlık dramına sessiz kalmayalım”

Savaştan ve katliamlardan Batı Avrupa’ya göç etmek zorunda kalan mültecilerin insanlık dramına sessiz kalmayalım

Afrika'daki ve Ortadoğu'daki işgal ve iç savaşlarda yüz binlerce insan hayatını kaybederken, bir o kadar insan ise, geleceğinden emin olmayan bir çaresizlik içinde bekliyor.

Kapıtalizmin ölümü

Dünyamızda yaşananlar, kapitalizmin kaosu ve onun yarattığı ağır toplumsal dramdır. Karaya vuran minik göçmen bedenleri, sınır telörgülerine takılan çocuk yürekleri, denizde boğulan insanlık ve dalgalar arasına karışıp duyulmazdan gelen çığlıklar, kapitalist sistemin kaçınılmaz bir sonucu olduğu görülmediği sürece; daha yüzyıllarca bunları tekrar tekrar, ama daha fazla acılar katılarak yaşanacaktır.

ATEŞ ALTINDAKİ KÜRDİSTAN :Umut Munzur

Devletin AKP eliyle başlatmış olduğu “süreç” 7 Haziran seçimleri sonrasında Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle buzdolabına kaldırılmıştır. Süreç bitmiş değil fakat dondurulmuştur. Gelişmelere bağlı olarak yeniden fırına verilmeyi beklemektedir. Bu haliyle beklemede olan “süreç” yeni bir “süreci” doğurmuştur. “Yeni süreç” topyekün saldırı ve yıldırma politikalarıyla hayata geçirilmek istenmekte, Kürt Özgürlük Hareketi’nin kazanımlarına ket vurmayı mümkünse bu kazanımları yok etmeyi hedeflemektedir.

Bu çocuğa iyi bakın, hepimiz suçluyuz!

Sermaye gruplarının çıkar ve kârları uğruna çıkardıkları savaşlara sessiz kalmakla yaşanan ölümlerden hepimiz sorumluyuz. Sabah haberleri izlediğimde karşıma dünya güzeli, tertemiz, bütün kötülüklerden uzak masum üç-dört yaşlarında bir çocuğun sahile vurmuş ölü bedeninin yüzüstü yatık haliyle karşılaştım. Önce bir şaşkınlık sonra bir acı tüm bedenimi kapladı. Gözyaşlarımı tutamadım. Yüreğimi yakan bu görüntü tüm insanlığa, kendine insanım diyen ama geçmişini unutan, yaşadığı acılara sünger çeken, ortaya çıkan insanlık dışı bu zulme sessiz kalanlara avazım çıktığı kadar küfür etmek geldi.

Faşizm, Seçimler ve Devrimci Duruş

Çok önemli ve kritik bir süreçten geçmekteyiz. Devrimci, ilerici, demokrat, sosyalist, yurtsever  bileşenlerde ciddi bir kaygının yaşandığı açık ve net… Bu tartışmanın ana eksenini 1 Kasım seçimlerine  ilişkin HDP'nin almış olduğu emrivaki   TAVIR  oluşturmaktadır.
    

Duyulmak istenmeyen büyük çığlık: Mültecilik!

Savaş denince insanın aklına gelen ilk şey ölümdür, vahşettir, işkencedir, tecavüzdür, açlıktır, yoksulluk ve açlıktır. Ölümlerden kaçma adına, umutsuzluk içerisinde ölüme umut diye koşmaktır, Savaşlar yalnızca insanları öldürmekle kalmazlar.  Kendi dışında evrende yaşayan tüm canlıları da yok eder, yakar - yıkar.  Atılan bombalar, toplar, füzeler, kimyasal silahlarla evrende yaşayan bütün canlıların doğal yaşam alanları, hakları yok edilir, ortadan kalkar.

    Peki savaşı kimler çıkarmakta, kimler savaşlarda zarar görmekte ve savaşlar kimlere yaramaktadır?

Kartal Bürosu Düştü

Her teslim olmuş ruha baktığınızda onda muhakkak sistemi yücelten sözler... davranışlar... bulursunuz.

Örgütlülerin örgütlüğü örgütsüzlerin çenesini yorarmış derler. Varsın gene de olsun.

Büronu aç ki yüzünü görem. Büronu aç ki yüzünü görem. Sana bir mendil verem. Sana bir mendil verem.

Hava sıcak, toplum gergin,  siyaset çatışmada...

Biraz saygı. Biraz.

Nelere razı edilir hale getirilmedik ki.

Öcalan müdahil olmalı

Sayın Öcalan Türkiye’yi: Sorunu kendi aramızda çözmezsek hegemonik devletler çözer, diye çok kereler uyarmıştı.

Sayfalar