Cuma Ekim 30, 2026

“Halkın Sanatçısı ve Halkın Savaşcısı YETİŞ YALNIZ Yoldaş'a”

“…gider,

…gider, nice koç yiğitler gider

Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir,

Ey mavi gök!

Ey yağız yer bilesin ki,

Yüreğimiz kabına sığmamakta

Örsle çekiç arasında yoğrulduk

Hıncımız derya gibi kabarmakta”

Dersim toprakları nice yiğitlere tanıklık etmiştir. Karanlığı aydınlığa dönüştürme mücadelesinde dağların dokruklarını mesken eyleyenler, özgür gelecek düşlerimizi mutlaka gerçekleştireceklerdir.  Geleceğe dair düşlerimizi gerçekleştirmek için mücadelenin her alanında en önde koşan, şairin deyimiyle 'en hızlısı' olan Yetiş Yalnız yoldaşımızın acı haberi hüzün ve öfkemizi iç içe katmıştır.  O, 'halkın sanatçısı, halkın savaşcısıdır' şiarını en özümseyenimizdir. Sanatını halk için, halkların gelecek umudunu marşlara, ezgilere, klamlara taşımış ve mücadelemizin bir parçası haline getirmiştir. Birlikte yürüttüğümüz kolektif çalışmalar, sayısız konserler, katıldığımız eylemler, üretilen besteler sanatsal çalışmalarımıza büyük katkılar sunmuş ve bizde derin bir tercübe bırakmıştır.

Yetiş yoldaşın mütevazi ve dürüst kişiliği dışında, kararlılığı ve inançlı duruşu bize her dönem ve her koşulda örnek olmuştur. Yaşadığı Avrupa şehirlerinde kapitalist-emperyalist yozlaşmış, metalaşmış kültür ve sanat anlayışına karşı, daima devrimci kültürü-sanatı savunmuş ve geliştirme adına mücadele yürütmüştür. Avrupa metropolleri'nin sunduğu imkan ve olanakları elinin tersiyle itmiş, hayatının her alanında ezilenlerin kavgasına dahil olmuştur.

Yetiş yoldaşın üstün müzikal yeteğeni, ısrar ve azmin göstergesiydi. Eline aldığı her müzik enstrumanını kısa sürede çalabilme yeteneğine sahipti. Yaratıcıydı, her koşulda zoru başarabilen ve hiçbir görevden geri durmazdı. Sanatın özgürlüğü ve sanatçının örgütlenmesi adına birçok çalışmaya öncülük etmişti. ATİK (Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu) bünyesindeki kurumlarımıza önemli katkılar sunmuştur. Üyesi olduğu derneklerde oluşturduğu ve çalıştırdığı koro'lar ve müzik grupları uzun süre güzel çalışmalar sunmuştur. Grup Şiar içerisinde uzun bir dönem grup elemanı olarak görev aldı. Grubun 'Yılmadık' adı altında çıkan albümünde yer almıştır. Partizan Ozanlar geleneğini iyi bilen, eserleri araştıran, ulaşan ve geleneğimizin eserlerini yeni yorumlama noktasında önemli çalışmalar sunmuştur. Partizan Müzik Topluğu oluşturmada önemli katkılar sunmuş ve çalışmaları ileri taşıma noktasında hiçbir görevden kaçınmamıştır.

Yetiş yoldaşla birlikte birçok ülkede ve şehirlerde konserler verdik. Enternasyonal mücadele alanında sanatsal çalışmalar içerisinde yer aldık. Son konserimizi Dersim'de verdik. Dersim'de ayrı bir mutluluk içerisindeydi. Bir hasretin sona ermesi gibi daha heyecanlı ve coşkuluydu. Bir kutup yıldızı misali parlayan gözlerinden mutluluğunu çevresine yansıtıyordu. Veda vakti geldiğinde, sıkıca sarılması ve yoldaş sıcaklığında gülümsemesini, 'kendinize çok iyi bakın!' demesi, hiç aklımızdan çıkmamaktadır.

Sınıf mücadelesini en doğrukta yürütmek ve devrim düşlerini gerçekleştirmek için, o da dağların doruklarını mesken eyleyenlerdendi. Bağlamasını hiçbir zaman elinden düşürmeyerek, Munzur beraklığındaki güçlü sesini bu defa Dersim dağlarının doruklarından bizlere seslenecekti.

Yetiş yoldaş Partizan Ozan geleneğinin en son temilcilerindendir.

Onun bizlere bıraktığı ter temiz, lekesiz mücadele bayrağını miras kabul edip, geleceğe taşımanın onurunu duyuyoruz.

Onu her daim, marşlarımızda, kavga türkülerimizde yaşatacağız!

Yetiş yoldaş şahsında Dersim/Aliboğazın'da ölümsüzleşen oniki partizan yürekleri........, oniki dağ parçasını......., oniki kızıl karanfileri......saygıyla anıyoruz!

Selam olsun karanlığa karşı gökyüzünün mavi rengini, güneşin aydınlığını özgür geleceğe taşıyan halk savaşçılarına...

 

UMUDA HAYKIRIŞ”

47883

Manipilasyonun Merkezinde Bu Kez MHP mi Var-Fehim IŞIK

Zorlu bir seçimi geride bıraktık. Gün boyu izlediğimiz seçim mahallerinde, özellikle Urfa’nın Suruç ilçesinde ciddi seçim ihlalleri yaşandığına birçok muhabir arkadaşımız, birçok seçmen tanık oldu. Bu ihlalleri görmeyen bir tek AKP medyasıydı ki bu medya da Türkiye’deki medyanın neredeyse yüzde 95’ini oluşturuyor.

Tüm bu saldırılara karşın diğer seçimlerden farklı olarak gözlenen şuydu denebilir: Muhalefet sandık başında iyi örgütlenmişti. İhlalleri engelleme noktasında olmasa bile en azından ihlalleri teşhir etme noktasında tek bir köşeyi açık bırakmamıştı.

Burjuvazinin Seçimi

Türk tekelci burjuvazisi, AKP ile 16 yıl dikensiz bir gül bahçesi yaşadı. Ekonomi büyüdü. Sermaye palazlandı ve daha fazla merkezileşti. Büyük holdinglerin bir çoğu artık uluslararası çok uluslu tekeller haline geldi. Ancak, gelinen aşamada, “pembe büyüme”nin sonuna gelindi ve burjuvazinin önemli bir kesimi at değiştirmek istiyor.

24 Haziran’da sandığı markaja almak!

AKP iktidarının, panik havasında, baskın bir şekilde tasarlayıp gündeme getirdiği 24 Haziran seçimlerinde son viraja giriyoruz.

Geride kalan birkaç gün, yoğun bir saha- kitle çalışmasından öte, 24 Haziran’ın örgütlenmesine odaklı geçirilecek gibi görünüyor. Ekonomik göstergelerin verdiği mesajın, emekçilerin her gün daha fazla düşen alım gücünün, yaşanan büyük yoksullaşma ve yoksunlaşmanın basıncıyla AKP iktidarı, büyük bir fırtına kopmadan önce kendini güvenli bir limana atmanın telaşına düşerek 24 Haziran’da seçim kararı aldı.

Bir asalak Türk burjuvazisinin palazlanması hikayesi: Erdoğan Demirören!

1923 yılında kurulan Cumhuriyet Türkiye’sinde 100. yıla beş kala, halen konuşulamayan, yazılamayan, inkar edilen, tutsaklık ile cezalandırılan konuların başında Ermeni sorunu gelmektedir. 1915 ile başlayan Ermeni, Rum ve Hristiyan azınlıkların yerlerinden, yurtlarından tehcir edilmelerinden sonra taşınmaz mal varlılarının akıbeti, kimlerin bu zenginliklere el koyduğu, ölüm ile yaşam arasında Müslüman olan Hristiyanlar, sermayeye el koyan yeni Türk burjuvazisinin kimler olduğu gibi konular toplumda tabu olarak görülmeye devam etmektedir.

Boykotçuların taktik yanlışlıkları ve halktan kopuk faliyetleri! Sidar Hanoğlu

24 Haziran baskın seçimi kararının açıklanmasından sonra tüm toplumsal kesimler nasıl davranacaklarını, kiminle hareket edeceklerini açıklayarak duruş aldılar. Buna göre, AKP-MHP ''cumhur ittifakı''nda, CHP, SP, İyi Parti ''Millet ittifakı''nda, birleşirken, devrimci, demokrat ve Kürt yurtsever kesimi HDP etrafında birleşerek seçime dahil oldu. Bunların karşısına az sayıda devrimci yapılar ise ''Boykot'' kararı alarak, seçime katılmayacaklarını açıkladılar.

Mutlak yöntemin kendini yeniden üretme biçimi ve Diyalektik Tarihsel Materyalist Yöntemi Anlamayan dairesel kafaların teğetinde Doğru’lar

İçinde bulunduğumuz hazır bulduğumuz ve sürekli hareketle var olan dış dünyanın nesnel varlığının en yüksek ürünü olan bilinçli maddenin üretimi -düşüncenin üretimi- ve yeniden üretimi sadece yeni koşulların üretimi ile var olmazlar. Çünkü her yeni hareket ve koşul bir önceki hareketin ürünü olmakla kalmaz onu içerir, onu ret eder yani yadsırda.

Seçimler ve Oy Verme-Recep Maraşlı

Seçime yurt dışı katılım oranı şu ana kadar çok düşük. En çok % 32 oldu... 2 gün sonra yurtdışı oy verme işi bitiyor. Böyle kalırsa HDP'ye kurulan baraj tuzağını önlemek çok zor.

Erdoğan rejimine muhalif olanlar eğer sandığa gitmezlerse iktidarın istikrarına altın tepsi ile katkıda bulunmuş olurlar.

Her gün her an sistemin üretim ilişkileri içinde, sosyal-siyasal ağları içinde yaşayıp da sıra oy vermeye gelince bunu "sistemi meşrulaştıracağı" gerekçesiyle boykot edenleri anlamak mümkün değil

Çöktürme Planı Uygulayan Cumhur İttifakı’nı Cezalandırmalıyız!-Dursun Ali Küçük

*Bu seçimlerde Türk usulü cumhurbaşlığınının yanı diktatörlüğün yerleşmesine, Kürtlere karşı yürütülen savaşa tamam mı?

Devam mı?

Tamam deniliyorsa Cumhur İttifakı postalanmalı ve cezalandırılmalıdır.

 

*Bu seçimler; bir mevzi elde etmek, Kürtlerin fiiili kazanımlarını korumak ve halkın örgütlenmesi ve ayakta kalması vb vb için bir basamak olarak değerlendirilmelidir.

Hedefi budur. Kimseyi kandırmıyoruz.

Kurtuluşu getirmeyecek.

Ama Kürtlere karşı savaş hükümeti olan Cumhur ittifakını tepelemek çok önemlidir.

 

Müslüm Elma : “ Ey şehit kahramanlar kavganız sürüyor, sürecektir.“

"Sayın mahkeme heyeti,

Özgeçmişime ilişkin bazı bilgiler sunmak istiyorum:

Ben 09.02.1960 Türkiye Kürdistanı’nın Dersim şehrinde doğdum. Dersim, Kürt-Alevi mezhebine mensup halkımızın yoğunluklu olarak yaşadığı bir şehirdir. Benim ailemde bunlardan biridir. Bu şehrin tarihi hem acılı hem de onurludur. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Kürt coğrafyasındaki egemenliğini en son olarak bu şehirde yaptığı katliamla pekiştirmiştir. 1937-1938 yıllarında binlerce Dersimli köylerde, dağ başlarında ve idam sehpalarında can vermiştir.

Kaypakkaya'nın direniş geleneğini onurla sürdüren Partizanlardan M. Usta, sürece dair görüşlerini yazdı.

1980 AFC'si sırasında zulmün saraylarından Amed zindanında; Cafer Cangöz ve birçok yoldaşıyla birlikte işkencecilere kök söktüren, Kaypakkaya'nın direniş geleneğini onurla sürdüren Partizanlardan M. Usta, sürece dair görüşlerini yazdı.

Bugün hem zorluklara karşı direnip teslim olmayan bir kuşağın yaratılmasına hem de bölgede bir kara bulut gibi çöken gericiliğe karşı ezilen halkların ortak yürüyüşüne ihtiyaç vardır. Bu ortak yürüyüş yıldızların, ortak parıltısı görevini görecektir.

AKP/MHP Ordu kliği 24 haziran seçimi ile 20 Temmuz 2016 darbesini pekiştirmek istiyor

24 Haziran cumhurbaşkanı seçim tarihi yaklaştıkça politik atmosfer daha üst düzeylere tırmanıyor. Başını Recep Tayip Erdoğan’ın çektiği AKP/MHP/Ordu kliği devlet aygıtını kendi lehlerinde daha sağlam temeller üzerine oturtmak istiyor. Bünyesinde yer aldıkları iktidar mekanizmalarını iyice kendi güdümlerine almayı amaçlıyorlar. Cumhurbaşkalığı kisvesiyle Kürtler, ezilen sınıflar ve devrimci, demokrat kesimler üzerindeki faşist baskı ve katliamları çok daha katmerli boyutlara tırmandırmayı hedefliyorlar.

Sayfalar