Aysel Tuğluk ve ekrad-i bi idrak
Fazla söze gerek yok.2007’de Kemalist bürokrasinin yaklaşan tasfiyesini öngöremeyip “Kurtarıcı motif, tarihsel imge Mustafa Kemal ve onun tarihsel eylemselliğinin büyüklüğü kendisini gösterdi ve gösterecek. O bir mucizedir, ölümsüzdür. Uluslaşmada temel direktir. Türk halkının ortak bilincinde Sevr ve büyük kurtarıcı imgesi çok güçlü bir enerjiyle ortaya çıkmaya başladı.” diyeni Kuzey Kürdistanlıların eşgüdüm merkezi adayı DTK’ya eşbaşkan yaparsanız o da 2013’te: ”Öcalan’ın özgürlükçü, sol ve Türkiye demokrasi güçleriyle stratejik ittifak yaklaşımını sezen hamasi Kürt milliyetçileri ve Kürt “siyaset sınıfı” şimdiden “mevzi savaşı” başlattılar. Ancak Öcalan stratejik durum ve konularda küçük siyaset peşindekileri aşar. Bu onun tarzı.” der.
DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk’un Taha Akyol’a yazdığı “derin” mektuptan bahsediyorum.Hadi Aysel Tuğluk barış sürecine ilişkin Taha Akyol üzerinden köylü kurnazı bir politika yürütmeye çalışıyor diye haklı göstermeye çalışalım,ama iki noktada sırıtıyor vaziyet: 1. Türkiyeci Kürd siyasetçilerinin sık sık kapısını aşındırdığı “babası Çerkez,kendisi Türk” Taha Akyol stratejik analizde bizimkilerden daha kurnazdır ve amiyane tabirle bunu yemez.İkincisi de ortada barış süreci kalmadı, PKK ile TC, vekilleri üzerinden Rojava’da proxy bir savaşa devam ediyorlar.Vekalet savaşları örgütlemek sadece emperyalistlerin tekelinde değil,TC de alt-emperyalist yapısıyla El Nusra barbarları üzerinden Rojava’da PKK’nin öncülük ettiği Kürdlerle savaşmaktadır.
Somut toplumsal sorunlara insan ırkının bulduğu somut çözümler var.Örneğin toplumun örgütlenme mekanizması olarak devletleşme olgusu beraberinde getirdiği tüm olumsuzluklara rağmen insanlığın bugünkü gelişme düzeyinde pek çok sorunun çözümüne yarıyor.Çocuk ölüm oranlarının aşağıya çekilmesinden tutun anadilde eğitimin örgütlenmesine,ülke kaynaklarının başka toplumlara-devletlere akıtılmayıp halkın yararına kullanılmasına kadar devlet mekanizmasının olmazsa olmaz pek çok işlevi var.Adına devletleşme deyin ya da başka bir tabir kullanın,Kürdistan’ın ihtiyacı olan mekanizmalardır bunlar.Kürdistan’ın güvenliği,Kürdistan halklarının sağlığı,Kürdistan çocuklarının eğitimi sömürgecilere emanet edilemez,bunu kendi oluşturacakları mekanizmalarla Kürdistanlılar yaratmak zorundadır.Ve bu yaratma sürecine sosyal bilimler devletleşme diyorlar.Kürdlerin bir kesimindeki ulus devlet istemiyoruz tavrını da bir yana bırakalım ve onlara soralım,anladık ulus devlet istemiyorsunuz,peki bağımsız devlet neden istemiyorsunuz? Her bağımsız devlet ulus-devlet olmak zorunda değildir.Hatta her ulus devlet de Osmanlı ve sonrasında TC örneğinde olduğu gibi halklar hapishanesi olmak zorunda değildir.Bağımsız bir Kürdistan’da pekala federatif ve özerk bölgeler,kantonlar,vb olabilir ve Kürdistan halkları Osmanlı talancılığının Kürdistan’ı gasbetmeye soyunduğu 18. Yüzyıl öncesindeki görece özgür ve bağımsız hayatlarına devam edebilirler.Sömürgeci hukuk dışında herhangi bir hukuksal normun oturmadığı Kürdistan’da ulusal hukukun oluşturulması ve uygulanması anlamında da devletleşme zorunludur.Kaldı ki 40 milyonun üzerinde nüfüslarıyla Kürdistanlılar Birleşmiş Milletlere üye 193 devletin halkından ne daha akıllıdır,ne de daha ileridir. İsmail Beşikçi:”Bu nasıl uluslararası anti-Kürt bir düzendir ki yıllardır Kürtlerin üstüne çullanıyorlar? Benim tahminlerime göre dünya üstünde 50 milyon Kürt yaşıyor.Ve bir devletleri yok. Bu nasıl bir haksızlıktır? Ama burada BDP'nin de payı var. Biz bağımsızlık istemiyoruz diyorlar. Eğer siz bayrak ve devlet istemiyorsanız sizde bir sakatlık var!" dediiği zaman aynı salonda bulunan Sebahat Tuncel gazeteci Ezgi Başaran'a " Ben Beşikçi Hoca'ya katılmıyorum. Kürt hareketi ulus devleti sadece Kürtler için istemiyor değil, bu kavrama tamamen karşı. Bu nedenle de çok ilerici kalıyor." diyebilmişti. Osmanlı Devleti Türkleri Etrak-ı Bi İdrak olarak adlandırırdı idraksiz,anlayışı kıt Türkler anlamında.Kadim Kürdistan halklarının bugünkü durumuna,bizi temsil edenlerin çapına ve dünya kavrayışına bakınca bizim de bir iradesiz/idraksiz temsilci sorunumuz var diye düşünmeden edemiyor insan.Tarihsel süreç çok farklı, ama 1907’de Osmanlı tebaası Ermeni aydınlarının, çok değil 8 yıl sonra soylarını kurutacak İttihat Terakki önderleriyle karşılıklı kardeşlik nutukları çektiklerini bilmek gerekiyor.İnsanlık 1789’da Fransa’da Liberte,Egalite,Fraternite (Özgürlük,Eşitlik,Kardeşlik) sloganları atıyordu,çünkü biliniyordu ki özgürlük ve eşitlik kardeşliğin önkoşuludur.Yoksa kardeşlik kavramı iğrenç bir sakıza dönüşür,sömürgeci ağızlarda çiğnenen.
Alternatif siyaset kanalları açarak ulusal, sınıfsal,etnik v.b. ittifaklar temelinde Kürdistan’da iktidarlaşma ve Kürdistan’ı özgürleştirme perspektifi yerine “Türkiye demokrasi güçleriyle stratejik ittifaka” pek meraklı ve “hamasi Kürd miliyetçilerinin ve Kürd siyaset sınıfı” nın “küçük siyaset hesaplarını” ciddiye almayan ve Öcalan’ın gölgesinde bu engelleri kolayca aşacağını hesaplayan Aysel Tuğluk’a hatırlatmak lazım ki Kürdistan’ın son 30 yıllık sürecine ilişkin en önemli olgu Kürdistan devriminin şehirlerine ve güçlü uluslaşma dinamiklerine kavuşmuş olmasıdır. Öyle bir dinamik ki kardeşlik dilenilen Taha Akyol’a bile “Şu bir gerçek: Eğitim, şehirleşme, iletişim gibi modernleşme dinamikleriyle Kürtler eski kapalı aşiret yapılardan çıkarak bir uluslaşma sürecini yaşıyorlar.”(Taha Akyol,Milliyet Gazetesi,9 Eylül 2009) dedirtmişti.
Kürdistanlılar daha yetkin,dünya ve ülke kavrayışı daha güçlü ve Kürdistan bağlılığı daha yüksek temsilciler çıkarmak zorundadırlar.Varolanla yetinmek zorunda değiliz.
ZÜLKÜF AZEW,17.09.2013
Son Haberler
Sayfalar
KALIN!
Nereye gidiyorsunuz?
Daha karpuz kesecektik.
Rüya son bulurken
Aşağıda sizi bekliyorduk.
Siyasete hâkim olan partiniz
Artık sizi taşıyamıyor mu?
Komprador ve Emperyalistler
Zincirinizi kısaltmaya mı karar vermiş.
İçinizden birkaç Komprador çıkarabildiğiniz için
Kendinizi mutlu sayarak teselli bulabilirsiniz.
Yediklerinizi bal(dindarlık)
İçtiklerinizi kaymak (milliyetçilik)
Sayabilirsiniz.
Ama halkın bedduası tarih boyunca hep tutmuştur.
Kursağınıza dizilir boğulursunuz.
Lütfen KALIN!
NUBAR OZANYAN ÖLÜMSÜZDÜR | Orhan anısına: Hayalini kurduğumuz dünyaya seni taşıyacağız!
Okşayıp okşayıp geçiyoruz birbirimizi
Nasıl mı?
Tabi ki kanatlarımızla.
Aynı kandanız çünkü.
Uzaktan da olsa
Birbirimize değdikçe
Anlıyoruz...
(Maria Rilke)
...
Ulusal Sorun
Ulusal sorun konusunda çözümlemeli onlarca yazı bulabilirsiniz. Literatürden alınan(aslında dogmaya indirgenen)onlarca metin. Egemen sınıfların ne istediği ile ezilen ulusun çilesi karıştırılıp boca haline getirildikten sonra, sorunu nesnel tarihsel ve sınıfsal bağından koparmak işi de hallolduysa geriye görev babında aslında bir şey kalmıyor.
Suriye küçük,ama pasta büyük
Suriye, yüzölçümü küçük olan bir ülke. Yeryüzünün bu küçük toprak parçası için bir dünya savaşı çıkarılır mı diye sorulabilir? Ya da emperyalist sistemin işleyişine “akıl-sır” erdiremeyenler için, çok anlamsız gelebilr. Ancak, emperyalistler açısından hiçte sorun böyle değil. Evet, toprak küçük, ama pasta çok çok büyük. Akdeniz’e açılan, üzerinden Suudi Arabistan, Katar, Irak doğal gaz ve petrollerinin borularla Akdeniz’den Avrupa’ya ulaştırılması planlanan bir yer. Ve elbette Suriye’nin kendi petroli de söz konusu.
Kripto paranın Ekonomi Politiği-I
Bu makale, günümüz klasik para olgusunun ve mevcut sistemin tarihsel oluşumunu, gelişmesini, döngüsünü ve mantığını özetlemeye çalışmakla kalmayacak, geleceği şekillendirecek, sistemleri ve yaşamı değiştirecek kripto paraların dünyayı nasıl değiştireceğine de dikkat çekmeye çalışacak. Şüphesiz ki, eksik tonlarca yan kalacaktır. Kapitalist iktisat ekonomisi üzerine yüzyıllardır binlerce kitap yazılırken bizim bunu eksiksiz olarak bir makalede sunmamız zaten gerçekliğe aykırı olurdu.
Kuzeyde Partiler Geride,Ulusal Birlik İleride(2)-Dursun Ali Küçük
*Ulusal brilik ve Ulusal kongre taleplerini iyiniyetlice epeydir yazıyorum...
Görülüyor ki, iyiniyet ve istemek yetmiyor. Birde partiler sıkıştıklarında “birlik” demeleri insanı çıldırtıyor.
Kaç kongre kaç parlamento ve mecilis kurup ve dağıtttık...
KNK-Kürdistan Ulusal Kongresi toplantılar ve konuşmalar dışında pratik öncülük vb yapmadı. Hep işlevsiz kaldı.
DTK ne iş yapıyor hala anlamış değilim. Bana göre pratik hiç bir işlevi yoktur.
Buna benzer örnekler çoğaltılabilir.
Rojava Kürtlerinin Düğümü….-Dursun Ali Küçük
*Suriye egemen bir devlet eğildir…
Rusya ve İran hatta Türkiye Suriyenin birliği ve egemenliğinden sözediyorlar…
Ama her üçüde Suriye ye belli ölçüde yerleşmiş. Kendileri de Suriye’yi paylaşıyorlar.
Suriye 3 parçadır.
-Fıratın batısı Rusya ve İran TC ye bırakmıştır. Efrin ile bunu tamamlamaya çalışıyorlar. TC deki üçlü toplantıda Tel Rıfat’ı Rusya-İran ve Rusya ortak yürütecek deniyor.
-Şam, halep ve Fıratın doğusu Deyrezor’a uzanan hatta İran, Rusya ve Rejim güçleri kontrol ediyor..
Emperyalist Savaşın Esas Akım Haline Gelmesi -4
“Emperyalist Büyük Savaşa Doğru” yazı dizisinin bu son bölümü olacak. Aslında yazılacak daha çok şey var. Ancak genel hatlarıyla ortaya konulan veriler ve teroik argümanlar, içinde bulunduğumuz sürecin gidişatını genel hatlarıyla ortaya koyduğuna inanıyorum.
Böyle gitmez
Bir önceki yazımda birlik sorunun ‘sınıf bilinci’ ile ilişkisine değinmiştim.Tarihsel görevlerimizi yerine getirebilmek adına bunun zorunluluk olduğunu söylemiştim.Konuştuğum Maoistlerin söylediği şu:
Tarihsel görevimizi biliyoruz.Ancak birlik sorununun sınıfsal niteliğinin koşulları doğru değerlendirilemez ise bu eski pilavı ısıtmaktan başka bir anlam taşımayacaktır.Teorik açıklamaları görüyorsun.Bir rüzgar var,durgunluktan çıkmak adına popüler akıma kapılan Kaypakkayacılar var.Yeni adına çizgiyi yenileme adına burjuva akıma kapılanlar var.
Yaşamak için, ölmek zorundasın!
Aydınlanma yıkıcı bir süreçtir. Daha iyi ya da daha mutlu olmakla ilgisi yoktur. Aydınlanma, sahteliğin un ufak olmasıdır. Oyunlardan oluşan ön cephenin arkasını görmektir. Doğru olduğunu sandığımız, her şeyin kökünden yok edilmesidir.
Devrimcilik (Aydınlanma), parkta yapılan bir yürüyüş değil, cehennemde bir yolculuktur. El üstünde tuttuğumuz tüm inançlarımızın ve kendimizle ilgili bütün düşüncelerimizin alaşağı edilmesidir. Başka yolu yoktur.