Yine Bir Seçim Oyunu
"Bir cumhuriyet nasıl bir maskeye bürünürse bürünsün, ne denli demokratik olursa olsun, eğer o bir burjuva cumhuriyeti ise, eğer o toprak ve fabrikaların özel mülkiyetini koruyorsa ve eğer özel sermaye toplumun tümünü ücret köleliği içinde tutuyorsa, yani eğer bir cumhuriyet, bizim parti programımızda ve sovyet anayasasında söylenen her şeyi gerçekleştirmiyor ise, o zaman bu devlet, bazı insanların, ötekiler tarafından ezilmesi için bir makinedir.
Öyleyse biz, bu makineyi sermayenin iktidarını alaşağı edecek sınıfın ellerine vereceğiz. biz, devletin genel eşitlik demek olduğu yolundaki bütün o eski önyargıları reddedeceğiz - çünkü bu, bir gözboyamacadır: [sayfa 303] sömürü olduğu sürece eşitlik olamaz. toprak sahibi işçiye eşit olamaz, ya da aç bir insan tok bir insana eşit olamaz. bu devlet adı verilen makine, önünde insanların, halkın yönetimi yolundaki eski masallara, proletaryanın burjuva yalanları olduğunu söylediği masallara inanarak, boş inanlara kapılarak, saygıyla eğildiği bu makineyi proletarya ezecektir.
Şimdiye kadar biz bu makineden kapitalistleri yoksun bıraktık ve onu devraldık. bu makineyi, ya da sopayı, her türlü sömürüyü ortadan kaldırmak için kullanacağız. ve sömürme olanağı dünyanın hiç bir yerinde artık kalmadığı zaman, artık toprak sahiplerinin ve fabrika sahiplerinin bulunmadığı zaman ve artık kimilerinin tıka basa karnını doyururken ötekilerin açlıktan öldüğü bir durum olmadığı zaman, ancak bunun olanağı artık ortadan kalktığı zaman, biz bu makineyi enkaz yığınına atacağız. o zaman devlet de olmayacak, sömürü de. bizim komünist partisinin görüşü budur...''
11 temmuz 1919 - vladimir ilyiç lenin..
Oy atmak özgürlestirmez, kolelestirir!...
Biz emekçileri ozgurlestirecek olan bir Devrimdir...Sosyal-Devrim icin ayaga kalkalim; uysal koyunlar olmadigimizi suru sahiplerine gosterelim...
Ya yine secim-demokrasi yalanlari...Ya da Ozgurluk!...
Koleler, her demokrasi bir sinifin diktatorlugudur; demokrasi varsa, ozgurluk yoktur...Ozgurluk oldugunda ise artik demokrasi olmayacaktir...
Egemen burjuva-feodal devletinin demokrasisi, kurbanlik koyuna kasabin bicagini yalatmaktir..Bir tutam otun pesinden mezbaha yolunu tutmaktir.
Parlementer maskeli Fasizmi, ozgurluk rejimi diye iscilere-koylulere onaylatmalari trajedisine son verelim...Bizim icin trajedi olan, tescilli yoksullugumuz, umutlarimizi icin trajedi olan; kole sahipleri burjuva-feodal siniflar icin bir komedidir....
Biz, onlarin secim duzeninin pesinden gittikce, oyunun aptal koleleri rolunu kabul ettigimiz, oyuna katildigimiz surece onlar tepede ellerini ogusturup guluyorlar...Kendi yazdiklari , kendileri icin komedi olana bakip, guluyorlar...Aptallar surusu yine yemi yuttu diye seviniyorlar.
Sistemden umutlarinizi kesin, 90 yildir umut ettik ve oyladik. Her oylama biz halka ssdece daha fazla yoksulluk, daha fazla umutsuzluk, daha fazla zulum ve baski getirmedi mi?...
Bir tarihsel surec boyunca trajedi olan, artik komediye donusmedi mi?
Sistemden umut ettigimiz surece, sisteme guc veriyoruz sadece...
Sosyal-liberaller, Reformist sistem solculari, burjuvazinin Revizyonist dostlari , sizlere 'secilecek'' adaylar uzerinden bir bakis sunuyorlar. Hangisinin 'daha temiz', 'daha az hirsiz'', 'daha cok halkin adayi'' oldugunua dikkatleri cekmek istiyorlar...
ML'ler, Devrimciler ise, sizlerin dikkatlerini tek tek ehven-i ser sahsiyetler uzerinde degil; sisteme, duzmece secim oyunlarinin kendisine, kimin secileceginin onceden kurgulandigi, duzenin demokrasi oyununa...Kisaca buyuk resme, buyuk oyuna, aslinda yapilana cevirmeye calisiyorlar...
Sosyal-liberaller tek tek parcalari gosteriyor, biz butunu.
Onlar, adaylari gosteriyor, biz sistemi.
Onlar, duzeni ve duzmece secimlerini mesru goruyor, biz gayr-i mesru.
Onlar sistemi kabul ediyor, kabul etmenizi istiyor, biz temelden reddi..
Onlar, kapitalizmi iyilestirme cagrisi yapiyor, biz yikmayi.
Onlar ekonomik fasizmi gizlemek icin demokratik yalanlara siginiyor, biz gercegi, sinif gerceklerini teshir etmeyi.
Onlar reformizm/Islahatcilik bilinci gelistirmeye calisiyor, biz bir Devrim.
Gosterilene, gorunene bakma, gosterilmeyene, gorunmeyene bak!
Dünyanin patronu Rockfeller ile biz açlarin esit-bir oy hakki var diye, seçim sisteminde bu devasa dolar-medya-devlet tekelleri ile esit bir yarisa girdigimize inanacak kadar salak degiliz. Tum burjuva secimlerin kazanani, oncede garanti altina alinmistir. Bu tum dunyada kapitalist sistemnin en temel gercegidir.
Gercegi gör!
''Görünen gerçek olsaydi, bilime gerek kalmazdi"
Karl Marks...
CHP-MHP adayini destkeleyenler, bizi ''AKP'ye hizmet etmek'le sucluyor...Demirtas'i destekleyenler 'kurtleri boykot ettigimizi, soven oldugumuzu'' soyluyor, Recepcileri soylemeye bile gerek yok sanirim...Vs.vs.vs...
Bak hele, peki neden hicbirinizin aklina sisteme hizmet ettiginiz, sistemi kabul ettiginiz, herkesi de sisteme dahil olmalari ve sistem disi fikirlerin onune gecmesi, sistem disina cikmamasi icin ikna etmeye calistiginiz hic gelmiyor?...
Cok mu zor bunu gormek?...
Ama hayir, orta sinif ve kucuk burjuva sistem filozoflari tam da bunun icin; isci-koyluleri, devrimcileri, komunistleri neo-dunya duzeninin icine cekmek icin sunu haykiriyorlar; ''kapitalizm cok da kotu degildir, islah ederek onu yasanir bir kapitalizm haline getirebiliriz..Isciler, bu radikallerin, devrimcilerin pesine takilmayin, sistem disi fikirlere kapilmayin, ozgur secimler icindeki yerinizi alin''...(?!?!)
Hayir, kazanani onceden garanti altina alinmis, fasist diktatorlugun duzmece secim oyununa katilmayacagiz; burjuva-feodallerin dansina katilmayacagiz; basindan sona kan, katliam, iskence, zulum, fasizm kokan kanli devletin basina hangi hizmetcinin gececegi ile degil, bir isci-koylu devrimi, onun rogutlenmesi icin calisacagiz...
Size cok hazin, cok komik, cok cagdisi, cok inatci, cok gerikafali gelsede(!)
Sistemi parcalayin isciler,emekciler..onun bize vercegi hicbir sey yoktur..Bugune kadar, 90 yildir burjuva secimlerin halka verdigi, bundan sonrada vereceginin garantisidir....
Secim oyununu boz, egemen siniflarin dansina katilma; heryere, duvarlara, siralara, fabrikalara, okullara, mitinglere devrim asisi yap; dik dur, hicbir burjuva sistem hareketinin yaninda yer alma, burjuva-feodallerin bu somuru duzenini kutsayan, onu salt bir takim demokratik eksiklikleri olan, ama ozunde iyi bir sistem oldugu yalnlarina kuyruk olmayin...
Unutma bugun 'bizden' diye gordugunuz aday ve kisilerin rolu, sizin sistemden umudunuzu kesmemeniz icin, yine sistemin izin verdigi adaylardir. Aksi olsaydi onlari tek bir gun yasatmazlardi...Kafasina kursun sikilip atilan Kurt vekilleri ne cabuk unuttuk...
Tarih, Cezayirlilerin, somurgecileri Fransa'nin devlet baskanligina aday olduklarini ve de kor talih, bunu kazandiklarini yazsaydi eger, bu hic kuskusuz Cezayir tarihi icin bir utanc vesilesi olurdu...
Koleler, koleci ordunun baskomutaninin da bir kole olmasindan gurur duyulmaz, ancak utanc duyulur!
Cozum secimde, sistemde degil, Devrimde.
Mozambikteki secimleri bile orgutleyenin USA oldugu bir dunyada, bize ozgur secimler yalanlari ile gelenlerin yuzune tukurun...
Direnin!
Oyunu boz, sandiklari yak, seçim mitinglerine devrimin sesini yay, oy atma,Koleleligi degil, Özgürlüğü Seç!...
Yasasin Devrim ve Sosyalizm!...........
Son Haberler
Sayfalar
İşçiler Ve Burjuvalar
Herhangi bir yerde, sermayeye karşı işçi direnişi, işçi eylemi, işçi grevi olunca, burjuvazinin ve işçinin aklına, istisnasız, önce Marx gelir.
Mayıs aylarının ortasından bu yana Metal işçilerinin domino etkisi yaratırcasına yayılan direnişleri de önce Marx’ı ve onun dev eseri Kapital’i akla getirdi.
Kolektif Despotizme Hayır
Yok seçilebilmek için hiç bir partinin kendilerini işaret etmelerine gerek yok muş.
Yok muhafazakar kürtler hdp ye yüzünü dönmüş
Yok bundan sonra hdp nin baraj sorunu yok muş.
Yok böyle bir şey kardeşim.
Bu halk Demirtaşın samimiyetine de güvenerek akp karşıtlığı nedeniyle hdp ye oy verdi.
Demirtaş ne yapıyor.
CHP seçim barajının düşürülmesinde tut daha başka yasa değişiklikleri teklifleri hazırladığını açıklarken..
Demirtaş ne yapıyor ?
Bazı tartışmalar üzerine / Umut munzur
Değerlendirme ve tespitlerimize başlamadan önce “zorunlu” bir açıklama yapma ihtiyacı duyduk. Mayıs ayında İştiraki dergisinin blog sayfasında yayınlanan “Eskiyen Ne Varsa Atalım” başlıklı araştırma-değerlendirme yazımızdan sonra mail adresimize olumlu yönde eleştiriler ve katkılar geldiği gibi olumsuzlayan eleştirilerde aldık. Bu eleştirilerin her biri bizim açımızdan oldukça değerlidir. Değerlendirmelere dönük yazımız içerisinde de belirttiğimiz üzere eleştirilere açık olduğumuzu, değişeme dair yanlış değerlendirmelerimiz olabileceğini de peşinen kabul ettik.
Avrupa'da Komünist olmak suçsa ben de Komünistim!
Hani, kişi hak ve özgürlükleri, düşünce özgürlüğü esas alınmaktaydı. Hani ,'çoğulculuk, Avrupa demokrasisinde olmazsa olmazdı. Hani' kişinin düşünce özgürlüğü her şeyin üzerinde görülmekteydi. Bu örnekleri Avrupa 'demokrasisi için daha da çoğaltabiliriz. Avrupa emperyalizminin başı olan, Alman emperyalizminin geçmiş siciline baktığımızda geçmişinin ne kadar kanlı ve toplu katliamlarla dolu olduğunu görürüz. Yakın yüzyılımızın en eli kanlı emperyalist devleti Alman devletinden başkası değildir. Amerikan emperyalizmine taş çıkartır kirliliğe sahiptir.
Şehrin yara izleri
Gece 12 saat. Yani 24:00! 2 Temmuza birkaç gün var! Şehrin merkezindeki kilisenin önünde yaklaşık 50 kişiyiz. Ne olacağına, nasıl bir yolculuğa çıkacağımıza ilişkin sadece kaba bir bilgimiz var!
Bir hemşire konuşuyor, yüzünde duman izleri; “bombalanmanın ne olduğunu bilmeyen, tasavvur bile edemez. Yanmanın ne demek olduğunu görmeyen, bunu hayalinde bile canlandıramaz….
Rojava’nın işgaline müsaade etmeyeceğiz!
Ortadoğu’da ve özellikle Suriye’de suların yakın zaman durulmayacağı çok açık! Mezhep, aşiret ve bölgecilik üzerinden gelişen savaşlar, başta Türkiye ve İran olmak üzere bölge devletlerinin ve emperyalistlerin de müdahalesiyle her geçen gün daha fazla kanın dökülmesine yol açmaktadır. Türk devleti; Sünni mezhepçiliği ve Türk ulusçuluğu üzerinden bu kanlı savaşlarda Kürtlerin hiçbir kazanım elde edememesi düzleminde saldırgan bir politika yürütüyor.
Örgüt; ilkeleri, hukuku ve kolektif işleyişiyle vardır (1-2- bölüm)
Bazen aynı şeyleri, onlarca-binlerce kez tartışmak zorundayız. Bizim bunlardan ne bıkmak ne de kaçmak gibi bir lüksümüz var. Devrim bir ihtiyaç ve zorunluluk olduğu sürece, gerçekleştirilmesi için bir örgütlenme de bu örgütlenmeyi sürekli geliştirmek de bir ihtiyaç ve daha ötesi zorunluluk olmaya devam edecek. Örgüt demek, bir amaç için bir araya gelmiş insanlar demek. Ve hepimiz biliriz ki insan demek aynı zamanda sorun demektir. Üstelik çözümü de kendi içinde barındıran bu sorunlar, gelişmenin-ilerlemenin de esas dinamiklerinden birini oluşturur.
ALMAN DEVLETİNİN 15 NİSAN 2015 TARİHİNDE PARTİ FAALİYETÇİLERİMİZE EŞ ZAMANLI OLARAK DÜZENLEDİĞİ OPERASYON POLİTİKTİR, YANITIMIZDA POLİTİK OLACAKTIR!
Alman Adalet Bakanlığının emri ile 15 Nisan 2015 tarihinde eş zamanlı olarak TKP/ML faaliyetçilerine karşı son yılların en büyük ve bir o kadar da hukuksuz operasyonu yapıldı. Almanya’nın çıkardığı tutuklama kararıyla yürütülen operasyonda eş zamanlı olarak İsviçre’de 1, Fransa’da 1, Yunanistan’da 2, Almanya’da 7 kişi olmak üzere toplam 11 devrimci tutuklanmıştır. Almanya’nın iade talebiyle Fransa, İsviçre ve Yunanistan’da tutuklattığı devrimcileri Almanya’ya getirtip 129 a–b ‘Anti-terör’ maddesinden yargılamak istenmektedir.
Alman Devletinin Şizofrenisi!
Emperyalizm Savaş, Sosyalizm Barış Demektir!
Bugün yanı başımızda savaşlar sürerken ve bu savaşların ülke içine hızla yayılma potansiyeli taşırken, evrenseli unutup yerelle yetinmek ve bunun üzerinde siyaset yapmak zorunda kalıyoruz. Kürdistan’ı da içine alacak birbiçimde Ortadoğu’un bütünü, Asya ve Afrika’nın yarıdan fazlası, Latin Amerika’nın üçte biri fili bir savaşla içiçe bir yaşam sürdürüken, bunların nedenlerini ve bu savaşları çıkaran sisteme fazla dokunmadan ya da görmezden gelerek, salt yerel sorunlarla sınırlı kalıyor çözümlemelerimiz.
Açik sözlü olmak iyidir! 7 Haziran sonrasina dair degerlendirme
“Açık sözlü olmak iyidir, en kötü ihtimalle sonradan kaybedeceklerini en başta kaybedersin.”[1]
Kimilerinin “yanıt”ladığı(!)[2] “7 Haziran 2015 Seçimleri’ne Dair -Gerekçeli- Tavrımız”[3] başlıklı yazımızın ardından, şimdi 8 Haziran’a (ve sonrasına) ilişkin bir değerlendirme “farz” oldu.
Erdoğan Kaçak Sarayda Cami Açılışı Yaptı.
Türkiye ve Kürdistan’da Türk Devleti savaş naraları atıyor. Kan istiyor, katliam istiyor, zulüm istiyor, istiyor da istiyor...