Cumartesi Ekim 17, 2026

TMLGB MK: "Tarihe kanla yazılan bir direniş, göndere çekilen bayraktır 12’ler!"

"Ezilenlerin mücadele defterine, Parti tarihimize, sınıf mücadelesinin en temiz sayfalarına 24–28 Kasım tarihinde; mücadelenin sarsılmaz, savaşımızın vazgeçilmez mevzisinde, Dersim’in başeğmez vadisinde; dizçökmeyişin manifestosunu hafızalarımıza kazıyarak 12 yoldaşımızın, karanlığı aydınlığa çevirmek için yıldızlaşan ölümsüzler kervanına katıldığını öğreniyoruz. 

12 kızıl meşalemizin yürüyüşünün geride kalanlarda yarattığı etki tanıdık bir acının, bilindik bir hissin ötesinde oluşan bir anlam ve mesajdır. Sınıf kini, öfke, düşman bilinci, halk sevgisi, azim ve kararlılıkla örülmüş; cesaret ve fedekarlıkla yaşama geçirilmiş bir direnişin mimarlarının ardıllarına devrettiği bir öğretidir 12’ler. 

Faşizmin bitireceğiz çığırtkanlığını yapan, ezilen milyonların kanı ve emeğini sömürerek varlığını sürdüren devletin hevesini bir kez daha kursağında bırakma eyleminin adıdır 12’ler. Ezilenlerin üstüne kara bir bulut gibi çöken sömürü, zulüm ve katliamların bertaraf edilmesi kararlılığının yankısıdır 12’ler. Dağların başeğmezliğinin, kurtuluşun teminatı olma gerçekliğinin bir tekrarıdır 12’ler. 

En kutsal ölümü bile utandırdı gençliğinizin coşkusu!

Ahmet, Munzur, Aşkın, Cem, Bakış, Orhan, Tuncay, Hakan, Ferdi, Zilan, Özlem, Ekin... Savaşımızın her evresine, mücadelemizin her alanına, adımladığınız her patikaya, aldığınız her göreve, attığınız her slogana inanç, bilinç, kararlılık taşımanın sembolü 12 kızıl karanfilimiz...

Karanlık aydınlığa devretsin diye yerini, bahar daha fazla güç versin diye bize, mevzilerimiz daha ileri kurulsun diye canlarını takas edenlerimiz... En kutsal ölümü bile utandırdı gençliğiniz! 

Şehirlere sığmayan gençliğinizin coşkusu, enerjisi, kararlılığı ve cesareti mesken eylerken dağları; bir devrimcinin, bir komünistin görevlere sarılma, boşluğu doldurma, yeni savaş mevzileri yaratma bilincini taşıdınız adımladığınız her patikaya. Bunun ne sarsılmaz bir inanç olduğunu bilmeyen faşizm, tankıyla, topuyla, bombalarıyla yağarken Aliboğazına; iradenizle kurduğunuz barikat bir kez daha bozguna uğrattı kanla beslenenleri. 

Gençliğin fedekar emekçileri gerillanın yılmaz savaşçıları!

Komsomolun emekçi, güler yüzlü, mütevazi, Sarıgazi’nin efsane militanı Umut... Gölgen bizi hiç terketmedi. Yerini alan her Komsomol militanına sen anlatıldın, gençlik faaliyeti yürüten her yoldaşa örnek gösterildin. Yorulmak bilmezliğin, yılmazlığın, faaliyetten faaliyete koşuşun her yorgunluk belirtisinde aklımıza düştü. 

Gençlik çalışmamızın emektarları Samet, Doğuş, Gamze yoldaşlar... Beklemediniz, tereddüt etmediniz, çelişkiye düşmediniz. Savaş alanının çelişkilerin açığa vurduğu ve çözüm arandığı en net adres olduğunu pratiğinizle kanıtladınız. 

Gençlik çalışmasına kattığınız emeği sırtlayarak adımlarken dik yamaçları bize bir miras yarattınız. Şimdi gülüşünüzle yüreklerimize gömülürken, direnişinizle hafızalarımıza yazılırken, iradenizle bilincimize kazınırken bu mirası mesaj olarak bize devrettiniz. 

12’ler Gençlik Birliğimize görev talimatıdır!

12’ler halk gençliğine çağrı, Komsomol militanlarına boşalan mevzileri doldurma görevidir. Coşkuyla adımladıkları patikaların bizleri beklediğinin bilincindeyiz. Direnişleriyle yarattıkları yeni görevler Gençlik Birliğimiz için talimattır. Mesaj açık, görev nettir. Bu görevi yerine getirmek için bütün enerjimizle, kavgaya daha güçlü sarılacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın!

Yaşasın Partimiz TKP/ML, Halk Ordusu TİKKO, TMLGB

Savaş, Öğren, İlerle Gücümüz TMLGB

Alibağazı Şehitleri Ölümsüzdür! 

Mayıs 2017

TMLGB MK"

52629

Proletarya Partisi

 Proleterya Partisi'nden gundeme iliskin yazilar

Proletarya Partisi

Partizan’ların Yolundan Gideceğiz – Umut Keçer

Partizan Amed enternasyonalist bir devrimci olarak Haseke’de IŞİD çetelerine karşı mücadelede ölümsüzleşti. Partizan’ın hikayesi aynı zamanda Bakur Devrimi ile Rojava Devrimi’nin ve Türkiye devriminin nasıl bir kader birliği içerisinde olduğunun hikayesidir.  Partizan Amed şahsında, enternasyonalist bir devrimci olarak, Türkiye ve Kürdistan halklarının birleşik devrim mücadelesi somutlaşmış oldu. Onun mücadelesi ve kararlılığı, onun mücadelesinin takipçisi olanlara örnek olacaktır.

Barbara Anna Kistler...(Nubar OZANYAN)

Adına Kürtçe ve Zazaca türküler yakılan, mısralar dizilen, roman ve öykü yazılan İsviçreli bir enternasyonal devrimci kadındı, Barbara Anna Kistler.

Onu İsviçre’nin Alplerinden alıp Dersim dağlarına götüren tutku düzeyindeki sevda, devrimin kendi ülkesinden daha önce gelişeceği fikriydi. Onu kayak merkezleriyle ünlü İsviçre’den çekip alıp Pülümür’ün karlı dağlarına yürüten güç, proleter enternasyonalizm idealiydi. O, bir devrim serüvencisiydi. İnessa Armand’ı Fransa’dan Sovyet devrimine yürüten devrim serüveni gibi…

Şehitlerimizin Kararlılığını Kuşanmalıyız

“Korku mu? Korku ve korkusuzluğun bir çelişki oluşturduğuna inanıyorum. Mesele ideolojimize sarılmak ve içimizdeki cesareti dizginlerinden boşandırmaktadır. Bizi cesur yapan, bize cesaret veren ideolojimizdir. Görüşümce hiç kimse cesur doğmaz, halkı ve komünistleri cesur yapan toplumdur, sınıf mücadelesidir. Sınıf mücadelesi, proletarya, parti ve ideolojimizdir. En büyük korku ne olabilir ki? Ölüm mü? Bir materyalist olarak yaşamın bir gün sona ereceğini biliyorum. Bence en önemli olan şey iyimser olmaktır.

Levon Ekmekçiyan ve Zohrab Sarkisyan’ı Unutmadık, Unutmayacağız!

Ermeni Soykırımı büyük bir suçtur. Ancak belki de bundan daha da büyük olan bu suçun inkar edilmesidir. Ve hatta daha da ileri gidilerek “mukatele” (birbirini vurmak) oldu denilerek yaşananların çarpıtılmasıdır.

İşte bu gerçeklik nedeniyle Ermeni devrimciler, suskunluk ve inkar perdesini yırtmak için ayağa kalkmışlar ve Ermeni Soykırımı’nın bir gerçeklik olduğunu bütün dünyaya göstermek istemişlerdir. Soykırıma uğrayanların çocukları, soykırıma uğradıklarını kanıtlamak zorunda kalmışlardır.

TKP-ML TMLGB MK: TİKKO 1. Konferansı, Halk Savaşı’nı Yükseltme Çağrısıdır

Halk gençliğinin komünist örgütü olarak ordumuz TİKKO’nun gerçekleştirmiş olduğu 1. Askeri Konferansı gençliğin militan coşkunluğuyla selamlıyor, Halk Savaşı’nı yükseltmek için bütün sorumluluklarımızın üzerine korkusuzca gideceğimizin sözünü yineliyoruz.

TKP-ML TİKKO Genel Komutanlığı ile Röportaj;“Yol Göstericimiz, İlham Ve Güç Kaynağımız Partimiz Önderliğinde Yaşasın TİKKO Konferansımız!”

 

TKP-ML’nin 1. Kongre’de aldığı karar doğrultusunda “Halk Savaşı’nda derinleş, gerillada uzmanlaş” şiarıyla Konferans gerçekleştiren TİKKO’nun Genel Komutanlığı’ndan Ekin Vartinik ve Azad Axpanos kendilerine yöneltilen soruları yanıtladı.

– Konferansla ilgili sorulara geçmeden önce kısaca ülkedeki ve bölgedeki durumu nasıl değerlendirdiğinizi öğrenebilir miyiz?

Dil kesmek, baş kesmek…(Nubar Ozanyan)

Diktatör Erdoğan Türkiye’de dil kesiyor, Rojava’da baş kestiriyor. Asmayıp zindana yollayamadıklarının ya dilini ya da başını kesiyor. Yine bir cami çıkışında Sezen Aksu’yu hedef göstererek “Hz. Adem efendimize kimsenin dili uzanamaz. O uzanan dilleri yeri geldiğinde koparmak bizim görevimizdir” diyerek sanatçı ve aydınları karşı kin ve nefret dolu cümlelerle tehdit edip halkı galeyana getirmek istedi. Kışkırtıcı, ötekileştirici, düşmanlaştırıcı dil kullanmakta oldukça usta olan bu diktatör, besbelli ki çaresizlik içindedir.

Devrim İçin Ölümsüzleşenlerimizi Anıyoruz! (Sentez)

İnsanlığın sömürüye dayalı sistemlere karşı mücadelesi de bu mücadelede sömürülenlerin canlarını feda etmeleri de neredeyse insanlığın bilinen tarihi kadar eskilere dayanıyor.

Çutak (Nubar Ozanyan)

Rakel Dink yaşam arkadaşına, çocuklarının babasına, Hrant’a “Çutak” diye seslenirdi. Rakel’in neden sevgili eşine Çutak dediğini ancak onları yakından tanıyanlar bilir ve anlar. Ermenilerin bir kısmı, çok sevdiklerine “Çutak” yani keman diye hitap eder. İnsanlar duygularını sözlere döker, sevgilerini notalara, melodilere işler.

Yanlış Bir Perspektif:“

 

Uluslararası Komünist Hareketin Birliği” Sorununu “Maoistlerin Birliği” Sorunu Olarak Tartışılması!...

22.01.2022

Halil GÜNDOĞAN 

Uluslararası Komünist Hareket (UKH)'in birliği sorunu, 3.Eternasyonalin sonlandırılması sonrası sürecin “Güncel bir sorun”u olarak var ola geldi. Yani bugünün ya da yakın geçmiş dönemin bir sorunu da değil bu sorun.

Nazilerin en has adamı Türkeş’ti- 1-2-3

Türkeş'ten Evren'e, Çiller'den Erdoğan-Bahçeli ikilisine Türk faşist liderlerin ilişki ağının merkezinde bulunan Almanya; son yüzyılda Türk milliyetçiliğinin “arka bahçesi” haline geldi. Nazi ideolojisi ve “Turancılık” fikri ise birbirini hep besledi.

Sayfalar