Cumartesi Ekim 31, 2026

Rus Ruleti ve Kürtlere Göz Koyan Katil Sürüleri!-Dursun Ali Küçük

Rusya sözcüleri yaptıkları açıklamalarla Rojava'da özerkliği bile fazla buluyorlarmış.
Rus ruleti oynanıyor; kim kimin kafasına veya kendi kafasına sıkacak...
Merak konusu budur..

Rusya federal ve özerk bölgelerden oluşuyor. Ama sıra Kürtlere gelince Rojava'da bunu fazla görüyorlar.

Esad'a göre konuşuyorlar..
ABD Kürt devletinin temelini atıyor diyorlar..
TC'yi yanına çekmek içinde özellikle bunu yapıyorlar..

Esad'ı İran, TC ve Rusya ayakta tutmak için farklı gerekçeleri olsa da; TC, İran ve Suriye Esad rejimi Kürtleri ezmek ve fiiili oluşan ferasyona son vermek istiyorlar...

Bu günlerde en çok bunu gündemleştiriyorlar..

Kürt anasını görmesin...
İran ve TC Suriye'ye doğrudan karışıyor.
Özellikle Kürtlerin hiç birşeye sahip olmasını istemiyorlar...

Tarihin tekerrür etmesine oynuyorlar..

Rusya nın bölge planı uzun vadeli yoktur...
Diktatörlükleri ayakta tutarak devletlerin eliyle ucuz kazanmak peşindeler...
Rus malları ve sermayesinin bu gün ve gelecekte pazara hakim olması sözkonusu değil..
İran Suriye'den çıkarılmazsa İran bir çok açıdan daha etkili olur.

Hatta arayı düzeltirse TC yine pazar kolaylığını eline geçirmeye çalışır..

Ama çelişkileri ne olursa olsun..
Hala kimin rus ruleti oynayacağını tam kestirmek zordur..

TC'nin Yeni-Osmancılık hevesi Suriye de gömüldü..

İŞİD kaybedince TC de kaybetti...

Erdoğan Minbiç'te kazılan mevzilere "kürtleri gömeceğiz" dedi.. Diktatör açıkça diyor ki; Kuzeyde mezara gömdüğümüz gibi oradada mezara gömeceğiz..
Kürtlere mezar kazmak heveslerini ve politikalarını ortaya koyuyorlar...
Bu durum, her Kürdün onurunu rencide eder..

İran idam cumhuriyeti de Kürtleri gömmenin peşindedir...

Kürtler için şimdilik şemsiye ABD, Kolisyoan güçleri, Fransa ve batı dır...

Suriye dışişleri bakanı Kürtler yola gelmezse askeri operasyon başlatacağını çıktığı Irak gezisinde deklare etti.

Kürtler ve diğerleri için ABD şemsiyesi kalkarsa, bu çakal ve ayılar tarafından yuttulmak isteneceği çok açıktır..

TC'den ve diğer sömürgeci devletlerin bazı solcuları ve islamcıları ne diyor?
Vay Kürtler ABD işbirlikçisi olmuş...

Türk-Fars ve Arap devletleri Kürtlerin dışarıyla doğrudan diplomasi ve ilişkiler kurmasını istemez...
Sizlerin sömürgesi ve inkarcıları olacağımıza "ABD'nin işbirlikçileri olalım"...

Küresel dünyada saf anlamda kimse bağımsız değildir.
İç içe geçmeler karşılıklı bağımlılıklar gün geçtikçe artıyor...

Yani sizler ABD, Rusya veya başka devletlere bağlandığınızda, ilişki kurduğunuzda "işbirlikçi" olmuyorsunuz.
Kürtler ilişki kurduğunda niye işbirlikçi olsun..

Bunu diyen islamcılar ve solcular her nedense Avrupa ve batıya kapağı atıyorlar...
"Gavura" karşı olacaksın ama "gavur" gibi yaşıyacaksın...

Hadi gidin oralardan..
Bu dört sömürgeci devlet Kürtleri soykırımlardan geçirirken aynı hikayeler uyduruyorlardı...

Soykırıma uğrayan Kürtler gerici ve işbirlikçi oluyor...
Ne güzel...
Kendileride "bağımsızlıkçı" oluyor..
Artık yutmazlar..

Daha büyük yalanlar uydurmanız lazım....

Egemen ulusun İslamcısı, dincisi, solcusu, tüccarı, devleti vb vb hepsi bize akıl satıyor...
Birlik beraberlik güzelmiş, tarihte aynı kaderi paylaşmışız...
Beraber ölmüşüz...
Biz ölmüşüz onlar kazanmış...

Biz aynı kaderi paylaşıp hiç birşeyin sahibi olmamışız...
Birde bakın "size eşit vatandaşlık" vermişiz ve kıyak yapmışız diyorlar...

Aman ha Rojava Kürtleri yanlış hesap yapmayınız...
Rusya satar..
Esad, öldüğü ve bittiği halde Kürtlere hiç bir şey vermez.
İran ve TC içinde bu geçerli...

ABD ve koalisyon Cenevre'de Kürtlerinde temsili için yol vermeli ve Kürtler bunu zorlamalıdır...

Esad ve İran ve TC kendi kendinize Rus ruleti oynayın diyorlar...
Sıkacaksa katil sürüleri kafasına sıksın..

Rojava da cepheyi alabildiğine genişletiniz.
Küskün olan, kendini uzak tutan kalmasın...
Kürtler için olmak veya olmamak savaşı gündemdedir..
Güney Kürdistan da geçmişte yapıldığı gibi orası içinde güvenlik şemsiyesi uygulanırsa çok şık olacaktır...
26.9.2018
Dursun Ali Küçük 

31905

Misafir yazarlar

Güncele iliskin yazilariyla sitemize katki sunan yazar dostlarimiza ait bölüm

Son Haberler

Sayfalar

Misafir yazarlar

“Bana önderlik edecek olan Nubar gibi önümden yürümeli”

“Ermenilere burada yer yok”

DERİN’e inen, ZİRVE’ye çıkan KOMUTAN! Tarihsel akıcılığın soluksuz komutanı Nubar Ozanyan!

Komutan Nubar yoldaş, yaşamının bütününde ve her bir anında demokratik halk devrimini gerçekleştirecek Kaypakkayacı kadro-militan kişiliğin sahici ismi olmuş tur.

Bir komutan, bir savaşçı nasıl bu kadar samimiyet ve içtenlikle sonsuza kadar davasına bağlı kalabilir?

Kaypakkayanın savaş stratejisine ve ilkelerine nasıl bu kadar güçlü sarılarak bir duruş, konumlanış ve yürüyüş gerçekleştirebilir? Tüm bu soruların yanıtını komutan Nubar yoldaşın şehit düştüğü ana dek devrimci yaşamının her anında ve ortaya koyduğu her pratiğinde görmek mümkündür.

Ekim Devrimi ve STALİN

Ekim Devrimi’nden söz ederken Stalin’den söz etmemek; Stalin’i yok saymak, Ekim Devrimi’nin kazanımlarını ve öğretilerini yok saymaktır. Bunu başaranlar (!) var ve de Stalin’siz bir Ekim düşleyenlerin olduğu da bir o kadar gerçek. Özellikle de burjuvazi ve onun beşinci kolu gibi çalışan troçkistler.

Burjuvazi’nin komünistlerin ve komünist önderlerin neden düşmanı olduğunu burada anlatmak, okuyucuyu aptal yerine koymak olur. Burjuvazi her zaman komünizmin ve komünizmin teorik ve pratik önederlerinin bir numaralı düşmanı olmuştur. 

Koşulları ve an’ı değerlendirmek olarak POLİTİKA (2)

Tarihsel devrimcilik mahkum edilmelidir

TKP-ML Örgütlenme Komitesi:“Partiye, ilkelerine ve çizgisine sahip çık, darbeciliğe tavır al!”

TÜM PARTİ TARAFTARLARIMIZA, ŞEHİT VE TUTSAK AİLELERİMİZE, DOST VE DEVRİMCİ ÖRGÜTLERE, ÇEŞİTLİ MİLLİYETLERDEN EMEKÇİ HALKIMIZA!

Devrimci ve Demokrat Kamuoyuna;

Partiye, İlkelerine ve Çizgisine Sahip Çık, Darbeciliğe Tavır Al!

 

“Her şeyin başı dürüstlüktür!” (F. Engels)

Okullarda şeriatçı rejim tamam! (H. Hayri ASLAN)

Eğitim bir kez daha “yaz-boz” oldu. “Yaz-boz” işi basit bir becereksizlik olayı değil, aslında postmodern ortaçağ rejimini yerleştirmede baya iyi beceriyorlar. Önce iyice bir çalkalıyorlar, sonra da kendi salyalarından mayalıyorlar. Aynı şeyi, ordu, polis, adliye ve diğer kurumlarda da yapmadılar mı? Kuralsız saldırılarla iyice bıktırıp yıldırdırmaya paralel olarak, o kapkara rejimi her yerde adım adım inşa ediyorlar... her yerde!

Tecrit etme ve teslim almanın bir öğesi olarak; TEK TİP ELBİSE (1)

15 Temmuz darbe girişimiyle toplumsal muhalefet güçleri başta olmak üzere işçi sınıfı ve emekçilere, ezilenlere yönelik saldırılarının dozajını arttıran devlet, bunun bir parçası olarak şimdi de zindanlarda TTE uygulamasını gündeme getiriyor. Toplumun tek tipleştirilmesi vesilesiyle teslim alınmasını hedefleyen oldukça kapsamlı bu saldırının amacı, içeriği ve buna karşı neler yapılabileceğine dair tartışmaları, geçmişin deneyimleriyle birlikte yürütmek doğru olacaktır.

Kerkük işgali ve ardında yatan gerçek

Güney Kürdistan yakın bir zamana kadar ABD'nin “himayesinde” görünüyordu. 2003'de Saddam liderliğindeki yönetimi deviren ABD güdümünde Irak devleti kuruldu. Irak sınırlarındaki Araplar ve Kürtler üzerinden “bölgesel yönetimlere” geçildi. Ancak bu yönetimler bağımsız ve kendi iradeleriyle kurulan yönetimler değildi. ABD hükmü altında oluşturulan yönetimlerdi. Dolayısıyla o dönem KDP ve YNK üzerinden “Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi”(IKBY) o minvalde oluşturulmuştu.

Kadınların devrim selamına bir cevabımız olmalı - Ebru Yıldırım

 Gecenin karanlığı koyu, gökyüzü soğuk ve menzil uzak değil. Stalingrad direniyor genci yaşlısıyla. Biliyor umut var, Nazilere geçiş yok. Bu kavga anavatan için, sosyalizmin zaferi için. Naziler Sovyetlere düşman, özgürlüğe, emeğe, eşitliğe kısaca insana dair ne varsa hepsine düşman. Sovyet meclis demek, kolektivizm, gönüllülük, emek, değer yani insana dair ne varsa o demek. İşte savaş bu kadar yalın: İnsanlık mı barbarlık mı? Soru net olunca cevap da aynı oranda kesin oluyor. Yıl 1942, 588. Gece Bombardıman Alayı havalanıyor gökyüzüne. Sıkı sıkı sarılıyor 20'li yaşlarında genç kadınlar.

Müslüm Elma’dan Mektup

TKP/ML yöneticisi olma iddiası ile Nisan 2015’den beri tutuklu bulunan Müslüm Elma, yoldaşları tarafından gönderilen Duvar Gazetesine cevap mektubu yolladı. Müslüm Elmanın yolladığı ve elimize ulaşan mektubu olduğu gibi yayınlıyoruz:

“Sevgili yoldaşlar,

Ortadoğu'nun yönetim şekli, Demokratik Konfederalizm

Kürtlere biçilen fiziki yaşam ile ölüm arasındaki mesafe, tıpkı kutsal kitaptaki sırat köprüsünün çizgisi kadar, siyasal yaşam ile ölümü arasındaki mesafe ise her dem "araf" halidir.

Hegemonik devletler kendi sistemlerini koruma adına dün olduğu gibi bugün de Ortadoğu'dalar ki burası kaynıyor. Halklar ve inançlar yüzyıldır işgal, talan, asimilasyon, soykırım ve sömürü ile acı düzenini an be an yaşıyor ve kendi coğrafyalarında adeta köle statüsündeler.

Sayfalar