Partizan: “Gelişimin her anında öncülüğü en iyi şekilde yaşatmayı başarmış Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya 70 yaşında!”
Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın ölümsüzleşmesinin 46. yılında bir açıklama yapan Partizan, “Bu bilinç ve kavrayışla attığımız adımları coşkuyla hızlandırmaya ve coşkuyu kitleler nezdinde umuda çevirmeye adayız. Bu taşıyıcısı olduğumuz mirasa karşı bir sorumluluk; ezilen, yok sayılan milyonlara karşı bir görev ve başta Kaypakkaya yoldaş olmak üzere tüm şehitlerimize sözümüzdür” dedi. Açıklama şu şekilde:
“Gelişimin her anında öncülüğü en iyi şekilde yaşatmayı başarmış Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya 70 yaşında!
Sınırlı yaşamını proletaryanın davasını anlamaya, geliştirmeye ve proletaryanın örgütlü gücünü inşa etmeye adamış komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın ölümünün 46. yılındayız. Elbette onu anacağız, anlatacağız ve mücadelenin her anında onun görüşlerinin rehberliğinde, onun eylem ruhunu esas alarak onu yaşatacağız.
Önder yoldaşın yaşamı ve mücadelesi, Türkiye’de devrimin zorunlu bir ön koşulu olarak devrime giden yolun çetinliğini ve ciddiyetini göstermektedir. Onun yaşamı proletaryanın mücadelesinin bir izdüşümü olmuş, teori ve pratikte bir bütünleşme olmaksızın verilen zorlu mücadelenin hiçbir şekilde başarıya ulaşamayacağını pratik olarak ortaya koymuştur. Ezilen, sömürülen milyonlara; bir avuç asalağın uyguladığı tahakküme son verecek olan mücadelede, bu mücadelenin zorunluluğunu kavramış proletaryanın ve ezilen tüm kesimlerin bilinçli, örgütlü güçleri için devrime yaşamını adamanın, örgütsel faaliyetlerin bir parçası kadar sade ve diğer her şey kadar zorunlu olduğunu göstermiştir Kaypakkaya.
Onu ve diğer ölümsüzleri gerçek devrimciler, önderler kılan olgu yaşamsal adanmışlıklarını, örgütsel faaliyetlerinin diğer parçalarıyla bütünleştirerek mücadelelerine esas anlamını kazandırmalarında yatmaktadır. Önder yoldaş mücadeleye kazandırdığı bu anlamla birlikte, hesabı tutulamayacak düzeydeki emek, çaba ve bilince sahip devrimci önderler olmaksızın devrimin zaferle sonuçlanmasının olanaksızlığını da yaşam ve mücadelesiyle açığa çıkarmıştır.
Kaypakkaya yoldaşın sınırlı yaşamına sığdırdığı mücadele dolu yılların en belirgin özelliği, ilerlemelerle dolu bir gelişim göstermesiydi.
TİP’ten TKP-ML’ye uzanan yol, sorgulamaları ve sınıf mücadelesinin Türkiye özgülündeki konularında kopuşlarla doludur. Bu yüzden her 18 Mayıs bizler için aynı zamanda Kaypakkaya’nın ortaya koyduğu berrak devrimci çizgiyi ne kadar yaşama geçirdiğimizi sorgulamanın simgesel bir anını ifade etmektedir. Kaypakkaya’nın sorgulama ve inceleme yöntemini kavramak ve günümüze uyarlamak yani Kaypakkaya’dan onu donuklaştırmadan öğrenmek her zamankinden daha fazla önem kazanmış durumdadır.
Devrimin düşmanları mücadelenin geriletilmesi, toplumun dinamik kesimlerinin mücadele alanlarından sökülüp atılması için her türlü yöntemle saldırmaktadır. Geliştirilen her türlü saldırının üstesinden gelmeye çalışırken bunun yanında diğer tüm ideolojik, politik, pratik görevlerin yerine getirilerek mücadelenin geliştirilmesinde, Kaypakkaya’nın düşünerek, araştırarak, pratikte sınayarak geliştirdiği görüşlerini onun bilimsel bakış açısını esas alarak anlamaya, öğrenmeye daha fazla ihtiyacımız olan bir dönemdeyiz. Bu ihtiyaç aynı zamanda ertelenemez bir görev olarak kendini dayatmaktadır, bunun bilincindeyiz.
Bu açıdan, şimdi toplumsal muhalefete durgunluğun, devrimci öznelere dağınık ve parçalı duruşun hakim olduğu günlerde sistemli ve düzenli çalışmayı, adım adım ilerlemeyi, parça parça kazanmayı hedeflemeliyiz.
Bugün büyük oranda ezberlenerek öğrenilen ve bu ezberlerin arasında sınıf mücadelesi adına yanlış onlarca ele alışın olduğunu bilerek, bu yanlış ezberleri yıkma iddiasını en fazla taşıdığımız bir dönemdeyiz. Marksizm, Leninizm, Maoizm adına kaba saba yürütülen, yanlış ezbere dayanan, felsefi derinlikten yoksun devrimciliğin yıkılıp yerine MLM’nin canlı ilkeleri ışığında sürecin görevlerini karşılayabilecek, gerçeğe uygun devrimci anlayışın inşa edilmesi gerektiğinin bilincindeyiz.
Bu bilinç ve kavrayışla attığımız adımları coşkuyla hızlandırmaya ve coşkuyu kitleler nezdinde umuda çevirmeye adayız. Bu taşıyıcısı olduğumuz mirasa karşı bir sorumluluk; ezilen, yok sayılan milyonlara karşı bir görev ve başta Kaypakkaya yoldaş olmak üzere tüm şehitlerimize sözümüzdür.
Ölümünün 46. yılında Kaypakkaya yoldaşın iyi bir öğrencisi olmayı başardığı, Çin Devrimi’nin 70. yılını selamlıyoruz.
İbrahim Kaypakkaya’yı anma ve düşünceleri vesilesiyle halkın bağrında yaşatma sözümüzü yineliyoruz.
Mayıs 2019
PARTİZAN”
Son Haberler
Sayfalar
Koşulları ve anı değerlendirmek olarak politika üretimi…
Politikanın ne olduğu üzerinde netleşmek, komünistler açısından kendini pratik mücadelede var etmenin en önemli unsuru olan politik tavır konusunda kuşkusuz ön açıcı olacaktır.
İki Yanlış Bir Doğru Etmez; Gezi’nin Direniş Ruhu Yaşıyor!
23 Haziran’da yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri, iktidarın yakın dönemdeki en önemli önceliği haline gelmiş durumda.
İstanbul’un gerek nüfus ve stratejik konumu gerekse de Türkiye ekonomisindeki yeri açısından bu durum anlaşılır. 31 Mart seçimlerini ‘Başkanlık Sistemi’nin bir oylamasına dönüştüren AKP/Saray böylece bu durağı kaçınılmaz hale getirdi. Zira, 31 Mart seçimlerini yerel bir seçimden genel seçim niteliğine taşıyan doğrudan R.T. Erdoğan/Saray iktidarı oldu.
Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin ürünü: Kaypakkaya
Bir kırması ve yoldaşları ile Kaypakkaya, 46 yıl evvel faşist TC devleti tarafından pusuya düşürülerek, günlerce işkence edilerek katledildiğinde bizlere gözbebeğimiz gibi sakınmamız gereken çok değerli “silahlar” bırakmıştı. Bu “silahlar”, bu ülkede devrimi nasıl ve ne ile gerçekleştirileceğimizi açıkça önümüze koyuyordu. Aradan geçen 46 yıl boyunca onun bizlere devrettiği bu mirası, yüzlerce yoldaşımızı ölümsüzlüğe uğurlamak zorunda kalsak da asla terk etmedik.
TKP-ML MK SB : Şan ve Şeref Olsun Ölümsüzleşenlerimize!
Türk Kürt Uluslarından, Çeşitli Milliyet ve İnançlardan Halkımıza!
Partimizin 1. Kongresinde 9. Gündem maddesi olarak “Parti Tüzüğü” de tartışılmış ve çeşitli kararlar alınmıştır. 1. Kongremiz, esas olarak 8. PMK, özel olarak da darbeci tasfiyeci anlayışın parti tüzüğü ve işleyişimize yönelik pratiklerini değerlendirmiş ve kimi sonuçlara ulaşmıştır.
Parti tüzüğü gündeminde partimizin kadro ve üye politikası da tartışılmış ve 8. Konferans’ımızın “yeni kadro ve militan yetiştirmek” olarak formüle ettiği “kadro ve halef yetiştirme” politikamız üzerinde de durulmuştur.
TKP-ML TİKKO’dan Cemil Amed :İbrahim Kaypakkaya, Dörtler ve Haki Karer’in ölümsüzlük yıldönümü değerlendirmesi
TKP-ML TİKKO’dan Cemil Amed, İbrahim Kaypakkaya, Dörtler ve Haki Karer’in ölümsüzlük yıldönümünde bir değerlendirmede bulundu.
Cemil Amed yaptığı değerlendirmede şunları ifade etti.
Tabure
İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Gümüşsuyu Amfisi, 1970’in eylülünde Dev-Genç’in parkeli, sarkık bıyıklı militanlarıyla tıklım tıklım dolmuştu. Sahnedeki masada, toplantıyı yöneten üç kişi vardı. Ortada, Filistin’e gidip geldikten sonra tutuklanan ve bir müddet yattıktan sonra serbest bırakılan İstanbul Dev-Genç Bölge Yürütme Komitesi başkanı Cihan Alptekin oturuyordu.
Bir Partizan | Çöldeki Bedevi
Oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz. Sürecin bütün temsiliyetleri bir arayış içinde. Tarihi tecrübeler bir hazneye doldurarak masaya yatırılmakta, tatbik edilmekte ve ortaya çıkan sonuçlarla sahaya koşulmaktadır.
Bizler devrimciyiz ve gerçeği kavramalıyız! Gerçek olan tek şey ise bilimsel bakış ve gerçeği açığa çıkartacak yöntemdir. Zira bu bizim elimizdeki kılavuzdur-ilmimizdir.
Devrimin estetiği
18 MAYIS | Matematiksel bir düzlem ve ihtilâlci bir işlem olarak KAYPAKKAYA
Her düşünce veya hareket, kurucularının kendisini hayata karşı konumlandırması ile başlar. Bu konumlanışın temelleri kuşkusuz insan ve onu çevreleyen etmenlerle tartışılabilir. Konumlanış en temelde hayata karşı hissedilen kaygı ile ilgilidir ki; bu kaygıyı ortaya çıkaran bir maddi zemin de söz konusudur. Metafizik bir kavram olan kaygı, hem akli hem de hissi düzeyde vuku bulduğundan salt psikolojik veya entelektüel düzeyde tanımlanamaz; zira bu tam tersine duyu, duygu ve düşünce yapılarını kuşatan bütüncül canlı bir yapıdır.
Partizan: “Gelişimin her anında öncülüğü en iyi şekilde yaşatmayı başarmış Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya 70 yaşında!”
Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın ölümsüzleşmesinin 46. yılında bir açıklama yapan Partizan, “Bu bilinç ve kavrayışla attığımız adımları coşkuyla hızlandırmaya ve coşkuyu kitleler nezdinde umuda çevirmeye adayız. Bu taşıyıcısı olduğumuz mirasa karşı bir sorumluluk; ezilen, yok sayılan milyonlara karşı bir görev ve başta Kaypakkaya yoldaş olmak üzere tüm şehitlerimize sözümüzdür” dedi. Açıklama şu şekilde:
“Gelişimin her anında öncülüğü en iyi şekilde yaşatmayı başarmış Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya 70 yaşında!
Örgütle ve Örgütlü Yaşamak
Ele aldığımız başlık, oldukça geniş ve çok fazla alt başlıklara ayrılabilecek bir konudur. Araştırma-inceleme, çalışma tarzı, eğitim, A/P gibi çoğaltabileceğimiz birçok konu, temeli itibariyle, “örgütlü yaşam nedir? Nasıl olur?” sorusuna ve cevabına dayanıyor.
TKP-ML MK SB:Artık Söyleyecek Sözümüz Az, Yapacak İşimiz Çoktur!
FIRTINAYI YARATACAK DAMLALAR OLACAĞIZ! KAYPAKKAYA YOLDAŞI FIRTINALARLA ANACAĞIZ!
Çeşitli ulus, milliyet ve inançlardan Türkiye proletaryası ve halkına;