Perşembe Ekim 29, 2026

Parti biziz /Halil Ahmet

Belki biz olmayacagiz ama bu celik aldigi suyu asla unutmayacak,Ibrahim kaypakkaya.

Sorunlari cözme tarzimiz olaylara olgulara bakis tarzimiz ve bunlar arasindaki iliskiyi ele alisimiz nasil olmalidir.

Dogaldirki yazinin basligindanda anlasilacagi gibi parti biziz .Biz partiyiz ve dogal olarak partinin ele alinisi ve degerlendirilmesi parti onderligi ve cizgisinden bagimsiz olarak ele alinip degerlendirilemez.

Bu yazimizda 72 stratejik onderlik cizgisi ve bunla butunlesmeyi gelisip guclenmeyi cizgiyi ilerletmeyi partiyi savasci bir kimlige karaktere nasil tasiyacagimiz ele alacagimiz ile baslayalim .

Sinif savasini toplumlarin ortaya cikmasi ile baslamistir dememizde abesle istikal eden bir yon yoktur.Bu bizlerin iradesi disinda var olan bir durumdur sinif savasini bugun elee alisimigzda iradeci degil cözümleyeci gercekligi temelinde ele alip degerlendirmek onemlidir .

Bizler toplumlar tarihini sinif savasimizi bilmeden kendimize has bir mucadele bicimini iradeci bir yaklasimla belirlemeliyiz .

Ulkemiz sinif savasini seyride bu minvalde ele alinmalidir.

Yasadigimiz ulkenin gercekligi siniflarin yapisi siniflarin konumlaninisi ve buna bagli olarak sosyo-ekonomik yapi tahlili devletin niteligi devrimin yolu-guzergahi basta Kurt-Turk ulusu olmak uzere cesitli milliyetlerden ezilen azametli halk kitlelerinin genel durumu devrimin dostlari muttefikleri vb.

Bunlar ve bunlarin disindaki bircok olgu arastirip incelendikden sonra dogal olarak sinif savasimi bu objektif zemin uzerinden yukselir anlatmaya calistigimiz tamda sudur sinif savasimi subjektif niyetlerle degil objektif olarak sorunun ele alinisi ile birlikte somut sartlarin somut tahlili ilkesi geregince toplu ayaklanmami bu strateji ekseninde yurumeyimi yoksa Halk Savasini esas alan bir mucadele bicimi ile yola cikilacagi somut durum uzerinden ele alinir.

Hali hazirda biz MLM lerinin bildigi iki tip devrim modeli vardir bir rus pratigi :toplu ayaklanma stratejisi biride Cin pratigi;Halk Savasi stratejisi bunlar disinda bir baska devrim olgusuda istisnayi bir durum olarak ele alinabilir.

Sorunlari ele alisimiz ve cozum yontemimiz proleterya partisi olarak Turkiye Devrimci Harekati(TDH) icinde mustesna bir yere sahipdir cunku MLM yi savunmaktayiz MLM savunulmadan ML savunulamaz MLM yi sadece yarisomurge-yarifeoldal yapiya sahip olan ulkeler ve dogalliginda Halk Savasi stratejisini savunan yapilar partiler olarak ele alip degerlendirmek MLM yi revize etmektir.

Elbette Halk Savasi stratejisi butunluku bir stratejidir biz bunu dogru bir onerme olarakda savunuruz.ama bunu sadece bizim gibi yarisomurge-yarifeodal ulkeler duzeyine indirgemek sacmaliktir ikiyi birlestirip bir yapmaktir.

Bizler elbette mevcut gercekligimizde 72 stratejik onderlik cizgisini esas almak zorundayiz.Peki neden esas almaliyiz ?Burada belli noktalari belirtmek gerekirse

Partimiz Kurucusu Hakkinda Birkac Soz !

Partimiz TKP/ML nin kuramcisi ve kurucusu cok kisa zaman dilimnde TDH icinde „Anli sanli“devrimci diye gecinen eski tufekler olarak tabir edilen kisilerle ideolojik mucadele yurutup onlari mahkum ettiginde 23 yasinda „genc“ bir kominst sifatini bizler acisindan coktan hak etmis oluyordu akil yasta degil bastadir sozu tabiati itibari ile dogrulanmistir.

Kimilerince genc denildi kucumsendi ama bizler acisindan su cok acik ve nettir 71 silahli radikal devrimci cikisinda 3 onder ortaya cikmistir Mahir-Deniz-Ibo biz bu 3 lu icinde birine onem arz ederiz oda I.KAYPAKKAYA bugune kadar es gecilen gorunmek istenmeyen bir onderlik olgusu var karsimizda.

Parti icinde ve disinda bircok elestiri gelmistir genc olmasindan tutalim maceraci oldugundan dusuncelerin ise „Modasi gecmis dusunceler yigini“olarak atfedilmesine kadar

Gelistirelim,guclendirelim ek seyler soylememiz gerekir deyip hicbir sey soylememekte esas itibari ile onderligimizi ve cizgimizi yani genel siyasi hatti MLM ve Parti ozgulunde ne turlu bir gelisme gosterdiklerine dahi gorememis bulunmaktayiz.

I.K yi yüceltip Tanri ilan edenler kendilerini Peygamber ilan etmekten geri durmuyorlardir sakatlanmis mantiklari ve yaklasimlari ideolojik olmaktan cok uzakti ASALIM diyenler I.K ideolojik yaklasimini hicbir zaman anlamiyorlardi belkide onlarin en buyuk handikapi bu durumun gercekliginin bilince cikartilmamasiydi Her parildayan sey altin olmadigi gibi her soylenen sozde yeni olmuyor asalim demeklede birseyler asilmiyor asmak yenilemek istedigin sey nedir? Ilk once onu kavra sonra asma ve yenileme isi baslar mantigi tersden aldigimizda ilerleme kaydedemeyiz

Biz devrimci koministlerde tarihsel konjektüröl gelismelere bagli olarak yeni seylerin soylenmesinden asla cekinmeyiz.

Burda bir partiye bir önderlige elestiri getirdigimizde elbette onun altarnatifini koylmaliyiz elestiriyi getirenin niteligine siyasi-ideolojik boyutuna bakariz. Elbette sunu demek istemiyoruz altarnatifini koyamiyorsa elestiri getirmesin. Elestirenin altarnatifle ortaya cikmasi siyasi-ideolojik kapasitesi ile direk ilgilidir ama sadece soylem tarzinda kalmak sorunu cozmez.

Cizgimiz hangi konuda yetersiz nasil gelistirmeliyiz bunlara yanit olmadan eksik ve yetersizlikler nerededir belirtilmeden asalim yenileyelim demek guzel bir soz olmaktan oteye gitmez.

Bbiz devrimci koministlerin cizgiyi gelistirelim buyutelim demesi ile „modasi gecmis dusunceler yigini“olarak ifade edenler arasinda „dev ile cuce“arasinda bir benzerlik vardir bir baska ifade ile dag ile cakil tasi kadar benzerlik vardir.

Bizim cizgiyi asalim,buyutelim ve gelistirelim dememizdeki olgu ve ilk sartimiz 72 stratejik onderlik cizgisini on kabul sartindan gecer I.K bir komunist onderdir ve o istikamet uzerinden yurunmelidir.

8Pari konferansimiz temel meselelerden birini Halk Savasi sorunu olarak ele aldigi ve ele alinirkende ulkemizde Halk Savasi gecerlimi gecersizmi tartismasini yapmadi esas olarak halk savasini nasil uygulayabilirim diye tartisti iste bu nokta bir ilerlemedir asma yonunde bir gayrettir.Ama bu 72 stratejik onderlik cizgisine bagli olarak ele alindi.

Burada onderligin meseleyi ele alisi ve uygulama noktasinda yetersizlikler ve yetersiz onderlik olgusu olabilir sonucta hayata gecirmek icin cizgiyi nasil gelistirebilirim nasil uygulayabilirim diye katkilari mevcuttur.bu da su demektir taktik onderlik olarak meydana gelen merkez komitesinin 72 stratejik onderlik cizgisine tabi olusudur.

Bu anlayisi ne kadar hayata gecirdigimiz ayri bir tartisma konusu ama bu sorun I.K doneminde derinlemesine arastirilip inceleme yapilan bir konu olmamistir bunu 8.parti konferansi ise cok kapsamli bir sekilde yapmistir.Bu katki degildir diye ortaya cikilabilinir mi ? Elbette cikilamaz partinin stratejik onderligi ile yani 72de soylenen ile daha sonralari soylenenler arasinda kan ve doku uyusmazligi var ise zaten yanlisin dogrusu uygulanamaz.

„Hersey dogru ile yanlis arasinda mukayese icinde gelisir „ (Baskan Mao) guclenir.

Bizler onderimizden tarihsel olarak hakli oldugumuzu ve devrimci siddeti savunmaninda en temel yol oldugunu anladik.

I.K „yasi genc“birinci acik ideolojik berrakliga sahip bir koministti tamahkar olmaya itaat etmeyi nedamet dilemeyi secmedi genc yasinda olmesine ragmen.

I.K toplumun tum dayatmalirini elinin tesi ile itti toplum bize itaatkar olmayi ogutluyordu evde aile buyukleri terbiye adi altinda okulda devletin sistemini ideolojik yapisini dokumuza islemeye calisiyordu ogretmene itaatkar olmamiz askerde komutana,is yerinde usta ve patronuna vb ayagimiza binlerce pranga baglaniyordu. Ve I.K bu toplumun bir parcasi olarak bu toplumdan „genc bir kominist „ olarak tarih sahnesine ciktigina kemalizm illetindende kopus sagliyordu.

Bu ulkede bir kült tanri yarattilar kemalizm tanrilar tiranlar tanrinin yer yuzundeki temsilcisi,padisahlar,krallar,imparatorlar. Baskasini kendinden ileri olani tanri ilan edenler kendilerinide peygamber ilan etmekten geri durmuyordu.Kurtaciliga soyunanlar kah kahraman kah efsane oluyordu kendi sefil yasantilarida.

Tüm bunlarin ana bilesken ögesi ozude insan olgusunda yatmaktadir .

„Parti ve kitleler var oldugu muddetce her turlu mucize gerceklesir „ derken Baskan Mao bir baska yerde ise „Herkesin bir tanrisi vardir bizimde tanrimiz kitlelerdir“ der kahreden degistiren donusturen devrimci eylemi yucelten MLM yi benimseyenlerin neye muhdedir oldugunuda anlatiyordu dogal olarak Baskan Mao.

Bu maoist onermeden yola ciktigimizda I.K da bizler gibi bir insandi basta Kurt-Turk ulusu olmak uzere cesitli milliyetlerden ezilen azametli halk kitlelerinin icinde yazdiklari soyledikleri pratigi -praxsiz- ile dunyayi birkez daha Turkiye T.Kurdistani dan sarsacak ideolojik soylemi teorik-pratik butunluge sahip bir komistti.72 stratejik onderlik cizgisinde butunlusmek ve ilerlemek dedigimiz olguda tamda bu dogru zemin uzerinde vukuu bulmak zorundadir

72 stratejik onderlik cizgimiz egilmez bukulmez saga sola cevrilmez tersyuz edilmez temel argumani teorik soylemleri degismez yol uzerinde bukuntuler olussa dahi ki tarihimiz taniktir ve kanittir.Sag sol sapmalari nezdinde vucut bulan taktik onderlik cizgilerine ragmen israrli bir sekilde kesintisiz ve sebahatli bir sekilde yurumesini bilmistir.

Yolumuz uzun cetrefilli bukuntulerle dolu olmasina ragmen stratejik olarak 72 de soyledigimiz savuna geldigimiz 72 stratejik onderlik cizgisi dogrulugunu hergecen gun ispatlamaya devam ediyor.

Stratejik yonelim;Dag,dagdan duze inmek kirdan sehirleri kusatma stratejisi halen gecerlidir gidilen yol dag cikilan yol daglarin mesken eylenmesi zaptedilmesi gecit verilmemesi „Ferman padisahinsa Yuce daglar bizimdir“ deyip Halk Savasinin mustusunu her yone iletmektir dagdan yola cikacagiz dagdan yuruyecegiz hic kimse heybetli daglarimiza bakipda basinda duman var deyip yolumuzu gormuyoruz deyip sehirleri ovalari duzlukleri isaret noktasi yapmasin.

Yol bellidir guzatgah bellidir 72 stratejik onderlik cizgisi. Kesin ve kati olarak sunu diyebilirizki biz bu yola tarihsel ZOR u bilincimize cikaran kavratan o „genc komunistin“yol gostericiliginde ciktik.

Parti bizib biz partiyiz 72 stratejik onderlik cizgisine sahip ciktigimizda onu kavradigimiz oranda onu gelistirip buyutebilir ilerletebiliriz bunu yapabildigimiz oranda biz partiyiz parti biziz olgusu vucut bulmus olur.

Parti biziz ;Tarihimizden ogrenerek geliyoruz egilmeyen bukulmeyen ideolojik olarak celiklesmis celikten 72 stratejik onderligi olan bir partiye ve ona sekil veren bir komunist ondere tarihsel bir sahsiyete sahibiz Ibrahim KAYPAKKAYA ya 72 stratejik onderlik cizgimizin ozu celikten ideolojik bir saglamliga sahiptir.

Kurucumuz sahsinda bir noktanin da altini cizmemiz gerekirse oda devrimci dayanismaya devrimci adaletin tecelli etmesinde inanamasinda yatmaktadir bu konu yeteri derece islenmedigide gercektir sinan cemgilin ihbarcisini yargilayarak cezalandirmasi ayni zamanda devrimci siddete verdigi onemide gostermektedir Malatya Kürecikte isbirlikcinin beyninde patlayan kizil bir mermi olmasi ve curetinide gosteren bir onderligimiz vardir bu bizim es gecemeyecegimiz konulardan biride olmalidir.

Parti biziz ;Yola çıkış yaptıklarımız ve yapadıklarımız 

Üc,bes,yedi,dokuz ile yola ciktik bir kirma tufek biraz mermimiz az birazda bay dinamitimiz vardi dunyayi kusatma altina alacak silahlara ve yerinden sarsacak degistirmeye muhtedir olan MLM ideolojiye ve onun Halk Savasi stratejisine sahip olarak yola koyulduk.

Isyan Namluda Kizil Bir Mermi

Hedef Komprodor Patron-Aga Devleti

Ates !TIKKO Gerillalari Ates !

Diye yol gosteren celikten savasci bir partiye ve onun cocuklari evlatlari olarak can bedeli savasmayi surduruyoruz yaptiklarimiz yapamadiklarimiz ,yapamadiklarimiz yaptiklarimiz olarakda okumak mumkun.Bu bir celiskidir soruna boyle yaklasmadigimizda soruna nasil yaklastigimizla ile direk ilgilidir.Terazi kefesine neyi nasil koyacagiz ?Soruna nerden yaklasmaliyiz.

Tarihimizde hep olumsuzluklari gorup olumlu yanlarimizi gormemek olabilirmi ? Yada tersi bir durumda aynisi icin gecerlidir. Olaya sadece olumsuzluk boyutunda bakip onu gordugumuzde olumlu yanlarimizi on plana cikaramayiz soruna biraz daha olumlu yanlarimizi bakabilmeyi kavramamiz gerekir.

Zaferi gorup yenilgiyi gormemek yenilgiyi gorup zaferi gormemek ornekleri cogaltmamiz mumkundur hata ve yanlislari baskalarinda dogruyu kendinde bulmak.

Baskasinin karanligini gorenler kendi karanligini ne kadar gorebilir? Ya da ne zaman gormek ister kendi aydinliginin karanlik oldugunu.yanlista israr edilip dogruya hakim kilmamak icin ne kadar caba sarf edilirse edilsin hersey dogru ile yanlis arasinda mucadeledir olgusu dogrunun gercegin galabe calmasini engelliyemez.

Dogru cizgiyi mucadeleye uyguladigimizda basari sansimiz her zaman yanlisa karsi yanlis anlayislara gore daha fazla olacaktir burada bir baska soruna daha deginmemiz gerekirse ;

Parti biziz ;Parti birligi.

Irade ve eylem birligi.Birlik mucadele zafer siari kulaga hos gelebilir ama bir o kadarda bos gelmemelidir.

Parti birliği MLM önermeden yola çıkarsak Parti birligi hiziplerle baglasmaz hizipler olgusunu kabul etmez bunu belirtmekle beraber sunu eklememizde mazur görülürse parti içinde iki çizgi mucadelesi ideolojik mücadele yürütlür.Bu partinin eylem ve irade birligi icin gecerli bir kanundur

Parti iki cizgi mucadelesi temelinde celiklesir dogru ve yanlıs arasindaki mücadele genel siyasi hattın uygulanmasını getirir parti icerisindeki sorunun ele alanışı var olan sorun veya sorunların cözulmesi mi yoksa partinin eylem ve irade birğilinin zayıflamasınmı saglar ? Bizlerin cözemeyecegi hicbir sorun yok çünkü I.K gibi bir öndere sahibiz bu noktada bizim soruna bakış açımız çok açık ve nettir Ideolojik farklılıklar hariç parti icerisinde hiç birsey cözülemeyecek sorunlar olarak ele alınamaz biz devrimci ve komunistler iyimseriz ne türden sorun varsa çözme kapasitesı ve birikime sahibiz .

Baskan Mao celıski yasasın incelerken onu aynı zamanda pratiğine partiye de uyguluyordu iki zıt olan olguyu celiski yasası ele alıp incelerken bunlar arasındaki iliskiyide zıtların birliği ve mücadelesi olarak tanımlıyordu.

Sonuc olarak Parti biziz : Parti birligi iki cizgi mucadelesi,ideolojik mucadele elestiri özelestiri demokratik merkeziyetcilik ´olgusunun esas oldugu oranda bunun uzerinden yukselir.

Bu anlamda Birlik Mucadele Zafer Partinin ilerlemesinin büyümesinin on koşuludur .

HALIL AHMET 

50616

Misafir yazarlar

Güncele iliskin yazilariyla sitemize katki sunan yazar dostlarimiza ait bölüm

Misafir yazarlar

Yaşamınız İçinde Birgün de Olsa Halkın Yanında Yer Alın!

Bu başlık, sağ ve sol liberallere bir çağrıdır. Liberaller hiç bir zaman doğrunun yanında yer almadılar. Alır “gibi” yapıp, güçlünün yanında, egemenin yanında yer aldılar. Egemenlere karşıymışlar “gibi” yaptılar, izledikleri yol egemenleri, zalimleri güçlendiren yol oldu.

 “Demokrasi”den sıkca dem vurdular, “insan haklarından" söz ettiler, ama asla halkın haklı olduğunu, ne ağızlarına aldılar ne de kalemleri beyaz kağıtlara bunları yazabildi. Kendilerine yaşamları boyu siyasal niteliklerini veren; “yetmez ama evet” ile burjuva düzenin bekasından yana tavır aldılar. 

"İpler kimin elinde "2

Dünyadaki gelişmeleri dikkate aldığımızda  Asya kıtası ve Ortadoğu  proleter devrimlerine, ulusal kurtuluş hareketlerinin başarı elde etmesine,zaferle taçlanmasına, objektif şartların en uygun  olduğu alanlardır. Yanlızca objektif şartların değil ,aynı zamanda komünistlerin ve anti emperyalist , anti faşist hareketlerin örgütlü ve ciddi bir potansiyol güç oluşturduğuda bir gerçek.  Emperyalizmin karnının en yumuşak olduğu  bu alanlarda  yükselecek halk devrimlerinin  emperyalizme büyük darbeler vuracağı kesindir.

Sen susuyorsun çünkü...

Seni Cizre, Silopi, Nusaybin, Diyarbakır Sur, Şırnak ve Dargeçit halkıyla empati kurmaya çağırmayacağım. Çünkü sen ölmüşsün. Bu düzen sana makam ve rahat bir hayat vererek ruhunu esir almış, öldürmüş seni. Ölmüş bir ruh gömüldüğü mezarda dışarıdaki seslere sağırdır.

Sevgili okur, bu sözlerim sana değil, siyasetçileredir.

15. yılında başka bir 19 Aralıkta

“Amaçları, insanı, insandan başka birşey    haline getirmekti”. Primo Levi

Aralık sallanıyor.

Bütün ayları özel kılan katliamlarla dolu Türkiye tarihinde, çığlıklar-haykırışlar, direnişlerle dolu Aralık her gelişinde, daha dünmüş gibi sallanıyor….

Bir bireyin tarihini bile objektif olarak yazması zorken, Aralık’ı yazmak hep zorluyor bizi.

Partisizlik Özgürlüktür

Vışş... o süperman kostümü ne la..... sıfır sıfır yedi gözlükler....

Sen benım kım olduğumu bılıyor musun ?

Haa..bılıyom.  Bızım koylu husosun.

Avradın da dayak yiyip şehire kaçan huso .

Bireycilik, grupçuluk....

Kapitalizmin ortaya çıkardığı bir hastalık bu.

Kapitalizmin itişi, kalkışının acımazsızca ceyran edişi  içerisinde statümüzü, grubumuzu....  buluruz, buldururuz.

Sanki kendimizin, ailemizin, yaşadığımız grubun....   sorunlarını, hislerini .....  başka bireyler, gruplar  yaşamıyorcasına, bilemeyeceklercesine  davranır, yaşarız.

İsrailleşen Türk devleti ve Kürtler

Ulusal sorununu çözmeyen bir devletin burjuva “demokratlığı” söz konusu olamaz. Türk devletinin tarihinde, burjuva anlamda “demokrat”lığı oldukça sınırlı olmuştur. Sınırlı yıllar içinde   burjuva “demokrasisi”ni uygulaması, dış koşulların ve iç koşulların (işçi sınıfı ve emekçilerin) dayatması sonucu olmuş, ama, işçi ve emekçiler ve başta Kürtler olmak üzere diğer azınlık uluslar üzerindeki faşizm sopasını da hiç bir zaman elinden bırakmamıştır.

Mazlum Yoldaşın Ardından

Yetmişli yılların ortalarında Malatya’dan İzmir’e gelmişti Mazlum yoldaş. Simsiyah saçları, kararlı bakan ışıltılı gözlerindeki sevgi yüzüne de yansıyordu. Kısa sürede herkesin sevgisini kazanmış, mahallenin “Marangoz İbo”su olmuştu bile.

Taklit yeteneği çok iyiydi. Gırgır ve şamatayı sever öykündüğü yoldaşlarını bire bir taklit ederken dernektekileri gülmekten kırar geçirirdi.

Çalışkandı; tam bir görev adamıydı. “Teoriden anlamam, ben pratik adamıyım!” derdi. Kızdı mı hemen parlardı, ama çabuk da sönerdi.

Şimdi yürüme zamanıdır!

Şimdi savaşma zamanı, savaşı büyütüp her tarafa yayma zamanıdır. Özgürlük ateşini yakınlaştırma ve devrimcileşme zamanıdır. Şimdi büyük bir ısrar ve kararlılıkla zorlukların üstüne doğru yürüme, engelleri cesaretle aşma zamanıdır. Partimizin ideolojik-stratejik hattı, işçi sınıfının, halkımızın, bölge halklarının değişim ve devrim ihtiyacına yanıt olma zamanıdır. Dayanılması zor, yokluk ve yoksulluklarla dolu ezilenlerin çığlıklarına kulak verme zamanıdır. Ertelenmesi asla mümkün olmayan zorunlulukların ve kaçınılmazlıkların gerçekleştirilmesi zamanıdır.

“Hendek” e düşmek mi, hendek atlamak mı?-Dursun Ali Küçük

*Kendimi hendeğe düşmüş gibi hissediyorum….
Kürdistan şehirleri ve ilçelerinde yaşanan vahşet gözlermin önünde kayıp gidiyor.
İçim kan ağlıyor..
Sanırım savaş ortasındaki her insanda bunu yaşıyor.
Ya bu hendekten atlarsın ya bu deveyi güdersin.
Ya da deveye hendek atlamak gibi bir işe kalkışırsın.
Ama nasıl direnirsen diren siyaset ve halkını düşmanın eliyle de olsa hendeğe gömemezsin.
Vebali ağırdır.

*Sömürgeciğe ve işgalciye karşı direnmek farzsdır ve kayıtsız şartsız tartışma götürmez.

"İpler kimin elinde "

Bugün bir arkadaşımla sohbet ederken  Ortadoğu, Türkiye ve Kürdistan ve en önemliside Suriye'de neler oluyor üzerine konuşmaya başladık;  Ben siyasal tahlillerde bulunmaya çalışrken,, üçüncü dünya savaşının kapıda olduğunu,çanların  kimin için çalıyoru anlatırken , arkadaşım dediki:"Yoldaş bu söylediklerini Marks, Lenin, Stalin , Mao yoldaşlar o  zamanlar söylemişler... Sen bugüne has özgül tahlil yapsan vede biz bunun neresindeyiz,anlatsan daha gerçekçi olur". Ben önce bir duraksadım şaşırdım , "söyleyen dilim söylemez" oldu.

“Seçme ve Seçilme En Temel İnsan Hakkıdır, Haydi Mülteciler Seçime”; dediler ve!

Yarın 10 Aralık.

1948’den bu yana etkinlikler düzenlenen “Dünya İnsan Hakları Günü”.

“Mültecilerin seçme hakları var artık. Seçme ve seçilme en temel insan hakkıdır” diyerek harıl harıl çalışan kurumlardan bir kısmı; yarın da Suriye’ye yerleştirilen savunma silahlarına karşı protestolar gerçekleştirecekler!(Bu kurumların adını burada belirtmek, yaptıkları iyi şeylere göz kapamakla eş olacağı için; böyle geçelim).

Sayfalar