Cuma Ekim 16, 2026

Kandil-Yerevan Yürüyüşümüz(1)-Dursun Ali Küçük

*Geziye karar verdik.
Otobüsle Iğdır-Aralık ve Nahçivan sınırlarını kapsayan yerleri geziyorum.
Yarım otobüste 11 değişik kişileriz. Erivan’a ulaştık. Oradan iç turların yapıldığı yarım-otabüsle yolculuğa başladık. Tarih 22 Eylül 2018 gösteriyor.
İlk gün Iğdır hattı boyunca gidiyoruz. Iğdır’ı Yerevan’dan ayıran Aras nehridir. Aras nehri çevresi ilk uygarlığın başladığı yerlerden biridir.Zerdüşt peygamberlerin tek olmadığı, Zerdüştlerden birinin Aras nehri civarlarında yaşadığı söylencesi var.
Artashad’a ulaştık. Oradan Xorvirap’a geçtik. Hikayesi uzun eski bir tarihi kaleye vardık. Onun hemen yanında Gevuş çavuş’un anıtı var. Sasonlu Ermenilerden. Andranik Paşa ile birlikte osmanlı ve TC ye karşı savaşan bir kahraman...
Xorvirap kalesini geziyoruz. Önemli bir uğrak yerinde yer alıyor. Aralık’ın hemen karşısına düşüryor. Burayı gezip fotolar çekiyorum. Hostes ve yolculuk konusunda bize bilgi veren kadından tek tek hangi yerin ne anlama geldiğini öğreniyoruz. Bu iş bittikten sonra bir başka Ermeni kadın, “işte orası Kürt köyü” diyor...
Karşıda Çiyaye Agıri-Ararat ve ermenilerin deyişi ile Masif dağı bütün görkemliliğiyle bize selam veriyor. Heybetli görünüyor. Yaz ve kış başında kar eksik olmuyor.
Hemen yanında Küçük Ağrı denilen bitişik dağ uzanıyor. Bu dağ soykırıma karşı Ağrı Kürt mücadelesi sürecinde, mücadeleyi bastırmak için İran ve TC anlaşması ile İran’dan alınmış, karşılığında başka Kürdistan toprakları iranâ verilmiştir.
Çiyaye Agıri döneminde ihsan Nuri, Brae Heske Telli ve başka yerlerden gelen Kürt savaşçılarının mekanı olmuştur. Direnişleri epey sürmüştür. Bir nevi gerilla mücadelesi sürdürmüşlerdir. TC sömürgecileri bastırmakta zorlanınca İran ile anlaşmaya varmıştır. Aynı zamanda Sovyetler Birliği soykırıma karşı verilen Kürt mücadelesini gerici görmüş ve ezilmesinden yana olmuştur.

*Karşı taraf bizim...
Bağırsam duyacaklar..
Xorvirap’ kalesinin hemen önünde 50-60 metre ötede tel ögüler çekilmiş.. Onları görüyorum. İşte bu bir sınır... Ve karşı tarafı bizim. Kürt köylerinden biri çok yakın.. Ağaçlar var.. İçinde hemen cami ilk görünenlerden...
Çiyaye Agıri’yi gördüğümde hemen şu aklıma geldi. Türk sömrgecilerin mücadeleyi bastırması ve soykırım ve sürgününden sonra yazılan ve çizilen karikatür...
“Muayyel Kürdistan burada medfundur”(Hayali Kürdistan burada gömülüdür)
Evet çizilen bir mezar ve üstüne yazılan...
Ağrı-Karakose’de 1977 yılında kaldım. Kürdistani grupların ilk çalışmaları bir dönemdir başlamıştı.
O zaman Kendi aramızda TC nin yazdığı bu sözü tartışıyorduk.
“Siz gömdüyseniz, biz dirilteceğiz” diyorduk...
Kürdistan devrimcileri olarak burada faaliyet yürüttüm. Kars’a uğramışlığım oluyordu. Iğdırı ve hatta Van bir kerelik olsada gitmiştim. Mekanımız Doğubeyazıt ve Ağrı’ydı..
Salih Kandal, Mehmet Can Yüce, Salih Hanevdaloğlu, Mehmet Okçu, İbrahim Hoca, Fuat Aslan, Suat Şahin, Tekin Kızılay, Hamit Dönder, Talat Aktaş, Mehmet Savaş, Sıraç hoca, ve daha bir çoğunun adını belirtmeden geçemeyeceğim...
Şimdi Xor Virap’tan baktığımda onlar Çiyaye Agıri’nin öteki yüzündendiler..Gürbulak İran yapay sınırına gidince Çiyaye Agıri’nin bir kısmı Hanevdaloğullarına aitti.
Salih'in cesur bir anası vardı. Erkek gibi kadın diyorlar ya aşağı yukarı öyleydi. Yavrusunun üstünde titreyen bir ana rolünü çiziyordu.
Kürdistan’ın dirilişi, Kürdistan Ulusal Kurtuluş mücadelesi ve Bağımsız Kürdistan için ön çalışmaları yapıyor ve savunuyorduk...
Kars’ta Hüseyin Makal, Akif Yılmaz, İdris Ökmen vb arkadaşları anmadan geçemeyeceğim.

*İşte karşıda Ahmet kesip ve Yusufları görüyorum...
Onların köyleri belli belirsiz karşıda bir yerde.. Çiyaye Agrıri’nin eteklerinde..
Bir toplantıda akrep soktuğu halde toplantı havasını bozmayayım diye istifini bozmayan Ahmet Kesip...Mezara gömüldü denildikten sonra Çiyaye Agıri’nin ilk gerillalarından...15 Ağustos la başlayan gerilla savaşını Serhat alanına yerleştirmek ve geliştimek isteyenlerden..
Hüseyin Makal, 12 Eylül darbesinden dağa çıkan ve yakalan Digor ve Kars'da bağımsızlık tohumlarını ilk ekenlerden..Erzurum cezaevinde birlikteydik. O, erken çıktı, gitti harekete katıldı. Hastalandı, İran a götürüldü, kurtulmadı ve yaşamını yitirdi.
Fuat 1982 de Erzurum askeri cezaevinden çıktı. Gerillaya katıldı. Serhat’ın ilk gerilla şehitlerinden..
Yusuf Adet genç yaşta PKK ile tanıştı ve cezaevine düştü, çıktı ve gerillaya katıldı. Şehit düştü..
Ve ismini sayacağım daha başka arakadaşlar...
İşte karşımda doğdukları mekanlar görülüyor...
Dersim-Elazığ-Bingöl çalışmalarından sonra Serhat’a görevlendirildim. Orada çalıştım.1977 de orada yakalandım.
Şimdi oraların karşı taraflarında sınırları gezince aklım hem gidip geliyor...
Uzaktan görmek insanın özlemlerini gidermiyor..
Bu ülke için bağımsızlık çalışmalarına katıldım. Gençtik, heyacanlıydık, hayallerimiz güçlüydü.
Her tür fedakarlığı göze almıştık. Bağımsız-demokratik ve birleşik Kürdistan için propaganda ve ideoloji , amaç çalışmaları yaptım. Gençlik mücadelerine katıldık. Mücadele ettik, direndik dayandık, 16 yıl TC cezaevlerine yattık. Çıkınca yine soluğu Kürdistan Ulusal Kurtuluş mücadelesinde aldık. Savaştık. Örgüt çalışması, basın yayın çalışmaları yürüttük.
Hayat işte..
Şimdi karşı tarafta sürgündeyim...

*Nahçıvan sınırından TC ve Ermenistan sınırını Gümrü ve Kars kadar Rusya güvenliğini sağlıyordu. Eskiden Sovyetler birliğine aitti güvenliği sağlamak.. Kars, Sovyet devriminin Türkiye'ye hediyesidir. Sovyetler Birliği soykırima karşı Kürtlerin kendini savunmasını ve mücadele etmesini hep gerici gördü.
Çiyaye Agırı Kürt mücadelesine Sovyetler Birliği gerici gözüyle bakıyordu...
Enver-Cemal-Talat üçlüsü genç Türklerdi. Bu Genç Türk devrimi olarak adlandırıldı. İttihat ve Terakki SBKP tarafından böyle değerlendiriliyordu...
Taşnakları hiç beğenmezlerdi. Ermeniler kendi yurtlarından yok edildi. Sovyetler Birliği buna da seyirci kaldı. belirleyici olan kendi çıkarlarıdır. Başkalarının toprakları oldu mu halklar adına dağıtılıyordu. kendilerine göre sınırlar çiziyorlardı.
Mesala şimdi sınırından geçtiğimiz Nahçıvan'ın Azerbeycan ile bağlantısı yoktur. Azerbeycan Nahçıvan arasında Ermenistan toprakları vardır. Burası kendi başına özerk. Azerbeycan'a bağlı.
Karabağ ise özerk olmasına rağmen Ermenistan’a bağlı değildi.1990 larda ki Ermeni ve Azeri çatışmalarında ayrı devlet haline geldi, Ermenistan'a bağlı...

Eskiden Çiyaye Agıri den gece Iğdıra indiğimizde Yerevan bayağı ışıklı görünüyordu. tepeden ığdır'a baktığımda aynı görkemlililk yoktu.
Şimdi yol aldıkça bazı köylerde gördüğüm yükselen ot yığınları ve tezekler vardı. 100 yıllık Sovyetler deneyimi tezekleri hala ortada kaldırmamıştı. Başka bazı köylerde de hala tezek kullanılıyor.
Tezeğe buradada karşılaşıyorum...
Gürcistan 'da kaldım, gezdim ve tanıdım. Ermenistan'ı çok iyi tanıdım ve gördüm. Kültür, giyim, yaşam tarzı, düşünüş biçimi olarak yaşadığımız yerlerden pekte ileri sayılmazlar. hatta bazı konularda geriler...
Eskiden reel sosyalizmdi ve şimdi kapitalizm. İnsanlar iş bulamıyor. Ekonomik vb sorunları var. Ama Gürcistan ve Ermenistan'da Sovyetler Birliği dönemini arayan oldukça azdır. İnsanların ezici çoğunluğu bu günü geçmişe tercih ediyor...
Hayhat...
Ne kadar reel sosyalizm savunucusuyduk. Sovyetlerde herşey devletin ve sen yine ücretlisin... Herkese iş vermek ve sosyal vb haklar vardı.
Ekonomi yaşam standarttı. Gümrük duvarları vardı. İnsanların dışarısıyla yüzleşmesini engelliyorlardı. Kısaca kendi insanlarına güvenmiyorlardı.
Sovyetler Birliği ne kadar destekledik...
Şimdi Çiyaye Agiriye bakıp düşünüyorum. teorilerinize çok kandık. herşey Sovyetler birliği için olunca dünya kurtulacak sandık...
Biz onlara ne kadar çalıştık. Ama onlar zırnık kadar Kürtlere ve Kürdistan'a ve devrimcilerine destek vermedi.
TC'ye Ağrı mücadelesini bastırmada destek verdiler. ve şimdi baktığım ve gezdiğim sınırı kapattılar...
Ruslarıda tanıdım ve sosyalizmin onları ne kadar geliştirdiğini gördüm. herşey merkez bilir ve herşey merkeze akar. Sovyetler yıkılınca çevre halklar iyice çöktü, bir tek Rusya ve Bele Rusya kendini toparladı. Çünkü zenginliğin merkezi çarlıktan beri oradaydı.
Areni ye yol alıyoruz. Burası Ermenistan ve Nahçıvan sınırında.. Kandilden Ermenistan'a bir grup olarak yürüyerek geçerken Nahçıvan sınırından içeri girmiştik. Sağ tarafta oturuyorum. Sınır oldukça yakın..
Ozaman geçince geceydi. Bilmediğimiz yerlerdi. Tam nerede geçtiğimizi kestiremiyordum.
Areni'de mola veriyoruz. Gözlerim yine karşı sınırda...
Areni, Areni şarapları ile meşhur. şarabı bayağı güzel ve hoş.. Bir yere oturuyoruz. Areni şarabını tanıtıyor. Gelişim hikayesini anlatıyor.
Bizlere tadına bakmamız için uzatıyor.
İçiyoruz. gerçekten hoş bir şarap. Marka yapmıştır.
Bu arada Ömer Hayam'ın yaşamının bir parçası olan ve şiirine döktüğü şarabı anımsıyorum.

*Areniyi geçince gözlerim yine sınırda.
Bir yere geliyoruz. Aha, işte biz buradan indik kararını veriyorum.Nahçıvan'dan Ermenistan'a geçtiğimi yerin ta kendisi...
Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti yıkılınca orayı koruyan Melle Mustafa Barzani denetimindeki bazı peşmergeler ve hatta aileler ile Güney Kürdistan dan , İran ve Türkiye devlet sınırlarını bir o tarafa bir bu tarafa geçerek zorlu bir yürüyüş gerçekleştiriyor. 45 günde Azerbeycan'a ulaşıyorlar..
Biz beş kişilik bir gruptuk. 19 günde Erivan'a vardık. gerillaydık. Dinlenerek gece gündüz Kandil'den xaxurke üzerinden bir kısım Türk devlet sınırını geçerek İran tarafından sınır boyunca yürüdük. Çok az ve uygun yerde oda zozanlarda arabaya bindik. Araba yolculuğu yapmadık ve hiçbir şehire ve ilçeye girmedik.
Karşımızdaki Küçük Ağrı nın yanından Aras yakınında bulunan Kürt köyüne ulaştık. Oradan Aras'ı vurup Nahçıvan'a geçtik. Nahçıvan küçük, bir gecede bir yerinden diğer ucuna vb ulaşabilirsiniz.
Devam edecek....
Dursun Ali Küçük
25.9.2018 

42547

Misafir yazarlar

Güncele iliskin yazilariyla sitemize katki sunan yazar dostlarimiza ait bölüm

Son Haberler

Sayfalar

Misafir yazarlar

TKP-ML TİKKO Genel Komutanlığı: YAŞASIN TİKKO KONFERANSIMIZ!

DEVRİMCİ SAVAŞTA İLERİYE DOĞRU BİR HAMLE!

YAŞASIN TİKKO KONFERANSIMIZ!

DEVRİMİN ZAFERİ İÇİN HALK SAVAŞI’NDA DERİNLEŞ, GERİLLADA UZMANLAŞ!

Ömer Koç'un „Üzüntüsü“; Kapitalizmin Yeni Eğilimidir

Uluslararası tekel Koç Holding’in şefi Ö. Koç, TÜSİAD'ın 13 Ocak 2022 tarihinde düzenlediği „Dijitalleşme Türkiye Konferansı“nda yaptığı konuşmada, Uluslar arası tekellerin iki kaygısını dile getiriyor. Birinicisi, işgücü nüfus üretiminde zorlandıkları ve ikincisi ise, mesleki olarak „yetişmiş işgücün“ün başka ülkeler tarafından „çalınması“.

Koç şöyle diyor:

Dedef ve Dersim’in fethi (Ava Neşe KALP)

29 Aralık 2021 ile 2 Ocak 2022 tarihleri arasında İstanbul Yenikapı’daki 5 günlük "Tunceli Tanıtım Günleri" adlı organizasyon sonrası yaşanan eleştirilerle ilgili bir iki söz söylemenin vaktidir sanırım.

Yeni Bir Mücadele Yılına Girerken: Ölümsüzlerimizle Yürüyoruz!

2021 yılını geride bıraktık. Yeni bir mücadele yılına girerken gerek dünyada ve gerekse de ülkemizde başta sınıfsal çelişkiler olmak üzere bir dizi çelişkinin giderek keskinleşmesi 2022 yılının sınıf mücadeleleri açısından hareketli geçeceğini göstermektedir. Küçük bir örnek olması açısından MESS grup sözleşmesinde sefalet zammını kabul etmeyen ve iş bırakan Birleşik Metal-İş üyesi Çimsataş işçilerinden 25’i, SMS’le işten çıkarılınca direnişe geçtiler. Yeni yılda bu türden örneklerin artacağı öngörülebilir.

Katledilişinin 15. Yılında Bir Kez Daha; Hrant Ahparig

Ermeni yazar, gazeteci Hrant Dink’in katledilişinin üzerinden 15 yıl geçti. 15 yıldır Hrant, başta Agos gazetesinin önünde olmak üzere birçok yerde “Ahparig” denilerek “Buradayız” şeklinde verilen mesajla anılmaya devam ediliyor.

Hrant Dink, 19 Ocak 2007’de Şişli’de Halâskârgazi Caddesi üzerindeki Agos Gazetesi’nin çıkışında, 14.54’te, arkasından ve çok yakın mesafeden yapılan üç el silah atışıyla katledildi.

Kürtleri boğmak (Nubar OZANYAN)

İşgalci, soykırımcı Türk devleti ve çeteleri, Rojava’ya ve bir bütün olarak Kürtlere karşı saldırılarına ara vermeden yoğunlaştırıyor. Gün yok ki, haber ajanslarına Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırı haberleri geçmesin. Gün yok ki, toplu insan kaçırmalar, hırsızlık, doğa katliamı, su depolarına yönelik suikast haberleri ajanslara yansımasın. Uluslararası ve bölgesel anlaşmaları, insanlık hukukunu çiğneyerek son 15 gün içinde havan, obüs ve tanklarla tam 225 saldırı gerçekleştirdi.

Faşist şef Amed’e giremez (Selahattin ERDEM )

  • JİTEM esasta bir MHP örgütlenmesi oluyor.
  • Aslında orman kurma değil, soykırımın zaferi ilan edilmek istenmektedir.
  • Peki Amed böyle bir hakaret ve saldırıyı kabul edecek midir?
  • Amed halkı 1975’de Alpaslan Türkeş’e karşı direndi ve kazandı, şimdi de Devlet Bahçeli’ye karşı direnecek ve kazanacaktır.

Türkiye’deki Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) NATO’nun süper gladyosu tarafından kurulduğunu çok iyi biliyoruz.

Tek Yol Birleşik Devrim-Taylan Ateş

Biliyoruz, makalenin başlığı bilindik, bir o kadar da klasik oldu. Ama ne yaparsınız, Türkiye ve Kürdistan emekçi sınıfları en pespaye görüşlerle, sokaktaki insanın bile artık inanmadığı öneri ve düşüncelerle aldatılmaya çalışılırsa ve bunda ısrar edilirse bize düşen de devrimci çözüm biçimini ısrarla ve defaatle öne sürmektir.

Dünden bugüne enternasyonalizm ve enternasyonal faliyetlere kısa bir bakış

Bu belgede ortaya koyacağımız düşünceler dünden bugüne enternasyonal çalışmalara bakışımızı yeniden özetler niteliktedir. Bu nedenle hem geçmiş belgelerimizden geniş aktarmalar yapacağız hem de güncel bağlamda nasıl bir enternasyonal çalışma yürütmemiz gerektiği sorusuna yanıt vermeye çalışacağız. Elbette ki kendi cephemizde ortaya koyacağımız düşünceleri diğer kardeş parti ve örgütlerle tartışacağız. Bu noktada her türlü eleştiri ve öneriye açığız.

İnanlar unutulmasın! (İsmail Cem Özkan)

12 Eylül öncesi devrimcileri gerçekten devrim olacağına inanıyordu, inandığı için hayatını ortaya koymuş, bulunduğu mahallelerin dışına gidip, dayanışmayı canıyla ortaya koyardı. Sabahlara kadar yazılan kuşlamalar, belirlenen meydanlarda havaya atılır ya da otobüsün havalandırılmasına bırakılır, otobüs hareket edince durak ve yol kuşlama kağıdı ile dolardı. Mesaj halka verilmiş olurdu bu suretle.

Sosyalizm Kazanacaktır!

2021’nin son yazısı olarak bazı nesnel olguları kısa başlıklar halinde belirteceğim.

Öncelikle, kapitalist-emperyalist dünya sisteminin bugünkü kısa özetini verelim:

Sayfalar