On İki İmamlar Alevi Olabilir mi ? 1-2
“…Bir insanın arınmışlık düzeyi en güzel sahip olduğu hoşgörüyle, anlayış ile ölçülebilir. Arınmış insan başkalarını yargılamaktan uzak, olayları ve insanları çok geniş bir bakış açısı ile görebilen, hoşgören, olaylar karşısında sukunetini yitirmeyen, her şeyi doğallıkla kabul eden bir yapıdadır. İyi yada kötü diye ayrımları yapmaktan kaçınır, sevgisi bütüne, herkese ve her şeyedir. Hoşgörüsündeki yükseklik, onun bu sevgiyi bu şekilde eksiksizce ve adilce aktarabilmesini sağlar. Korku ve endişelerden hemen hemen tamamen uzaklaşmıştır. Güzellikleri yaratabileceğini bilir, ve olumsuzluklarında mutlaka bir hayırla geldiği bilincine sahiptir. Bu nedenle başkaları tarafından olumsuz görünen olaylar bile onun için olumsuz değildir. Bu tip olaylar karşısında üzüntülere, öfkelere, hırçınlıklara kapılmak yerine, olaydan görüp anlaması gerekenin ne olduğuna odaklanır ve ne yaparak bu olayı aşabileceğine, olumluya dönüştürebileceğine bakar, düşünür. Düşünmek arınmaya başlamanın birinci adımdır. Adildir, herkes tarafından güven duyulan bir kişiliktir. Kırmayan ve kırılmayandır…“
Bilge insan olmak, en başta mütevazı olmak, bilginin olgunluğunu taşımak, bilgiye bir ışık gibi yönelmek ve edindiği bilgiyi takiyye yapmadan paylaşmaktır. Bilge insan yiğit ve alçak gönüllü olmayı kendine görev sayar. Bilge insan tarihe, geleceğe ve halkına karşı kendisini sorumlu hisseder. Bundan dolayı her şart altında gerçekleri söyler ve savunur. Kuşkusuz ki bunun bir bedeli vardır. Bilge insan bunun farkındadır. O, doğasından güç alır. Bilge insan, karıncaların dışında hiç kimsenin karşısında eğilmez, doğru bildiğini her şart altında savunur, inandığı şeyleri asla gizlemez. Rol yapmaz, doğasına aykırı davranmaz. Güce göre şekillenmez. Bilge insan herkes beni sevsin diye doğrularından asla taviz vermez, takiyye bilmez, sözünden ve özünden hiçbir zaman vazgeçmez. Onun ruhuna özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve adalet duyguları şekil verir.
1200 ile 1700 yıllarında Osmanlılar bir milyon Alevi’yi katlettiler. 1700 yıllarından sonra ise Osmanlılar iktidar gücünü de kullanarak, katliamlardan sağ kalan Alevileri Müslümanlaştırmak için, her türlü alçaklığa başvurdular. Özelikle 1725 yılından sonra, Osmanlı padişahlarından 1. Abdülhamit’in tahta oturmasıyla birlikte, katliamlarda sağ kurtulan Alevileri Müslümanlaştırmak için, özel fetvalar yayınlandı. Bu fetva’lardan sonra kendilerine yakın olan(asimile olmuş)Alevilerden ve bazı Alevi kökenli bile olmayanlardan, deyim yerindeyse çakma Alevi dedeleri yetiştirdiler.Bunları Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelere göndererek,inanç sistemini fiilen bozmak amacıyla Alevilikte olmayan bir çok şey varmış gibi gösterildi.”Biz ehl-i beyt soyundanız ,esas Müslüman biziz” gibi propagandalar yapılarak , sistematik bir İslamlaştırma politikası izlendi ve Aleviler İslamın içine çekilmeye çalışıldı. Böylece milyonlarca Alevi asimile edildi.
Yaşamları boyunca camiden hiç çıkmıyan, Alevi inancı hakkında en ufak bir bilgi sahibi olmayan ,Cemevi görmemiş, şeriatın yayılmasında büyük pay sahibi olan 12 İmamlarda bu asimilasyonun önemli bir parçası olarak, Alevi yolun takipçileri gibi gösterildi. Osmanlılar böylesi bir taktikle Alevileri İslamın içine çekerek Müslümanlaştırmaya çalıştılar. Ve bu noktada da son derece başarılı oldular. Başarısız oldukları yerlerde ise sürgün politikaları uyguladılar. On iki imamlar alevi miydi? On iki imamlar alevi inancına göre hiç yaşadılar mı? Alevileri on iki imamları ne kadar tanıyorlar?
Kavram karışıklığın yaşandığı bugünlerde, bilgi kirliliğin ortadan kaldırılması için Aleviler İslamı sorgulamak zorundadır. Aleviliği İslamla karşılaştırdığımızda aynı coğrafyayı paylaşmanın dışında ortak paydalarımız olmamasına rağmen İslamdan binlerce yıl önce var olan Alevilik kimler tarafında nasıl İslamın bir tarikatı gösterildi.
Alevilerin asimile edilmesinde on iki imamların rolü büyüktür. On iki imamların Alevi gibi gösterilmesi, Alevilerin zaman içinde on iki imamlar gibi yaşamaya çalışması, Alevilerde önemli bir kırılmaya yol açmıştır. 1980 yıllarına kadar bazı Aleviler cuma namazına giderlerdi. 12 eylül1980’ den sonra devlet bunu fırsata dönüştürerek, birçok Alevi köyüne cami yaptırdı. Başlangıçta cuma günleri camiye giden Alevilerden bir kısmı bugün günde beş vakit namaz kılmaya başladı. Başbakan Tayip Erdoğan Alevilik Ali’nin yolunda gitmekse, bende Aleviyim diyebiliyor. Haksızda değil. Oysaki sağır sultan bilir ki İmam Ali İslamın 4. halifesidir. İmam Ali’nin halifelik döneminde en katı Şeriat uygulanmıştır. İmam Ali on iki imamlar ilkidir.
On iki imamlar kimdir?
1. İmam Ali kimdir: Babası Ebü Talip Annesi Fatımâ’dır. 21 Mart 598 yılında Mekke’de doğdu. Hz. Muhammedin amcasının oğlu. Muhammed’in damadı. Muhamed’in ölümünden hemen sonra iktidar kavgası başladı. İmam Ali halifeliğin kendi hakkı olduğunu iddia etti. Ayşe ile Ali’nin arası açık olduğu için Ayşe, Ali’nin halife olmasına karşı çıktı. Ali ile Ayşe’yi düşman eden ve aynı zamanda İslamda kırılma noktalarından biri sayılan, olayın baş kahramanı Ali’dir. Bilindiği üzere Ali Ayşe’nin Muhammed’i aldattığını iddia eder. Muhammed’den Ayşe’yi boşamasını ister. Bunun üzerine Ayşe ile Muhammed’in arası açılır. Ayşe babasıgile küs gider. Daha sonraları Muhammed bunun bir iftira olduğunu söyler. Bunun üzerine tam on ayet iner. Ayetin birinde kim ki iftirada bulunursa o cehennem de yanar. Ayşe bu ayete dayanarak Ali’nin cehennemlik olduğunu, cehennemlik birinin Halife olamayacağını söyler.
Bunun üzerine Halifelik Ebubekire verilir. Ebubekir 2 yıl halifelik yapar. Ebubekir halifelik döneminde Ali, Hz.Muhamed’in mal varlığının kendisinin hakkı olduğunu iddia eder. Ebubekir Peygamberin mal varlığının kamuya ait olduğunu söyler Ali’ye vermez. Bunun üzerine Ali ile Ayşe arasındaki çatışma uzlaşmaz bir hal alır.
Ebu bekirin ölümünden sonra Halifelik için üç aday çıkar. Ali, Ömer ve Osman. Ali ile Osman arasında gerginlik hat safhaya ulaşmıştır. Bunun üzerine Medine halkı bir çatışma yaşanmasın diye Ömer’i Halife seçer. Ali, Ömer’den sonra Halife olabilmesi için Ömer’le iyi geçinmeye çalışır. Halifelik uğruna 8 yaşındaki kızı Ummüye Gülsüme’yi Ömer’e onbirinci eş olarak verir. Medine halkı buna tepki gösterir. Ali buna aldırış etmez. Ömer 10 yıl Halifelik yaptık sonra öldürülür. Ömer’in öldürülmesinden sonra Halifelik için Ali ile Osman arasında Halifelik kavgası başlar. Osman ile Ali Muhammed’in damatlarıydılar, yani bacanak idiler. Ayşe’nin, Osman’ı desteklemesi ile Medine halkı Halifeliğe Osman’ı seçer.
Osman’ın Halifelik tahtına oturmasına, Ali ve taraftarları sıcak bakmazlar. Osman’ın başarısız olması için çaba harcarlar. Ülke genelinde kaos vardır ve köleler ayaklanmaya başlamıştır. İç karışıklık, iç çatışmaya dönüşür ve Osman öldürülür. Osman 12 yıl halifelik yaptı. Ayşe Osman’ı Ali’nin öldürttüğünü iddia eder. Halifelik tahtına Ayşe’nin karşı çıkmasına rağmen Ali geçer. Bunun üzerine Araplar ve ordu ikiye bölünür. Bir tarafta Ali’nin orduları ve taraftarları, diğer tarafta Ayşe’nin ordusu ve taraftarları. İki başlı bir yönetim ortaya çıkar. Ayşe, Ali’nin cehennemlik olduğunu, cehennemlik birinin Halife olamayacağını söyleyerek Ali’ye meydan okur. Bunun üzerine savaş çıkar. Ali taraftarları üstünlük sağlar. Ali taraftarları çoluk-çocuk demeden on üç bin beş yüz kişiyi kılıçtan geçirerek katlederler. Ayşe’yi rehin alarak Medine’ye getirirler. (Cemal savaşı)
Ali, Ayşe’nin taraftarlarını ortadan kaldırdıktan sonra kuranı baz alarak şeriat yasalarına göre İslam alemini yönetti. Fakat ülke genelinde ayaklanmalar başlamıştı. Şam valisi Muaviye Ali’nin emirlerini yerine getirmez. O tarihte İslam orduların genel karargahı Şam’da idi. Şam valisi aynı zamanda genel kurmay başkanı idi. Ali’nin bazı valileri görevden almalarına Muaviye karşı çıkar. Bazı bölgelerde iç çatışmalar hat safhaya ulaşır. Ali 24 Ocak 661 tarihinde camide namaz kılarken köle Abdurrahman ibni Mülcem tarafında öldürülür. İmam Ali, İslamın 4. Halifesidir. 4 yıl 9 ay 14 gün Halifelik yaptı, yaşamı boyunca İslam için çalıştı.
İslamın yayılmasında ve askeri olarak güçlenmesinde büyük çabaları oldu. 9 resmi evlilik, onlarca cariyesi (kadın köle) vardı. İktidarı döneminde Kadınlara söz hakkı tanımadı. Köleliği yasaklamadı. İslamı benimsemeyenlere yaşama hakkı tanımadı. Mezarı Irak, Necef şehrindedir.
ON İKİ İMAMLAR ALEVİ OLABİLİR Mİ? (2)Tarih anların toplamıdır.Tarihi anda yazanlar, anda tarihi gerçekleştirenler ve bilgece tarihsel yol göstericiliğin hakkını verenler; tarihi inkar edilen ve tarihine suskun ve sağır edilen bir halkın hafızasına seslenirler. Tarihi,bir anlamda gerçeği yeniden dokurlar. Onları, sıra neferi olmanın mütevazılığına rağmen, en ön saflara taşıyan bu bilgelik ve gerçeği inatla arama ısrarlarıdır.Tarihte, çok nadiren, tarihi kendi yapma ve yazma cüretinde olanlar çıkmıştır. Ancak o bilgelerdir ki, tarihin tekerini ileriye doğru iten neferlerin de bir adım önüne çıkarak; dev okyanus dalgalarının yüceliğini bağırlarında taşıyıp, tepelerdeki ak köpükler misali semalara doğru güçlü ve kararlı adımlar atmışlardır.Bilgeler, kavrayışları ve öngörüleriyle; yorumlama ve değiştirme güçleriyle bilgedirler. Ancak eylemleriyle bilgeliklerini buluşturma sancılarını ateş gibi görkemli taçlarla sonsuzlaştıranlar; kurdukları ateş, kan, ter ve candan köprü ile öncülük yaparlar. Yol gösterirler.2. İmam Hasan kimdir:Babası birinci İmam Ali, annesi Fatima-tüz Zehra’dır. 1 Mart 624 yılında Medine'de doğdu. 1.İmam Ali Halife iken Hasan Küfe'de imamdı. Küfe'de namaz kıldırırdı. İmam Ali öldürüldüğünde İmam Hasan 37 yaşında idi. İmam Hasan kadınlara karşı olan zaafı ile biliniyordu. 36 evlilik yaptı. Halife Ali'nin oğlu olması Küfe'de devlet yetkilisi olduğundan kimse cesaret edip karşı çıkmamıştır. Bazı kaynaklara göre İmam Ali, oğlu Hasan'ın 36 kez evlenmesine kızmış Küfe halkına çağrıda bulunarak İmam Hasan'a kız vermelerini istemiş. İmam Ali öldürüldükten sonra daha cenazesi yerde iken, İmam Hasan Küfe'de kendisini Halife ilan etti. Şam valisi Hz. Muhammed’in kaynı Muaviye,İmam Hasan'ın Halifeliğine karşı çıktı. Muaviye ordunun da desteğini alarak kendisini halife ilan etti. Böylece iki başlı bir yönetim ortaya çıkar. Ordu Muaviye’yi desteklediği için Muaviye halifeliğini pekiştirmek için, imam Hasan'a savaş ilan eder. İmam Hasan Muaviye karşı savaşması için Başta Mısır valisi olmak üzere bazı valilerden destek ister. Valiler İmam Hasan'a destek vermezler. Valilerin tamamı Muaviye'yi destekler. İmam Hasan bu durumda yalnız kalır. Muaviye'ye direnecek gücü yoktu. İmam Hasan, Muaviye’ye elçi göndererek bazı şartlar öne sürerek anlaşma teklif eder. İmam Hasan'ın Muaviye'den talep ettiği şartlar şunlardır.1. Halifelik Muaviye’ye verilecek.2. Muaviye’nin ölümünden sonra halifelik Hasan’a verilecek.3. Ali’nin çocuklarına ve mal varlığına dokunulmayacak.4. Her yıl Hasan’a 55 bin dirhem ödenecek.Muaviye bu şartları kabul eder. İmam Hasan Küfe halkının toplandığı bir alanda, Muaviye'nin Halife olduğunu açıklar. Kendiside Küfe halkının önüde Muaviye'ye biat eder. Böylece halifelik tahtına 661 yılında 20 yıl boyunca Şam valiliğini yapan Hz. Muhammed’in kaynı Muaviye oturur. İmam Hasan bu tarihten sonra imamlık yapmaz. Babasının mal varlığı Medine'de olduğu için, Küfe'den ayrılarak Medine'ye yerleşmeye karar verir.İmam Hasan Küfe'den ayrılır Medine'ye yerleşir. Hasan'ın Eşlerinden bazıları Küfe'den ayrılmazlar. Muaviye Medine'de Hasan'a her hangi bir görev vermez. İmam Hasan Halife olabilmesi için Muaviye'nin ölümünü beklerken 670 yılında 28. eşi Cude tarafından zehirletilerek öldürülür. Bazı iddalara göre İmam Hasan'ın zehirletilmesinde Muaviye'nin parmağı olduğu söylenilmektedir. İmam Hasan'ın öldürülmesinden sonra Muaviye'nin İmam Hasan'ı zehirleyen eşi Cude'yi kendi himayesine alması bu iddaları güçlendirmektedir. İmam Hasan'ın mezarı Medine'dedir.3. İmam Hüseyin kimdir:Babası birinci İmam Ali, annesi Fatima'tüz Zehra. 9 Ocak 626 yılında Medine'de doğdu. İmam Ali öldürüldüğünde İmam Hüseyin 35 yaşında idi. Medinede imamlık yapmaydı. İmam Ali'nin öldürlümesinden sonra Küfe'de Muaviye ile Hasan arasındaki iktidar kavgası yaşandığından İmam Hüseyin Medine'deydi. İmam Hasanın Halifelik için Muaviye ile kan dökmeden anlaşması Medine'de iyi karşılandı. İmam Hüseyin de İmam Hasan gibi Muaviye biat ettiğini açıklar.Muaviye İmam Hüseyin'e İmametlik görevini verir. Medine din şurası toplam 22 imamet'ten oluşuyordu. İmam Hüseyin 12 yıl boyunca Medine din şurasında imametlik yaptı. Ülke için alınan tüm kararlarda imametlerin de onayı alınmaktaydı. 678 yılında Muaviye oğlu Yezid'i Şam valiliğine (genel kurmaylığa) atadı. İmam Hüseyin asla buna itiraz etmedi.Muaviye 19 yıl 6 ay Halifelik yaptıktan sonra rahatsızlanır. 76 yaşında iken bu görevi artık yürütemeyeceğini kendisi de bildiğinden Şam valisi olan oğlu Yezid’i Medine’ye çağırarak "kendisinin hasta olduğunu ve artık halifelik yapamayacağını, tahta kendisini getireceğini’’ söyler. Yezid görevi gereği buna hazırdı. Bunun üzerine Muaviye Medine din şurasını toplayarak kendi yerine Şam valisi olan oğlu Yezid’i atadığını söyler. Muaviye din şurasının önünde Yezid’e biat ederek, herkesin Yezid’e biat etmesini ister.Medine din şurası Hüseyin hariç tamamı Yezid’e biat eder. Hüseyin Yezid’e biat etmez. Muaviye’nin Yezid’i kendi yerine ataması ve din şurasının tamamının Yezid’i desteklemesi, Hüseyin’i rahatsız eder. Hüseyin, Muaviye ile var olan anlaşma gereği, Halifeliğin kendisinin hakkı olduğunu düşünüyordu. Hüseyin Muaviye’ye sitem ederek toplantıyı terk ederek ‘’Yezid’e biat etmeyeceğini’’ açıkça dile getirir.Yezid hemen işe koyulur Şam valiliğine Mervanı tayın eder. Böylece ordununda desteğini garantiler. Hüseyin’e haber gönderir, kendisine biat etmesi için 3 gün süre tanıdığını söyler. Hüseyin Yezid’e güvenmediği için, Yezid'e karşı muhalefet oluşturmak için, gizlice ailesini de yanına alarak Mekke’ye gider. Yezid Hüseyin’in Mekke’ye gittiğini öğrenir. İmam Hüseyin'i Yakalamak için asker gönderir.Hüseyin Mekke’de taraftar bulmaya çalışır. Başta Mekke valisi olmak üzere Mekke halkı da Hüseyin'e destek vermezler. İmam Hüseyin Yezid’in kendisini öldürteceğini bildiği için, ailesini de yanına alarak Bağdat’a Küfeye gitmeye karar verir. Zaman kaybetmeden yola çıkar. Hüseyin’in Bağdat’a gideceğini öğrenen Yezid ordularını harekete geçirir. Hüseyin’i Bağdat’a varmadan Necef şehri ile Bağdat arasında bulunan Kerbela’da durdurur. 10Ekim 680 yılında Yezid'in orduları başta İmam Hüseyin olmak üzere ailesiniden bazılarını öldürür. İmam Hüseyin'in çocuklarından bazılarına dokunmaz. İmam Hüseyin'nin mezarı Irak, Kerbelâ’dadır. Hüseyin öldürüldüğünde 5 eşi, 6 cariyesi (kadın kölesi) vardı.İmam Hasan ile Muaviye, İmam Hüseyin ile Yezid arasındaki kavga asla alevi sünni kavgası değildir. Bunların kavgası tamamen iktidar kavgasıdır. Yezid Muaviye'nin ve Medine din şurasının onayı ile Halife secildi. Kerbela Katliamı için oruç tutan alevilere sormak lazım? İktidar için karşı karşıya gelen, Yezid ile Hüseyin arasındaki mücadelede İmam Hüseyin galip gelip, Yezid'i öldürmüş olsaydı, Yezid için de oruç tutarmıydınız?Alevilik'te tek evliik esas'tır. İmam Ali 9, İmam Hasan 36, İmam Hüseyin 5 evlilik yaptı, cariyeler (kadın köleler) hariç. Alevi inancına göre bu durum nasıl izah edelebilir. Ali, Hasan ve Hüseyin Müslüman değil de, Alevi olmuş olsaydılar, Aleviler inançları gereği onları düşkün ilan ederlerdi. Asla onları içlerine almazlardı. Çünkü Alevilikte kadın ayaklar altına alınacak bir varlık değildir. Alevilikte birden fazla evlilik yoktur. Düşkünlük sayılır ,zina sayılır.Yaşamları boyunca camide hiç çıkmıyan, Alevi inancı hakkında en ufak bir bilgi sahibi olmayan, Cemevi görmemiş, Semah dönmemiş Enal-hak dememiş. Eline, beline, diline hakim olmamış, kadınlara değer vermemiş, şeriatın yayılmasında büyük pay sahibi olan, Ali, Hasan ve Hüseyin kimler tarafından Alevi yolun kurucusu olarak gösterildi?4. İmam Zeynel Abidin:Babası 3.İmam Hüseyin, annesi Şehr Banu. 7 Ocak 659 tarihinde Medine'de doğdu. Zeynel Abidin, İmam Hüseyin'in en küçük oğludur. Kerbela katliamı yaşandığında orada bulunuyordu. Evliydi iki çocuk babasıydı. Zeynel Abidin hasta ve yatalak olduğu için Yezid, Zeynel Abidin ve ailesine dokunmaz. Çocuklarıyla birlikte Küfe'ye gönderir. Bir süre Küfe'de kalır, Zeynel Abidin iyileştikten sonra çocuklarını da yanına alarak baba ocağı Medine'ye döner.O konjonktürde, ülke genelinde ayaklanmalar yaşanıyordu. İç savaş yaşanıyordu. Araplar Yezid'e karşı ayaklandı. Ordu bölündü. Zeynel Abidin bu ayaklanmada tarafsız kaldı. Yezid iki yıl Halifelik yaptıktan sonra çıkan iç savaşta öldürüldü. İmam Zeynel Abidin Medinede 35 yıl imamlık yaptı. 6 Ekim 713 yılında Medine valisi Osman bin Hayyan tarafında zehirletilerek öldürülür. Mezarı Medine'dedir.5. İmam Muhammed Bakır:Babası 4.İmam Zeynel Abidin, annesi Fatıma'dır. 17 Kasım 676 tarihinde Medine'de doğdu. Kerbela katliamında sağ kurtulduğunda 4 yaşında idi. Kerbala katliamından sonra babasıyla yeniden doğduğu topraklara medineye yerleşti. Babasının ölümünden sonra Medine'de 20 yıl imamlık yaptı. 8 Ocak 733 yılında amcası İbrahim bin Velid tarafından öldürüldü. Mezarı Medinede'dir.6. İmam Caferi Sadık:Babası İmam Muhammed Bakır, annesi Ümmü Fer. 24 Mayıs 699 yılında Medine'de doğdu. İmam Bakır öldürüldüğünde İmam Caferi Sadık 34 yaşında idi. Tarihin en önemli dönemlerinden biri olan Emevi saltanatının çöküşü ve Abbasi saltanatının başlaması döneminde yaşadı. İmam Cafer şeriat kuralarında taviz vermez. Katı şeriatçı bir molla kimliği ile tanılır. Caferilik olarak bilinen ve Şia fıkhının temelini oluşturan esasları belirlemiştir. 34 yıl imamlık yaptı. Özel olarak yetiştirdiği talebeleri vardı. İyi bir vaazcı idi. İslamın şartlarına ve şeriata bağlılığıyla bilinirdi. Ancak, Câfer-i Sâdık döneminde islam aleminde büyük bir siyasi kargaşa yaşanıyordu. Defalarca onu öldürmek istediler. Bunun üzerine İmam Caferi sadık imamlık görevini bırakır. Geri kalan ömrünü inzivada geçirdi. Sonunda Mansur'un emriyle 22 Ocak 765 yılında zehirlenip öldürüldü. Mezarı Medine'dedir.7. İmam Musa Kazım:Babası İmam Cafer-i Sadık, annesi Hamide. 2 Eylül 745 yılında Arabistan'ın Ebva şehrinde doğdu. Abbasi halifelerinden, Mansur, Hadi, Mehdi ve Harun'un zamanlarında yaşadı. 35 yıl imamlık yaptı. Musa Kazım hacca giderken Medine'ye uğradığında, Harun'un emriyle İmamı Mescid-ün Nebi'de namaz kılarken yakaladılar. Elini ve ayağını zincirle bağlayarak hapsettiler. Medine'den Basra'ya, Basra'dan Bağdat'a götürdüler ve yıllarca hapisten kaldı. Bağdat'ta "Sindi b. Şahik" hapishanesinde 799 yılında zehirletilerek öldürüldü. Mezarı Bağdat'tadır8. İmam Ali Rıza:Babası İmam Musa-i Kazım, annesi Tahire. 25 Ağustos 770 Medine'de doğdu. İmam Rıza çocukluk dönemini babasının yanında geçirdi. 35 yaşında iken babası İmam Kazım öldürüldü. İmam Ali Rıza iktidarda olan Harun'da çekindiği için imamametliğini hemen açıklamadı. Harun döneminde ülke genelinde iç ayaklanmalar yaşandı. Harun iktidarı zayıflamıştı. İmam Ali Rıza bunu fırsat kullanarak imametliğini Medine'de ilan etti. Harun'un ölümünden sonra oğulları Emin ile Memun arasında saltanat mücadelesi başladı. Bu mücadeleyi Memun kazandı ve hilafet tahtına oturdu. İmam Ali Rıza'nın 10 yıl İmamet dönemi Harun zamanında geçti. İmam Ali Rıza 20 yıl imamametlik yaptı. İktidarda bulunan Memun Medine halkın'ın İmam'a göstermiş olduğu ilgiden rahatsız olur 24 Ağustos 818 yılında İmam Ali Rıza'yı zehirleterek öldürttü. Mezarı İran'nın Meşhed denilen Tus şehrindedir.9. İmam Muhammed Taki:Babası İmam El Rıza, annesi Sebike. 16 Haziran 811 yılında Medinede doğdu. Lakabı Taki'dir. Bazen de Cevad ve ibn-ür Rıza lakabıyla anılır. Babası İmam Ali Rıza öldürüldüğünde Medine'deydi. Me'mun'un emriyle hilafet merkezi olan Bağdat'a getirildi. Me'mun, kızını imamla evlendirip, imamı Bağdat'ta kalmaya mecbur etti. Bir süre sonra imam Muhammed Taki Me'mun'dan izin alarak Medine'ye döndü. 8 yıl Medine de imamlık yaptı. Camide vermiş olduğu bir vaazda kayınbabası Me'mun alehinden vaazlar verir. Bunun üzerine Muhammed Taki 25 Kasım 835 yılında eşi Me'mun kızı Mu'tasım tarafından zehirletilerek öldürülür. Mezarı Bağdat'ta10. İmam Ali Naki:Babası İmam Muhammed Taki, annesi Seyyide Ümmü Fazl. 9 Eylül 829 yılında Medine'de doğdu. İmam Ali Naki kendi hayatı boyunca Abbasi halifelerinden yedi tanesini gördü. Onlar, Me'mun, Mu'tasım, el- Vasık, Mütevekkil, Mu'ntasir, Mu'stain ve Mu'tazz'dırlar. Babası Muhammed Taki öldürüldüğünde 8 yaşında idi. Medinede büyüdü. Dini eğitimler aldı. Mütevekkil'in alehinde camide vaaz verdi. Mütevekkil İmam Ali Naki'yi Medine'den o dönemdeAbbasilerin hükumet merkezi olan Samerra'ya götürdüler. Ali Naki 29 Haziran 868 yılında Mu'tezz tarafından zehirletilerek öldürüldü. Mezarı Irak Samarra'dadır.11. İmam Hasan Askeri:Babası İmam Ali Naki, annesi Hadis (Hudeyse) 3 Aralık 846 yılında Medine'den doğdu. İmam Hasan Askeri 22 yaşına kadar babası İmam Ali Bakır ile beraber Irak'da yaşadı. Babası öldürüldükten sonra 22 yaşında babasının tahtına oturdu. imametlik yaptı. Genç yaşta hastalanır. Bazı kaynaklara göre Mu'ttemid tarafında zehirlendiği söylentileri yayılır.. İmam Hasan Askeri'nin hastalık haberi zamanın halifesi Mu'tamıd'a verilince, doktor göndermenin yanı sıra güvenliği için özel koruma gönderildi. Ayrıca bakımı için kadın cariyelerde gönderildi. İmam Hasan Askeri 1 Şubat 874 yılında hayatını kaybetti. Mezarı Irak Samarra'dadır.12. İmam Muhammed Mehdi.:Babası İmam Hasan-ül Askeri, annesi Nercis Hatun, 30 Temmuz 868 yılında Irak, Samarra Şehrinde doğdu. Babası öldürüldüğünde 5 yaşında idi. Kimilerine göre babası İmam Hasan ile birlikte zehirlenerek öldü. Gizlice gömüldü. Kimilerine göre sır oldu, yok oldu. Halk arasında Muhammed Mehdi ilan edildi. Bu durum iktidara hakim olanları kızdırmıştı. Muhammed Mehti'nin bulunması için özel çaba harcansa da bütün aramalara rağmen bulunamadı. Böylece on iki imamlar dönemi arkasında bir çok soru bırakarak sona erer. Neden 12 imam?Oniki imam'ların alevi olduklarını idda edenler şu sorulara cevap vermek zorundalar:1: On iki imam'lar Alevi ise Muhammet’in ölümünden sonra Ali neden Ebu Bekir’e, Ömer’e ve Osman’a biat etti.2: Alevilik Ali ile başlamışsa on iki imam'ların tamamı Mekke ve Medine'de doğduğuna göre ocakların merkezi neden Mekke ve Medine değildir?3. Ali alevi, Ömer sünni ise Ali neden kızını Ömer’le evlendirdi. Ömer Ali'nin damadı olduğunu aleviler biliyormuydu biliyorlarsa aleviler ömeri neden sevmezler?4: Muaviye'ye ile Hasan, Hüseyin arasındaki çatışmanın nedeni alevi, sünni çatışması ise Hasan ile Hüseyin Muaviye'ye neden biat ettiler.5 . On iki imam'lar namaz kılmazdı diyebiliyormusunuz?6: Yaşamları boyunca şeriat düzeni için çalışmış, namazından niyazından geri durmayan ,Cemevi görmemiş On iki imam'lar ölümünden asırlar sonra nasıl alevi oldular?7: On iki imam'ları Pir olduğunu söylüyorsanız, bunların yetiştirdiği Pir'ler varmı?varsa kimlerdir?.8: On iki imam'ların çocuklarından, torunlarından pirlik yapan var mı, varsa kimlerdir?9: On iki imam'lardan saz çalan varmı?10: On iki imam'lardan ve çocuklarında hiç Cem bağlayıp, semah dönen varmı?11: On iki imam'ların müsaipleri var mı?. Varsa kimlerdir?12:Müsaiplik on iki imam'lardan gelmişse neden araplarda müsaiplik yoktur?13: On iki imam'lardan hiç Cemevi yapan var mı?14: On iki imamlardan Enel-hak diyen varmı ?15: Aleviler on iki imam'lar orucunu ne zamandan beri tutuyorlar?16: On iki imamlar 30 gün oruç tutmazdı diyebiliyormusunuz )17: On iki imam'lardan Hızır orucu tutan varmıydı?18: On iki imamlar suç işleyenlere hiç Düşkünlük cezası vermiş midir?19: Alevilikte Tek evlilik esas olduğuna göre 36 kez evlenen imam Hasan, düşkün ilan edildimi?20: On iki imam'lar Kuran’daki kadınları aşağılayan ayetlere karşı çıkmışlar mıydı? Bunları değiştirmek için bir çaba harcamışlarmıydı?21: Aleviler'de kadın erkek ayırımı yapılmadığına göre on iki imam'ların o kadar çok kızları varki neden kadınlardan bir imam olmamış?22: On iki imam'lardan İmam Ali 4 yıl 9 ay İslam alemine halifelik yaptı. İktidarda olduğu dönemlerde neden kadın erkek eşitliğini savunmamıştır?22: İnsanı merkezine oturtan, insana değer veren Alevilik, Ali ile başlamışsa Ali neden köleliği yasaklamadı.23: Muhamed, Ebu Bekir ve Ömerin damadı - Ali ile Osman Muhamedin damadı - Ömer Ali'nin damadı- Muaviye Muhamed'in Kaynı-Yezid Muhamed'in kaynı Yezid'in oğlu olduğunu alevilerden neden gizlendi.24: Alevilikte imamlık olmadığına göre, Neden on iki Pir değilde on iki imam?Bugün Alevilerin önünde iki yol var, ya kendi tarihleriyle yüzleşecekler, hiç takiyye yapmadan Pirlerimizin dediği gibi” dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan”, “Biz aleviyiz” deyip Cemevine gidecekler. Ya da on iki imamlar gibi biz müslümanız deyip camiye gidecekler.On iki imamlar alevidir demek, alevileri camiye çağırmaktır.On iki imamlar için oruç tutmak, aleviliğe ihanettir.Alevilik islamın özüdür demek, Aleviliğe ihanettir.Alevilik İnsandır, Doğadır ve Güneştir. Alevilik islamın içine sığmaz. Alevilik islamın içindedir demek Ateşle barut’u bir arada tutmaya benzer.Ey alevi gençliği, Tarihe karşı sorumluluklarını yerine getir. Tarih Alevilerden bir kez daha tekerür istiyor. Bilge insanlarımızın yarattığı doğa ve insan eksenli ,alevi inancını çölleştirmek istiyenlere karşı ,canı pahasına direnen, Pirlerimiz Hallac-ı Mansur, Baba İlyas, Baba İshak, Börtlüce Mustafa, Tornak Kemal, Şeyh Bedrettin, Pir Şah Kulu, Nur Ali Halife, Şeyh Celal, Baba Zün'nü, Kalenderi- Hayderi, Nesimi, Pir Sultan Abdal, Seyit Rızalar gibi benzeri çıkışlarla yeniden dirilişler yaratarak, inancımıza sahip çıkmalıyız.Barış Aydın
Barış Aydın
Barış Aydın özellikle devrimciler ve aleviler hakkında yazılar üreten aydınımızdır.
barisaydin@kaypakkaya-partizan.net(Hazırlanıyor)
Son Haberler
Sayfalar
Sınıf ve HDP
Hayat yaşadıklarımızı anlamlılaştırınca güzelleşir.
Kürtlerin, lazların, çerkezlerin.... yoksulların... ezilenlerin .... herkesin partisiyiz.
Son zamanlarda hiç dikkat ettiniz mi sınıfın söylemleri de Hdp' nin söylemleri.
Şimdi diyeceksiniz ki bu ne hdp' nin ne sınıfın ne de başka birinin söylemi.
Olması gerekenin söylemi.
Elbetteki bu doğru.
Örgütlenme veyahutta partileşme tartışmasını sürdüren / bitirmiş herkesin kullanması gereken söylemler bunlar.
Sorun bu söylemlerin kullanılması değil.
HDP’ye Barajı Ancak Erdoğan Aşırtabilir
Kişisel kanım, HDP’nin şu an yüzde onu aştığı yönündedir.
Kürtlerin oyları ve yüzde biri zor bulan, liberal, sosyalist, demokrat denebileceklerin oyları bunlara ek olarak çok cüzi miktarda CHP’lilerden gelecek stratejik oylar; AKP’lilerden gelebilecek Erdoğan’a ders verme oyları veya sandığa gitmemeler vs., hepsi bir arada HDP’nin yüzde onu aşmasını sağlamaktadır.
Tanrıların zulmü
Gerçek tanrılar yıkıldığında ruhani tanrılarda ölecektir.
7 Haziran genel seçimleri nedeniyle saray sotarıları seçim meydanlarında “din” afyonuna daha fazla sarılmaya başladılar. Bir ellerinde din kitabı, bir ellerinde ise kanlı kılıç ile kitlelerin karşısına çıkıyorlar. Tanrının, kullarının uymasını istediği eza ve cefa kurallarını ezilenlere veriyorlar, sefanın saltanatını ise kendisine alıyorlar. Buna karşı gelenleri ise tanrının zulüm kılıcıyla boyunlarının vurulacağını ilan ediyorlar. Tanrı kendileri, kullar ise işçi ve emekçiler oluyor.
Kıskaç arasındaki erdogan:Teslim Töre
Türkiye’ nin başkan diktatörü, İslam’ ın halifesi, bölgenin Osmanlısı, globalizmin İslam kapitalist patronu olma hevesi ile yola çıkmış, IŞİD ideolojisinin İslam içi başka bir versiyonu olan Erdoğan içinden zor çıkabileceği bir kıskacın arasına sıkışmış durumda. Arasına sıkışmış olduğu kıskacın kollarından birisi halk, diğeri global sermaye. Kıskacın halk kolunu : insan hakları, demokrasi, özgürlük, insani değer ve birikimler, halkların kardeşliği doğrultusunda ortak vatan, ortak dil, fakat her halkın kendine ait resmi dilleri, ortak bayrak ama her ulusun kendine özgü bayrağı vb.
Direnişin resmi yapılıyor…
Gezi direnişinden geriye kalanlar nedir diye sordu bir arkadaş, gezi henüz bitmedi ki geriye bir şey kalsın. Gezi direnişinin başlangıcından bugüne iki yıl geçti ve direnişin sonuçları, devam eden barikat ateşi ve kora dönüşmüş alevin sıcaklığı hala bir şekilde bizleri etkilemeye devam ediyor.
Ateş Olmak ve Ateşi Çalmak: İbrahim Kaypakkaya
“Bu dünyada insanlar mum ateşi önündeki üç kelebek gibidir.
İlki ateşe yaklaşmış ve demiş ki: Ben aşkı biliyorum.
İkincisi ateşe yavaşça kanadıyla dokunmuş ve demiş ki:
Aşkın ateşinin nasıl yaktığını bilirim...
Üçüncüsü kendini ateşin ortasına atarak, yanarak kül olmuş...
Gerçek aşkı işte sadece o kelebek bilir...”
İbrahim Kaypakkaya, bir ikonoklastır, yani bir ikon kırıcıdır. Kaypakkaya, katmanlı bir sistematik ve yıkıcı bir teori ve yıkıcı bir pratiktir.
Metal işçileri sınıfının gücüyle direniyorlar
14 Mayıs’da Bursa Renault fabrikasında başlayan metal işçilerinin direnişi, dalga dalga yayılarak TOFAŞ, MAKO, Çoşkunöz, Ototrim, TürkTraktör, Ford Otosan ve daha bir çok fabrikayı da sardı. İşçiler, faşist Türk Metal-İş sendikasının kendilerini daha fazla oylamasına isyan etti ve sendikayı devreden çıkararak, sınıf hareketi içinde küçük, ama tarihi bir adım atarak, burjuvazi karşısında bir sınıf oluşunun gereğini yerine getirdiler.
Kaypakkaya’yı sevmek
Kim, ne zaman onun ismini ansa devletin en katı, en soğuk, en acımasız yüzüyle karşı karşıya kalıyor!
Kim ne zaman onun fotoğrafını assa, taşısa, devletin sorgularıyla, kelepçesiyle, zindanlarıyla tanışıyor!
Kim, ne zaman onu sevdiğini, izinde yürüdüğünü söylese vay haline!
Bu dünyada, bu ülkede sevilmesi suç olan kaç insan var?
O kitap da ser verilir ama sır verilmez…
Kızıl kaplı, kızıl sayfalı,
kızıl harfli bir kitaptır O…
O kitap dokuzyüzkırkdokuzda
Çorum’da dünyaya geldiği gün yazılmaya başlanmıştır…
Çapa Fikir kulübünde yazılmaya devam eder,
6.Filoya karşı yazılan bildiriden ötürü okuldan atılmak vardır o kitapta…
O kızıl kaplı kitap,
PDA’nın karşı devrimci çizgisiyle hesaplaşmaktır aynı zamanda…
O kitapta Vartinik köyü Mirik mezrasındaki kahramanlık yazılıdır…
Ali Haydar Yıldız yazılıdır mesela…
O kitabın adı İbrahim Kaypakkaya’dır, ”Halk Savaşı’dır”…
Ludwigshafen`de binler haykırdı: “Önderimiz İbrahim,İbrahim Kaypakkaya”
TKP/ML nin kurucu önderi İbrahim Kaypakkaya, işkencede katledilişinin 42’inci yılında Almanya’nın Ludwigshafen kentinde binlerce insanın katıldığı gece ile anıldı.
Kaypakkaya şahsında tüm parti ve devrim şehitleri ayrıca dünya da sosyalizm mücadelesinde yaşamını yitiren ustalar ve önderler anısına yapılan saygı duruşuyla açılan anma gecesinde, ATİK e yönelik operasyonlarda avrupada tutuklanan 12 devrimci tutsağın derhal serbest bırakılmasına dair, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur” sloganları haykırıldı.
Ellez Emmim’in Traktörü
Uzun zamandır yazmak istiyordum. Bir tülü sıra gelmedi. Sorun sınıflarla, üretim ilişkileri ve onun araçlarıyla ilgili ve bu gelişmeleri de direk yaşıyan bir köy olunca, insan doğduğu köye değinmeden edemiyor.
Bizim köyün adı Tersihan. Diğer yüzlerce köy isimlerinin akibeti gibi bizim köyün ismi de sonradan değiştirilmiş ve milli bir isim olması için “Konaktepe” konmuş. Irkçılık salt renk ve dinsel olmuyor. insanların tarihsel köklerini yok etmek ve kendine yabancılaştırmak için de, kendinden olmayan isimlere karşı da baskı uygulamaktan geri durmadı, Türk egemen sınıfları.