GÜNEY KÜRDİSTANDA REFERANDUM (Hasan Ali Köse)
HER ULUS GİBİ KÜRT ÜLÜŞÜ DA AYRILIP AYRI DEVLET KURMA HAKKINA SAHİPTİR. HİÇBİR GEREKÇE İLE BU HAK GÖRMEZDEN GELİNEMEZ, İNKAR EDİLEMEZ. KÜRTLER İSTER “ BÖLGESEL ÖZERKLİK, İSTER KÜLTÜREL ÖZERKLİK,İSTER DAHİL OLDUKLARI SINIRLAR İÇİNDEKİ DİĞER HALKLARLA, BİRLİKTE YAŞAMA , İSTER FEDERAL BİR YÖNETİM BİÇİMİNİ TERCİH ETME, YA DA AYRILIP AYRI DEVLET KURMA” TERCİHİNDE TAMAMEN ÖZGÜRDÜRLER. BU ÇERÇEVEDE BARZANİ ÖNDERLİĞİNDE GÜNEYDE 25 EYLÜL 2017 DE REFERANDUM YAPMA KARARI ALMIŞ OLMALARI EN TABİ HAKLARIDIR, BUNU ŞU YA DA BU GEREKÇE İLE BASTIRMAK, YÖK SAYMAK MARKSİST-LENİNİST”LER İÇİN KABULEDİLEMEZ BİR TUTUMDUR.
KÜRTLERİN AYRILMALARI HALİNDE “İKİNCİ BİR İSRAİL” OLACAKLARI, BÖLGE ÜLKELERİNİN SINIRLARINI DEĞİŞTİRMEYE YÖNELECEKLERİ, HALKLAR VE ULUSLAR ARASINDAKİ GERGİNLİKLERİ KÖRÜKLÜYEREK DAHA ÜST BİR SEVİYEYE, SAVAŞ ORTAMINA SÜRÜKLEYECEKLERİ VB..GEREKÇELERLE REFERANDUMA KARŞI ÇIKMAK, ULUSLARIN KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKINI , SOMUT OLARAK KÜRTLERİN KENDİ KADERLERİNİ KENDİLERİNİN BELİRLEME HAKKINI YOK SAYMAK, TANIMAMAKTIR.
DÖRT PARÇAYA BÖLÜNMÜŞ DURUMDAKİ KÜRDİSTANIN BİRLEŞME VE BİRLEŞİK BİR DEVLET OLARAK ÖRGÜTLENME HAKKI İNKAR EDİLEMEZ, AYAKLAR ALTINA ALINARAK ÇİĞNENEMEZ. BAŞTA TÜRKİYE, IRAK, İRAN ,SURİYE VE DİĞER “HAYIRCI” GÜÇLERİN KÜRT ÜLÜŞÜNÜN HAKLARINA BÖYLESİNE KARŞIT VE SALDIRGANLIK İÇİNDE BULUNMALARI ASLA BENİMSENEMEZ, SAVUNULAMAZ.
ÖZET OLARAK BELİRLEDİĞİMİZ YUKARDAKİ GENEL DOĞRULAR IŞIĞINDA SORUNU BİR DE ” HAK, HUKUK” BAĞLAMI DIŞINDA SİYASİ VE TOPLUMSAL GERÇEKLİKLER VE DAHA DA ÖNEMLİSİ EMEKÇİ SINIFLARIN ÇIKARLARI VE GELECEKLERİ AÇISINDAN ELE ALMALIYIZ. BU BAĞLAMDA DURUM KABACA ŞU MERKEZDEDİR.
GÜNEY KÜRDİSTAN KÖRFEZ SAVAŞI VE IRAK”IN ABD EMPERYALİZMİ TARAFINDAN İŞGALİNDEN BU YANA, “YARI DEVLET” KONUMUNDADIR. BİR BAŞKA ANLATIMLA, “ SÖMÜRGE” STATÜSÜNDEN ÇIKMIŞTIR. RESMEN “TANINMIŞ DEVLET” OLMAS DA YAPILANMASI VE SÜRDÜRDÜĞÜ POLİTİKA İLE BİR DEVLETTİR. KÜRT ÜLÜŞÜ BU PARÇA DA BURJUVA DEVRİMİNİ YAPMIŞ DURUMDADIR. BU VE DAHA SAYABİLECEĞİMİZ BAŞKA NEDENLERDEN DOLAYI, “ SÖMÜRGE KÜRDİSTAN” SÖYLEMLERİ GÜNEY VE KUZEY- BATI PARÇALARI İÇİN GERÇEK DURUMU İFADE ETMEMEKTEDİR. DAHA ANLAŞILIR BİR DİLLE DÖRT PARÇADAN İKİSİ “ SÖMÜRGE” KONUMUNU YIKMIŞTIR. BU ALANLARDAKİ “ BAĞIMSIZLIK “ SORUNU, FİLLEN VAROLAN DEVLETSEL YAPIYI “ ULUSLARARASI HUKUK” ÇERÇEVESİNE OTURTMAK, MEŞRU VE YASAL STATÜ KAZANMAK HEDEFİNİ İÇERİR. BUNUN BİÇİMİ, KANTON VE YA BÖLGESEL ÖZERKLİK OLABİLECEĞİ GİBİ AYRI DEVLETLER OLARAK “ BAĞIMSIZLIK” İLANI DA OLABİLİR.
İÇİNDE YAŞADIĞIMIZ DÜNYADA BUGÜN TEK BİR SOSOYALİST DEVLET YOK. 1917 EKİM DEVRİMİNİN DÜNYA GENELİNDE “ULUSAL KURTULUŞ “ HAREKETLERİ VE DEVRİMLERİ İÇİN SUNDUĞU AVANTAJLI VE ELVERİŞLİ ŞARTLAR ARTIK YOK. GEREK DOĞRUDAN EMPERYALİZME KARŞI, GEREKSE ÇOK ULUSLU ÜLKELERİN EGEMEN SINIFLARINA KARŞI YÖNELMİŞ ULUSAL HAREKETLER İÇİN SOVYETLER BİRLİĞİ VE DİĞER SOOSYALİST ÜLKELERİN VARLIĞI ÇOK BÜYÜK BİR OLANAKTI. ULUSAL KURTULUŞ HAREKETLERİ BU GÜÇLERLE İTTİFAK VE GÜÇBİRLİĞİ HALİNDE “ BAĞIMSIZLIK” HEDEFLERİNE ULAŞMA BUNU GERÇEKLEŞTİRME İMKAN VE KOŞULLARINA SAHİPTİLER. NİTEKİM 20. YÜZYILDA BUNUN PEK ÇOK ÖRNEĞİNE TANIĞIZ.
GÜNÜMÜZDE ULUSAL HAREKETLER EMPERYALİZMİN ŞU YA DA BU DEVLETİNE YASLANMAK YA DA ÇOK YÖNLÜ İŞBİRLİĞİNE GİTMEK ZORUNDADIRLAR. BU SADECE KÜRT ÜLUSAL HAREKETLERİ İÇİN DEĞİL TÜM ULUSAL HAREKETLER İÇİN GEÇERLİ BİR OLGUDUR. BUNUN BÖYLE OLMASI BİR ZORUNLULUKTUR. ULUSAL HAREKETLERE ÖNDERLİK EDEN GÜÇLERİN PROGRAM VE NİYETLERİ EMPERYALİZME KARŞI OLMAYI AMAÇLAŞA DA, GÜNÜMÜZ GÜÇLER DENGESİ VE GELİŞMELER SÜRECİ BUNU KAÇINILMAZ KILMAKTADIR. GÜNEY KÜRDİSTANIN BUGÜNKÜ KONUMUNA ABD EMPERYALİZMİ DESTEĞİ, İLE GELDİĞİNİ KİM İNKAR EDEBİLİR Kİ. ? YİNE ROJAVA DA Kİ GELİŞMELERİN DE GÜNEY DEKİ YOLU İZLEME YÖNÜNDE GELİŞTİĞİNİ GÖRÜYORUZ. BU ANLAMDA 21.YÜZYILDAKİ VERİLİ KOŞULLARDA ULUSAL HAREKETLERİN “ANTİ EMPERYALİST” OLMALARINI BEKLEMEK SAFLIKTAN BAŞKA SİYASİ KÖRLÜKTÜR. 20. YÜZYILIN SONLARINA DOĞRU DÜNYADAKİ ULUSAL “BAĞIMSIZLIK” HAREKETLERİ VEYA DEVRİMLERİ GENEL OLARAK TAMAMLANMIŞTIR. BU MANADA ULUSAL KURTULUŞ HAREKETLERİNİN SOSOYAL TEMELİ ALABİLDİĞİNE DARLMİŞ VE ZAYIFLAMIŞTIR. FLİSTİN, KÜRDİSTAN VB... DURUMLAR DÜNYA ÖLÇEĞİNDE GENEL DURUMU İFADE EDEN GERÇEKLİKLER DEĞİL, İSTİSNAİ VE ÖZEL DURUMLARDIR. BUNUN İÇİNDİRKİ, UKKTH ŞİARI 19. VE 20. YÜZYILDAKİ ÖNEMİNİ YİTİRMİŞTİR. GÜÇLÜ SOSOYALİST DEVLET VEYA DEVLETLERİN YOKLUĞ KOŞULLARDA BU ŞİAR ; GENELDE BÜYÜK EMPERYALİST GÜÇLERİN YENİDEN PAYLAŞIM SAVAŞLARINDA KULLANIŞLI BİR SİLAH HALİNE DÖNÜŞMÜŞTÜR. BUNUN EN BARİZ ÖRNEĞİ BALKANLARDA YAŞANDI. TÜM BUNLARI DİKKATE ALMAYAN YAKLAŞIMLAR GÜNÜMÜZ GERÇEKLİĞİNİ DOĞRU BİR BİÇİMDE OKUYAMAZLAR.
KÜRT SORUNU UZUN BİR DÖNEMDEN BERİ TEK TEK ÜLKELERİN BİR İÇ SORUNU OLMAKTAN ÇIKMIŞ VE ULUSLARARASI BİR NİTELİK KAZANMIŞTIR. EN BAŞTA BÜYÜK EMPERYALİST DEVLETLER OLMAK ÜZERE TÜM ULUSLARARASI GÜÇLER BU SORUN KARŞISINDA KAYITSIZ DEĞİLLER. KÜRT HAREKETLERİNİN TOPLUMSAL VE POLİTİK GÜÇ OLARAK TARİH SHNESİNE ÇIKIŞLARI BU İLGİ VE ALAKAYI DAHA DA ARTIRMIŞTIR. POLİTİKA DOĞRUDAN GÜÇ SORUNUYLA İLİNTİLİDİR. EĞER SİZ ORTADOĞUDA TAŞLARI YERİNDE OYNATACAK , SINIRLARI YENİDEN BELİRLEYECEK BİR TOPLUMSAL VE POLİTİK GÜCE SAHİPSENİZ, SİZİNLE EMPERYALİSTLERİN VE BÖLGE DEVLETLERİNİN İLGİLENMEMESİ DÜŞÜNÜLEMEZ. BU İLGİ VE ALAKANIN SINIRLARINI, AMACINI, OYNAYACAĞI ROLÜ KARŞILIKLI “ YARARLANMA” İLİŞKİLERİ BELİRLER. “ YARARLANMA” İLİŞKİLERİNDEKİ BELİRLEYİCİ GÜÇ İSE GÜNÜMÜZ KOŞULLARINDA BÜYÜK EMPERYALİST GÜÇ VEYA GÜÇLER OLACAKTIR. HİÇ KUŞKUSUZ KONUMUZ BAZINDA BÖLGESEL BİRER EMPERYAL GÜÇ OLAN TÜRKİYE VE İRAN DEVLETLERİ DE BU BELİRLEME İŞİNDE GÜÇ VE GÖREV “ SAHİBİDİRLER.”
GEÇMİŞ SOSYALİST VE YENİ DEMOKRATİK DEVRİM DENEYİMLERİNİ KABACA DİKKATE ALDIĞIMIZ DA GÖRÜRÜZ Kİ, DİĞER PEK ÇOK ŞEYİN YANINDA BU DENEYİMLER , KAPİTALİST-EMPERYALİST KUŞATMAYA KARŞI DİRENEBİLMEK, İŞÇİ VE EMEKÇİLERİN ÇIKARLARINI KORUMAK ,TÜM FARKLI KİMLİKLERDEN EMEKÇİ HALKLARIN TAMAMEN GÖNÜLLÜ BİRLİKTELİĞE DAYANAN EŞİT HAKLAR VE KOŞULLAR ALTINDA YAŞAMLARINI SÜRDÜREBİLMELERİ İÇİN ALABİLDİĞİNCE GÜÇLÜ BİR BİRLİKTELİK İÇİNDE OLMALARINI KAÇINILMAZ KILMAKTADIR. BİR BAŞKA ANLATIMLA, SOSOYALİST VE YA YENİ DEMOKRATİK DEVRİMLERİN KAPİTALİST KUŞATMA ALTINDA İŞÇİ VE EMEKÇİLERİN İKDİDARINI GELİŞTİRME, SAĞLAMLAŞTIRMA VE GELECEĞE TAŞIMA YOLUNDA BAŞARILI OLABİLMELERİ PEK ÇOK ETMENLE BİRLİKTE GÜÇLÜ VE BÜYÜK ÜLKELERDE BU DEVRİMLERİN GERÇEKLEŞMİŞ OLMA KOŞULUNA BAĞLIDIR. KOMÜNİSTLER ÖNDERLİĞİNDE KÜÇÜK ÜLKELERDE ZAFER KAZANACAK OLAN DEVRİMLERİN BİLE UZUN SÜRE EMPERYALİST-KAPİTALİST SİSTEM DIŞI YAŞAMLARINI SÜRDÜRMELERİ GÜNÜMÜZDE NERDEYSE İMKANSIZDIR. HİÇ BİR ZAMAN TUTARLI BİR “ ANTİ EMPERYALİZM” PERSPEKTİFİNE SAHİP OLMAMIŞ , KÜRT ÜLUSAL HAREKETLERİNİN BU ALANDA DAHA İŞİN BAŞINDA “ HAVLU ATMALARI” İŞİN DOĞASI GEREĞİDİR.
İÇİNDE YAŞADIĞIMIZ DÜNYA KOŞULLARINDA, GÜNEY KÜRDİSTAN GİBİ EKONOMİK VE SİYASİ HAKLAR BAKIMINDAN OLDUKÇA GERİ BİR KONUMDA BULUNAN “ YÖNETİM ALANLARINDA “ULUSAL SORUN”UN BÖYLESİNE GÜNCEL VE YAKICI OLMASI KAÇINILMAZDIR. KALDI Kİ, 21. YÜZYILDA GLOBAL KAPİTALİZİM ÖNÜMÜZE YEPYENİ BİR BAŞKA SORUN DAHA KOYMUŞTUR. KAPİTALİZMİN EN GELİŞMİŞ ÜLKELERİNDE, ULUSAL HAKLARINA BÜYÜK ÖLÇÜDE SAHİP OLAN TOLULUKLAR VE ULUSLARIN “KENDİLERİNDE OLMAYAN” FAKİR VE GERİ KALMIŞ HALKLAR VE ULUSLARDAN AYRILMA İSTEK VE ÇABALARINA TANIK OLMAKTAYIZ. İSPANYA, İNGİLTER, BELÇİKA, İTALYA VE DAHA BAŞKA ALANLARDAKİ “ BAĞIMSIZLIK” VE “AYRILIK” İSTEMLERİNİ GÖRÜYORUZ. DEMEK Kİ SORUN TEK BAŞINA “ TEMEL ULUSAL HAKLARA SHİP OLUP OLMAMAK” LA SINIRLI DEĞİL. KÜRT ÜLÜŞÜNÜN İÇİNDE BULUNDUĞU, TOPLUMSAL VE SİYASAL KONUMDAN ÇOK DAHA “İYİ” BİR KONUMDA BULUNAN “ULUSLAR BİLE” AYRILIK, “BAĞIMSIZLIK” PEŞİNDE KOŞUYORLAR . BU OLGU , KAPİTALİST-EMPERYALİST SİSTEMİN ULUSAL SORUNDAKİ ÇÖZÜM ANLAYIŞINI VE PRATİĞİNİ AÇIKÇA ORTAYA KOYMAKTADIR. BAŞTA AVRUPA OLMAK ÜZERE KAPİTALİST DÜNYANIN “ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK” ADINA ORTAYA KOYDUĞU “BİRLİKTE YAŞAMA” PROJESİ, İÇİNDE KİMİ DEMOKRATİK ÖGELER TAŞISA DA ESAS OLARAK “ PARALEL TOPLUMLAR” YARATMA VE TOPLULUKLARI, ULUSLARI BİRBİRİNDEN AYRIŞTIRARARK “ YUTULACAK KÜÇÜK LOKMALAR” HALİNE DÖNÜŞTÜRME SİSTEMİ VE YÖNETİM TARZIDIR. UZUN LAFIN KISASI ŞUDUR. ULUSAL AYRILIKLARIN TEK VEYA ANA NEDENİ HER DURUMDA TEMEL ULUSAL HAKLARDAN YOKSUN OLMA DURUMU İLE AÇIKLANAMAZ VE ANLAŞILAMAZ. SORUN ÇOK DAHA KARMAŞIK VE DERİNDİR. KAPİTALİST- EMPERYALİST SİTEMİ TAMAMEN KARŞISINA ALAN , İŞÇİ VE EMEKÇİ ÇIKARLARINI SAVUNAN BİR SİSTEME, BİR SOSOYALİST ÇÖZÜM PROJESİNE İHTİYAÇ VARDIR. BU KONUDA HİÇTE “FİKİRSİZ” VEYA ÇARESİZ DEĞİLİZ. 1917 EKİM DEVRİMİ İLE ESAS OLARAK SOVYETLER BİRLİĞİNDE İZLENEN POLİTİKALAR, SAVUNULAN TEORİK ÇÖZÜMLEMELER VE PRATİK UYGULAMALAR BİZLERE OLDUKÇA ZENGİN BİR MİRAS BIRAKMIŞTIR. GÖREV BU MİRASI ÜSTLENMEK VE DAHA DA GELİŞTİREREK İŞÇİ-EMEKÇİ ÇÖZÜM YOL VE YÖNTEMLERİNİ AÇIK BİR BİÇİMDE ORTAYA KOYMAK VE BUNUN GERÇEKLEŞMESİ İÇİN ZORLU BİR SAVAŞIM SÜRDÜREBİLMEKTİR. HİÇ BİR ULUSUN VEYA ULUSAL AZINLIĞIN TEMEL HAKLARINDAN YOKSUN BIRAKILMASI, ZOR YOLUYLA İŞGAL VE BELLİ SINIRLARA HAPSEDİLMESİ BİZİM İÇİN ASLA KABULEDİLEMEZ. HER ULUSAL TOPLULUK BAŞTA ANADİLİ OLMAK ÜZERE ULUSAL VE KÜLTÜREL HAKLARINI ÖZGÜRCE KULLANMA VE KENDİ KENDİNİ YÖNETME BİÇİMLERİNİ BELİRLEME ÖZGÜRLÜĞÜNE SAHİHPTIR. BU “ ÖZGÜRLÜĞÜ KÖTÜYE KULLANMA” YÖNÜNDE BİR TERCİHTE BULUNSA BİLE, ONA KARŞI ZOR KULLANMA, SAVAŞ VE YOKETME YOLUNA GİTME KOMÜNİSTLERİN TAVRI OLAMAZ. ANCAK KOMÜNİSTLER BİLİRLERKİ, ASIL OLAN İŞÇİ VE EMEKÇİLERİN ÇIKARLARI VE GELECEKLERİDİR. TEK BAŞINA “ULUSAL HAKLARA” SAHİB OLMAK İŞÇİ VE EMEKÇİLER İÇİN KURTULUŞ OLAMAZ.
SON OLARAK, GÜNEY KÜRDİSTANDAKİ REFERANDUM VE BUNUN DİĞER KÜRT BÖLGELERİ İLE İLİŞKİLERİ VE OLASI BAZI GELİŞMELER HAKKINDA KISACA BELİRLEMELERDE BULUNMAK İSTİYORUM.
25 EYLÜL GÜNÜ YAPILACAK OYLAMADA BÜYÜK İHTİMALLE “BAĞIMSIZLIK İSTİYORUZ “ TALEBİ ORTAYA ÇIKACAK. BU SONUÇ BARZANİ VE BÖLGESEL KÜRT YÖNETİMİNİN ELİNİ GÜÇLENDİRECEKTİR. BAŞTA IRAK DEVLETİ OLMAK ÜZERE BÖLGE DEVLETLERİ VE ULUSLARARASI GÜÇLERLE PAZARLIKTA GÜÇLÜ BİR KOZ OLARAK KULLANILACAKTIR. BARZANİ NİN ZAYIFLAMIŞ BULUNAN GÜCÜNÜ YENİDEN TESİS EDECEK VE MUHALİF PARTİ VE GÜÇLERİN GELİŞMELERİNİN ONU KESİLMEYE ÇALIŞILACAKTIR. DAHA DA ÖNEMLİSİ İÇİNDE BULUNULAN EKONOMİK DARBOĞAZ, HIRSIZLIK, SÖMÜRÜ, YOKSULLUK, HAK EŞİTLİĞİNDEKİ ADALETSİZLİKLER, KÜRT İŞÇİ VE EMEKÇİLERİNİN SİYASİ VE ÖRGÜTSEL HAKLARDAN YOKSUNLUĞU, PARLEMENTER SİSİTEMİN VE BURJUVA DEMOKRATİK KURALLARIN İŞLETİLMEMEMSİ GİBİ GERÇEKLERİN ÜZERİ BİR DÖNEM DAHA ÖRTÜLMÜŞ OLACAKTIR. KISACASI İŞÇİ VE EMEKÇİLER AÇISINDAN HAYATİ SORUNLAR OTELENMİŞ OLUNACAKTIR. VS...
BU REFERANDUM NE TÜRKİYE, NE İRAN NE DE IRAK İÇİN YAKIN DÖNEMDE FİLLİ BİR TEHDİT DEĞİLDİR. TÜRK DEVLETİNİN “TEZKERE” YA DA SAVAŞ NARALARI ASLINDA, REFERANDUM SONRASI İÇİN BARZANİ YÖNETİMİ İLE PAZRLİK GÜCÜNÜ ARTIRMANIN, GÜÇLENDİRMENİN ADIMLARIDIR. TABİ Kİ BİR DE İÇE DÖNÜK, TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE ŞOVENİZMİNİ KÖRÜKLEME VE BÖYLECE İKDİDAR YAPISINI SAĞLAMLAŞTIRMA DEVAMLI KILMA AMACINA YÖNELİKTİR. YAKIN GELECEKTE UFUKTA NE BİRLEŞİK BİR KÜRT DEVLETİ GÖRÜLMEKTE, NE DE TÜRK DEVLETİNİN GÜNEY KÜRDİSTANA SAVAŞ İLANI. BUNA RAĞMEN BİZLER TÜRK DEVLETİNİN MİLLİYETÇİ- ŞOVEN ÇIĞIRTKANLIĞI KARŞISINDA PROLETER ENTERNASYONALİST TUTUMUMUZU ISRARLA VE KARARLILIKLA SÜRDÜRMELİYİZ. TEZKERE VE SAVAŞ ÇİĞİTKANLIĞINI İŞÇİLER, EMEKÇİLER VE TOPLUMUN TÜM KESİMLERİ ARASINDA GÜÇ VE İMKANLARIMIZ ORANINDA TEŞHİR ETME GÖREVİNE SAHİBİZ. BAŞTA TÜRK İŞÇİ VE EMEKÇİLER ARASINDA OLMAK ÜZERE TÜM ÇALIŞAN HALKLAR ARASINDA ENTERNASYONALİST FİKİRLERİ YAYDIĞIMIZ, BUNA UYGUN PRATİK ADIMLARI GELİŞTİRDİĞİMİZ ÖLÇÜDE HALKLAR ARASNİDA TAMAMEN GÖNÜLLÜ BİRLİKTELİĞE DAYANAN, EŞİT HAK VE KOŞULLARDA BERABER YAŞAMANIN TEMELLERİNİ GELİŞTİRMİŞ OLACAĞIZ. BU ZORLU GÖREVİ BAŞARAMADIĞIMIZ SÜRECE HER TÜRLÜ MİLLİYETÇİ FİKİRLER VE POLİTİK TUTUMLAR GELECEĞİMİZİ DAHA FAZLA EMPERYALİST-KAPİTALİST SİSTEMİN EGEMENLİĞİNE TESLİM EDECEKTİR.
Son Haberler
Sayfalar
Bizi bu kurşunlar değil sizin sessizliğiniz öldürürecek
Ey önce insanım diyenler ,faşizme,haksızlığa karşı olduğunu söyleyenler, ey aydınlar,entellektüeller,kendine ilerici, devrimci, demokrat diyenler,ey geçmişte bedel ödeyen , zülmün en acısını yaşayan canlarım , kardeşlerim, arkadaşlarım, dostlarım , yoldaşlarım duyuyormusunuz bu çığlığı ,feryadı ve bizlerden ne istediklerini!!! Kürt ulusu en demokratik hakkı için her şeyini feda etmekte,(“bir tasmalı köpek gibi kul köle yaşamaktansa,özgürlüğüne aşık, kurt olmayı tercih ederek ,kışa karda girmeyi aç kalıp , gerekirse ölmeyi göze alarak bedel ödeyen,kurt,”)hikayesini çoğumuz biliriz.
Kürtlerin İslam’la Eşekleştirilmesi! - Kadir Amaç
Bu çalışmayı Şengal’ın kurtuluşuna adıyorum. Postmodern pradigma beş bin yıllık insanlık tarihine ait tüm antikiteleri bir buldozer gibi ezip geçiyor. Özellikle son elli yıl içinde postmodern pradigma dijital bir dünya yaratma uğruna, insan gezegeni ve diğer gezegenler üzerinde zihinsel denemeler gerçekleştirerek, ontoloji ve kozmolioji yasaları üzerinde çok ciddi hasarlar meydana getirmiştir.
Mirabal kardeşler üç kelebektiler
ONBİNLERCE KELEBEKTE ÖLÜMSÜZLEŞTİLER…
En güzel şiirler, en güzel şarkılar, en güzel romanlar; sevgi sözcükleri olmadan yazılmaz.
İster savaşa ait olsun bunlar, isterse en karanlık çağlara; içerisinde mutlaka, kadın-erkek cinsleri arasındaki sevgi yerini alır.
Cinsler arasındaki sevgi; doğanın, onun bir parçası olan insanlığın tüketilmesi imkansız yaşam kaynağıdır.
Ve bu yüzden cinsler arasındaki iktidarı, 21.yüzyılda dahi koruma ısrarı; bütün iktidarların omurgasının sağlam kalmasının garantisidir.
Rojavada olmak...
Devrimin haleflerinde olması gereken temel devrimci kriterlerin en başında TUTARLILIK ilkesi gelirken ikinci temel ilkesi ise bütün kalbimizle halka hizmet etme duygusu gelmektedir. Sağlam bir dünya görüşü, halka hizmet etmeyi temel bir görev olarak kabul eder. İşçilere, yoksul köylülere, çalışarak yaşamını sürdüren tüm emekçilere-kadınlara-Kürt halkına-çeşitli milliyetlerden ezilen halklara-farklı inanç ve cinslere karşı devrimci sorumluluk ve derin bir duyarlılık taşıyarak gerçek anlamda devrimci niteliklere sahip olunur.
Ciddiyet!!!
Devrimimizin her alandaki görevleri, amaçladığımız hedefe uygun olarak layıkıyla yerine getirildiği oranda başarı ve ilerleme kaydedilir. Ertelenen-“unutulan”-geçiştirilen-ihmal edilen, üzerinde yeterince ciddiyetle durulmadan baştan savma yapılan her görev, demokratik halk devrimine giden yolu uzatır. Varılması gereken hedefi uzaklaştırır. Unutmamak gerekir ki başarı ve kazanım sadece sağlam bir ideolojiye sahip olunarak elde edilemez. Bunun kadar önemli olan bir diğer yan, faaliyetçilerin devrimci nitelikleri ve sahip oldukları düzeydir. Pratiğe müdahale güçleridir.
G-20 ler Ezilen Halkların Kaderini Belirliyor! “Alın Size Barış”!
Defalarca yazdık,anlatmaya çalıştık ve dedimki; siyaset yapanlar,demokrasi isteyenler,"büyük politik tahliller'de bulunanlar, emperyalizmle ,faşizmle , faşist diktatörlüklerle barış olmaz. Çünkü, bütün savaşları başlatan-çıkaran onlar. Sömürüyü, ve insanların bütün eşitsiziliğini yaratan ve bu sistemlerini devam ettirmek silah üretenler yakıp yıkıp dünyamızı çöl haline getiren , yaşanmaz kılan yine glabol emperyalist devletlerdir. Onlar var oldukca emperyalist savaşlarda var olacaktır.
Proletaryanın İktidar Mücadelesinde Strateji ve Taktiğin Kavranması:Özgür Gelecek
Kapitalist üretim basit meta üretiminden doğmuştur ve uzun bir tarihsel dönemi kapsar. Kapitalizmi olanaklı kılan üretim araçlarının özel mülkiyeti ve toplumda ücretli emeğin egemen olmasıdır. Kapitalizm sömürü üzerine kuruludur. Temel ekonomik yasası işçinin ödenmemiş emeği üzerinden elde edilen artı-değer yasasıdır. Toprağı, üretim alet ve araçlarını ellerinde bulunduran bir avuç sömürücü sınıfı halk yığınlarını açlığa mahkûm etmektedir. Daha fazla kâra odaklı olması daha fazla sömürü dolayısıyla ezilen halkta daha fazla yoksulluk açlık ve acı olarak yansıma bulur.
Emperyalistler tepişirken kitleler katlediliyor
“Kapitalizm kendi süretinde bir dünya yaratır.” Marx’ın bu sözü söylemesinin üzerinden yaklaşık 170 yıl geçti.
Kapitalizm ekonomisiyle, siyaseti ve kültürüyle, yaşam biçimiyle, ideolojisiyle ve en önemlisi, bunların toplamı olan yıkıcılığıyla, doğayı ve onun bir parçası olanı insanı tahribatıyla, artık insana ve doğaya ölüm sunmaktan başka yapacağı bir şey kalmamıştır. Kapitalizm çürümüştür. Burjuvazinin çürümüş kokusu bütün dünyayı hızlı bir şekilde sarmaya başlamıştır.
SOYKIRIMIN ANITI VE AĞITI: Gomidas/ Komitas/ Soghomon Soghomonian
“Mea mihi conscientia pluris est quam omnium sermo.”[1]
Yıllar boyunca, ne geçen zamanın ne de Anadolu toprağının örtebildiği katliam izleriyle dolu yollarda yürür ve kendi ölümünü beklerken, “Eğer kurtulursam gördüklerimi yazacağım. Halkımın yaşadıklarını herkes bilsin” diye düşünüyordu Rahip Krikor Balakyan. “Hatta tüm bunları gelecek kuşaklara aktarmak için yaşamalıyım. Hayatta kalmak için elimden her ne geliyorsa yapmalıyım.”
Faşist devlet terörüyle kazanılan bir “seçim” ! / Engin Gören
TC devleti ve AKP hükümeti, yine bütün eşitsizliklere rağmen 7 Haziran da genel seçime gitti ve tek başına hükümeti kuracak “miletvekili” sayısını yakalayamayınca kudurdu. Ağızlarında salyalar akıtarak tehditler savurdular. Hemen kısa sürede seçimi yenileyeceklerini söylediler ve bir süre oyalamadan sonra hükümet olarak 1 Kasımda yeniden seçime gideceklerini ilan ettiler.
Mustafa Kemal Erdoğan /Tamer Çilingir
Tayyip Erdoğan ‘‘Rabia‘‘ işaret yaparak sayıyor; ‘‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet‘‘…
Oysa…
Yüzyıldır tutmadı bu maya… Kan ve gözyaşlarıyla sulanan bu topraklarda 91 yıl önce inşa ettikleri devlet de, bayrak da, vatan da bizim değil… O tek millet dediği şey de, ne Kürtleri ne de diğer ulusları temsil ediyor.
Talat Paşa’dan Enver Paşa’dan devraldığı soykırımı bayrağını ölene kadar dalgalandıran, Hitler’e ‘örnek’ olabilecek derecede suçlu olan Mustafa Kemal’in izinden yürüyor Recep Tayyip Erdoğan.