Çarşamba Eylül 30, 2026

''Göğü fethetmeye çıkan kahramanlar 'dan NUBAR OZANYAN dövüşerek güneşe gömüldü! Mustafa Çalışkan

''Göğü fethetmeye çıkan kahramanlar 'dan NUBAR OZANYAN 
dövüşerek güneşe gömüldü!

Yaşam ve ölüm hayatımızın başından itibaren birer parçası. Önemli olan ne kadar yaşadığınız değil,yaşadığınız süreye neleri sığdırabildiğiniz.  Ezilmiş,soykırıma uğramış mazlum halkların bağrında çıkan  yüzlerce direniş kahramanları tarih yazarak anılırlar. Soykırıma uğrayan Ermeni'lilere mensup sosyalist Hınçak Partisi yöneticisi Paramaz'ın (Matteos Sarkisyan) kendisi ve darağacına gönderilen 19 partili arkadaşı adına idam sehpasında son söz olarak; “Bedenimizi ortadan kaldırabilirsiniz, fakat idealimizi asla. İdealimiz sosyalizmdir. Yaşasın sosyalizm!” haykırarak idama meydan okudular.. 

Tarihte yok sayılan,inkar edilen Ermeni soykırımı ve katliamı karşısında,eksikliğine rağmen KAYPAKKAYA 'nın devrimci duruşu,TKP/ML saflarında Ermeni Sosyalistleri örgütlendi..ARMENAK BAKIRCIYAN faşizmin kurşunlarında,NUBAR YALIM Mit'in saldırısında,HRANT DİNK kahpe pusuda katledildiler.. NUBAR OZANYAN;PARAMAZ ve 19 yoldaşlarının,ARMENAK BAKIRCIYAN,NUBAR YALIM ve
HRANT DİNK'in mirasını Rojova direnişinde yaşattı. Marx'ın Paris komün için "Komün tüm dünya emekçilerini Fransa'ya ilhak ediyordu " Sözleri,adeta Rojava için de geçerliydi.Dünya sosyalistlerininkalbi Rojova da atıyordu. Başta Türkiye'li,Kürdistan'lı devrimciler,ilerciler olmak üzere yüzlerce sosyalistler Rojova da İşid çetelerine karşı mücadeleye akın ettiler. NUBAR OZANYAN TKP/ML saflarında yönetici bir Komutan olarak,Rojova da İşid çetelerine karşı mücadelenin en önünde savaşarak 14 Ağustos 2017  de dövüşerek güneşe gömüldü.
NUBAR OZANYAN 40 yılı aşkın TKP/ML saflarında aralıksız mücadeleyi sürdürür. O,Paris'in FAKİRİ gün gelir cepinde meteliksiz dolaşır,gün gelir epindeki son kuruşuna kadar paylaşır. Mültecilerin ve her kesimin yardımına koşan güleç yüzlü ve espiri dolu  FAKİR. Örgütlü mücadelenin önemini  kavrayarak TKP/ML saflarında örgütlü yerini alır.  O adeta  bir hammal gibi irili-küçüklü hiçbir  görevi küçümseden  faaliyete koyulur. Partinin  en zor anında,bugün Rojova'ya giden  yolun başlangıcı olarak 1990-1991 yılında TKP/'nin  Orta-Doğu Bekaa Vadisinde askeri kampa gönüllü olarak kendisini sunar ve yer alır. Kamp yaşamı boyunca öğrenme azim ve yaratıcılıkta durmak bilmeden yeni şeyler yaratır. Kampın komünar yaşam koşullarında adeta örnek bir birisi olarak espiri dolu,güleç yüzlü yoldaşlarına moral olur. Kampın sadece  insanı  boyutu ile ilgilenmez,aynı zamanda yüreği hayvan sevgisi ile dolu Kampın köpekleriyle ilgilenir, onları eğitirdi. Hatta bir seferinde kendisine  takıldım "yav Nubar böyle giderse biz herhalde hayvanlar kampı kuracağız" kıs kıs güldü. Balbek'ten Bekaa'ya dönerken ufak bir köye uğradık. Ermeni'lilerin yaşadığı bir köy Nubar Ermenice sohbete daldı. Sohbet  koyulaştı ve TKP/ML'yi köylülere anlatıyordu. Ertesi gün bir araba o köyden Ermeni'liler Kampa ziyarete geldiler. Ve ilişki böylece gelişti ve bize çok yardımları oldu.Işte Nubar yoldaşın böyle bir özelliği de var. Arabayla seyahatlerde mutlaka bir kimlik gerekiyordu. Biz PKK'li dostların kimlikleriyle dolaşıyorduk,Nubar "yoldaş biz niye kendi kimliğimizi yapmıyoruz" deyince,dikkate alarak 5 dilden parti ismi ve kırmızı renk üzerine sarı yıldızı koyarak TKP/ML kimliğini çıkarttık. Nubar çok mutlu olacakki " ha şöyle yoldaş ya,şahane,bizim de bir kimliğimiz var".Ben yine takıldım Nubar'a "ne yani Nubar yoldaş biz kimliksizmiyiz ki" tebessümle güldü. NUBAR yoldaş Askeri kampın, gülü,morali ve neşesiydi.. İşte bu başlangıç Nubar yoldaşı Dersim'e taşıdı. Rojoavaya taşıdı. Onu Rojava'nın askeri komutanı Olarak İşid çetelerine karşı Rojava devrimini koruyarak ölümsüzleştirdi. NUBAR,için ne yazılsa az.

Onu ve 40 yılı aşkın  mücadelesini, alçak gönüllüğünü,sevecen güleç yüzünü,komutanca duruşunu yapraklara arasına sığdırmak mümkün değil.Onun pratiği mücadelesi ve duruşu zaten yeteri kadar kendisini anlatıyor. NUBAR OZANYAN , Marks'ın Paris komünarları için dediği gibi "GÖĞÜ FETMEYE ÇIKAN KAHRAMANLAR" dövüşerek güneşe gömüldüler!

Mücadele yoldaşı Mustafa Çalışkan''

45807

Emperyalist Saldırıya da, Savaşa da Hayır!

Bu ülkenin Başbakanı önceleri ismi “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)” olan ve daha sonra hedefi, kapsamı, amacı genişletilerek adı “Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi(1)” olarak değiştirilen emperyalist paylaşımcı projenin Eşbaşkanlarından birisidir ve dolayısıyla da ABD emperyalizminin en başta gelen işbirlikçilerindendir. 

Yaşadığımız bu son süreçte bu projenin bir aşaması gerçekleştirilmek isteniyor.

Nasıl mı? Suriye’ye savaş ilan edilerek.

Gerekçe? O da hazır. “Kimyasal silah kullanıldı” 

Ermeni Sorunu’nun Doğuşu ve Osmanlı Bankası Baskını

 

19.yüz yılın sonunda 500 yıldır hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu artık son evresine gelmiş yok olmakla karşı karşıya bulunuyordu. Avrupa'da kapitalizmin gelişmesi, ulusal uyanışlar, bağımsızlık hareketleri,1789 Fransız devriminin yankıları, Balkanlarda ulusal kopuşlar Anadolu'da yaşayan Ermeni ve Rum toplumlarında da oluşmaya başlamıştır.

Osmanlı, iktidarı altında yaşayan Ermenilere, azınlıklara ibadet özgürlüğü, mülklerinin güvence altına alınması, reformlar, yasa önünde, vergi alanında eşitlik vaat ediyordu.

Türki entergasyon dinamikleri ve anadilde egitim

TC’nin Lozan sonrası Kürdistan’a ilişkin programı askeri işgal,asimilasyon ve entegrasyon temelli olmuştur.  Kürdistanlılar askeri işgale ve asimilasyona karşı ciddi isyanlar geliştirmiş,mücadeleler vermiş ve bedel ödemişlerdir.Kuzey Kürdistan’da askeri işgale karşı belli gerilla alanları haricinde herhangi bir kazanım elde edilememiş,ancak asimilasyona karşı yürütülen mücadele hedefine tam ulaşamasa da belli sonuçlar üretmiştir. 

Gülfikâr Aksu'nun Anısına/ Hasan Aksu

Gülfikâr Aksu'nun Anısına: "Cocuglar Bize Oyle Ogrettiler. Ne Bilek Hakim Beg; Biz İbocuyuk, Tikkocuyuk!"/ 

Ben Annemi 18 Mayıs 2000 yılında yitirdim. Annem her Anne gibi önce Kadın’dı. Doğurgan özelliğinden gelen koruma, kollama, her şart altında sahiplenme esasıydı. Erkek egemen toplumunda kadın olduğundan dolayı, cins ayrımcılığına uğradı. Baskı ve şiddet gördü. Kürt olduğundan dolayı ulusal baskıya uğradı. Alevi olduğundan dolayı dinsel, mezhepsel baskılara maruz kaldı, aşağılandı.

Kürtler Ve Burjuva Yalanlar

 

Burjuva siyasal iktidar, iktidarini korumak, işçileri bölmek, birbirine düşürmek, kendi şoven-kirli siyasetinin bir parçası olarak, işçileri kullanmak için her türlü ideolojik silahını kullanıyor.

Güncel Sanatın Vahim Hâl(sizliğ)i[*]

 “Süren acılara dayanmak,çabucak ölmekten çok dahabüyük bir kahramanlıktır.”[1] 

Pablo Picasso’nun, “Her çocuk sanatçıdır. Ama sorun; büyüdüğünde geriye nasıl bir sanatçı kalacağıdır,” saptaması sanat ve insan ilişkisinin en net betimlemelerinden biriyken; bu da biz(ler)e sanatın “Anne bak kral çıplak” diye haykıran çocuksu naifliğinden beslenen isyancı niteliğini anımsatır. Bu elbette işin bir yanıdır.

Kürt Kerbelası‏

 

Boyunlarına ip geçirerek bir duvarın üzerine dizdikleri küçücük çocukları aşağı itip boşlukta sallandırarak boğuyorlar. Çocuklar çırpına çırpına can verirken o vampirler, "Allah Allah" naraları ile onların can çekişini seyrediyorlar.

Bu oyunu zor bozar

 

 

Tarihte, zorun rolü üzerine çok şeyler söylenmiştir. Özellikle sınıfsal zorun ortaya çıkışı, varlığı ve uygulanması konusunda, burjuvazinin ideologlarıyla Marksistler arasında ciddi bir ayrım konusu yaşanmış ve yaşanmaktadır. Burjuvazi, kendi sınıfsal zorunu meşru görürken, ezilenlerin, özellikle de işçi sınıfının burjuvaziye karşı uyguladığı devrimci zorun adını bile duymak istemediği gibi, bunu “toplumsal etik dışı” olarak, son yılların burjuva moda deyimiyle,  “terörist” eylemler olarak kriminalize etmeye çalışır.

On İki İmamlar Alevi Olabilir mi ? 1-2

“…Bir insanın arınmışlık düzeyi en güzel sahip olduğu hoşgörüyle, anlayış ile ölçülebilir. Arınmış insan başkalarını yargılamaktan uzak, olayları ve insanları çok geniş bir bakış açısı ile görebilen, hoşgören, olaylar karşısında sukunetini yitirmeyen, her şeyi doğallıkla kabul eden bir yapıdadır. İyi yada kötü diye ayrımları yapmaktan kaçınır, sevgisi bütüne, herkese ve her şeyedir. Hoşgörüsündeki yükseklik, onun bu sevgiyi bu şekilde eksiksizce ve adilce aktarabilmesini sağlar. Korku ve endişelerden hemen hemen tamamen uzaklaşmıştır.

Minaresiz Camiler ve Alevi Asimilasyonu

 

Dedeler var hoca olmuş bir nevi
İhtirasa kurban edilmiş sevi
Minaresiz cami gibi cemevi
Aleviyi namaz kılarken gördüm

(Ozan  Emekçi)

 

Bazı Milliyetçi Ermeni Aymazlara Zorunlu Cevap! Hasan Aksu.‏

 

İnsan eğer ırkçılık, milliyetçilik ve şovenizmden ideolojik gıda alıyorsa; her şart ve koşulda diğer ulus ve azınlıklara kin nefret ve kan kusarak nemalanıyorsa; adı ne olursa olsun sosyalizm ve de komünizm düşmanlığı yapıyor demektir. Çünkü her türlü milliyetçilik yaşanan örnekleriyle hepimizin malumudur.

Sayfalar