Perşembe Ekim 1, 2026

Bölünmek için Birlesin


Bölünmek için Birlesin!

Bir Maoist hayati iki ucundan kavrar her zaman; Burjuvazi ve Proleterya ucundan. Birin iki oldugunu kavramamis bir kafa Marksist bir kafa degildir.
Komunist partiler icin Demokratik-Merkeziyetcilikin tek bir anlami vardir; Demokrasi KP lerde Burjuvaziyi temsil eder; Merkeziyetcilik Proleteryayi temsil eder....

Sinif mucadelesinin o somut anin durumuna gore biz komunistler kimi zaman Demokrasiyi one aliriz; kimi zaman Merkeziyetciligi one aliriz...Hangisinin onde olacagi tamamen sinif mucadelesinin o anki somut pratigine baglidir.

Bir Maocu kafa her zaman soyle calisir; tum farkli fikirlere-oportunizme Demokrasi kapisini ac; burjuva fikirleri de Proleteryanin Merkeziyetci disiplinine tabi kil; bir aray getir; topla.Burjuvaziyi Sosyalizm Programinin uyugulanmasi pratigine tabi kil.

Farkili fikirler,sapmalar halinde gezen oportunuzm=Burjuvazi, Proleteryanin Merkezi disiplininden cikip, KP nin Proleter yani Merkeziyetciligi yikma eylemine mi girdi ? Pratik Burjuvazi haline mi geldi?; hic dusunme Cizgileri bol!

Cizgimiz hep budur sinif mucadelesi pratiginde; BIR ARAYA GETIR, YONET,PROLETERYANIN DISIPLINI ICINE AL....Bu dunyayi degistirme eyleminden vaz mi gectiler; Program ve tuzuk karsiti yikici eylem mi orgutlemeye basladilar?,Teshir et revizyonizmin bu bicimini ve TEKRAR PARCALA....Yeni oportunizmin -burjuvazinin-revizyonizmin yeni cehresini bekle...Simdi onlar gelecekler!..Komunizme kadar Burjuvazi surekli degisik cehreler altinda hep yanimizda olacaktir; bize ragmen!...Sosyalizm sinifsiz toplum degildir; Sosyalizm yeni sinifli toplumdur...Komunizme kadar bu bilincle ilerle.

Topla,parcala,yeniden topla,yeniden parcala; ama toplumu/sinif mucadelesini hep ileri gotur! Sinif mucadelesine dayan.Uzlasmanin catisma kismini goz ardi etme. Isci bilincini ileri tasi.


KP tuzuk ve programi komunizmdir..Bu tuzuk ve disiplin dogrultusunda calisan tum burjuva fikirler, proleteryaya tabi kilinmis burjuvaziyi isaret eder..Burda sorun kimin kimi yonettigi,kimin kime tabi oldugudur..Mutlak birlik idealizmdir...Mutlak ayrilik da idealizmdir...Tek dogru sinif mucadelesinin o somut aninda proleteryaya hizmet eden dogrudur...Ne Demokrasiyi abartir,hep onu one aliriz..ne de Merkeziyetciligi abartir, hep onu one aliriz...Bizi ileri goturen birlikler burjuva fikirlelerle birlikte de olsa ilericiliktir; proleteryayi geri goturen birlikler burjuvazisizde olsa gericiliktir..Bunun tersi; demokrasi ve merkeziyetcilik sorununda; sag ve sol oportunist fikirlerdir. 

Amac batakligi kurutmaktir. Iscileri Reviyonist fikirlere karsi egitmektir.Lenin 'oportunizm tarihsel surecin toplumsal urundur'' der. Bu ne demektir?..Ooportunizm tek tek kislerin urunu ve icadi degildir...Oportunizm;  ornegin Trockide,Enver Hocada, Kruscevde, Deng Ciao Pengte, Cu En Layda, Titoda, bugun Prachanda da, Zizek te, Althuserde, Fikret Baskaya da vs sadece bir akimin, bir toplumsal temelin, bir sosyolojik egilimin bu kisilerde billurlasmasidir..Trocki bir sonuctur..Buharin bir sonuctur...Bunlar sivrisineklerdir...MESELE BATAKLIKTA...Batakligi esas alir bir Marksist, sivrisinekleri degil....Tek tek Revizyonistleri tasfiye et dur;..sinekleri tek tek avla..Boyle birakin dunyayi degistirmeyi dostlar, bu kafa ile sivrisinek sorunu dahi colulemez...

 


Celismeler ,toplumlarin bir asamasina kadar  ortadan kalkmaz;ancak yeni toplumsal kosullar altinda, yeni celiskiler olarak devam ederler; burjuvazi proleterya celismesi, Komunizme kadar her zaman yeni bicimler altinda devam eder...Proleterya varsa, Burjuvazi de vardir; Gizlenmis Burjuva fikirler olarak vardir...Bu karsitlarin birligidir. Ama tum birlikler catismali birliklerdir...Karsitlarin Birligi yasamin varlik nedeni; Karsitlarin Savasi ise onun tek gercegidir...Celiskini tek tarafinin ortadan kalkmasi fikri idealizmdir..Proleterya yasiyacak, ama Burjuvazi olmayacak...Bu ne sinif mucadelesinin, ne de doganin yasalarini kavramamaktir...Celiskinin bitmesi, hayatin bitmesidir...Proleterya varsa Bujuvazide vardir..


Tum halki sovyetlerde kendi kurumlarinda bir araya getirecegiz ve Mensevizme karsi -sinif mucadelesine tabi kilinmis bir ideolojik savas verecegiz ...Dikkat edin ,bu savasin daha temelidir,baslangicidir.Birlesmek Iyidir slogani atacagiz....Sonra sinif mucadelesinin bir asamasinda Mensevizm ile bolunecegiz...O zaman; Bolunmek Iyidir slogani atacagiz. Hareketi daha ileri birlik seviyesinde yeniden kurgulayip, Bolsevizm siyasetine gececegiz...Bu sarmali surekli tekrar edecegiz...Bolsevik Partinin nasil dogdugu surecini kavramayan bir kafa, sadece bir sonuc olarak Bolsevik Partiyi kavramis bir kafadir..Surecleri anlayamayanlar, sonuclari sadece kopye edebilirler. Tum bir Rus Devriminin ozeti budur.

 

Amacimiz her bireyi bir Komunist Partisi yapmak ve saflasmalari netlestirmek olmali; Burjuvaziden-sistemden mi yanasin; yoksa Proleteryadan-devrimden mi yanasin..Orta yolu ortdan kaldirmayi anliyorum ben ikiye bolunmekten..

Bu biz isciler icin iyidir;sistem icin kotudur arkadaslar...Bolunmekten korkmayalim..Kimileri cok sonra katilacaktir,kimileri asla katilmayacak,karsi-devrime gececektir..herkesi kazanmak politikasi,hic birseyi kazanmamak politikasidir...Bolunelim!

Bugun Sloganimiz ;Sovyetleri Insaa Et Sloganidi

Birlik-Elestiri-Daha Ileri Seviyede Birlik!

Birleserek Bolun, Bolunerek Birles!

Bir Ikidir!

 

http://dino-ibrahim.blogspot.nl/

107366

İbrahim Dinç

Site yazarlarımızdan olup teorik ve politik yazılar yazmaktadır.

Son Haberler

Sayfalar

İbrahim Dinç

Sülyetler

Sokaktaki birey sizin için neyse kitle içerisindeki bireyde aynıdır.

Her şey değişir bazı insanlar değişmez derler.

Memleket değişir; insanlar yeni yeni iş alanlarına yönelir, aralarındaki iletişim değişir, farklılaşır ....

Ama bazı insanlar değişmez derler.

Onlar yıllar yüzyıllar geçse de aynı kalırlar.

Ellerine aldıkları, kendileriyle aynı huydaki dergilerle - gazetelerle veyahutta sanal alemlerle kendilerine yakın gördükleri insanlara, mahallelere... giderler.

Sistem; her sokağa, haneye girecek kadar başarı göstermiş olsa da...

TKP-ML MKSB: Katledilişinin 48. Yıldönümünde Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’yı Anıyoruz!

Yangını o başlattı harlamak bizde,alazlanalım!

Başkan Mao’nun “Yangını ben başlattım” çağrısıyla başlayan Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin alazları coğrafyamıza ulaştığında, sınıf mücadelesi ve kitle hareketleri içinde çelikleşen genç bir komünist önderi ortaya çıkardı: İbrahim Kaypakkaya!

“Biz, insanın eski benliğini fırlatıp atması gerektiğini söylüyoruz*”

Her birey, içinde şekillendiği toplumun izlerini taşıyarak mücadeledeki yerini alır. Ancak mücadeleye katıldıktan sonra bu izleri bir çırpıda söküp atmak mümkün olmaz. Bu süreç ağır, sancılı, acı verici ve görece uzun bir zamanı kapsayacak şekilde işler.

Bireyin aileden başlayarak almaya başladığı eğitimin kazandırdığı düşünce biçimi, bakış açısı ve davranış kalıplarının kısa vadede ve kolayca aşılması mümkün değildir.

Fransa Partizan okurları; İbrahim Kaypakkaya’nın görüşleri yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor!

Proletarya Partisi’nin kurucusu komünist önder İbrahim Kaypakkaya, bundan 48 yıl önce 18 Mayıs 1973 tarihinde, emperyalistler ve yerli burjuvazinin işbirliği sonucu Diyarbakır İşkencehanelerinde katledildi.

Türk egemen sınıfları, Kaypakkaya’yı katlederek, işçi sınıfı ve emekçilerin kurtuluş davasına darbe vurdular. Komünist düşüncelerle bezenmiş genç ve mücadeleci bir beynin yok edilmesini, sistemin bekası için elzem gördüler.

CIA’nın Anti-Komünist “Özgür Düşünceli” Entellektüelleri-2

“Casuslar’da Felsefe Okur” Anti-komünist  Frankfurt Okulu ve Fransız Teorisi

 

Onuru ile yürüyenler, onurumuzdur…İsmail Cem Özkan

Yıllardır resmi söylem içinde 12 Eylül öncesinden bahsedilirken sağ sol çatışması varmış gibi konuşulur, bu bilerek ve bilinç içinde yapılmış bir konuşma metnidir, çünkü resmi tarih yazıcıları öyle olmasını uygun görmüşlerdir.

12 Eylül ise sağ ve sol çatışmasını bitirmiş kaynaştırmıştır!

Bir Kutup Yıldızı, Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya….

18 Mayıs 1973 yılında Diyarbakır zindanlarında aylar süren işkencenin ardından katledilen 24 yaşında bir genç.

18 Mayıs 1973 gecesi katledilen bu genç “Türkiye Cumhuriyetini” temellerinden sarsacak ideolojik derinlik, politik yetkinlik, örgütsel duruş ve heyecanı çok tehlikeli düşünce ve yönelime sahip olması faşist devletin geleceği ve bekası için katledilmesi zorunlu bir gerekçe olarak görülmüştür.

TKP-ML OPK: Filistin Halkı Yalnız Değildir!

Direnen Filistin Halkının Yanındayız!

Emperyalistler arası çelişkilerin keskinleşmesi ve güç mücadelesiyle birlikte Ortadoğu’da bölge gericilikleriyle olan ilişkilerin yeniden düzenlenmesi beraberinde Siyonist İsrail devletinin bir kez daha Filistin halkına saldırmasını gündeme getirdi. İsrail’in Filistin halkına yönelik işgal, ilhak ve katliam politikası sürüyor.

Mayıs’ta Güneşe Uğurladıklarımızı Anıyoruz

Mayıs ayı TDH ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi açısından önemli bir yerde durmaktadır. Mayıs, şehitler ayıdır. Türkiye komünist ve devrimci hareketinin, Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi’nin önder yoldaşlarını, kadrolarını güneşe uğurladığımız aydır.

Dünya proletarya hareketinin Türkiye toprağındaki taburu proletarya partisinin kurucusu ve kuramcısı, önderi İbrahim Kaypakkaya’nın faşist Türk devletinin askeri güçlerince Amed Zindanları’nda işkencede katledilişinin 48. yıl dönümündeyiz.

“Ülkemiz" ve "Baş çelişme" sorunu üzerine kısa bir değini

Özgür Gelecek gazetesinin 27 Nisan 2021 tarihli sayısında, Halkın Günlüğü gazetesinin TKP-ML MK üyesi Meral Güzel ile yaptığı bir söyleşi yayınlandı.

M.Güzel'in, kendisine yöneltilen;  “HBDH’nin devrim mücadelesindeki yerini nasıl tarif  ediyorsunuz?” şeklindeki  soruya verdiği yanıtta geçen  bir kısım  belirleme  ve yorumları tartışma götürür niteliktedir.

Sinan Dersim… (Nubar OZANYAN)

Bitmez tükenmez bir sevdadır bizimkisi. Her ölümde yeniden doğar. Her damlada kuru olan her şeye can katarız. Yüzümüzü her daim hakikate çeviririz. Kendimizi anlamakla başlarız hakikat mücadelesine. Önce kendi içimizdeki hakikati bulmak için başlarız kavganın ilk dersine. Biliriz ki, başarılması en zor olan kavga insanın kendisiyle olandır. İçimizdeki düşmanı alt ettikçe özgür, korkusuz ve “zana” olmayı başarırız. Söylediğini yapan, sadece yapan da değil “doğru yapan” oluruz.

Sayfalar