Ankara saldırısını “YPG Yapmıştır”-Dursun Ali Küçük
*TC nihayet senaryoyu yumurtladı…
Bombacının Ankarada askeri servis araçlarında kendisini patlatması doğru.
Bunu hazırlayan ve patlatan da TC’dir, MİT’tir.
Amaç| Türk milletini gaza getirip Suriye girmek daha doğrusu Rojava- batı Kürdistan Kürtlerine savaş açmaktır.
Daha önceki üst ve dar toplantılarıdinlenmeye alınmıştı. O zamnda ABD ve Batı yı Suriye’ye karadan girmeye ikna etmek istiyorlardı. Aralarında bu türden konuşuyorlar.
Bunu içinde dar toplantılarında “Suiryeden bir kaç füze Türkiye ye atarız” ve bunu bahane ederek Suriye’yi işgal ederiz- yani “Suriyeye gireriz” diyorlardı..
Bu olayı unutmadınız değil mi?
Neden patlatılan bombaları ve bombacıları çok iyi tanıyorlar..
*İşgalci Başbakan Davutoğlu: istediğini yumurtladı:
"Ankara saldırısını YPG yapmıştır".
Bunu, Suriye girmek için hazırlanan angajman kuralı(!)olarak anlayabilirsiniz.
TC ordusunu, Türkleri vatan-millet-sakarya naralarıyla Suriye sokmak için ikna etme çabasıdır.
Bu senaryo: devlet kurumlarını sürüyeye girmeye ikna etmektir.
Saşma sapan senaryo yapacaksın ha..
Alçak herif, YPG nin Ankara da ne işi var?
Sultan Ahmet’te turistlerde bomba patlatan da Suriye ve Suuidi Arabistan uyrukluydu dediniz. Yavrunuz İŞİD çiydi.
Bu bombalı arabacıya da Suriye uyruklu diyorsunuz. Parmak izini almışsınız.
Anladık bu da sizin elemanınız....
YPG Ankara da eylem yapmak için manyaklaşmadı.
Siz Türk halkını yoldan çıkarıp manyaklaştırmak istiyrosunuz.
Batı ya da bakınız: "YPG güvenliğimizi tehdit ediyor, Ankaranın kalbinde bizi vurdu, bizde Suriyeye girerek onu vuracağız" diyeceksiniz...
Türk milletine de diyeceklerki, “YPG ordumuzu vurmak için Ankara’nın kalbine kadar geldi, bizim için bu kadar tehlikedir. Ve oradaki Müslüman kardeşlerimiz yalnız bırakmayalım”.
Devlet-millet ve ordu ellele ve yoğun propaganda ile Azez ve Cerablusa giriyoruz, yerlerse daha da ilerleyeceğiz hevesindeler…
Politika ve niyet bu?
Dünya bunu yutmaz. Türklere yutturacaklar, heryerde kürtlere karşı savaş revaçtadır Tc için….
*Fikret Yaşar facebook yorumunda şunu yazdı:
“Saray kaynaklı haberlere göre Ankara bombacısı Suriyeli bir YPG'liymiş.
Niyet belli !
Sultan Suriye'ye girmeyi kafaya koymuş.
Bunun için bir bomba yeterli !
Sonrasında kamuoyunda işlenecek mağduriyet psikozu yeter, sanıyor.
Türk kamuoyu yer, ama dünya yemez.”
Demirtaş: 'Saldırıyı YPG yapsa yayın yasağı değil, yayın zorunluluğu getirirlerdi..!!
*Batı Kürdistan işgal senaryosu için medya hazırlandı…
Dünden beri Türk medyasında MİT’in sızdırdığı habere göre PYD liler eylem yapmak için Türkiye’ye gelmişler…
İşgalci TC’nin başbakakanı Davutoğlu açıklama yapmadan Türk basınında yer alan haberler başbakan açıklamsına ön hazırlıklardı:
-Bir Türk yetkili PKK yapmış diyor
-Salih Müslim Türkiyeyi tehdit etti
-YPG Azez de saldırıya geçti
-Canlı bomba Suriye uyruklu çıktı
-AKP-CHP-MHP Ankara saldırısına karşı ortak bildiri mecliste çıkardılar
Bu açıklamalardan hemen sonra Ahmet Davutoğlu’nun YPG’yi hedef gösteren açıklaması geldi ve “Ankara saldırısının YPG yapmıştır” dedi…
Davutoğlu devamla: “YPG bölücü terör örgütünün bir parçasıdır ve birlikte hareket etmektedirler. Bu saldırı bütün dünyaya açık bir şekilde bunu gerçekleştirmiş olsun. YPG terör örgütü değildir diyenlere belgeleriyle ortaya konulacaktır.
YPG TÜRKİYE'YE KARŞI BİR DÜŞMANDIR
YPG'yi demokratik bir unsur gibi masaya davet etmek isteyenlere sesleniyorum, YPG masaya oturamaz. Türkiye'ye karşı bir düşman niteliğindedir.”
Tüm büyük elçilikleri Dışişlerine çağırıyorlar. Sanırım Meclisten bir karar geçirme çabaları da var.(1)
*Cemil Bayık açıklaması:
“Bayık, dün akşam Ankara’da askeri araçlara yönelik yapılan eyleme ilişkin ise, ‘bunu kim yaptı bilmiyoruz. Ama Kürdistan’daki katliamlara bir misilleme eylemi olabilir’ tespitinde bulundu.”(ANF-2)
ANF de dün Cemil Bayık la uzun bir röportaj veriliyor. Röportajın dün akşam yapılmadığını bu uzun yazıdan anlamak mümkündür.
Röportajın başına niye böyle küçük bir açıklma yerleştirilmiş onunda anlamak zordur ve çelişkili görünmektedir.
Cemil Bayık: “Savaşı Türkiye ye taşıma anlayışımız yoktur” dedikten sonra
“ANKARA EYLEMİ MİSİLLEME OLABİLİR
Ankara’da militarizmin merkezinde yapılan eylem de halkımıza karşı yürütülen insanlık dışı vahşi soykırımcı katliamlara karşı misilleme eylemi olabilir. Bu eylemi kimler yapmıştır bilemiyoruz. Ama daha önce Kürdistan'daki katliamlara misilleme olarak bu tür tepki eylemleri yapanların olduğunu biliyoruz. Herhalde eylemi yapanlar yakında niye yaptıklarını açıklarlar” cümlesi geçiyor.
Bu cümle de yazının içinde geçmektedir. Bu küçük cümlecikler niye yazının başına ve içine yerleştirilmiş onu anlamak zordur.
KCK eş başkanı Cemil Bayık bu duruma açıklık getirebilir. Ama böylesi uzun bir roportajın Ankara saldırısından sonra yapılmadığı kesin gibidir. Cemil bayık ile yapılan röportajın yayınlanma tarihi(18 Şubat 2016 Perşembe 08:30 haber merkezi ANF)’dir.
*Gerçekten haber doğru mu yoksa ANF düzenleme ile üstüne mi atladı
Bu konuda ANF ve Cemil Bayık’tan açıklama bekliyoruz.
Kaldı ki ANF nin bu haberini Ankara saldırısnı PKK yapmış gibi veya YPG yaptı gibisinden Türk medyası kullanıyor.
*Netleşmesi gereken noktalar var..
Ama bu, Batı Kürdistan’ı en azından Azez ve TC nin “uçuşa yasak bölge ilan edelim” dediği yerin işgal etmesine bir hazırlıktır. Bunu da becermezlerse PYD’yi masanın dışında tutma hamlesidir.
Merkel; “uçuşa yasak bölge” ilan edelim açıklmasına ve Türk tezine katıldı. İşgali beceremezlerse ABD ve diğer ülkelere uçuşa yasak bölge ilan edelim tekliflerini sıklaştırabilir.
Olay kimlere yaptırılmışsa yaptırılsın, Suriye’ye girmek ve Batı Kürdistan’ın en azından bir kısmını işgal etmek için kurulan bir tezgahı yürürlüğe koymak istedikleri çok açıktır.
“Burası yemendir,
Gülü çimendir
Giden gelmiyor
Acep nedendir”
Türküsü aklıma geldi, her nedense?
Dursun Ali Küçük-28.2.2016
(1)- http://www.internethaber.com/ankara-patlamasi-ypg-isi-cikti-davutoglunda...
(2)- http://anfturkce.net/kurdistan/bayik-gerilla-artik-her-yerde-daha-aktif-...
3- http://www.nerinaazad.com/news/kurdistan/rojava/ypg-saldiri-ile-ilgimiz-yok
Son Haberler
Dört Duvar Arasında Direnenler Dışarıdakiler İçin İnat Etme Manifestosudur
Yıllardır Sosyal medyada zindanları gündemde tutmak için güncel zindan haberlerini dışarıya ulaştırıp tutsak aileleri ve zindan arasında köprü olma misyonu ile tanınan bir hesapsınız. “Rojevazindanan” ismi ile dikkatleri üzerinize çekiyorsunuz. Twitter, instagram ve Facebook gibi geniş kesimlerin kullandığı bu mecraların hepsinde aynı anda aynı haberleri paylaşmanız da ayrıca emek isteyen bir çalışma. Biz Kaypakkayahaber sitesi olarak kitlesel refleks ve duyarlılık yaratmaya çalışan bu hesapları daha da iyi tanımak babında bir röportajı gerçekleştirmek istiyoruz.
Zafer ve yenilgilerle dolu bir tarih! Yarım Asırlık Mücadele Yolumuzu Aydınlatıyor
Proletarya partisinin kuruluşunun ve mücadeleye atılışının 50. yılındayız. Bu süre içinde mücadelesini kesintisiz sürdüren proletarya partisi, onu var eden koşullar devam ettikçe kuşkusuz varlığını devam ettirecektir.
Sınıf bilinçli proletaryanın öncü müfrezesinin ülkemizdeki varlık nedenleri, sistemin çöküntü içine girdiği günümüz koşullarında kendisini çok daha yakıcı dayatır duruma gelmiştir. Ve elbette ki proletarya partisi üstlendiği tarihsel rolü yerine getirecektir. Çünkü onun mücadelesine yol gösteren sağlam temellere dayalı ideolojik-politik pusulası vardır.
Eski sloganlar bugüne hitap etmiyor…(İsmail Cem Özkan )
Eski sloganlar atılıyor, eskisi gibi heyecanlı değil, çünkü ortam ve zaman değişmişti, eski sloganların ruhu da çoktan bizi terk etmişti... İnat ile eskiden kalan sloganlar atılıyordu ama o sloganlar bugünün sorununa yanıt vermiyor, sadece eski arkadaşlara "biz ayaktayız, yok olmadık, gelin bir arada olalım!" çağrısıydı. Fakat çoktan ayrılmıştık, ruhen bir arada ama eskinin yaratılmış öyküleri de abartılarak anlatılırken gerçeklikten uzaklaşmış ve eskinin yeniden yaşayacağı iyimserlik dışında bir arada olacağımıza dair her hangi bir şey söz konusu değildi...
Siyaset Yapma Tarzımız ve Verili Koşulların Önemi Üzerine
Son dönemlerde kurumlarımızın yaptığı konferanslarda, basın açıklamalarında `Verili koşullar` dan bahsediliyor. Verili koşullardan kasıt, somut koşulların somut tahlili.
Ölümsüz(ümüz)dür NÂZIM HİKMET[1]
“Pişman değilim yaşadıklarımdan,
öfkem belki de yaşayamadıklarımdan.”[2]
“Ew çend giringî pê bide jiyana xwe ku di/ heftêyem de jî wek mînak çandina darzeytûnê bibe// Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,/ yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin,” dizelerinin hakkını bir komünist gibi yaşayarak verdi. Eylül 1961’in Doğu Berlin’indeki, “sözün kısası yoldaşlar/ bugün Berlin’de kederden gebermekte olsam da/ insanca yaşadım diyebilirim,” demeyi de sonuna kadar hak etti…
Türkiye’de Durum: Çürüme ve “Çökme!”
Açıklama: Aşağıdaki makale Türkiye Komünist Partisi-Marksist Leninist Merkezi Yayın Organı Komünist’in Mayıs/2022 tarihli 76. sayısından alınmıştır.
İnsanî Mecburiyet(İmiz)dir Aşk[*]
“Güzelliğin beş para etmez,
bu bendeki aşk olmazsa.”[1]
Lev Tolstoy’un “Gerçekten aşk var mı?” sorusu bana hep itici gelmiştir; William Faulkner’in, “Aşkı kitaplara soktukları iyi oldu, yoksa belki de başka yerde yaşayamayacaktı,” tespiti gibi.
“Neden” mi?
Var olmayan şey soru(n) da ol(a)maz, ders kitaplarına da gir(e)mez…
SADAT
Son günlerde gündem olan SADAT ve Özel Savaş Şirketleri'ni, yeni yayınlanan “EMPERYALİST TÜRKİYE” (El Yayınları) kitabımda ele almıştım. Oradan kısa bir bölümü yayınlıyorum
Türk Tekelci Devleti’nin Paramiliter Gücü[1]
Yusuf Köse
TKP-ML -MKP: Cesaretimizin Sönmeyen Meşalesi Komünist Önder İbrahim KAYPAKKAYA Ölümsüzdür!
Dostlar, Yoldaşlar;
Bugün burada, ülkemiz devriminin önderini, kökleri asla sökülmemecesine toprağın derinliklerine işlemiş bir geleneğin yaratıcısı İbrahim Kaypakkaya yoldaşı anıyoruz.
Bugün burada, Marksizm-Leninizm-Maoizm’in usta bir öğrencisi olan komünist önderimizi anıyoruz.
İbrahim Kaypakkaya, Diyarbakır zindanlarında işkenceyle katledilmesinden bugüne kadar geçen 49 yıl içinde gerek mücadele yaşamı gerekse de ileriye sürmüş olduğu tezler nedeniyle güncelliğini korumaktadır.
Anlamak, Hatırlamak Zamanıdır Şimdi[*]
“-Prometheus: Ölüm kaygısından kurtardım ölümlüleri.
- Koro: Nasıl bir deva buldun bu derde karşı?
- Prometheus: Kör umutlar saldım içlerine.”[1]
O sadece kasketli değil; kasketin en çok yakıştığı insandı.
Benjamin Franklin’in, “Bazıları 25’inde ölür ama 75’ine kadar gömülmezler,” saptamasını tekzip eden bir mücadelenin, direncin, tarihin -ve elbette acının- adıydı.