Cuma Kasım 6, 2026

“YÜZYILLIK YALNIZLIK”I YIKAN GERILLALAR: FARC-EP -3

 

Kolombiya’da Gerilla Örgütleri: ELN,  ELP ve M-19

Kolombiya’da bir çok gerilla örgütü kuruldu. FARC-EP’nin kurulduğu 1964 yılında Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN)[1]kuruldu. ELN’nin kurucusu bir papazdır.  Yer yer, Kolombiya devletiyle, “barış için masaya oturmak”tadır. Son, “Osla görüşmeleri”nde yer alacakları haberleri çıktıysa da, bu gerçekleşmedi. Ve şu anda 5 bin kişilik bir gerilla gücüne sahip olduğu söyleniyor. Bu da az bir güç değildir. ELN Küba Devrimi’ni kendine örnek alıyor. Kolombiya’nın  doğusunda petrol bölgelerinde etkindirler. Sık sık petrol taşıma borularını bombalayarak, petrol tekellerine (British Petroleum ve Occidental Petroleum-USA)  zarar veriyorlar. Ve zaman zaman bu tekellerin üst düzey çalışanlarını kaçırıp fidye alıyorlar.

Şehir gerillası anlayışıyla hareket eden M 19 (19 Nisan Hareketi) 1973”de kuruldu. M-19, 1984 yılına kadar büyük eylemler gerçekleştirdi. Latin Amerika başta olmak üzere bütün dünyada tanındı ve sempati topladı. Küçük burjuva sol bir çizgide olan M-19, Kolombiya’da büyük bir kitleye sahip oldu. Bir çok Latin Amerika ülkesinde M-19’u örnek alanlar çoğaldı. M-19, 1984’de devlet ile yapılan ateş-kes görüşmesini onaylayan gruplardan biriydi. Ondan sonrada kendine gelemedi ve ateş-kesten sonra legal parti kurdu, ancak liderleri yine devlet tarafından öldürüldü. Böylece M-19 Kolombiya’nın devrimci mücadele tarihinin kısa bir kesitinde yerini alarak dağıldı.

1984 ateş-kes görüşmelerine FARC ve ELP’de katılıp onayladı. ELN, ateş-kes görüşmelerine katılmadı ve ateş-kes yapmadı. Bundan önceki ateş-kes görüşmelerine benziyecek ve devlet sözünde durmayacak diyerek, karşı çıktı ve sonunda, tarih ELN’yi haklı çıkardı.

Bu, “barış görüşmeleri” ve devletle yapılan karşılıklı ateş-kes, M-19’u tarih sahnesinden sildiği gibi, ELP’yi de küçük bir gruba dönüştürdü. Bugün çok küçük bir gerilla grubu olarak ELP savaşını sürdürüyor.

Her ne kadar kurucularının birisinin rahip ve bazılarının da teolog olması, onları “ilerici dinci bir örgüt” gibi gösterilmesine neden olsa da, dinle bir ilişkileri yoktur. Kendilerini “bağımsızlıkçı ve devrimci” bir örgüt olarak değerlendirmektedirler. ELN’i biraz da olsa tanıyabilmek için FARC-EP lideri Alfanso Cano’nun katledilmesi üzerine yayınladıkları dayanışma mesajından bir bölüm aktaralım:

 “Biz, Kolombiya oligarşisinin şeytani savaş ve terör mekanizması ile karşı karşıya olan ayaklanmış halkın bir parçasıyız. Biz gerilla güçleri, yarım yüzyıldan bu yana mülksüzleştirilmişlerin düşmanlarına karşı çatışmanın sıcaklığında, halk desteğinin sayesinde, mücadele arzumuzla ve devrimci inancımızın sağlamlığıyla geliştik. Alfonso Cano, hâlâ Manuel Marulanda Velez, Jacobo Arenas, Camilo Torres Restrepo[2], ve gerilla yapılarımızın, devrimci mücadelenin karmaşık yolundan geçen başka gerilla örgütlerinin diğer birçok devrimci kadrosu ve halkın toplumsal adalet, eşitlik, demokrasi, bağımsızlık ve barış mücadelesinde yaşamlarını veren değişik toplumsal alanlardan oğulları ve kızları ile birlikte sokaklarda ve yollarda yürüyor.

Ülkemizin tarihi, yolun bu bölümünün, kavgada düşenlerin sorumluluklarını üstlenmek, onların yollarından yürümek için koşullara nasıl göğüs gereceğini bilen önemli sayıda kadronun arıtıcısı olduğunu göstermektedir.

Ne halk, ne de biz devrimciler, egemen sınıfın temsilcilerinin Konfüçyüsçü mesajlarına tutulmayız veya dün ve bugün geçici zaferleriyle övünen savaşçıların tehditlerinden gözümüz korkmaz. Halkın devrimci mücadelesinin akıntısı, protestolar, mücadele ve isyancıların politik-askeri kavgası her gün büyüyor.

Sonucu göremeyen tüm diğer savaşçılar için görevimiz, devrimci davanın zaferi için mücadeleye devam etmektir. Komutan Alfonso Cano; örneğini ileri taşıyacağız.” [3]

SBKP-ÇKP arasındaki ideolojik çatışma Kolombiya’yı da etkiledi ve bu ayrışımın sonucu olarak   1967 yılında Mao’nun görüşlerini benimseyen Kolombiya Komünist Partisi Marksist-Leninist’e bağlı Halk Kurtuluş Ordusu (EPL)[4] kuruldu. SBKP-ÇKP arasındaki ayrışım sonucu bölündü ve deyim yerindeyse “ufalandı” Bunlardan 7’si büyük gerilla gruplarına sahipti. Ancak süreç içinde dağıldılar. Şu anda ELP’nin 1000 civarında gerilla gücü olduğu varsayılıyor. Bazı kaynaklar daha az gösteriyor. Kolombiya devleti ise “200-300” arası bir rakam veriyor.

Kolombiya’daki gerilla örgütlerinden söz ederken, M-19’dan (19 Nisan Hareketi, kuruluş tarihi 1973) söz etmemek olmaz. 1973-1985 arasında Kolombiya tarihine damgasını vuran örgütlerden birisidir. Şehir gerillası anlayışıyla hareket eden bu M-19, 1984 yılına kadar büyük eylemler gerçekleştirdi. Latin Amerika başta olmak üzere bütün dünyada tanındı ve sempati topladı. Küçük burjuva sol bir çizgide olan M-19, Kolombiya’da büyük bir kitleye sahip oldu. Bir çok Latin Amerika ülkesinde M-19’u örnek alanlar çoğaldı. M-19, 1984’de devlet ile yapılan ateş-kes görüşmesini onaylayan örgütlerden biriydi. Ondan sonrada kendine gelemedi ve ateş-kesten sonra legal parti kurdu, ancak liderleri yine devlet tarafından öldürüldü. Böylece M-19 Kolombiya’nın devrimci mücadele tarihinin kısa bir kesitinde yerini alarak ve iz bırakarak dağıldı.

1984 ateş-kes görüşmelerine FARC, M-19 ve ELP’de katılıp onayladı. ELN, ateş-kes görüşmelerine katılmadı ve ateş-kes yapmadı. Bu, “barış görüşmeleri” ve devletle yapılan karşılıklı ateş-kes, M-19’u tarih sahnesinden sildiği gibi, ELP’yi de küçük bir gruba dönüştürdü.

1985 yılında yapılan ateş-kes ve barış görüşmelerinin ardından, FARC-EP, ELP ve M-19 arasında ortak hareket etme kararı alındı. Simon Bolivar Geilla Koordinasyonu (Coordinadoro Simon Bolivar Guerrillera-CGSB). Legal alanda ise CGSB içinde yer alan örgütlerin yanında, CCP ve diğer legal gruplarında katılımıyla Union Patriotica (UP) (Yurtsever Birlik) adında bir birlik oluşturulup, legal olarak seçimlere gidildi. Önemli başarılar da elde edildi. Ne var ki, legal demokratik ortamdaki başarılar, emperyalist tekelleri ürküttü. ABD destekli güçlerin saldırıları yeniden başladı ve büyük kayıplar verildi. 1986-1996 arasında devlet UP‘nin 4-6 bin arası üyesini öldürdü. 1987 yılında, UP’nin devlet başkanı adayı, devlet tarfından öldürüldü. Bu legal ortam M-19’u bitirdi. Çünkü, M-19 büytünüyle legalleşmişti. ELP’yi ise parçaladı ve küçük bir grup durumuna düşürdü. FARC-EP’de önemli kayıplar verdi.

ELN ile FARC-EP arasında ortak hareket etme kararı var ve birbirlerini “kardeş örgüt” olarak değerlendiriyorlar. Bir ara çatışmalı bir ortam da yaşadılar. Fakat FARC-EP’nin başına Alfanso Cano’nun[5]getirlmesiye çatışmalı ortam kaldırıldı ve yeniden “dostluk” ilişkileri kuruldu.

ABD ve AB ve bazı Latin Amerika ülkeleri FARC-EP’yi, “terör örgütleri” listelerine dahil ederken; Venezuela[6], Ekvator, Brezilya, Arjantin ve Nikaragua ise “Cenova Sözleşmesine uygun gerçek bir ordu” olarak kabul ediyorlar.

Kolombiya’da, Komünist İşçiler Birliği (MLM)[7] (Union Obrera Cominista (MLM)” isimli bir örgüt daha var. Oslo görüşmelerinde, FARC-EP’nin taleplerini ve tavrını eleştiriyor. FARC-EP’nin taleplerini, “Neoliberalizmi ılımlama” olarak değerlendiriyor. 

Kolombiya’da bir çok devrimci parti ve örgütler var. Bazılarının küçük silahlı birliklerinin de olduğu söyleniyor. Çünkü Kolombiya’da açıktan iki cephe var. Arkasında ABD’nin yer aldığı karşı-devrim cephesi, diğeri ise devrim cephesi. Devrimci cephenin arkasında işçiler, köylüler ve diğer ezilen emekçi kesimler var. Karşı-devrim cephesinin arkasında ABD ve Kolombiya egemen sınıfları var. Emperyalist tekellerin ve Kolombiya devletinin denetimindeki para militer güçlerin asli görevi ise, gerillaya destek veren kitleleri terörize etmek, korkutmak, sindirmek, yerinden göç ettirmek ve katletmek.

Örneğin, kimi yerlerde bütünüyle paramiliter güçlerin denetiminde “kurtarılmış köyler” var. Bu şu anlama gelmektedir, emperyalist tekellerin muz plantasyonlarının ve petrol bölgelerinin paramiliter güçlerce kontrol altında tutulması. Bunun bir amacı var; çalışanların köle gibi çalıştırılması ve direnişlerin önlenmesi içindir. Kimi bölgelerde ise uyuşturucu çetelerinin kontrolü söz konusudur. Bu karşı-devrimci odaklar Kolombiya devleti ile ortaklaşa hareket ediyorlar.

Kolombiya ve Türkiye

Kolombiya bügünkü haliyle tam bir muz cumhuriyetidir. ABD emperyalizmine bağlı petrol (Rockefeller gruba ait petrol şirketleri), uyuşturucu ve muz tekellerinin elindedir. Hükümeti, başbakanları bu tekeller belirlemektedir. Bu nedenle de devrimci gerilla örgütlerinin esas muhattapları perde arkasında ABD’dir. Bunu Kolombiya halkı’da, Latin Amerika halkları da bilmektedir. Seçime katılan partiler Muhafazakar ve Liberal adında iki partidir. ABD’yi örnek almışlar. Birincisi ABD’deki cumhuriyetçileri, ikincisi ise demokratları. Ancak, belirleyici olan ABD tekelleridir. Her şey onların çıkarlarına göre dizayn edilmektedir. Bu nedenle Kolombiya Latin Amerika’da “Muz Cumhuriyeti” olarak bilinir.

 Türkiye’nin birbirine benzeyen yanları vardır. Birinci, benzer yanları; ABD emperyalizmine bağlı olmaları ve onun politikaları etrafında hareket etmeleridir. Bu da, içeride “demokrasi”yi değil, faşizmi uygulamayı dayatmaktadır. Demokrasi görüntüsü, egemen sınıf kliklerin parlamentodan yararlanması, seçimlerle işbaşına gelmeleridir. Seçimle iş başına gelme, “özgürce” olmayıp, yine emperyalist tekellerin belirleyiciliği esastır.

 Özellikle köylülerin ve işçilerin mücadelesi açısından bu söyelnebilir. Sadece sanayinin ekonomiye katkısıyla, şehirleşme oranları birbirine yaklaşık. Kolombiya halkı sömürgeciliğe karşı savaşla var oldu. Uzun yıllar İspanyol sömürgecilerine karşı savaştılar, bağımsızlıklarına kavuştuktan sonra da yerli gericiliğe ve yine emperyalist tekellere karşı savaşlarını sürdürdüler. Böyle bir durum, gerilla savaşının kitle temelinin tarihsel olarak var etti ve gerilla hareketini önce başlatan da köylüler oldu. Bugüne kadar bu savaşın sürmesinin arka planında bunlar vardır.

Türkiye’de Türk köylülüsünün, ne toprak talebi için ne de sosyal kurtuluş için kendiliğinden bir hareketi olmamıştır. Kendiliğinden olmadığı gibi, sosyal kurtuluş mücadelesi veren harketleri de desteklememişlerdir. Kuzey Kürdistan’da ise, Kürt köylüsü ulusal baskıya karşı, Kürt ulusal hareketlerinin yanında yer almıştır

Bütün zorluklarına rağmen, başarı ve zafer; Latin Amerika’nın devrimci onuru Kolombiya’nın devrimci gerillalarının olsun!*** Bitti.

 

Yararlanılan Kaynaklar: Die etwas andere Geschite der Guerillas in Kolumbien, I-II (Kolombiya Gerilla Hareketinin Kısa Tarihi; I-II) Raul Zelik, Latein Amerika Nachrichten Nr. 268, Nisan 1998.  Kurtuluş Cephesi İnternet Sitesi. Barikat Dergisi sayı 52, 2007. Wiederstand in Kolumbia sitesi ve gazeteler... FARC-EP web sitesi, FARC-EP resmi yayın organı Resistencia. ANNCOL wep sitesi. www.cedama.org. www.eln-voces.com.  Doç. Dr. Sait Yılmaz; “Latin Amerika’da Neler Oldu?”


[1] ELN : (Ejército de Liberación Nacional) Ulusal Kurtuluş Ordusu. Ayrıca, bkz. www.eln-voces.com

[2] Camilo Torres Restrepo, ELN’nin kurucu önderi, professor ve rahip.,çatışmada öldürüldü. Manuel Vasquez Castaño, Manuel Perez Martinez (İspanyol ve Katolik teologlardan) ELN’nin önderlerindendi.

[3] Radio Cafe Stereo, Miguel Suarez (10.11.2011)

[4] EPL; (Ejército Popular de Liberación) Halk Kurtuluş Ordusu. ELP, Mao-Enver Hoca ayrışımında, Enver Hocacı oldu. Maoist görüşlerle bir ilgisi yok.

[5] Alfanso Cono (Guillermo Leon SAENZ-Vargas), ölümü 4.11.2011.  ABD ve Kolombiya devlet güçlerinin saldırısı sonucu şehit düştü. ABD, daha önce Cono hakkında bilgi getirenlere ve yerini bildirenlere 5 milyon dolar vereceğini vaadetmişti.

[6]Venezuela devleti, 2011 yılın başında Kolombiya devleti tarafından aranan FARC-EP üyesi olduğu ileri sürülen İsveç’te ilticacı (birisi meşhur bir gazeteci) iki kişiyi Caracas havaalanında  gözaltına alınıp Kolombiya devletine teslim etti. (bkz.Portal Amerika 21.de)

[7] „Devrim İşçi” isminde  haftalık dergileri var. (Bkz.www.revolucionobrera.com)

 

119880

Yusuf Köse

Yusuf Köse teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır. Ayrıca 7 adet kitabı bulunmaktadır. Kitapları şunlardır: Emperyalist Türkiye, Kadın ve Komünizm, Marx'tan Mao'ya Marksist Düşünce Diyalektiği, Marksizm’i Ortodoks’ça Savunmak, Tarihin Önünde Yürümek, Emperyalizm ve Marksist Tarih Çözümlemesi, Sınıflı Toplumdan Sınıfsız Topluma Dönüşüm Mücadelesi.

yusufkose@hotmail.com

http://yusuf-kose.blogspot.com/

 

 

Son Haberler

Sayfalar

Yusuf Köse

Kerkük’ü Kaça Satalım? – Dursun Ali Küçük

Kürdistan’da doğup büyüyüp Kürdistan’ı satanlar az değil.
Garip ama gerçek...
Kürdistan’da bazı Kürtler kendi ülke ve şehirlerini bir yok pahasına evet kendisi için satıyorlar.
Hem de bedeva.
Kimi karın tokluğuna, kimi gerçekten bedevaya, kimi egemen sömürgecilerden bir etiket ucuz yaşam kapma pahasına bunu yapıyor.
Kimisi de kafası ve ruhu işgal altında olduğu için bunu yapıyor.

İbrahim Kaypakkaya ve Kürt sorunu[1]

“Söyle ateşin söylemeye çekindiğini.”[2]

İşkencede parçalanmış bedeni 20 Mayıs 1973 günü Diyarbakır’da babasına teslim edileli tam 43 yıl olmuş… “İntihar etti,” demişler, utanmadan![3]

44 Yıl sonra onlar yani sonsuzlar[*]

“Nice aşklar arkadaşlıklar gördüm Kahramanlıklar okudum tarihte Çağımıza yakışan vakur, sade Davranışınız geliyor aklıma.”[1]

“Üç Fidan”ın 6 Mayıs’ından veya THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) savaşçılarından, 44. yıldaki sonsuzluklarından söz etmek zor olsa da; “olmazsa olmaz”…

Madımak’tan Mercan’a, Koray’dan Dursun’a‏

Biri henüz 11 yaşında, Pir Sultan Abdal’ın elinde dünyanın en güçlü direnç, bilinç ve isyan silahına dönüşmüş Bağlamaya, Semaha ve Türkülere sevdalı, 2 Temmuz 1993’te Madımaktaki 33lerin en küçüğü Koray Kaya… Diğeri yüzyıllardır özgürlük meşalelerinin yandığı, sefer edilip zafer elde edilemeyen Jaru Diyara, Kaypakkaya’nın destanlaştığı Munzurlara, Zel dağına, özgürlüğün diyarına giden, 17 Haziran 2005 Mercan Dağlarında kimyasal silahlarla katledilen 17lerin en küçüğü Dursun Turgut..

'Osmanlıcılık' Egemenlerin Krizlerine Çok Boyutlu Çare Arayışıdır / Haluk Gerger

Uluslararası ilişkiler ve özellikle Ortadoğu üzerine çalışmalarıyla tanınan akademisyen ve yazar Haluk Gerger Siyaset Gazetesi ile dünya güç dengeleri, Ortadoğu ve Türkiye üzerine bir röportaj gerçekleştirdi

CHP, stabil bir parti mi?‏ /İsmail Cem Özkan

Yaşadığımız ülkenin ve devletin kurucu gücü olarak tanıtılan CHP aslında homojen bir parti hiçbir zaman olamadı, sürekli olarak çağın ve zamanın ruhuna uygun olarak tavır değiştirtirken kadrosu da değişen bir siyasi partidir ve o yüzden stabil değil dinamiktir.

CHP kurucu üyeleri son Osmanlı Meclisi üyeleri ve 1. Ankara’da kurulan meclistir. Osmanlı devletinden almış olduğu mirası kesintisiz olarak ileriye taşıyan parti özelliğini de korumasına rağmen, bugün kuruluş çizgisinden çok uzakta hatta hiçbir bağlantısı kalmamış konumdadır.

Koşullara Boyun Eğmek Değil, Değiştirmek Devrimciliktir!

"Bak Bill, İşte Kocakafa!”

İslamcı faşist devletin en büyük korkusu, kitlelerin direnme gücünü bütünüyle kıramamış olmasıdır. Onlar, kendi saltanatlarını rahat sürdürebilmek için, öncelikle kitleleri bütünüyle teslim alamk isterler. Teslim almanın ötesinde, bütünüyle sindirmek ve ezmek isterler. Kısa ve uzun vadeli taktikleri budur.

AKP faşist hükümeti, 14 yıldır, kitleleri teslim almanın mücadelesini veriyor ve son 6 yıldır ise, yoğun bir şekilde saldırıyor. Buna rağmen, kitleleri bütünüyle teslim alabilmiş değildir.

Yaralı Gövdeyle Yaşama Tutunmak

Yaşam binbir zorluklarla,iniş-çıkışlarla doludur. Mutluluk ve mutsuzluk'da öyle birşey. Yaşamda yanlızca mutluluk yoktur, aynı zamanda yaşamımızda yanlızca mutsuzluk denen bir kader'de yoktur. İnsanların yaşamını belirleyen içerisinde yaşadıkları toplumsal ilişkiler ve olaylardır. Bu sosyal , siyasal,kültürel ve toplumsal olaylar etkiler yaratır insan yaşamında. Hatta insanın sosyal yaşamında belirleyci rol oynar. Doğada diğer canlılarda doğanın birçok olayında,değişiminde, altüst oluşunda ciddi şekillerde etkilenirler.

Yine bir Mayıs günü...Rojava’dan bir Partizan

Ölüm kutsanmaz bizde. Kutsanan özgür yaşamdır. Ancak özgür bir yaşam için ölmek gerekiyorsa tıpkı umutla yaşama koşar gibi, cesaretle karşılarız ölümü. Öncülük kutsanmaz bizde ancak geleceği kısaltmak içinse öncülük, bir sıra neferi gibi atılırız öne. Yaşamın, savaşın, gelişimin diyalektiğinde anlamlandırırız her ölümü ve öncülüğü. 

Ortadoğu'da Öcalan'ın rolü ve Demokratik Konfederalizm‏

Hegemonik güçlerin BOP projesi türlü türlü kaos politikalarının uygulamaya alınmasıyla devam ediyor.

Yaralı kartalların sığınağı,Dersim

Sayfalar