Çarşamba Eylül 23, 2026

Yağmur yağıyor dışarıda

Yağmur yağıyor dışarıda

Şehir griye düştü

Aklımda deli düşler ve sonunda gerçekliğimiz

O kadar acı olsa da umut dağlara çekilmiş kar altındadır

Şehir bir hengâme içinde seksenli filmlerde ki gibi

Duraklar pazara insan taşıyor

Pazar insan satıyor ve alıyor

Dostlar birbirine küskün

Düşman sarayında keyif çatıyor

Üzerime bir çağ yapılırken

Logar kapağının altında üç gündür ölü bedenim

Tam üç gündür yatmakta

Öğretmenim ben

Cebimde on lira ile astım bedenimi o ağaca

Öğrendiniz mi bari

Emperyalizm yıktı tarihimi

Yoldayım

Yoldan çıktı seyri seferim

Ezik büzük etim Yoldaş’ımın kanına karışmakta

Açlık ve sefalet üç çocuğun boğazında bıçak

Üç kesik

Üç ölüm

Anne soğukluğunun keskin kenarında sallanmakta

Şehir ölüyor

Şehirde bin türlü planlar dolanmakta

Ada ve parsel kılığına bürünmüş

Konut ve ipotek

Alma ve satma olmuş ruhum

Herkesin olsun diye

Ölçsem yeryüzünü

ama pay etmesem kimseye

Düşler gökyüzünden inerken

Yapayalnız insanlığı

Yapayalnızlıktan kurtarmak için

Dağ başında dumansız ateşler yanmakta

Duvarlar ardında ömürlük mahpusluklar

İçimizdeki duvar ne olacak peki

İçimizdeki ada ve parseller

Her türlü sınırlar

Ne olacak?

Yıkmak sadece yetmiyor yerine koyacak bir şeyin yoksa

Hayat her şeyin karşılığına yeni bir karşılık istiyor

Kana kan istiyor

Duvara duvar

Acıya acıyı

Öfkeye öfke istiyor

Hepsi duygular ve düşünceler hâlbuki

Gerçek hayat gerçek hayatta bir değişiklik istiyor

Devlete karşı yeni devlet istiyor

Eski tek yanlılık çoklara bölünmüş

Dogmatizmin dogmatizminin dogmatizmi

Böldükçe

Parçaladıkça

Egzoz gazının zehri gibi

Şehri zehirlemekte

Doğalcı, görgücü aydınlar

Yağlanıp, yumuşadıkça düşünceleri de hantallaşmakta

Kafa dolu ve ağır

Hareket yavaşlamakta

Raylar döşenmiş

Tüneller açılmış ruhuna

Her yerinden burjuva fikirler sızmakta

Hem ucuz hem kalitesiz

Kırmızı bir ambalaj içinde

Parlak etiketler yapışmış üstüne

Raflarda yanyana

Eleştiri yığını altında kalacağı günleri elleriyle yapmakta

Hareket nerede?

Bir hostel de mi?

Bir şehrin barında aslan sütünde mi?

Bir dağ başında mevzi de mi?

Bir fabrika da mesai de mi?

Bir çapanın toprağı deştiği yer de mi?

Hareket nerede?

Kavramların dünyayı doldurduğu gölgesinde mi?

Bir çekmecenin içinde mi?

Akışkan sermayeye yapışmış düşünceler

Sermayeyi yıkacaktı hâlbuki

Esiri oldu besbelli

Yan çiziyor her şeye

Yasaları yıkıyor

Yeni yasalar yapıyor

Yasaların yaratılamadığını unutuyor

Yağmur yağıyor dışarıda

Şehir griye düştü

Aklımda deli gerçekliğimiz ve sonunda düşler

Alevin ucunda salınıyor

Feodal bir sevgiden

Verebileceğinden

Daha fazlasını vermesini istiyor

Kendinde olmayanı nasıl versin ki

Metalar dünyasında

Seviyor sevmiyor seviyor sevmiyor

Yapraklar kopuyor bir bir

Sonbahar gibi sararırken papatya

Aşk nasıl katılaşmaktan kurtulabilir ki

Borç ve alacaklı ilişkisi

Nesnel bir efendi köle ilişkisi gibi

Başucumda

Celladın elinden olmasın diye ölümüm

İpin ucunu

Ve uçurumu

Kendi irademle sınamam

Siren sesleri yangınlarımda

Olay yeri tespit tutanağı kazalarım da

Sargı bezleri yaralarımda

Umut

Umut

Genç yalın ve acemi

Yaratırken bilincini

Ölü fikirleri yuyan

cansuyu

Hareket kefenleyecek

Dogmatizmin dogmatizminin dogmatizmini

Kurşun mu dökse

Muskamı yazsa

Dua mı etse

Sapma saptığı yoldan dönmüyor

İşçiler milyonlar olmuş

Mali sermaye ülke yönetiyormuş

Kapitalist ilişkiler çok gelişmiş

Fikirleri damıtmış

Şarap sıcakmış

Marksist Leninist’miş fikirleri

Maoizm izm değilmiş

İzm’ler saçmalıkmış

Şömine başında mayışmış besbelli

Kendileri doğruymuş

Geçmişi hep yanlışlar yapmış

Kendi doğruları yapılsaymış

Olmazmış yanlışların yanlışları

Ahbap çavuş olduğu günleri

İllegaliteyi unuttuğu günleri

Disiplini çiğnediği günleri

Unutmuş

Yüzdelerle yapılan oranlar felsefesi

Yüzde yüz

Berlin’e kurulmuş besbelli

Yağmur yağıyor dışarıda

Şehir karaya düştü

Aklımda ve dışımda gerçekliğimiz 

36119

Taner özcan

Taner Özcan sitemizin köşe yazarıdır. Kültürel ve politik konularda yazılar yazmaktadır

Son Haberler

Sayfalar

Taner özcan

Kavram Kargaşası (Sinan Dersim)

Her türlü şiddette karşıyız, düşman hukuku vb.

Düşünerek konuşmak, konuşarak yapmak siyasette, sosyal ilişkilerde önemlidir. Genelde bunun eksikliği yapma fiili ve amaçtaki net olma, olmamayla orantılı olarak değişkenlik göstermektedir.

Kişide, toplumda, örgütlülükten, örgütsüzlükten, egemenlikçi sistemden, ezilenlerin kurtuluş kavgasında düşünerek konuşma, konuşarak yapma derin ideolojik politik tercih ve kodlara göre olmakta ve bu kodların doğru yerinde oturması, oturmamasıyla orantılı değişkenlik göstermektedir.

Sınıf mücadelesinde rakamların ve nicelik gelişmelerin önemi (Mehmet Emin Gündoğdu)

Sınıf mücadelesi, kapitalist toplumun dünya çapında hakimiyetinden sonra farklı bir rol aldı. Sömürücü toplumlar kendi bağrından çıkan üretim araçlarının nicel birikimleri sonucunda, niteliksel sıçrama yaratıp eski toplumu yıkmıştır. Köleci toplumun bağrında gelişen Feodal üretim araçları  köleciliği yıkmıştır. Feodal toplumun bağrında gelişen kapitalist üretim araçları, feodal toplumu yıkmıştır.

Doğu Rüzgarı, Batı Rüzgarını Yenecek!

Emperyalist kapitalist sistemin krizi dünya çapında etkilerini gösteriyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgal saldırısıyla keskinleşen ve derinleşen kriz, beraberinde rakip emperyalist kampların birbirine yönelik hamleleriyle sürüyor. Rusya’nın “nükleer silah kullanma” ve savaş için “kısmi seferlik” ilanının ardından işgal ettiği bölgelerde düzenlediği referandumla bu bölgeleri ilhak etmesi; Rusya üzerinden Almanya’ya doğalgaz taşıyan Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 boru hatlarındaki sabotaj ihtimali güçlü olan patlama ve sızıntılar bu çelişkileri daha da keskinleştirmiş durumdadır.

Nanikkk... Nanikkk...

Reytingler  sıfır.

Reytingler  sıfır.

Ah... dostlar... ah..

Sormayın gitsin... sormayın gitsin...

Yükselmesi beklenen toplumsal muhalefetin (!) reytingleri de artırabileceği düşüncesi biz yazarlara öyle yazılar yazdırıyor...  öyle şeyler yapıyor ki...

Sormayın gitsin.

Bir bakıyorsunuz ki içimizde biri:

Her türlü burjuvalarla işbirliğini savunurken...

Bir diğeri:

İş, dünya proletaryalarının çeşitliliğiyle enternasyonalizmi savunmaya gelince su koyu verebiliyor.

Başka biri de:

Sosyalist Güç Birliği Kimin Tarafında?

Sosyalist Güç Birliği 20 Ağustos günü kuruluşunu deklare etti. Sol Parti, Türkiye Komünist Partisi, Türkiye Komünist Hareketi ve Devrim Hareketi’nin oluşturduğu ve seçim takvimine ayarlı olduğu açık olan Birlik, kamuoyuna duyurduğu deklarasyonda kuruluş amaçlarını beş madde halinde sıraladı.

Kabaca özetlersek Güç Birliği; eleştirilerinin merkezine R.T.Erdoğan  şahsında “Tek Adam Rejimi”ni koyuyor. Bu rejimin dinci gericilik temelinde inşa edildiğini dile getirerek buradan hareketle bir laiklik savunusu yapıyor.

Harekete Geç, Kavganın Öznesi Ol

Zorluk ve fırsatların iç içe geçtiği bir süreçten geçiyoruz. Ortaya çıkan fırsatlardan yararlandığımız oranda bu zorlukları aşabiliriz.

Bugün geniş yığınlarda iktidara karşı tepkinin giderek artması, değişim için yüksek sesle dile getirilen itirazların-soruların çoğalması sınıf savaşımını geliştirme bakımından fırsatlar içermektedir.

Ermeni kaldı mı? (Nubar OZANYAN)

12 Eylül’ü 13 Eylül’e bağlayan gece Azerbaycan işgalci ordusu, arkasına ve yanına aldığı TC ordusuyla birlikte Ermenistan topraklarına saldırı başlattı. Birçok sivil yerleşim yeri bombalandı.

Militana Mektuplar…(2)

Merhaba tekrardan…

Yanı başımızda sürüp giden çekişmeli hayatımızdan biriktirdiğimiz anlardan seslenebiliyoruz ancak. Sesimiz ulaşıyorsa korkmaya ve umutsuzluğa kapılmaya gerek yok, tohum mutlaka filizlenmeye yüz tutar.

Hayatımıza geri dönüp bir bakmaya ne dersin. Korkularımızın mı cesaretimizin mi baskın olduğunun muhasebesini yaptığımızda ne görürüz?

İnsan dediğimiz canlı varlık her ikisini birlikte yaşar diyalektiğin gereği olarak. Korkularımız, bastırılmış öfkelerin dışa vurumuna götürür bizi. Burada cesaret denilen olgu karşımıza çıkar.

Tanrıyı Ette Bulma

Demek... öyle...

Dolly...

Dolly...

Bastır etleri leyla.

Çevir mangalı leyla.

Bir daha mı dünyaya geleceğiz leyla.

Bir daha mı dünyaya geleceğiz leyla.

Ha... ki.... ko.... ko...

Ha... ki.... ko.... ko...

Koltuk sallanıyor... koltuk...

Dolly...

Dollyyy...

Nerdesin kız?

Seni gidi kopya koyun.

Nerdesin?

Korkma kız....

Robotları artı değer üretemi içerisinde saymadılar diye yünlü yoldaşlarımızı yiyecek halimiz yok ya...

Ha... ki.... ko.... ko

Ha... ki.... ko.... ko

Emperyalizm Belli Ülke ve Uluslara Mı Özgü?1

Emperyalizm,  kapitalizme özgü bir olaydır. Kapitalizm öncesi emperyalizm yoktu ve toplumlar kapitalizme geçtiğinde, önce serbest rekabetçi kapitalizmle ve peşinden, kapitalizmin gelişmesi ve uluslararası yönünün daha fazla öne çıkmasıyla emperyalizmle tanıştı.

Biz bize benzemeyiz! [ismail cem özkan]

Kemalist arkadaşlar bazı sosyalistlerin kendileri gibi hayata baktığını ve yorumladıklarını gördükçe, duydukça diyorlardır “biz sosyalistiz herhalde!”... Ama Marksizimi bilen, onun düşünce yöntemini içselleştirmiş biri asla Kemalist olamaz ve hayata Kemalist gibi bakamaz, çünkü durdukları nokta farklı. Kemalistler burjuva ve sermaye bakış açısından devleti kutsallaştırıp, onu yaşatmak için düşünce yöntemini çizer, sosyalist ya da Marksistler ise tam tersidir, devleti “sönümlendirecek” işçi devleti kurmayı, yani işçi sınıfı ve mazlumların bakış açısına sahiptir...

Sayfalar