Perşembe Ekim 8, 2026

ՊԱՏՄԱԿԱՆ ԿԱՐԻՆ ԳՈՐԾՈՂՈՒԹԵԱՆ ՂԵԿԱՎԱՐ ԶՕՀՐԱՊ ՍԱՐԳԻՍԵԱՆ՛Ի ԽՕՍՔԸ ՈԻՂՂՈԻԱԾ ՀԱՅ ԺՈՂՈՎՈՒՐԴԻՆ:

Սոյն նամակս կ՛ուղղեմ Հայաստանի Ազատագրութեան Հայ գաղտնի Բանակի ղեկավարռւթեան,քատրերռւն,պայքարող ընկերներուս,համակիրներուն,ինչպէս նաեւ կազմակերպռւթեանս աշխարհասփիւռ բոլոր համակիր շարժռւմներուն:

Իմ այս տողերս կը գրեմ սրտիս խորքեն:Կ՛ուզեմ արտայայտել այն ոգին զորս կը նուիրեմ աշխարհասփիւր հայ ժողովուրդի զաւակնեուն եւ յատկապէս Սովետական Հայաստանի Հայութեան,որ իր զոհողութեամբ կերտեց մեր պատուաւոր պատմռւթիւնը եւ կրցաւ փոքր հայրենիքին վրայ կերտել ու

պահպանել մեր ազգային ոգին ռւ ժառանգը:Եւ այսօր,Սովետական Հայաստանը հիմնական ոգին է աշխարհասփիւռ հայութեան:

Հաւատացէք պիտի գայ օրը եւ յաղթանակներ պիտի արձանագրենք ճզմելով կայսերապաշտական վարչակարգերն ու անոնց դաշնակիցները եւ պիտի ազատագրենք Հայաստանը:

Գուցէ ես չկարենամ տեսնել հայրենիքս:Սակայն պիտի տեսնեմ զայն Հայ Ժողովուրդի յեղափոխական զաւակներու աչքով:Վստահաբար պիտի վերադառնանք մեր հայրենիքը:

Ողջոյններս ձեզի բոլորիդ:

Հայաստանի Ազատագրութեան Հայ Գաղտնի Բանակի ընկերներուս կը ձգեմ իմ միակ կտակս:Շարունակել պայքարը մինչեւ Հայաստանի ազատագրութիւնը,թրքական ֆաշիզմի եւ կայսերապաշտութեան լուծէն:

Աշխարհասփիւռ Հայ Ժողովուրդ.

Երբ մենք կը պայքարինք ի խնդիր մեր կեդրոնկան դատին,ձեր կեդրոնկան շահերու համար է այդ:Ցեր շահերը կը պահանչեն ազատագրել ձեր հողերը թրքական Ֆաշիզմէն որ կոտորեց աւելի քան 1,5 միլիոն Հայ:

Հայ ազգի զաւակներ,

Չեմ գիտեր թէ ողջ պիտի գտնուիմ երբ կարդամ այս տողերս:Խօսքս կ՛ուղղեմ,ինծի վստահուած յեղափոխական առաքելութեանս ուղղուելէ առաջ:

Համոզուած եմ առաքելութեանս,որովհետեւ անոր մէջ կը տեսնեմ ձեր բոլորին շահերը անխտիր:Այո,յեղափոխական այս առաքելութեանս մէջ կը տեսնեմ Հայրենիքս,ժողովուրդս եւ անոր զաւակներու ապագան:

Սիրելինր,

Պէտք չէ շարունակուի Թրքական Ֆաշիզմի եւ կայսերապաշտութեան պարտադրած կատարուած իրողութիւնը:Պէտք չէ որ շարունակուի մեր տարասփիւռ վիճակը:

Ժամակը եկած է որ իւրաքանչիւրս կատարէ իր

պարտականոթիւնը:Ժամանակը եկած է որ մեր արիւնը նուիրենք ի խնդիր մեր սիրելի հայրենիքին,ի խնդիր Հայաստան վերադարձի...:

Պայքարինք ի խնդիր Հայաստանի վերատիրացման:

Կը բաժնուիմ ձեզմէ եւ մեծ վստահութիւն ունիմ Հայ Ժողովուրդին վրայ:

‘’ ՍՓՒՒՌՔԱՀԱՅՈՒԹԵԱՆ ՁԱՅՆ ‘’ Օգոստոս 1982

* * *

TARİHİ GARİN ( ERZURUM ) EYLEMİNİN SORUMLULARINDAN ZOHRAB SARKİSYAN'IN ERMENİ HALKINA SESLENİŞİ ;

Bu mektubumu Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu yönetimine, kadrolarına, savaşçı yoldaşlarıma, sempatizanlara ve örgütümüze sempati duyan dünyadaki bütün hareketlere gönderiyorum.

Bu satırlarımı yüreğimin derinliklerinden yazıyorum. Şunu ifade etmek isterim. Canımı dünyanın her tarafına dağılmış Ermeni halkının çocuklarına ve özellikle Sovyet Ermenistanı Ermeniliğine armağan ediyorum. O ki kendini feda ederek tarihimizin onurlu bir sayfasını yazmış ve vatanımızın küçük bir bölümü üzerinde ulusal ruhumuzu ve mirasımızı koruyup yaşatabilmiştir. Ve bugün artık Sovyet Ermenistan’ı dünyaya dağılan Ermeniliğin temel ruhudur.

İnanın ki, gün gelecek zaferler kaydedeceğiz; emperyalist rejimleri ve müttefiklerini ezip Ermenistan’ı özgürleştireceğiz.

Belki ben vatanımı göremeyebilirim. Ama onu Ermeni halkının devrimci çocuklarının gözüyle göreceğim. Kesinlikle bir gün vatanımıza döneceğiz.

Hepinize selamlar;

Biricik vasiyetimi Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu’na bırakıyorum: Ermenistan Türk faşizminin ve emperyalizmin boyunduruğundan kurtulup özgürleşinceye kadar mücadeleye devam!..

Dünya Ermeni Diasporası ;

Bizim uğruna savaştığımız bu dava sizin çıkarlarınız içindir. 1,5 milyondan fazla Ermeniyi katleden Türk faşizminden topraklarımızı kurtarma davasıdır bu.

Ermeni halkının evlatları ;

Bilemiyorum, acaba bu satırları okuduğunuz zaman sağ olacak mıyım? Bana güvenilerek emanet edilen devrimci misyonu gerçekleştirmeden önce şunu söylemek istiyorum.

Misyonumu oynamaya ikna oldum. Çünkü içinde ayrımsız hepinizin çıkarlarını görüyorum. Evet bu devrimci görevde vatanımı, halkımı ve onun çocuklarının geleceğini görüyorum.

Değerli arkadaşlar ;

Türk Faşizminin ve emperyalizmin dayattığı oldu-bitti gerçeklik devam etmemeli. Bizim yaban ellere dağılmış halimiz bir son bulmalı.

Her birimizin kendi görevini yerine getirme zamanı gelmiştir. Vatanımız uğruna ve Ermenistan'a dönüş için kanımızı armağan etmenin zamanı gelmiştir.

Ermenistan’ın geri alınması için savaşalım.

Sizden ayrılıyorum ve Ermeni halkına büyük güven duyuyorum.

Zohrab Sarkisyan

‘’ DİASPORA ERMENİLERİNİN SESİ ‘’ , Ağustos 1982

Ermeni Devrimciler 

12191

Agop Ekmekciyan

Özellikle azınlıklar üzerine yazdığı yazılarıyla tanıdığımız yazarımız,diğer birçok konuda da makaleleriyle tanınmaktadır.

agop@kaypakkaya-partizan.net(Hazırlanıyor)

Son Haberler

Sayfalar

Agop Ekmekciyan

Hayallerimizi Emziren Yazmak Eylemi[*]

“Derin ıstıraplar güçlü karakterler doğurur...

Karakterlerin heybetine baktığında...
baştan aşağı yara izi doludur...”[1]
 

Kiminin Düşü, Ötekinin Karabasanıdır…[1]

“Gelecek; güçsüzler için ulaşılmaz,

korkaklar için bilinmezlik,
cesurlar için ise şanstır.”[2]
 
“Özel bir şirket uzaya adam yolladı diye heyecanlanıp insanlık ve gelecek adına umutlanmayı anlamıyorum. O uzay, o gelecek bizim değil. Sen ben, hepimiz o şirketler yaşasın diye salgın sırası işe yollanan kalabalıklarız. Sokakta gırtlağına basılanlarız. Cop, kurşun yiyenleriz.”
Ümit Ünal’ın 31 Mayıs (2020) tarihli twit’i böyleydi…

Münih Mahkemesi’nde Yargılayanlar Yargılandı!

15 Nisan 2015 tarihinde   gerçekleştirilen uluslararası bir operasyonla tutuklanan 10 devrimci hakkında açılan “dava”, 28 Temmuz 2020 tarihinde sonuçlandı. Alman Mahkemesi tarafından Müslüm Elma 6 yıl 6 ay, Erhan Aktürk 4 yıl 6 ay, Sinan Aydın 3 yıl 6 ay, Haydar Bern 3 yıl 4 ay, Banu Büyükavcı 3 yıl 6 ay, Musa Demir 3 yıl 4 ay, Deniz Pektaş 5 yıl, Sami Solmaz 3 yıl, Seyit Ali Uğur 4 yıl 6 ay, Mehmet Yeşilçalı 2 yıl 9 ay “hüküm” verilmiştir.

14 Ağustos’u Unutma!

14 Ağustos 2017 tarihinde Rojava’da kaybettiğimiz, enternasyonal devrimci, geleneğimizin önder savaşçılarından, alçak gönüllü-mütevazi, kimliksiz, sınır tanımayan, mazlumların cephesinde yer edinmiş, yaşantısını devrim ve sosyalizm uğruna adamış, Kaypakkaya sevdalısı Nubar Ozanyan’ı ölümsüzlüğünün 3. yılında saygıyla anıyoruz.

Nubar Ozanyan’ı Anıyoruz…

Gericiliğin her türüne karşı devrimci-yurtsever mevzilerde savaşan komünist savaşçılardan biriydi… 1956 yılında Yozgat’ta fakir bir Ermeni ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Genç yaşta annesini kaybetti.

İlköğretiminden sonra İstanbul’da İbrahim Kaypakkaya’nın düşünceleriyle tanıştı ve TKP-ML’de örgütlendi.

12 Eylül 1980 Askeri Faşist Cuntası’ndan sonra Fransa’da yaşamaya başladı. Burada başta Yılmaz Güney’in savunulması olmak üzere saflarında yer aldığı örgütlenmenin pratik tüm faaliyetlerine katıldı ve örgütledi.

Rojava’da Özerk Yönetimin petrolünü sahiplenmesi ve tepkiler

Uzun bir süredir SDG'nin denetiminde olan topraklarda bulunan petrolün çıkarılması, işlenmesi ve ticaretinin yapılması için Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin (KvDSÖY) Amerikalı Delta Crescent Energy LLC adlı şirketle bir anlaşma yaptığı/imzaladığı basına yansıdı. Anlaşma petrolün pazarlanması, mevcut sahalarının geliştirilmesi ve modernize edilmesini öngörüyor.

“Alt”, “Üst” Emperyalizm Tartışmaları Bağlamında Emperyalist Türkiye

Son günlerde Türk devletinin ne olduğu üzerine sol kesimde tartışmalar yapılmaktadır. Bu tartışma elbette kendiliğinden ortaya çıkmadı. Türk devletinin askeri, politik ve sermaye olarak saldırganlığının artışı ile paralel yürütülüyor.[1]

Laiklik Zarurettir

“Sekülerizmde gizem, maskaralık,

rahipler, seremoniler, sahtelik,

mucize ve cezalandırma yoktur.”[1]

 

Laikliği yeniden konuşmak zorundayız. “Olmazsa olmaz” bir kaçınılmazlık olarak acil gündem maddesidir laiklik meselesi…

Kimileri “olmayan” ya da “olduğu kadar”ıyla “Laikliğe ‘El Fatiha’…”[2] derken; “Türkiye laik değil”[3] saptamasına mündemiç realiteyle yüz yüzeyiz…

İktidarın “Kayıkçı Dövüşü”: İstanbul Sözleşmesi[*]

“burada daha ne kadar öleceğim?

yeryüzüyle gökyüzün aracısı olarak

bulutu haraca kestiğiniz yerde?”[1]

 

AKP’nin ayağı İstanbul Sözleşmesi’ne fena dolandı. İktidarının henüz “demokrasiyle barışık”, “AB hedefinden kopmamış”, seçmen desteğinin yüzde 50’lerde seyrettiği günlerde hazırlanmasına nezaret edip Türkiye’nin ilk imzacısı olmasını sağladığı “İstanbul Sözleşmesi”ne karşı parti çeperlerinden kopan “Kabakçı Mustafa İsyanı” ile karşı karşıya.

15-16 Haziran İşçi Sınıfınındır; Öğreten Tarihimizdir[*]

“düş değil bu hayal değil he hey be hey

yetmişbin dev işçim kalktı yürüdü.

kokuşmuş düzene sahip çıkanın

alnın çatına baktı yürüdü yürüdü yürüdü.”[1]

 

Karl Marx ile Friedrich Engels’in, “Gerçek hareketin her adımı, bir düzine programdan daha önemlidir,”[2] saptamasıyla betimlenen 15-16 Haziran 1970 işçi sınıfınındır; öğreten tarihimizdir hâlâ ve her zaman.

Ayasofya’nın Camiye Çevrilmesi Üzerine… Hakikat Değişmeyecektir!

Bazı kararlar, insanlığın gelişim evresinde aradan yüzyıllar geçmiş olsa dahi her zaman minnetle, saygıyla anılırken bazı kararlar ise ibretle insanlığın tarih sayfasında yer alırlar.

Son aylarda Ayasofya [HagiaSofia] Kilisesi üzerinde yürütülen ve gündem oluşturan tartışmalarda, insanlığın hizmetinde bir miras olan mabedin “kılıç hakkı” gerekçe gösterilerek camiye dönüştürülmesiyle tarihe kara bir leke olarak not düşülmüştür.

Sayfalar