Cuma Eylül 25, 2026

Partizan: AKP Korktukça Saldırıyor; Biz Kazanacağız!

Tüm saldırılara, baskı, engelleme ve yasaklara rağmen adeta bir çığ gibi büyüyen HDP’yi durduramayan AKP, seçimlerde kan akıttı.

Dün Amed de düzenlenen ve görkemli bir kalabalığa sahne olan seçim mitinginde yaşanan saldırıda, resmi açıklamalara göre şu ana kadar dört yurtsever yaşamını yitirdi.

Kürt halkının, devrimci, ilerici güçlerin Amed de ve tüm Türkiye’de dalga dalga büyüyen direnişinden korkan egemenler, çareyi kan akıtmakta buldu. Bugüne kadar 124 yerde HDP seçim çalışmalarına yönelik gerçekleştirilen saldırıların siyasi sorumlusu AKP’dir. AKP bugüne kadar yapılan saldırılarla ilgili olarak kılını kıpırtmamış, AKP’nin polisi çoğu yerde saldırganları koruyarak saldırılara ortak olmuştur. HDP seçim büroları, çalışanları, gönüllü aktivistleri saldırıların hedefi olmuş, Mersin ve Adana’da HDP binalarına yönelik bombalı saldırılar gerçekleştirilmiş, Erzurum mitingine faşistler polisin gözü önünde kitleye saldırmış, bir HDP çalışanı araçta diri diri yakılmış, Bingöl’de HDP seçim aracını kullanan Hamdullah Öge işkence edilerek katledilmiştir.

Tüm bu saldırılar yaşanırken AKP, üç maynumu oynamış, miting meydanlarında HDP’ye hakaretle yağdırmaya, itibarsızlaştırmaya çalışmaktan geri durmamıştır.

Bugüne kadar HDP’ye yönelik saldırılarda bir kişinin bile gözaltına alınmaması ya da tutuklanmaması, ciddiye alınır hiçbir soruşturmanın yürütülmemesi ancak AKP’nin HDP’yi barajın altında bırakma konseptinin bir sonucu olabilir. Birçok il ve bölgede ırkçı ve düşmanca ifadelerle HDP’yi ve adaylarını hedef gösteren bildirilerin AKP bürolarından çıkması da bir tesadüf değildir.

Meydanlarda “400 istiyorum” diyerek açıkça AKP seçim çalışması yürüten Erdoğan’ın, başkanlık hayalleri önündeki tek engel HDP’dir. Erdoğan, daha otoriter, daha saldırgan, bütün yetkileri elinde toplayan bir başkanlık rejimi için gözünü karartmış durumdadır. Seçim süreci boyunca HDP’ye yönelik söz konusu saldırılar bunun açık bir göstergesidir. Dün Amed de yaşanan alçakça saldırı bunun ispatıdır. Erdoğan ve şürekası HDP’nin çeşitli miliyet ve inançlardan, kimlik ve cinsel yönelimlerden emekçi yığınlardan gördüğü ilgi ve sempatiyi hazmedememekte, giderek büyüyen HDP gerçekliğini gördükçe kabuslarla uyanmaktadır.

HDP’yi demokratik seçim yarışı ile yenemeyeceğini anladıkça saldırganlıkta ivmeyi yükseltmekte, çeşitli oyunları devreye sokmaktadır. Bilinmedir ki, seçimlere günler kala Şırnak ve İstanbul’da sandık müşahitlerine yönelik operasyonlar, sandıklarda yapılacak hileler için yapılan hazırlıklardır.

Tüm çabalarına rağmen AKP, HDP’nin 12 Eylül Askeri Faşist Cuntasının bir ürünü olan yüzde 10 seçim barajını yıkmasını, engelleyemeyecek o çok istediği başkanlığı getiremeyecektir. Erdoğan uğruna ülkeyi ateşe atmaktan çekinmediği başkanlık koltuğuna oturamayacaktır.

Amed de yaşanan saldırıda yaşamını yitirenlerin anısına bağlılık bugün seçim düzleminde siyasal irademize, oylarımıza sahip çıkmaktan geçmektedir.

Aylardır yoğun bir şekilde binbir engele rağmen sürdürdüğümüz mücadelemizi finale taşımak bugün için düşmana verilecek en büyük yanıttır.

7 Haziran’da Erdoğan’ın başkanlık hayallerini yerle bir edecek, AKP’nin tüm oyunlarını boşa çıkarak, biz kazanacağız!

Şehit Namirin

Oylar HDP’ye

Kahrolsun Faşist Kemalist Diktatörlük

PARTİZAN  

 

55489

Partizan'dan

Partizan'dan; Gündem ve güncel gelişmelere ilişkin politik açıklama ve yazılar. 

Partizan'dan

Sosyalizm/Komünizm Nedir? (MLPD Programı)

Sosyalizm ve komünizm hakkında düşündüklerinde birçok insanın aklından geçen sorulara bazı yanıtlar.

Sosyalizm nedir ki?

 Sosyalizm, kapitalizmin toplumsal alternatifidir. Günümüzün devlet-tekel kapitalizminde, uluslararası tekeller kendilerini tamamen devlete tabi kılmış ve tekelci sermayenin organları devlet aygıtının organlarıyla birleşmiştir. Tüm toplum üzerinde çok yönlü egemenliklerini kurmuşlardır. Aynı zamanda, hakim olan uluslararasılaşmış üretim tarzı, dünyanın birleşik sosyalist devletleri için maddi hazırlığı tamamlamıştır.

Dinci-Faşist Gericiliğin Merkezi: Emperyalist Türk Devleti

Özellikle son 15 yıldır dinci (müslüman) gericiliğin merkezi olduğu rahatlıkla söylenebilir. ABD'nin Afganistan ve Irak'ı işgali ve peşinden Kuzey Afrika ülkelerindeki 2010 ayaklanmaları ve Mısır'da geçici olarak Müslüman Kardeşler örgütünün iktidara gelmesi ve peşinden Suriye'de geliştirilen olaylar, Türk devletine, dinci AKP'nin de iktidarda olması, yeni bir emperyalist yayılma politikasını benimsetmiştir.

KAYPAKKAYA’DAN KALAN…[*]

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER

 

“Türkiye’nin geleceği çelikten yoğruluyor;

belki biz olmayacağız ama

bu çelik aldığı suyu unutmayacak.”[1]

 

18 MAYIS | Umudu Büyütmeye Devam Ediyoruz

"Kaypakkaya'nın kurduğu parti ve oluşturduğu program etrafında elli yıldan fazla bir süredir kavgasını sürdüren yoldaşları büyük bir mücadele ve direniş geleneği yarattılar. Kaypakkaya'nın görüşlerini büyük bedeller ödeyerek bu günlere taşıdılar, taşımaya devam ediyorlar..."

 

Tam 50 yıl önce 1973’ün 18 Mayıs’ında 1971 silahlı devrimci çıkışının “komünist yüzü” İbrahim Kaypakkaya, Amed Hapishanesi’nde Kemalist faşist diktatörlük tarafından katledildi.

“Cabbar”laşan Ermeni (Nubar Ozanyan)

Sonu gelmez Ermeni-Kürt düşmanlığı üzerinden yaratılan büyük korku, bilinçleri kuşatıp yürekleri tutsak almaya devam ediyor. Aradan 108 yıl geçmesine karşın Ermenilerin baskı görme, işini kaybetme vb. korkularından dolayı kendilerini inkar ederek kimliklerini gizlemelerinin trajik hikayeleri yazılmaya devam ediyor. Her an baskı görecekleri endişesiyle güvercin tedirginliği içinde yaşamaya devam ediyorlar.

Soykırımlara Karşı Direnişi Büyütelim!

 

Seçim Tavrı(Mız): Oyumuz Devrime![*]

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER

 

“Vekil inançların

raf ömrü kısadır.”[1]

 

Umudun Adı ve Devrime Çağırıydı Yılmaz Güney[1]

“Bir pratik,

bir ideolojinin aracılığıyla

ve bir ideolojinin içinde vardır.”[2]

 

Reis Çelik’in, “Düzene başkaldırmış korkusuz bir devrimci”[3] diye betimlediği Onu; hayatının her alanında uçlarda yaşayan korkusuz, sahici insanı; hakikât savaşçısı komünist Yılmaz Güney’i nasıl anlatabiliriz? Bunu çok düşündüm. Sorumun yanıtını da yine Yılmaz Güney’in üç karesindeydi…

‘ÜMÜŞ EYLÜL KÜLTÜR-SANAT’A YANITLAR[*]

 

“Kâğıda dokunan kalem,

kibritten daha çok yangın çıkarır.”[1]

 

Ümüş Eylül Kültür-Sanat/ Hasan Şahingöz (HS): Sizce yazarlık nedir? Yazarlığın ayırt edici özellikleri nelerdir? Kime, neden yazar denir?

Temel Demirer (TD): “11. Tez”ci eyleminin saflarında, “Yazmak eylemdir; yazarlık ise son saatin işçiliği,” diyenlerden ve elime her kalem alışımda Friedrich Engels’in, “El yalnızca emeğin organı olmayıp, aynı zamanda emeğin ürünüdür,” uyarısını anımsayanlardanım.

 

Ben Ölüyorsam Sizde Ölün: Seçimleri (Kılıçdaroğlu'nu Boykot)

Proletaryalar faydacıdır; yararlanmasını bilene.

Seçimler ilginç bir şey.

Herkes seçimlerin neler değiştirip değiştirmeyeceğini tartışıyor.

Ama kime göre neye göre?

Devrimcilere göre mi proletaryalara göre mi?

Şayet tartıştığımız seçimlerin sisteme karşı devrimcilerin yaşamlarında neler değiştirip değiştirmeyeceği  ise...

İnanın dün olduğu gibi bu günde seçimlerin devrimcilere karşı sistemin davranışlarında herhangi bir şey değiştirmeyeceğini herkesbiliyor..

Sistem yine devrimcileri gördüğü her yerde katletmeye çalışacak.

Nisan Güneşi Yolumuzu Aydınlatmaya Devam Ediyor

Nisan’ın 24’ü çeşitli milliyetlerden ve inançlardan işçi sınıfının, emekçilerin, ezilen yığınların öncü müfrezesi proletarya partisinin kuruluş günüdür. Aynı zamanda Marks ve Engels tarafından 1848 yılında ilan edilen Komünist Manifesto’nun Türkiye ve Türkiye Kürdistanı topraklarında yeniden yaşam suyuna kavuştuğu tarihi ifade etmektedir.

Sayfalar