Pazartesi Ekim 26, 2026

Özgür Gelecek-Partizan;ÇAĞRI ve UYARIMIZDIR

Devrimci, demokratik kamuoyuna ve okurlarımıza çağrımızdır!

Devrimciliği çoktan askıya almış kesim karşısında alanlarımızı sonuna kadar koruyacağız!

Uzun bir süre kolektif içinde yaşandıktan sonra artık devrimci kamuoyunun gözleri önünde yaşanan “iç” sorunlarımızda, çeteci mantıkla sorunları kangrenleştiren ve devrimcilere yönelik şiddet uygulamaktan geri durmayan kesimin saldırıları sürüyor.

Özgür Gelecek-Partizan İstanbul-Aksaray ve Kartal bürolarına dönük, çalışanlarının şiddet kullanılarak bürodan çıkarılması ve gasp edilmesi ile başlayan şiddet ve tehditler 1 Mayıs’ta ve 18 Mayıs etkinliklerinde, hatta şehitlerimizin cenazelerinde devam etti.

Devrimcilere yönelik şiddeti, tüm uyarı ve eleştirilere karşın bir “ilke” haline getiren bu çetevari tutumları devam ettirenler, en son Cuma günü (07/07/2017) çalışanlarımız içeride değilken, İstanbul’dan gelip İzmir’den de birkaç kişiyi yanlarına alarak İzmir büromuzun kilidini, tıpkı bir hırsız gibi kırarak içeri girerek gasp etmeye çalışmışlardır. Bunu duyarak büromuza sahip çıkan okurlarımızla birlikte Cumartesi günü çalışanlarımız büroya giderek gasp olayını sonlandırmışlardır. Ancak Pazartesi günü tekrar gelerek büroyu gasp edeceklerini söyleyen bu devrimcilikten nasiplenmemiş güruhu uyarıyoruz!

Bürolarımızdan ve çalışanlarımızdan uzak durun!

Hala devrimci olduklarını iddia eden ancak düşmanla uğraşması gerekiyorken, devrimcilere saldıran bu sosyal medya “kahramanları”, devrimcilere düşmanlıkla motive edilmiş kişiler tarihin çöplüğünde yer alacaklardır. Onları bürolarımıza ve çalışanlarımızın üzerine yönlendirenler dahi onları yarın yalnız bırakacak, “Özgür Gelecek gerçek sahiplerinin eline geçti” diye çığırtkanlık yapan “futbol taraftarları” sadece sosyal medyada yazdıkları küfürlerle anılacaktır.

Bir kez daha uyarıyoruz!

Özgür Gelecek-Partizan olarak şiddetinize boyun eğmeyeceğiz! Bugüne kadar sakinliğimizi koruyarak daha kötü sonuçlara yol açabilecek hareketlerden kaçındık. Bu tavrımızın elbette doğru olduğunu düşünmekteyiz. Ancak devrimciliği çoktan askıya almış kesim karşısında alanlarımızı sonuna kadar koruyacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz! Dışarıdan gelerek ve zor yöntemlerini devreye sokanlara karşı aktif tutum alacağız! Tüm okurlarımızı ve devrimci kurumları, tamamen bizim istek ve çabamıza karşın yaşanabilecek daha kötü sonuçları önlemek için bürolarımıza çağırıyoruz!

On yıllardır düşmanın tüm saldırılarına karşın bürolarını kapatmayan, yayınlarını çıkartan, devrimci basın geleneğinin önemli bir parçası olan Özgür Gelecek’i susturmaya kimsenin gücü yetmeyecek! Düşmanın saldırılarına karşı okurlarımız ve devrimci, demokratik kamuoyu bugüne kadar nasıl yanımızda olduysa, onları bu saldırılara karşı da aktif tutum almaya çağırıyoruz!

Özgür gelecek susmadı, susmayacak!

Özgür Gelecek-Partizan

09.07.2017 

47236

Ermeni soykırımını tanımak için kaç soykırım daha lazım?-Dursun Ali Küçük

Kendinize yapılan soykırımı görürseniz Ermenilere yapılan soykırıma doğru yaklaşırsınız. Ermeni soykırımını görmezseniz, gün gün ve sürekli yaşadığınız soykırımınızı göremezsiniz.

TÜRKİYE, YAKINDOĞU HALKLARININ İMHA EDİLMESİNİN ADIDIR

TC’ye sormak lazım..

Kaç soykırım daha yaparsanız ancak Ermeni soykırımını tanırsınız?

Ermeni soykırımının 100. Yıldönümüne giriyoruz. İttihat Terakki li Osmanlı bu soykırımı işledi, şimdiki Ermenistan hariç, diğer Ermeni topraklarını ve Ermenileri neredeyse haritadan sildi.

Partizan: ATİK ve Yeni Kadın’ın mücadelesini sahipleniyoruz

"Bir yandan Ortadoğu’daki savaşın bizzat besleyicisi olduğu ayan beyan ortadayken bir yandan demokrasi havariliği yapan kapitalizm; kendi sınırları içinde yaşayan göçmenlerin hak arama mücadelesine yıllardır yaptığı gibi saldırmaya devam ediyor.

Komşularım(ız)a kiropiler'e çorum'da ne oldu?

“Veritas nimis saepe laborat, extinguitur numquam.”[1]

Ermeni Soykırımı’ndan söz etmenin ağırlığını, en iyi Murathan Mungan’ın, “Söylenecek sözün çokluğu, bazen insanı dilsiz bırakır. Tıkanır, kalırsınız. Haklılığın suskunluğu, diğer suskunluklara benzemez; düğümü zor çözülür,” sözleriyle; Cemal Süreya’nın, “Kan var bütün kelimelerin altında,” dizeleri betimler…

Soykırım Üzerine Resmi Söylemler Ya Da T.C. Soykırımı Neden Tanımalıdır.

“Nominibus mollire licet mala.”[1]

Siz Can Yoldaşlar Meclise Yakışırsınız!

Önümüzdeki 7 Haziranda Genel Seçimler yapılacak ve milyonlar yeni parlamento temsilcilerini seçeceklerdir. Bu seçim Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden birisidir.

Anlayana Güney Afrika:Haluk Gerger

Bugün Güney Afrika Cumhuriyeti’nde büyük çoğunluğu oluşturan mazlumlar, eskinin kölesi-bugünün “özgür” siyah yoksulları, kendilerinin sandıkları bir rejim ve iktidar altında, büyük sıkıntılar içinde yaşıyorlar. İki kahraman direniş örgütü, Siyahların Afrika Ulusal Kongresi (ANC) ile müttefiği Güney Afrika Komünist Partisi (GAKP)’nin iktidarı, yeri geldiğinde, madencileri, grevci işçileri, yoksul emekçileri kurşunlatıyorlar. Yoksulluk, yoksunluk, açlık ve işsizlik, hastalık, gerilik, çürüme, eşitsizlik ve adaletsizlik kol geziyor Güney Afrika’da.

Nasıl oldu bu?

7 Haziran seçimlerine dair-gerekçeli tavrımız :Temel Demirer Sibel ÖZBUDUN

“Hakikâtin yalan,  yalanın da hakikât gibi  göründüğü bir  dönemeçteyiz şimdi!”[1]

Pablo Picasso’nun, “Kimsen, öyle kal”; Oscar Wilde’ın, “İnsanın rüyaları büyük olmalı ki, hiç gözden kaybolmasın,” uyarılarını hiç ama hiç unutmayanlardanız ve de burjuva patentli “temsili demokrasi” yalanını ve dolayısıyla da “seçimleri”ni gereğinden fazla önemsemeyiz.

Tehcir kanunu ve kanlı şafak,24 Nisan 1915

Bugün dahi tartışılan Tehcir kanunu,yani Ermeni'lerin zorunlu göçe tabi tutulması,henüz Osmanlı'ların Anadolu topraklarında ,Hayastan topraklarında varlıklarından henüz bir haber iken,sonradan gelip yerleştikleri topraklardan asıl yerlileri olan Ermeni'lerin sürülmesi kararıdır.Bu anlamda Tehcir Kararı,ermeni ulusu'nun anavatanından sökülüp atılması kararıdır.Rus yenilgisi ile başlayan,Van direnişi,Sarıkamış'ta bozguna uğrayan Enver Paşa ve komutasındaki ordu,yenilgiye gerekçe olarak Ermeni'leri göstermişlerdir.Faturasını Ermeni'lerden çıkarmışlerdır.Talat Paşa ABD Büyükelçisi ile yaptığı g

Dersim kazanmalı!—ergin doğru

Haziran seçimleri Türkiye’nin açısından belirleyici olacak etkiye sahip görünüyor. Seçimler halklar mücadelesinin temel amacı olmasa da, halkların demokratik gelişimi ve özgürleşmesi açısından önemli bir araç olarak kullanılabilir.

Haziran seçimleri, Türkiye açısından önemli olduğu gibi, Dersim’in genel konjonktürü açısından da tarihsel bir öneme sahiptir. Bu seçimler Dersim açısından tarihsel bir hesaplaşmanın tamamlanması, kendi tarihsel kimliği ile buluşma açısından önemli bir dönüm noktası olacaktır.

Tunceli devletin, Dersim halkındır..

Bahar heryere ve hep gelecek

“Maalouf, ‘insan geçmişin yok olması karşısında kendini kolay avutabilir ama, geleceğin yok olmasını kaldıramaz’ diyor. Benim gibiler için de sorun burada başlıyor. Zira, benim gibilerin geçmişi bir yana geleceği de ‘yok olduğu’ görülüyor” yazmıştı Günay Aslan, 20 yıl sonra “Dönüş Bileti” aldığında.

Sürgünler Meclisi’nin kurulmasının ardından, Günay Aslan’ın bu yazısındaki açıklığı, samimiyeti, gerçeği yazmadaki cesareti; kendimizi nasıl tanımlayacağımıza yardımcı koca bir çakıl taşıydı!

Seçimler, AKP ve Çiller benzerliği

Son zamanlarda Türk Ordusu tarafından gerçekleştirilen her türden askeri operasyonlara ilişkin; “bir devletin güvenlik politikalarıdır”, algısı yaratılarak, aslolan perdelenemez. İçinden geçilen süreç bir taraftan bir “çözüm” süreci ve diğer taraftan da bir “seçim” sürecidir.

PKK, son iki yıldır silahların gölgesinde olmayan bir coğrafya ve halk gerçekliğini açığa çıkarmak için elinden gelen her pratiği sergilemesine rağmen Türk devleti için aynı şeyleri maalesef söyleyemiyoruz ki zaten dile getiriyoruz.

Sayfalar