NUBAR OZANYAN YOLDAŞ, Seni unutmayacağız,yaşamımıza örnek alacağız
“Gerici güçlere karşı sıcak mücadelenin en üst mertebeye ulaştığı bir alanda bir yoldaşı daha kaybettik. Bir yoldaşı daha devrim şehitleri kervanına uğurladık. Nubar Ozanyan Yoldaş’ı! Nubar Yoldaş, (kod adıyla Orhan Bakırcıyan) Rojava’da karşı devrimin tüm gerici güruhlarına karşı verilen onurlu savaşta 14 Ağustos’ta şehit düştü.
Nubar yoldaş, 40 yıldan beri yer aldığı proletarya partisinin saflarında Rojava’da en ön müfrezelerde savaşmıştır. Duyduğu sorumluluk sonucu böylesi bir mücadele içerisinde yer alan Nubar Ozanyan (ülkedeki adıyla Fermun Çırak), İstikrarlı, kararlı, inatçı tavrıyla karşı-devrimin tüm güruhlarına karşı mücadele geleneğiyle donanmış bir yoldaştı…
Nubar Yoldaş, böylesi vasıflara sahip bir yoldaştı. Bunun sonucu ömrünün en genç dönemlerinde katıldığı parti saflarında 61 yaşına kadar yerini alır. O’nu bu saflarda tutan sömürüye, her türlü baskıya, zulme, katliama karşı mücadele eden ruh haletiyle donanmış karakteridir. Bu karakterini saflarında yer aldığı hareketin ideolojik-politik hattıyla donatan Yoldaş, Rojava’da şehit düşene kadar TKP/ML saflarında yer alır.
İçinde yer aldığı mevzide ideolojik, siyasi, pratik alanlarda kendisini giderek geliştiren Nubar Yoldaş, DAİŞ ve arkasındaki gerici odakların Rojava’daki saldırılarına karşı verilen onurlu mücadelede en ön saflarda aktif olarak yer alır.
Nubar Ozanyan yoldaş, pratik ve askeri alanda de üstün vasıflara sahip bir yoldaştır. Yer aldığı partide parti üyesi olan Nubar Yoldaş, Rojava’da verilen haklı ve onurlu mücadelede TİKKO askeri biriminde komutanlık mertebesinde yer alır. Nubar Yoldaş, Rojava’daki savaşta ön saflarda aktif olarak yer aldığı gibi, askeri vasıflarını ve yeteneklerini beraber savaştığı yoldaşlarıyla paylaşır. Yüzlerce Kürt, Türk, Arap, Süryani, Ermeni, Fransız, Belçikalı, Amerikan, İngiliz vb. milliyetlerden gerillanın eğitimlerinde içten yer almıştır.
Nubar Yoldaş verdiği onurlu mücadele sonucu devrim şehitleri kervanına katılmıştır. Ama O’nun verdiği mücadeleyi yoldaşları devralacaktır. Ve yoldaşlarının belleğinde silinmemek üzere yerini alacaktır.
Yoldaşın şehit düştüğü devrim güzergahı eninde sonunda hedefine ulaşacaktır.
Bu inançla Nubar Yoldaş şehit düşmüştür.”
Nubar Yoldaş’ı saygıyla selamlıyoruz!
Anısı mücadelemize rehber olsun!
NUBAR YOLDAŞ ÖLÜMSÜZDÜR!
ŞEHİD NAMIRIN!
Կեցցեշողովօռդական պայգառ! (YAŞASIN HALK SAVAŞI!)”
ERMENİ YOLDAŞLARI
Son Haberler
Sayfalar
Zemherinin Kızıl Gülü
Bugün 24 Ocak 2011..
Boğazımda düğümlenmiş hüzünler..
İçimde tarifi zor duygular..
Ve dilimde 18 Mayıs 1973′te Diyarbakır işkencehanesinde ser verip sır vermeme geleneğinin önderi olarak ölümsüzleşen İbrahim Kaypakkaya’nın "Devrim için her zaman ölecekler bulunur" adlı şiirinin sözleri..
"…gider,
…gider, nice koç yiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir,
Ey mavi gök!
Ermeni Meselesi hallolunmuştur Talat Pasa 29 Agustos 1915
Ermeni Soykırımı , İttihat ve Terakki Partisi hükümeti idaresinde ama tüm devlet kurumları ile gerçekleşmiş bir olaydır.Hükümet ve devlet uyum içerisinde artık Ermeni'lerin varlığını or tadan kaldırdıktan sonra Ermeni sorunu'' hallolunmuştur '' diyerek '' kurtulduklarını '' zannetmişlerdir.Aradan yüz yıl geçmiş olmasına rağmen Ermeni sorunu güncelliğini olduğu gibi korumaktadır. 100.yıl yaklaşırken Türkiye, yeniden dünya gündeminde tartışılır ülke konumu ile dikkatleri üzerinde toplayacaktır.
24 Ocak Vartinik Baskını ve Ali Haydar Yıldız.. / Muzaffer Oruçoğlu
Hayatımın unutulmaz anı. Menzil ve yaşam hakkı vermeyen haşin bir kış. Geyiklerini mağaralarına kapatan sisli, boranlı yüce zirveler. Yarı yıkık bir ev ve halkın korkarak, ‘sizi öldürecekler, gidin buralardan,’ diye mırıldana mırıldana acıdığı, destek vermeye çalıştığı bir avuç silahsız gerilla. Ve seher öncesinin toz karı hafif hafif ırgalayan ruzigarı ve tüfek şakırtıları.
Karışık
Yeni yılın ilk ayını epey aşarak yazıyorum ilk yazımı, belki korktum, belki panik yaptım, belki bir şey bekledim, ya da kimsenin aklına gelmeyecek hesaplar yaptım, yani derine daldım. “derin” kelimesi nasıl bir algı yaratır, nereden yakalar adamı, nasıl eğer, nerede büker, ne hale sokar, bilemem. Ama içimde tedirgin, kuşkucu, rahatsız ve hasta bir yer etti. Nerede bir erk, kurum, parti, örgüt, hele hele devlet varsa derini mevcuttur. Başka bir gücün olduğu ve derinlerden zelzele kudretine sahip bir şey bu…
Gaz kullanımı - ya da halkın zehirlenmesi üzerine (*)
“Zulüm bizdense; ben bizden değilim!”[1]
En net hâliyle Adolf Hitler’den biliriz “Gazlamak filli”nin ne olduğunu; elbette onun öncesinde I. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nda veya İngilizlerin Kürtlere karşı kullandığını; sonrası da bunun Şeyh Wassan ile Doli Smakoli’den Halepçe’ye uzandığını “es” geçmeden…
“Kimyasal gazdır” bunun adı; farklı versiyonlarıyla…
Kimyasal gazların, “biber”, “portakal”, “Brezilya” vb. versiyonlarıyla IMF İstanbul, KCK Diyarbakır, 1 Mayıs Taksim’inde ve bir alay itiraz eyleminde tanıştık…
"Özerlikçi"Anayasa sonrasında Bolivya dersleri (1)
“Anayasacıların öncelikle önemsedikleri şey, otorite ve gücün sınırlandırılması ve dağıtılmasıdır. Bu sınırlamalar felsefe ve ahlâki tartışmaların geniş alanından beslenir...”[2]
“Şangay Komünü” Hikayeleri
MKP ve Marksizmin En Temel İlkeleri
Eleştirilerime aşağıdaki başlıklar altında devam ediyorum:
1- “Şangay Komünü” Hikayeleri
2- Parti Diktatörlüğü Mü? Proletarya Diktatörlüğü Mü?
3- MKP ve Kaypakkaya
1- “Şangay Komünü” Hikayeleri
Sınırlı bir yaşamı sınırsız bir davaya adayanlara bin selam!
“ YÜKSEKLER ASLA FETHEDİLEMEZ ETEKLERİNDE MEZARLAR YOK İSE”
Mille salutations a ceux
QUI ONT PRÉCONISÉS UNE VIE LIMITÉE POUR LA LUTTE !
"Rien ne s’obtient sans effort et sacrifice"
La lutte des classes continue sans cesse à travers le globe.
Yarım Fokoculuktan Tam Fokoculuğa Geçişin Teorisi
MKP 3. Kongresini yaptı ve Kongre belgelerini yayınladı. Kongrelerini başarıyla sonuçlandırdıkları için devrimci mücadelelerinde başarılar diliyor ve kutluyorum.
Kendini Kaf dagında zanneden bir çeyrek "aydın"Haydar Karataş
Bazen zorunluluklarla, bazen tesadüflerle, bazen daha iyi bilen birisinin yönlendirmesiyle bazı kişiler bilgilenme anlamında yaşadığı toplumun gelişmişlik düzeyinden kendilerini daha ileriye taşırlar, gerek bilgiyi fethetmenin verdiği haz(“mutluluk fethetmektir.” Engels) gerekse de öğrendikçe doğa ve toplum karşısında özgürlük duygusunun güçlenmesi, bu bazı kişilerde, bilgilenmeyi bilinçli bir eyleme dönüştürür.( “insan bilmediklerinin esiridir, öğrendikçe özgürleşir” spinoza) ve düşün dünyasının büyümesiyle, olgulara, olaylara, nesneye diğerlerinden farklı olarak daha geniş açılardan ba