Cuma Eylül 25, 2026

Kadın ve Komünizm

Sosyalizm ve ulusal kurtuluş mücadelelerinde şehit düşen, dövüşen, kadınlar üzerindeki tüm baskılara karşı direnen, zindanlara düşen, katledilen tüm kadınlara...

 İÇİNDEKİLER

1.BÖLÜM

KAPİTALİZM VE KADIN

kadın üzerindeki baskıların üretilmesinin ekonomi politiği

kapitalist sistemede, yaşamın her alanında sömürülen kadın

anasoylu toplumda kadının rolü

kapitalizmin ataerkil aileyi çözmesi

burjuva aile

proleter aile

kapitalist toplumda kadın erkek ilişkisinin burjuva niteliği

kadının metalaştırılmış hali: fuhuş

2.BÖLÜM

GÖRÜNMEYEN EMEK TARTIŞMALARI

emek nedir?

kadının ev içi üretimi ve ev içi emeği

ev kadınını kim sömürüyor?

kadın erkek arasındaki işbölümünün gelişmesi ve tarihi sonuçları

ev kadınının görünmeyen emeği

kapitalist sistemde görünmeyen emeği görünür kılmanın yolu var mı?

görünmeyen emek özgülündeki bazı feminist yaklaşımların eleştirisi

feminizmin burjuvaziyle çeliştiği noktalar

feminizm kadının özgürlük mücadelesinde bölücü rol oynuyor

baş düşman erkek olunca cinsiyetçi yaklaşım ortadan kalkar mı?

kadınlar ayrı sınıf mıdır?

marksizm “cinsiyet körü” müdür?

kölelik ve cinsiyet ayrımcılığı

3.BÖLÜM

SİYASİ İSLAMDA VE FAŞİZMDE KADIN

faşizm ve kadınlar

Türkiye’de islamcı kadın dergilerinin kadınlara çağrısı

islam ülkelerindeki kadın1 gerçeği

faşizm ve siyasi islamda kadınlar

din ve kadın

alevilikte kadının yeri

kirlenen kadın retoriği

4.BÖLÜM

KADIN HAREKETİ İŞÇİ HAREKETİ

kadının aşağılanması, ezilen sınıfların aşağılanmasıdır

annelik ve kadın

işçi hakları ve kadın hakları birbirinin karşıtı mıdır?

Paris Komünü’nün yaratıcısı kadınlar

savaşta ve sınıf mücadelesinde kadınlar

küçük burjuva feminizminin bir başka çeşidi: Öcalan’ın “jineolojisi”

5.BÖLÜM

KADIN VE KOMÜNİZM

komünistlerin kadınların kurtuluşu için mücadelesi

sosyalizmde kadınların kazanımları

Çin devrimi ve kadınlar

sosyalizmde görünmeyen emek var mı?

kadın ve erkek arasındaki ilişkinin niteliği

mülkiyet ve aile

tekeşlilik ve çok eşlilik

ailenin sönmesi

aileni ortadan kalkmasının tarihi

kadının kurtuluşu

kadın ve komünizm

özel mülk çocuğundan çocuğun toplumsallaşmasına

büyük proleter kültür devrimi’nin çocukları

sonsöz: İnsanlık içi ve insanlık dışı

Önsöz

Bu kitap, kadın sorununu Marksist bir bakış açısıyla ele alma iddiasını taşımaktadır. Bunun yanında, çeşitli sınıf ve ideolojilerin kadın sorununa yaklaşımları ve bunların Marksist pencereden incelenmesi ve sorgulanması yapılmaktadır. Kadın sorununun sosyalizmde nasıl ele alındığı geçmiş tarihi örneklerden de yararlanarak incelenmektedir. 

Bunların dışında feminizmin kadın sorununu ele alışı irdelenmektedir. Küçük burjuva feminizmin “görünmeyen emek teorisi”, “partiarkal kapitalizm”, “kadınların ayrı sınıf” ve “partriarkal üretim tarzı” vb. gibi anlayışlarıda ele alıp irdelenmektedir. Ayrıca, feminizmin Marksizme getirdiği eleştirilere de yanıt verilmektedir. Bu kitapta eleştirilen küçük burjuva feminizmin görüşleridir. Burjuva feminist görüşler ele alınmadı.

Bu çalışma; kadının kurtuluşu, erkeğin kurtuluşudur. Kadının kurtuluşu; insanın kendisine, insanın insana yabancılaşmasının yıkılması ve toplumsal özgürlüğün gerçekleşmesidir, önermesinin güçlendirilmesi olarak sonuçlanmıştır.

Sosyalizm ve komünizm, toplumun en fazla ezilen kesiminin, savunacağı ve uğruna mücadele edeceği bir toplumsal sistemdir. Toplumun en ezilenlerinin başında hiç kuşkusuz işçi ve emekçi kadınlar geldiği için de, komünizmin en ateşli savunucuları ve mücadelecileri işçi ve emekçi kadınlar olmalıdır. Burjuvazinin asıl korkusu olan sosyalizm ve komünizm, kadın ve erkek işçilerin ise kurtuluş umududur. Bütün bunlardan hareketle ve araştırmanın içeriğine karşılık vermesinden dolayı kitabın adı: Kadın ve Komünizm oldu.

Çünkü “Komünizm, hem proletarya ideolojisinin bütünsel bir sistemi, hem de yeni bir toplumsal sistemdir. Herhangi bir diğer ideolojiden ya da toplumsal sistemden farklıdır ve insanlık tarihinin en eksiksiz, en ileri, en devrimci ve en akla uygun sistemidir.” (Mao)

Kitabın yazılması üç yıl gibi uzun sayılabilecek bir süreyi aldı. Kadın yoldaşlarla tartışmalarımın sonucu, böyle bir kitabı yazma gereksinimi duydum.

Kaynak bulmamda yardımcı olan, düşünce, eleştiri ve önerileriyle katkı sunan ve düzeltmelerde emeği geçen yoldaşlara teşekkürler...

Ekim 2017

Yusuf KÖSE

53372

Yusuf Köse

Yusuf Köse teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır. Ayrıca 7 adet kitabı bulunmaktadır. Kitapları şunlardır: Emperyalist Türkiye, Kadın ve Komünizm, Marx'tan Mao'ya Marksist Düşünce Diyalektiği, Marksizm’i Ortodoks’ça Savunmak, Tarihin Önünde Yürümek, Emperyalizm ve Marksist Tarih Çözümlemesi, Sınıflı Toplumdan Sınıfsız Topluma Dönüşüm Mücadelesi.

yusufkose@hotmail.com

http://yusuf-kose.blogspot.com/

 

 

Yusuf Köse

Emperyalist Saldırıya da, Savaşa da Hayır!

Bu ülkenin Başbakanı önceleri ismi “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)” olan ve daha sonra hedefi, kapsamı, amacı genişletilerek adı “Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi(1)” olarak değiştirilen emperyalist paylaşımcı projenin Eşbaşkanlarından birisidir ve dolayısıyla da ABD emperyalizminin en başta gelen işbirlikçilerindendir. 

Yaşadığımız bu son süreçte bu projenin bir aşaması gerçekleştirilmek isteniyor.

Nasıl mı? Suriye’ye savaş ilan edilerek.

Gerekçe? O da hazır. “Kimyasal silah kullanıldı” 

Ermeni Sorunu’nun Doğuşu ve Osmanlı Bankası Baskını

 

19.yüz yılın sonunda 500 yıldır hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu artık son evresine gelmiş yok olmakla karşı karşıya bulunuyordu. Avrupa'da kapitalizmin gelişmesi, ulusal uyanışlar, bağımsızlık hareketleri,1789 Fransız devriminin yankıları, Balkanlarda ulusal kopuşlar Anadolu'da yaşayan Ermeni ve Rum toplumlarında da oluşmaya başlamıştır.

Osmanlı, iktidarı altında yaşayan Ermenilere, azınlıklara ibadet özgürlüğü, mülklerinin güvence altına alınması, reformlar, yasa önünde, vergi alanında eşitlik vaat ediyordu.

Türki entergasyon dinamikleri ve anadilde egitim

TC’nin Lozan sonrası Kürdistan’a ilişkin programı askeri işgal,asimilasyon ve entegrasyon temelli olmuştur.  Kürdistanlılar askeri işgale ve asimilasyona karşı ciddi isyanlar geliştirmiş,mücadeleler vermiş ve bedel ödemişlerdir.Kuzey Kürdistan’da askeri işgale karşı belli gerilla alanları haricinde herhangi bir kazanım elde edilememiş,ancak asimilasyona karşı yürütülen mücadele hedefine tam ulaşamasa da belli sonuçlar üretmiştir. 

Gülfikâr Aksu'nun Anısına/ Hasan Aksu

Gülfikâr Aksu'nun Anısına: "Cocuglar Bize Oyle Ogrettiler. Ne Bilek Hakim Beg; Biz İbocuyuk, Tikkocuyuk!"/ 

Ben Annemi 18 Mayıs 2000 yılında yitirdim. Annem her Anne gibi önce Kadın’dı. Doğurgan özelliğinden gelen koruma, kollama, her şart altında sahiplenme esasıydı. Erkek egemen toplumunda kadın olduğundan dolayı, cins ayrımcılığına uğradı. Baskı ve şiddet gördü. Kürt olduğundan dolayı ulusal baskıya uğradı. Alevi olduğundan dolayı dinsel, mezhepsel baskılara maruz kaldı, aşağılandı.

Kürtler Ve Burjuva Yalanlar

 

Burjuva siyasal iktidar, iktidarini korumak, işçileri bölmek, birbirine düşürmek, kendi şoven-kirli siyasetinin bir parçası olarak, işçileri kullanmak için her türlü ideolojik silahını kullanıyor.

Güncel Sanatın Vahim Hâl(sizliğ)i[*]

 “Süren acılara dayanmak,çabucak ölmekten çok dahabüyük bir kahramanlıktır.”[1] 

Pablo Picasso’nun, “Her çocuk sanatçıdır. Ama sorun; büyüdüğünde geriye nasıl bir sanatçı kalacağıdır,” saptaması sanat ve insan ilişkisinin en net betimlemelerinden biriyken; bu da biz(ler)e sanatın “Anne bak kral çıplak” diye haykıran çocuksu naifliğinden beslenen isyancı niteliğini anımsatır. Bu elbette işin bir yanıdır.

Kürt Kerbelası‏

 

Boyunlarına ip geçirerek bir duvarın üzerine dizdikleri küçücük çocukları aşağı itip boşlukta sallandırarak boğuyorlar. Çocuklar çırpına çırpına can verirken o vampirler, "Allah Allah" naraları ile onların can çekişini seyrediyorlar.

Bu oyunu zor bozar

 

 

Tarihte, zorun rolü üzerine çok şeyler söylenmiştir. Özellikle sınıfsal zorun ortaya çıkışı, varlığı ve uygulanması konusunda, burjuvazinin ideologlarıyla Marksistler arasında ciddi bir ayrım konusu yaşanmış ve yaşanmaktadır. Burjuvazi, kendi sınıfsal zorunu meşru görürken, ezilenlerin, özellikle de işçi sınıfının burjuvaziye karşı uyguladığı devrimci zorun adını bile duymak istemediği gibi, bunu “toplumsal etik dışı” olarak, son yılların burjuva moda deyimiyle,  “terörist” eylemler olarak kriminalize etmeye çalışır.

On İki İmamlar Alevi Olabilir mi ? 1-2

“…Bir insanın arınmışlık düzeyi en güzel sahip olduğu hoşgörüyle, anlayış ile ölçülebilir. Arınmış insan başkalarını yargılamaktan uzak, olayları ve insanları çok geniş bir bakış açısı ile görebilen, hoşgören, olaylar karşısında sukunetini yitirmeyen, her şeyi doğallıkla kabul eden bir yapıdadır. İyi yada kötü diye ayrımları yapmaktan kaçınır, sevgisi bütüne, herkese ve her şeyedir. Hoşgörüsündeki yükseklik, onun bu sevgiyi bu şekilde eksiksizce ve adilce aktarabilmesini sağlar. Korku ve endişelerden hemen hemen tamamen uzaklaşmıştır.

Minaresiz Camiler ve Alevi Asimilasyonu

 

Dedeler var hoca olmuş bir nevi
İhtirasa kurban edilmiş sevi
Minaresiz cami gibi cemevi
Aleviyi namaz kılarken gördüm

(Ozan  Emekçi)

 

Bazı Milliyetçi Ermeni Aymazlara Zorunlu Cevap! Hasan Aksu.‏

 

İnsan eğer ırkçılık, milliyetçilik ve şovenizmden ideolojik gıda alıyorsa; her şart ve koşulda diğer ulus ve azınlıklara kin nefret ve kan kusarak nemalanıyorsa; adı ne olursa olsun sosyalizm ve de komünizm düşmanlığı yapıyor demektir. Çünkü her türlü milliyetçilik yaşanan örnekleriyle hepimizin malumudur.

Sayfalar