Kadin Sorunu Insan Sorunudur
Kadin Sorunu Uzerine Kisa Bir Giris
Dino Ibrahim....
http://dino-ibrahim.blogspot.nl/2013/11/kadin-sorunu-uzerine-kisa-bir-giris.html
''Bizim amacımız, burjuva feministlerinin istediği gibi, bugünkü düzen içinde kadınla erkeğe eşit hak sağlamak değil, bundan daha ileriye giderek bir insanı, diğer insana muhtaç yapan bağları kırmak, her iki cinse de bağımsızlık vermektir. Kadın sorununun çözümlenmesi, toplumsal sorunların, toplumsal düzen sorununun çözümlenmesi demektir. Bu nedenle kadın sorununu kesin şekilde çözümlemek isteyenler, genel toplumsal sorunları bütün insanların yararına göre çözümlemek isteyenlerin yani sosyalistlerin cephesine girmelidir.''
August BEBEL
"Burjuva kadınlarının siyasal haklarla gerçek bir ilgisi yoktur; çünkü toplumda herhangi bir ekonomik işlevleri yoktur, çünkü sınıf egemenliğinin bitmiş ürünlerinin keyfini çıkarırlar. Rahatı yerinde burjuva kadınları arasında kadınların eşitliği çağrısında bulunanlar da, maddi kökleri olmayan güçsüz birtakım kümelerin saf ideolojisi, erkek ile kadın arasındaki kaşıtlığın bir hayaleti, bir gariplikten başka bir şey değildir. Yani aslında, süfrajet (20.YY'ın başlarında, çoğu küçük-burjuva ya da burjuva kökenli kadınların başını çektiği bir kadın hareketi) hareketin doğası bizatihi maskaralıktır. Proleter kadınların siyasal haklara gereksinimi vardır; çünkü erkek proleterlerle aynı ekonomik işlevleri yerine getirmekte, aynı biçimde sermayeye kölelik etmekte, devlet de ona fark gözetmeden davranmakta, kanını emmekte ve ezmektedir. Çıkarları aynıdır ve savunmak için aynı silahları kuşanır. Siyasal talepleri, sömürülen sınıfı sömürücülerden ayıran toplumsal uçurumun derinliklerine, erkek ile kadın arasındaki değil, sermaye ile emek arasındaki karşıtlığa kök salmıştır.
(Rosa Luxemburg Kitabı - Seçme Yazılar, s. 364-365, Proleter Kadın, Dipnot Yayınları)
Marksizmle Feminizm arasindaki fark, kadin sorunu etrafinda orgutlenme ve mucadeleyi kabul etmek, etmemek degildir...
Aradaki fark; Feminizm kadin sorununu burjuva sistem icinde cozulebilir bir sorun olarak ele alir ve onu reforma baglar...Marksizm ise kadin sorununu ilkbasta sinifli toplumlarin bir urunu olarak kavrar ve onu sinifsiz toplum mucadelesine-devrime baglar...
Carlik rusyasinda ve Can Kay Sekin Cini'inde kadinlarin durumu neydi; devrimden sonra ne hale geldi, ne gibi sorunlar cozuldu...?
Sosyalizmde de biz Marksistler kadin sorunu devam eder diyenleriz..Ama Kapitalizm-Burjuvazi catisi altindaki kadinin durumu ile Sosyalizmdeki kadinin durumu kiyaslanmaz bile ; Sosyalizm catisi altinda da kadin-erkek celiskisi cozumlenmesi devam edecek sorunlardan biridir derken kastimiz; kapitalist toplumdaki kadindan cok daha ust seviyede-calisma hakki, esit ise esit ucret, kres hakki, dayaga yasak, sokaga katilma hakki, uretime katilma hakki, siyasete ve yonetime katilma hakki DISINDA- ele alinmis bir kadin sorunundan soz ederiz; KADININ IDEOLOJIK=POLITIK ONDERLIK yeteneginin onundeki engelin kaldirilmasi sorunundan..
Bu ise ilkbasta kadinin asmasi gereken bir sorundur...Sosyalizm kadinin bu sorundaki basarisinin maddi zemini hazirlar; kadina yol acar. Ilkbasta bunu gormek gerekir. Dusunce-madde iliskisi her turlu soruna bakista Marksist olmanin temelidir.
Kadina siddet kotudur!...Evet, kotudur!
Peki siddetin kaynagi nedir, erkek mi?...Evet, erkek!
Peki erkekte siddetin kokeninde ne yatar, yine erkek mi?...????
iste tum bu sorulara kadar beraber oldugumuz feminist bakisla, bu noktadan sonra ayriliriz...Erkekte cisimlesen siddetin kaynaginda ozel mulkiyet yatar...Kadin sorunu siniflardan once cikmamistir; sinifli toplumun safaginda, servet biriiminin ilk ilkel biciminin ortaya cikisinda; hayvanlarin ehlilestirilmesi, ilk insan ve hayvan kolelerin,bunlarin ilkel birikim surecinde anaerkil hukuk cokmustur.
Erketke siddetin kokeninde, ilk ilkel sinifli toplum sekillenmesi yatar.
Bu konuyu karistirmak, tipki uluslarin kapitalizmin safaginda olusmaya baslamasi, ama ulus devletlerin, artik kapitalizmin dunya capinda feodalizmin son evresine noktayi koymasinin urunu oldugunu kavramamak gibidir...
Peki o zaman 700 yillik feodalizmin bagrinda, burjuvazinin ilk cenin olarak feodal toplumun bagrina dusmesiyle neden hemen ulus devletler olusmadi sorusu karsisinda aptala donusme haliyle aynidir, feminizmin erkekte siddetin kokenlerini uretimin yapisindaki butunsel degisiklikte degil; ama onun safaginda cikmasini anlayamamasinin nedeni.
Kadin, erkek onbinlerce yil anaerkil hukuk ile yasadi,erkekte siddet yoktu; peki sonradan neden cikti sorusu onemli bir sorudur. Kadin sorununu kavramanin, ve cozmeye baslamanin tilsimi burda yatar.
Soru aslinda sudur; erkek nasil erkek oldu?
Bir sorunun temeli, ayni zamanda onun nasil cozumlenebileceginin de cevabidir...Sadece erkek olarak erkek, feminizmin idealist dunya gorusudur, ve kadin sorununda bu idealist bakis, feministi, burjuva reformizmin sig sularina goturur...Burda mesele sadece soruna dogru temellerden bakmak degil, ama ona bagli olarak da dogru temelde bir cozume ulastirmak sorunudur.
Feminist sivrisineklerle ugrasir, sineklerle mucadeleye dayanir, onu esas alir; ve boylelikle de elinde bir sivrisinesavar olan o caresiz bataklik magdurunun durumuna duser.
Devrimci Komunizm ise hem sorunun bilimsel temeli, hem onun cozumunu bagladigi esaslar, hem de dayandigi yontem ile ideolojide, politikada ve orgut sorununda burjuva reformizmin dunya gorusu feminizmden temelden ayrilir.
Marksizm kadin sorununda batakliga dayanir, onun kurutulmasini esas alir ve sineklerle mucadeleyi, batakligi kurutma mucadelesi ile birlikte kavrar; sorunun temeli-nedeni ile onun sonucunu biribirinden ayirmaz...Sivrisineklerinde ozunde batakligin bir urunu, hatta kimi durumda kurbani oldugunu gorurur.
O zaman konu; mesele kadin sorunun feminist bir temelde mi,yoksa devrimci bir temel de mi ele alinacagi sorununa doner...
Kadin sorunu sosyalizm donemi boyuncade devam edecek bir sorundur..her kimki Sosyalist Devrim oldu, pat tum sorunlar cozulecek gozuyle bakiyorsa bu Sosyalizmden birsey anlamamis naif bir bakis olur..Cunku kadin sorunu binlerce yillik bir kulturel sekillenme sorunudur ayni zamanda..Burjuva mulkiyetin yaninda, bu mulkiyete dayali burjuva fikirlerinde tasfiyesi sorunudur Komunizm Programi.
O hem bir yandan burjuva-feodal mulkiyet iliskilerine-batakliga bagli bir sorundur...hem de ondan ayri binlerce yillik bir kulturel erkek egemen ideolojik sekillenme sorunudur...
Birincisini cozmek kolaydir..burjuva mulkiyet kalkar-bataklik kurur..Ama ikincisini cozmek daha bir yuzyillik bir caba gerektirir..Bu acidan kadin sorununa hem sinif mucadelesine bagli,hem de ondan ayri bir zeminde bakmak gerekir...
Burda mesele ikili mucadelenin kavranmasi gercegidir...hem erkekle birlikte sinif mucadelesine baglanma; hem de erkege karsi kadin sorununa baglanmak gerekir..bunlar karsi karsiya gelecek degil;birlikte yuruyecek bir calismanin parcasidir..
Bizde burjuva feminizm algisinda iki seye karsi cikariz; 1-Kadin sorununu bir burjuva-feodal mulkiyet sorunu oldugunu red etmesi ya da gormemesi, onu bir reform sorunu ya da sadece bir zihniyet sorunu,kulturel sorun olarak gormesi..buna bagli olarak kadin sorununu bir siyasal iktidar ve devrim sorunu olmaktan cikartmasi...
2-kadin ve erkek esitlgini, Komunizm savasinda esit mucadele birligini degil, kadin-erkek dusmanligina, ya da daha radikal Feminist sekillenmelerde kadin egemenligine yonelmesi....
Burda karistirilan cok sey var....
Konu daha iyi acilsin diye; bugun Kurdistandaki kadin calismalari degerlidir elbette...Ama kadin sorunu ilkbasta feodal mulkiyet,tarimda ortacag duzeni ve buna bagli olarak sekillenen sosyal-siyasal asiret,aga kulturunun bir urunudur..burjuva toplumda da kadin sorunu vardir,burjuva mulkiyete bagli olarak,ama feodalizmde bu cok daha katidir;namus cinayetleri,berdel,baslik,kiz kacirma vs vs..
Iste burjuva Feminizmin ilk yuzeyselligi burda aciga cikar...Bu Feodal duzeni tasfiye etmeden,Devrim yapmadan tarimda, hergun ve hergun kadin sorunu,kadin cinayeti ureten bu Feodal batakligi kurutmadan..sadece batakligin yarattigi sorunlarla ugrasan ve ama sadece ugrasan,ama bunu cozemeyen bir durus icine girer burjuva feminist calisma...
Dikkat edin bataklik ve sinekler iliskisidir burda kavranmasi gereken...farkinda degilsiniz ama bu feodal duzende erkekte bir kurbandir..feodal duzenin agir torelerinin aslinda ilk kurbani erkektir..ona verilen rol bacisini,karisini oldurme roludur..Peki bu erkegi kim egitmeketedir?...Bizzat anasi-bir baska kadin da bu gerici duzen icinde gerici bir rol oynamaktadir..Bu mesele karisik ve dikkatli ele alinmasi gereken bir konudur
Feminizm kadin sorununda Revizyonizmdir...Tarihsel Materyalizmin ters yuz edilmesidir..ve ozu ittbariyla da devrimin degil; reformun esas alinmasiyla burjuva reformist karakterde bir akimdir...
Marksistler kadin sorununu diger tum sorunlar gibi devrim mucadelesine tabi alirlar...Ama Revizyonizm,diger tum sorunlarda oldugu gibi kadin sorununu da Devrim mucadelesinden kopartmak; burjuva reforma baglamak cabasi guderler...
Kadin sorunundaki bu ayrim aslinda geleneksel Revizyonizm-Reformizm ve MLM-Devrim ayriminin kadin sorunundaki yansimasindan baska bir sey degildir...
Kadinlarin KP den ayri orgutlenmesi dogru bir anlayis degildir; ama KP nin ayri bir kadin calismasi orgutlemesi dogru bir anlayistir..Iki konu birbirine karistirilmamalidir
Kisaca Feminizm kadinlara Devrim mucadelesine katilmayin,bizim sorunumuzu devrim de cozemez derler..Ama bu hem dogru hem yanlistir...Cunku Devrim olmadan, koleligin nedeni Burjuva-Feodal mulkiyet kalkmadan kadinlarin asla ozgurlesemeyecegi gercegini gizlemek isterler, bu anlamda Oportunizm uretirler...Ote yandan dogru soylerler; cunku kadin sorunu sadece esit ise esit ucret, kres haklari,dayagin yasaklanmasi, ev isleri koleligi degil; ondan cok daha onemlisi kadinin erkek gibi toplumsal onderlik yeteneginin gelistirilmesidir...Cunku kadin farkinda olmasada onun uzerindeki en agir kolelik zihni koleligin agirligidir ve bu kadin ve erkegin ve de KP nin el birligi ile dahaSsosyalizmden sonraki uzun bir donem de devam edecek bir sorundur..Cozumu basit konulardaki kadinin koleliginin kalkmasindan cok daha uzun zaman alacaktir..kulturel devrimin bir parcasi olacaktir
Neyin Ekonomik-Siyasal Devrimin konusu, neyin Tarihsel ve Kulturel Devrimin konusu oldugunu ayirmaliyiz ve birlestirmeliyiz
Bilim kafasinin kuralidir.Tum yukarda soylediklerimizi basit bir formulde toplamaliyiz. Kadin sorununun ozeti ve su basit formulde ozetlenebilir; FEMINIST DEGIL; DEVRIMCI-KOMUNIST KADIN HAREKETI
Ek;Ne yazik, bir seyin kendisine degil, ama onun sinifsal-ideolojik-politik ele alinisindaki burjuvaziye karsi cikmanin ayni sey olmadigini inatla kavramamak icin ugrasmak...
Bu kafalara gore Ulusal reformizme karsi cikmamak gerekir; cunku ezilendir!
Burjuva feminist reformizme karsi cikmamak gerekir; cunlu ezilendir!
Yani, Marksizm boylelikle burjuva reformizm hangi demokratik sorunda ortaya cikmissa, onla mucadele etmenin degil; onun kuyrukcusu olmaya indirgenmis oluyor....Ne hazin bir seydir bu kendine Marksist diyenler icin...Bu ulkede basimiza ne geldiyse zaten bu Marksizm adina Marksizmi katledenlerden geldi!
Kafalari almiyor ne yapayim!
Biz kadina karsi degiliz, kadin sorunu temelinde olusan demokratik orgutlere de karsi degiliz...Kadin sorunu yoktur, bunun icin mucadele edilmezde demiyoruz...
Biz Kurtlerin ozgurlesmesine karsi degiliz; bu temeldeki mucadelelere ve orgutluluklere de karsi degiliz; hatta kurt sorunu yoktur; Kurdistanda Turk sorunu vardir diyoruz....
Ama..Ama!....Biz ne kadin sorunu, ne Kurt sorunu burjuva reformist kafalar ile cozulemez, tersine, ancak cozulur gibi yapilir...;Kadin Isci-Koyluler, Kurt Isci-Koyluler....Reformizm kadin ve ulusal sorunda Burjuvazidir; cozum degil cozumsuzluktur; sorunun cozumu degil, tersine nedenidir diyoruz...
Devrimci-Kadin Hareketinin ve Ulusal Devrimciligin saflarinda orgutlenin; reformizm siz isci-koyluleri kandiriyor diyoruz...
Simdi bunu kadin sorunu yoktur, onemsizdir, tum femen kadin derneleri kapatilmalidir, bos islerdir gibi yorumlamak; ancak kendi kafasinda bir yel degirmeni yaratmak ve bu yel degirmenine sozde Don Kisotvari saldirmaktan baska bir anlami yoktur.
Mesele feminizmin burjuva-reformizmine karsi cikmaktir; mesele ulusal reformizme karsi cikmaktir...Bunu kadina karsi olmak, bunu Kurdun ozgurlugune ,kurde karsi olmak olarak yorumlamak ve bu karton kaplana saldirmak ya meselenin ne oldugunu, ne tartisildigini, neye itiraz edildigini anlayamamaktir...Ya da anlayip, anlamazliktan gelmek!
Ah oportunizm, heryerde basimizin belasisin!.
Kadin Hareketi, Alevi Hareketi, Ulusal Hareket, Isci-Koylu Hareketi ve digerleri; hayati hangi ucundan tutarsaniz tutun, sistemin sizde actigi yaralar nerenizden sizi harekete geirirse gecirsin, her konuda hep su soruyla karsi karsiya kalacaksiniz;...Peki tum bu sorunu nerde, nasil cozmek istiyoruz ve cozebiliriz?
Iste tum demokratik ve siyasi hareketler, birbirinden bagimli ya da bagimsiz ele alinsin, bu SORU'nun muhattabidirlar....
Bu IKI CIZGIDIR; sorununuzu ele alma, yorumlama, nedenlerini tespit etme, soruna dair cozum uretme, ve tum bunlar icin meseleyi ele alma yontemi...; Ya Burjuvazinin dunya gorusu ve sozde cozumleri ya da Proleteryanin dunya gorusu ve sorunu cozme cizgisi; ya sistem icinde Kapitalist Yol; ya sistemin karsisinda Sosyalist Yol...Ya Dialektik Materyalizm ya Felsefi Idealizm...!
Burjuvazi ve Proleterya arasindaki catisma sadece fabrikalarda catisma degildir; sinif mucadelesini sadece isci-patron catismasi olarak koymak Marksizmin sadece bir karikaturudur.
Hangi konu ya da sorunu ele alirsaniz alin; hayata, insana dair hangi acidan siyasete girerseniz girin; YA BURJUVAZIDEN YANASINIZ YA PAROLETERYADAN.....ORTA YOL YOK!
Ne demek istiyorum?....Her sorunda Burjuva Cizgiyi ve Proleter Cizgiyi; Kapitalizmi ve Komunizmi bulup ortaya cikartmanin adidir Marksizm...
Dialektik Materyalizm birin icindeki ikiyi gormek icin vardir...Blok bir kadin degerlendirmesi, blok bir Ulusal Hareket degerlendirmesi, blok bir Koyluluk degerlendirmesi, tum bu demokratik sorunlarda Burjuvazinin dunya gorusudur...
Demokratik dedigimiz tum sorunlar aslinda Burjuva Demokratik Devrimin cozmesi gereken sorunlardi...Ama biz cozmek zorunda kaldik Emperyalizm Caginda...
O yuzden tum kadin hareketi ezilendir, onun tum cizgisi ilericidir devrimcidir demek; tum ezilen uluslar ezilendir onun tum tum cizgisi ilericidir devrimcidir demek, tum bir koyluluk ezilendir onu bir blok olarak desteklemek gerekir demek..ne demektir biliyor musunuz?..
Komunizm ceneni kapat, ben ezilenim, sadece ben konusma hakkina sahibim, sen izle, ve benim tum cizgimi, ideolojimi,politikami sadece destekle!....
Yani tum bu demokratik sorunlarda boylelikle Komunizm-Prolteryanin dunya gorusunu tasfiye et, sadece noter makami ol, bizim kuyrugumuza takil!!...
Bizdeki burjuvaziyi bulup ortaya cikartma, demokratik tum sorunlarda blok bir ezilen kavrami ile bak ve bizle-burjuva ideojisi ile mucadele etme, bizle uzlas!....
Yoksa erkek olursun, yoksa sosyal-soven olursun, yoksa ezilenin yaninda olmamis olursun!...
Kusura bakmayin ama ne Komunistler salaktir ne de Marksizm bu maddeyi inceleme yonteminde birin icindeki ikiyi gormemek uzerine konumlanmis bir felsefedir...
Ulusal hareketin icindeki, kadin hareketlerinin icindeki, koylu hareketlerinin icindeki neyin Demokratik-esitlikci , neyin Demokratik Devrimin programinin bir parcasi-desteklenmesi gerektigi; neyin ise Sosyalist Devrimin karsisinda oldugu konusunu bulup cikartmak, onu propaganda etmek; yani neyin ise burjuva gericilik oldugunu tespit edip, onla mucadele etmek icin ideoloji ve politikaya ihtiyac vardir...
Blok olarak maddeye bakmak kaba bir idealizmdir...
Komunistler biri ikiye boler; ondaki Demokratik ilerici yani gorur, destekler, ama ayni zamanda ondaki neyin gerici-burjuvaziyi temsil ettigini gorur ve onla mucadele eder, ve her daim proleter ucu iktidar yapmaya calisir...
Bir sorunlari ele alma yontemi, kaynagini tespit etme, ve hangi sinif icin sorusuyla birlikte cozumu de masaya koyma siyasetidir Marksist Felsefe.
O yuzden diyoruz ki ;tum demokratik sorunlarda bir seyin kendisine karsi olmak ile, onun icindeki Burjuvaziye karsi olmak iki farkli tutumdur. Birisi kadin sorunu ise erkek egemenligin, ulusal sorunsa sosyal-sovenizmin; digeri ise Devrimci Marksizmin dunya gorusudur.
Eger bunun ayrimini kavrayamazsaniz ya sag ya da sol sovenizmin; Ekonomizmin; Revizyonizmin; Oportunizmin temsilcisi olabilirsiniz, ama asla Marksizmi temsil edemezsiniz!
Kadin-Erkek sorununda; Ezen-Ezilen Ulus sorununda Enternasyonalizmi kaba bir Esitlik uzerine oturtmak, ona dayandirmak Enternasyonalizmin ismini almak, ruhunu cope atmaktir.
Enternasyonalizm, Kadin ve Erkek; Ezen-Ezilen Ulusu egosunu, kibrini yok etmek mucadelesidir!
Daha somuta indirgenmis sozler mi duymak istiyorsunuz?
Kadinin mucadelesini 'koca dayagina' karsi konumlandirmak kafasi ne zavalli bir durustur kadin icin!
Bu kafa, kadininin sorunu olan burjuva-feodal mulkiyet dunyasina bas kaldirma sorununu; bu gerici dunyanin sadece bir urunu olan zavalli erkege karsi konumlandirmakla sinirlayan burjuva bir kafadir.
Kadini oyle bir konumlandirin ki sadece erkek degil; erkek dunyanin mulkiyet sistemleri ve devletleri de darmadagin olsun.
Kadinin mucadelesi her turlu mulkiyet dunyasi ile savasim sorunudur; onun sadece bir sonucu, urunu, dusurulmus bir erkek profili ile mucadele degil.
Kadinlar Dunyayi Fethedin; Her Turlu Mulkiyet Dunyasini Paramparca Edin!
Kadinlar Ozgur Olmak mi Istiyorsunuz? ...Ulrike Meinhof Olun, Rosa, Clara Olun!
Kadinlar , Kadin Sorununda Feminist-Reformizmin Burjuva Bayragi altinda degil; Yeni Demokrat Kadin'in Kizil Bayragi Altinda Orgutlenin!
Yasasin 8 Mart Dunya Emekci Kadinlar Gunu!
Son Haberler
Sayfalar
Kavram Kargaşası (Sinan Dersim)
Her türlü şiddette karşıyız, düşman hukuku vb.
Düşünerek konuşmak, konuşarak yapmak siyasette, sosyal ilişkilerde önemlidir. Genelde bunun eksikliği yapma fiili ve amaçtaki net olma, olmamayla orantılı olarak değişkenlik göstermektedir.
Kişide, toplumda, örgütlülükten, örgütsüzlükten, egemenlikçi sistemden, ezilenlerin kurtuluş kavgasında düşünerek konuşma, konuşarak yapma derin ideolojik politik tercih ve kodlara göre olmakta ve bu kodların doğru yerinde oturması, oturmamasıyla orantılı değişkenlik göstermektedir.
Sınıf mücadelesinde rakamların ve nicelik gelişmelerin önemi (Mehmet Emin Gündoğdu)
Sınıf mücadelesi, kapitalist toplumun dünya çapında hakimiyetinden sonra farklı bir rol aldı. Sömürücü toplumlar kendi bağrından çıkan üretim araçlarının nicel birikimleri sonucunda, niteliksel sıçrama yaratıp eski toplumu yıkmıştır. Köleci toplumun bağrında gelişen Feodal üretim araçları köleciliği yıkmıştır. Feodal toplumun bağrında gelişen kapitalist üretim araçları, feodal toplumu yıkmıştır.
Doğu Rüzgarı, Batı Rüzgarını Yenecek!
Emperyalist kapitalist sistemin krizi dünya çapında etkilerini gösteriyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgal saldırısıyla keskinleşen ve derinleşen kriz, beraberinde rakip emperyalist kampların birbirine yönelik hamleleriyle sürüyor. Rusya’nın “nükleer silah kullanma” ve savaş için “kısmi seferlik” ilanının ardından işgal ettiği bölgelerde düzenlediği referandumla bu bölgeleri ilhak etmesi; Rusya üzerinden Almanya’ya doğalgaz taşıyan Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 boru hatlarındaki sabotaj ihtimali güçlü olan patlama ve sızıntılar bu çelişkileri daha da keskinleştirmiş durumdadır.
Nanikkk... Nanikkk...
Reytingler sıfır.
Reytingler sıfır.
Ah... dostlar... ah..
Sormayın gitsin... sormayın gitsin...
Yükselmesi beklenen toplumsal muhalefetin (!) reytingleri de artırabileceği düşüncesi biz yazarlara öyle yazılar yazdırıyor... öyle şeyler yapıyor ki...
Sormayın gitsin.
Bir bakıyorsunuz ki içimizde biri:
Her türlü burjuvalarla işbirliğini savunurken...
Bir diğeri:
İş, dünya proletaryalarının çeşitliliğiyle enternasyonalizmi savunmaya gelince su koyu verebiliyor.
Başka biri de:
Sosyalist Güç Birliği Kimin Tarafında?
Sosyalist Güç Birliği 20 Ağustos günü kuruluşunu deklare etti. Sol Parti, Türkiye Komünist Partisi, Türkiye Komünist Hareketi ve Devrim Hareketi’nin oluşturduğu ve seçim takvimine ayarlı olduğu açık olan Birlik, kamuoyuna duyurduğu deklarasyonda kuruluş amaçlarını beş madde halinde sıraladı.
Kabaca özetlersek Güç Birliği; eleştirilerinin merkezine R.T.Erdoğan şahsında “Tek Adam Rejimi”ni koyuyor. Bu rejimin dinci gericilik temelinde inşa edildiğini dile getirerek buradan hareketle bir laiklik savunusu yapıyor.
Harekete Geç, Kavganın Öznesi Ol
Zorluk ve fırsatların iç içe geçtiği bir süreçten geçiyoruz. Ortaya çıkan fırsatlardan yararlandığımız oranda bu zorlukları aşabiliriz.
Bugün geniş yığınlarda iktidara karşı tepkinin giderek artması, değişim için yüksek sesle dile getirilen itirazların-soruların çoğalması sınıf savaşımını geliştirme bakımından fırsatlar içermektedir.
Ermeni kaldı mı? (Nubar OZANYAN)
12 Eylül’ü 13 Eylül’e bağlayan gece Azerbaycan işgalci ordusu, arkasına ve yanına aldığı TC ordusuyla birlikte Ermenistan topraklarına saldırı başlattı. Birçok sivil yerleşim yeri bombalandı.
Militana Mektuplar…(2)
Merhaba tekrardan…
Yanı başımızda sürüp giden çekişmeli hayatımızdan biriktirdiğimiz anlardan seslenebiliyoruz ancak. Sesimiz ulaşıyorsa korkmaya ve umutsuzluğa kapılmaya gerek yok, tohum mutlaka filizlenmeye yüz tutar.
Hayatımıza geri dönüp bir bakmaya ne dersin. Korkularımızın mı cesaretimizin mi baskın olduğunun muhasebesini yaptığımızda ne görürüz?
İnsan dediğimiz canlı varlık her ikisini birlikte yaşar diyalektiğin gereği olarak. Korkularımız, bastırılmış öfkelerin dışa vurumuna götürür bizi. Burada cesaret denilen olgu karşımıza çıkar.
Tanrıyı Ette Bulma
Demek... öyle...
Dolly...
Dolly...
Bastır etleri leyla.
Çevir mangalı leyla.
Bir daha mı dünyaya geleceğiz leyla.
Bir daha mı dünyaya geleceğiz leyla.
Ha... ki.... ko.... ko...
Ha... ki.... ko.... ko...
Koltuk sallanıyor... koltuk...
Dolly...
Dollyyy...
Nerdesin kız?
Seni gidi kopya koyun.
Nerdesin?
Korkma kız....
Robotları artı değer üretemi içerisinde saymadılar diye yünlü yoldaşlarımızı yiyecek halimiz yok ya...
Ha... ki.... ko.... ko
Ha... ki.... ko.... ko
Emperyalizm Belli Ülke ve Uluslara Mı Özgü?1
Emperyalizm, kapitalizme özgü bir olaydır. Kapitalizm öncesi emperyalizm yoktu ve toplumlar kapitalizme geçtiğinde, önce serbest rekabetçi kapitalizmle ve peşinden, kapitalizmin gelişmesi ve uluslararası yönünün daha fazla öne çıkmasıyla emperyalizmle tanıştı.
Biz bize benzemeyiz! [ismail cem özkan]
Kemalist arkadaşlar bazı sosyalistlerin kendileri gibi hayata baktığını ve yorumladıklarını gördükçe, duydukça diyorlardır “biz sosyalistiz herhalde!”... Ama Marksizimi bilen, onun düşünce yöntemini içselleştirmiş biri asla Kemalist olamaz ve hayata Kemalist gibi bakamaz, çünkü durdukları nokta farklı. Kemalistler burjuva ve sermaye bakış açısından devleti kutsallaştırıp, onu yaşatmak için düşünce yöntemini çizer, sosyalist ya da Marksistler ise tam tersidir, devleti “sönümlendirecek” işçi devleti kurmayı, yani işçi sınıfı ve mazlumların bakış açısına sahiptir...