Faşizme Taş Atmak İyidir
Insanlari daga ideolojiler cikartmaz, fasizm cikartir; daga cikmak zorunda kalan insan, kendi ideolojisini yaratir.
Radikalizm bir duygudur, onu besleyen, yasatan, yaratan, insanin icinde yasadigi maddi toplumdur. Radikal duygular, radikal ideolojiler yaratir.
Kuru-siki baris edebiyatlari yapmayin, anlamaya calisin insan-toplumsal gerceklik-siyasal sonuclar iliskisini.
Dagdakilere cagri yapacaginiza, radikalizmi oldurmeye calisacaginiza, fasizmi oldurun.
Fasizm varsa, daga cikan insan da var olacaktir.
Savas arzu edilen birsey degildir, kacinilmaz birseydir. Zora karsi Zor Tarihsel Materyalizmin bir yasasidir.
Kafkaslardan, Ortadogu, Afrika, Uzak Asya, Latin Amerikaya kadar heryerde adi konulmamis dusuk yogunluklu bir savas ya da acik savas suruyor, ama kimleri 'silahla cozum donemi bitmistir''(!) diyor....
Bu sozu hakim siniflar icin mi yoksa ezilen siniflar icin mi soyluyorsunuz?...Hangisi icin soylerseniz soyleyin, tum devletlerin en buyuk butceyi silahlanmaya ayirdigi bugunun dunyasinda bu koskocaman bir yalan degil mi?
Hayatin, gercegin dili bunun bir palavra oldugunu soylerken, kendi oznel istekleriniz bu aci gercegin yerine gecebilir mi?....Gecseydi eger hemen yanibasinizda Suriye'de Irak'ta, Ukrayna'da, Kurdistan'da cocuklarin yasiyor olmasi, kadinlarin korkusuzca sokaklarda geziyor olmasi gerekmez miydi?
Ya Gezi?...Eli silahsiz gencler salt bariscil protestolar yaparken onlari Marslilarin tufeklerinden cikan kursunlar mi oldurdu?
Kimin kafasidir bu; hakim siniflarin halki-halklari yalanlarla aldatmak kafasi degil mi?!
Kilicdaroglundan Recepe, tum TV lere kadar siddetin-tas atmanin bir devlet provakasyonu oludugu beyninize islenmeye calisiliyor...
Boy boy kameralar onun de cantali, tas atan, sivil polislerin resimleri, fotolari tum basina gosteriliyor....Yani bakin devlete tas atmanizi isteyen devlettir, polisin kendisidir, aman sakin ha oyuna gelmeyin, asla devlete, polis tas-molotof atmayin, devrimci siddet kotudur denmeye calisiliyor...
Devrimciysen, tas atiyorsan provakatorsun demek istiyorlar
Siz hic boy boy sivil-provakator polislerin goruntulerini basina veren, ben provakatorluk yapiyorum, tas atan ben devletim diyen bir devlet gordunuz mu?....Provakasyon adi uzerinde sinsi, caktirmadan oyuna getirmektir....Peki niye boyle acikca tas atanlar sivil polislerdir diye gozumuze sokuyorlar dusunuyor musunuz?
Yillardir son moda ideolojik silahlari budur; ''yeralti orgutleri, teror orgutleri, gizli orgutlenenler, siddete , tasa, molotofa, silaha sarilanlar aslinda devletin derin orgutleridir, onlardan uzak durun'' diyerek tasfiyeciligi gelistirdiler, devrimci orgutleri tecrit ettiler...Kimileri de sol adina bu oyuna gelmeye coktan hazirdi, cizgileri geregi bu boyleydi...
Peki Perincek gibi bir CIA solunu temsil eden birisi, Mahir Kaynak gibi eski bir MIT sefi bu komplo teorilerinin onculugunu yaparkan hic mi akliniza sormak gelmiyor, acaba bu herifler harala gorele bu komplo teorilerini yaymaya calistiklarina gore acaba bu da baska bir buyuk komplo olmasin?
Recep kotu devlet yok, derin devlet var sahtekarligini yayarken, buna tutunurken hic mi akliniza gelmez bu Recep efendi ne zamandir halkin dostu oldu???
Ucuz teorilerle geliyor devlet, ama isin kotu yani kitleler icinde bu ucuzluga kanacak, dahada kotusu eski sol icinde bu ucuzluga dayaanarak sosyalizm adini gosterip burjuvazinin yardimina kosacak bir suru hain var.
Devrimci siddeti savunmak devrimi savunmaktir.
Ilk once tas atan sivil polisleri vurun; sonra tas atmaya devam edin...Tas atmadan duzen degismez!
Son Haberler
Sayfalar
Bir Saloko Lazım -dı
Yüreğim sızlıyor.
Sonunda Demirtaş etniksel hareket etmeyen proletarya köylüyle tanıştı.
Herkes Demirtaş' ın nasıl yapması gerektiğini yazıyor çiziyor.
Kimine göre sokağı terk etmemeli.
Kimine göre de muhalefette kalmalı.
Ama bu birazda acımasızlık değil mi ?
Hatta kolaycılığa kaçmak.
Söylediklerimizin içerisinde biz neredeyiz ?
Daha doğrusu söylediklerimizi etniksel temellerle hareket etmeyi önceliği haline getirmiş insanlarda beklemek ne kadar doğru ?
Aslanın.... koçum... yiğidim
SEÇİMLERİN SONRASINDA...[1]
“Biri gerçeği söylerse, bir diğeri er veya geç yalanının ortaya çıkacağından emin olmalıdır.”[2]
Bir yük kalktı sanki omuzlarımızdan... Bu doğru. Hele ki son olarak Diyarbakır saldırısında koltuğu kaptırmama hırsının ne boyutlara varabileceğini gördükten sonra.
Maskeli balo’da yeni perde :Seçim sonuçlari,koalisyon pazarliklari,uzlasma :Marko Karakaya
7 Haziran seçimlerinin sonuçları egemen sınıflar ve onların siyasi temsilcileri tarafından yeni yeni kavranmaya başlandı. Zira ortaya çıkan tabloya hazırlıksız yakalandılar. AKP’nin tek başına hükümet edeceğine dair eğilim esastı. AKP kliği oy kaybederek en fazla anayasayı değiştirecek koşulları sağlayamayacağını hesap ederken, diğer egemen sınıf klikleri de AKP’nin anayasayı değiştirecek olanaklara kavuşmaması üzerine hazırlıklarını yapıyordu. Ama 8 Haziran sabahı egemen sınıflar koalisyon koşullarına uyandılar.
Mevtayı iyi bilmezdik!
“Praeterita mutare non possumus.”[1]
Ölünün ardından, “Mevtayı nasıl bilirdiniz” diye sorup eklerler: “Ya şimdi konuşun ya da sonsuza dek susun”!
“Mevta” hakkında kısa hatırlatmalarla, biz “susmak” yanlısı olmayanlardanız.
Hayır, hayır “Ölünün ardından kötü konuşulmaz” diye uyarmanıza gerek yok; biz kötü konuşacak değiliz; “Non interest, quid morbum faciat, sed quid tollat/ Uzun süre değil, dürüst yaşamak önemli” vurgusunun altını çizerek; olanı olduğu gibi aktaracağız; kötülük bunun neresinde olabilir ki?
SEYİT ALİ UĞUR :“ Komünistler çölde bile yalnız değildir“
Seyit Ali Uğur`dan gelen mektubun, 9 Mayıs 2015 günü ATiF Augsburg derneğinin Hapishane önünde yaptığı mitingten duyduğu sesler sonucu, duygularını ifade eden bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. (UPOTUDAK)
Haziran ('ımız) niye gülümser(mi)
Gülme (le rire), korkunç bir silahtır. “Her şeye gücü yetenler”(?!) dahi gocunur ondan. Çünkü vurunca şahı da devirir gülmek.
Ancak gülmek, sırf bir kınama, itiraz da değildir. Tükenmez bir sevinç, güç ve yaşam coşkusunun kaynağıdır da. Bir güç belirtisidir, dirençtir gülmek; pırıl pırıl bir mutluluk duygusunu ve büyük bir sevinci dile getirir.
“Gülmek ama gerçekten gülmek felsefe yapmaktır,” Afşar Timuçin’e göre…
Düğüne gider gibi idam sehpalarını kucaklayan 20 devrimci
“Siz, sadece bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız fikirlerimizi asla ! Yarın o, Doğu’nun horizonunda belirecektir ve Ermenilik, özgür, sosyalist Ermenistan’ı selamlayacaktır !”
Madteos Sarkisyan (Paramaz)
Tarih 15 Haziran 1915…
Yer: İstanbul Beyazıt Meydanı
ATİK Operasyonuna Karşı Mevzileri Güçlendirelim!
Almanya’nın ATİK’e (Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu)yönelik operasyonuna karşı sağlam, örgütlenmiş, ciddiyet isteyen, tahkim edilmiş, kendi cephesini en geniş kesimlerle kurmuş bir barikat oluşturmak içinden geçilen kesitte önemlidir. Çünkü bu sömürüye, zulme, haksızlığa karşı devrimin, demokrasinin ve özgürlüğün alanını genişletecek bir mücadeleyi içermektedir. Bu operasyonun merkezindeki Avrupa demokrasisi karşısında da böyledir, operasyonun kaynağı ve yönlendiricisi faşist TC’ye karşı da.
Devlet AKP’dir, AKP Kontra’dır
Eğer bir parti on yıldan fazla bir süre iktidarda kalıyor ve devletin tüm imkânlarını bireysel ve zümresinin çıkarları için kullanabiliyorsa bu büyük ölçüde bir partiden çok devletin ta kendisidir. Eğer öyle değilse de Türkiye Cumhuriyeti Devleti resmen oto-mandater rejim ile yönetiliyor demektir.
ATİK yalnız değildir çünkü ezilenlerin mücadelesi vardır :Sefa ünal
Alman emperyalizmi, Türkiye’nin “terörizmle” ortak mücadele gibi ağzının sularını akıtacak, zaaflı yanını kullanarak işlerini yürütmeye, politikasını kolaylaştırmaya çalışmaktadır. Şimdide ATİK operasyonuyla TC’yi tavlamaya kıvama getirmeye çalışmaktadır. Alman emperyalizmi ATİK operasyonuyla kendi yasalarını çiğneyecek, mülteci hak ve özgürlüklerini ayak altına alacak, imzaladığı uluslararası anlaşmaları yok sayacak kadar kendinden geçmiştir.
Otorite ve kibir kaybetti
2015 seçimleriyle 13 yıllık AKP iktidarı son buldu. AKP Cumhurbaşkanı Erdoğan eliyle anayasaya aykırı yürüttüğü seçim çalışmasından sonuç almadı ve 10 puanlık bir oy kaybı ile ilk seçim yenilgisini tatmıştır.