Cuma Ekim 30, 2026

Faşizm kadın devrimcilerden intikam alıyor - Ziya Ulusoy

Erdoğan faşizmi, generalleri ve polis şeflerini, kadın devrimcilerin katledilmesine seferber etti.

Yalnızca son aylarda İstanbul'da Günay, Dilek, Dilan,Yeliz, Şirin, Kürdistan'da Güler, Sakinelerin öldürülüşünün yıl dönümünde Seve, Fatma, Pakize yoldaşları katletti. Ayrıca, çocuk büyük demeden çok sayıda kadını da kuşatma altına aldığı Kürt ilçelerinde öldürdü.

Faşizm, özgürlük ve sosyalizm mücadelesine katılan devrimci kuşaklardan intikam almayı, intikamcı acımasızlığının bir yansıması olarak da, mücadeleyi yeniden yeniden omuzlayan kuşakları korkutarak sindirme amacıyla da uyguluyor.

12 Eylül askeri faşizmi sonrası 80'li yılların sonundaki gençlik kuşağının yetiştirdiği kadrolar, devrimci örgütlere yeniden cansuyu oldular, onları büyüttüler.

Faşizmin intikamı gecikmedi. Kaybederek, kurşunlayarak, cezaevlerinde, dağda, işkencede, devrimci kadro kuşağına ölüm yağdırdı. Onların devrimci örgütleri ayağa kaldıran fedakarlığına, tarihsel girişkenliğine öldürmelerle yanıt verdi.

Kürt özgürlük hareketini geliştiren genç kadrolara, sömürgeci faşizm, dağda, kentte, köyde ölüm yağdırdı. JİTEM, Özel Harekat, Hizbulkontra bu on yıllardaki acımasız katillikleriyle kötü ün saldılar. Sömürgeciliğin genç devrimci Kürt kadrolarına, onların fedakarlığı ve mücadele girişkenliğine, ulus çapında seferber olarak mücadeleyi büyütmelerine karşı yanıtı ölüm yağdırmak oldu.

Faşist sömürgecilik, şimdi benzerini kadın devrimcilere yapıyor.

Kadınların toplumsal koşulları o toplumun uygarlık derecesinin ölçütüdür. Kapitalizm bir yandan kadınları üretime katar ve bu nedenle eğitime katılmalarını engelleyemezken, diğer yandan ağır çalışma koşulları ve patriarkal erkek egemen kültürü sürdürerek, sermayenin egemenliğini sürdürmek için ikinci sınıf bağımlı toplumsal koşullarla gelişmelerini engeller.

Erdoğan faşizminin özgünlüğü, kadınları eve hapsetmek, erkek egemenliğinin patriarkal biçimlerini din ve gelenek adına daha katılaştırmaktır. Böylece, halkın yarısını oluşturan ezilen cinsi tarihsel girişkensizliğe, sermaye ve erkek bağımlılığına diğer sermaye partilerinden daha çok mahkum ediyor. Geri bıraktırılmışlığını uzun sürdürmeyi amaçlıyor. Erdoğan, elinden gelse Suudi teo-monarşisi gibi kadınlara araba kullanmayı bile yasaklamak istiyor.

Fakat öğrenci, işçi, köylü kadınlar, bu gericiliğe karşı kadın hareketini geliştirerek, önlerine kadın devrimi amacını koyan mücadeleleri yükselterek cevap verdiler. Türkiye devrimci hareketinde kadın kadrolar öne çıktılar, partilerini geliştirmeyi en önde omuzladılar. Devrim emekçiliğini de, tarihsel girişkenliği de, cesareti de kuşandılar.

90'ların başlarında bir ara kadın derneklerindeki artış eğilimi, bugün değişik renk ve akımın kadın örgütlerinin o zamana göre çok daha artışı olarak kendisini gösteriyor.

Komünist ve sosyalist kadın örgütlerinin kurulması, gelişmesi, bu tarihsel yürüyüşte inisiyatifli öncü yerini alıyor.

Kürt özgürlük hareketi ayrı kadın parti ve ordusu olarak kadın devrimi sürecinin ilerleyişine büyük katkılarını sunuyor.

Faşist sömürgecilik, kadın devrimindeki yürüyüşten, özellikle kadın kadroları katlederek intikam alıyor. Onların, devrimci hareketin bugününde hareketi geliştiren girişkenlik ve fedakarlığından intikam almayı ve bu yolla geniş emekçi ve genç kadın kitlelerini sindirmeyi amaçlıyor.

Kadın devrimi yapıcıları, Erdoğan faşizminin, sömürgeciliğinin bu barbarlığına karşı ve rağmen, mücadeleyi ve yapıyı yükseltecekler. Tarihsel ayağa kalkmış toplumsal ve ezilen sınıfların hareketlerini, ne Hitler faşizmi, ne 90'lardaki generallerin faşist sömürgeciliği durdurabildi! Ne de Hitler'e özenen Erdoğan faşizmi durdurabilir!

Kadın yoldaşların aramızdan barbarca ölümlerle koparılıp alınmasına, devrimci kadın hareketi yalnızca cesaretini kuşanarak yanıtlamakla kalmayacak. Kadın kitle örgütlerini, mahalle mahalle, okul okul, işyeri işyeri geliştirecek, hareketin günlük mücadele taleplerini formüle etmede yaratıcılığını, kadın devrimi programını geliştirmede bilimsel ufukluluğunu da gösterecektir.

9 Ocak, Sakine, Fidan, Leyla yoldaşların, Kürt kadın özgürlük hareketinin üç önder ve militanının Erdoğan faşizmi tarafından kalleşçe katledilmelerinin yıldönümü.

Sakinelerin, Yelizlerin, Sevelerin şahsında, faşizmin aramızdan aldığı sayısız devrimci kadını saygıyla anıyor, onların cesaret, feda ve devrim emekçiliğinin yalnızca kadın devrimi yapıcılarına değil, bütün devrimcilere ve ezilenlere de öğreteceğine inanıyoruz.

51578

Misafir yazarlar

Güncele iliskin yazilariyla sitemize katki sunan yazar dostlarimiza ait bölüm

Misafir yazarlar

“Newroz coşkusuyla gözaltı, tutuklama ve yasakları hükümsüz kılalım”

“Devrimci, demokrat, ilerici güçleri pres operasyonlarıyla sindirmeye, korkutmaya, yıldırmaya yönelik hiçbir baskı politikası bugüne kadar başarıya ulaşamadı, bugünden sonra da başarılı olmayacak” şeklinde açıklama yapan Partizan açıklaması şu şekilde sürdürdü: “Faşist Kemalist Diktatörlüğün geleneksel olarak uyguladığı katliam politikaları devam ediyor. Bugün de başta Kürt ulusu olmak üzere azınlık milliyet ve inançlara, ezilen yoksul halka, işçi sınıfına, kadınlara, LGBTİ’lere yönelik imha, inkar ve asimilasyon politikaları hız kesmeden devam ediyor.

Sedat'a….. Ihsan Feridun Berkin

Sen’inle 1977 yılında, kavurucu bir Ağustos gecesinde, İzmir Karabağlar’da bir gecekondu’da tanışmıştık. Sen, Ben ve bir arkadaş daha, el yapımı iptidai bir matbaa ile, sabaha kadar binlerce bildiri basmıştık. Bildirilerin mürekkepleri kuruyup, üst üste istifledikçe keyfimize diyecek yoktu doğrusu ; rotatif misali çalışıyordu körpe kollarımız ; rotatif ne kelime….ertesi günkü mitingde dağıtılacak binlerce bildiriyi, o gece sabaha kadar sadece biz üçümüz basacaktık.

Newroz;Köhnemişe isyan,mazluma kardeştir!

Newroz, sınıf mücadelesi tarihinde zulme karşı yeni bir sayfa açma hamlesidir. Demirci Kawa’nın bu devrimci hamlesi tarihseldir, gelecek kuşakların ve toplumların isyan-direniş geleneğidir.

Newroz Ortadoğu ve ortaasya toplumlarının bilincinde yenilenme, başlangıcın ifadesidir. 21 Mart’ı dönüm noktası olarak kavrayan toplumsal bilinç hamle yapmaya, geçmişin ağır yükünden kurtulmaya da hazırdır. Demirci Kawa’nın Dehak’ın zulmüne karşı haysiyet, onur ve geleceği kazanma mücadelesi Newroz’un başlangıç, yenilenme özünün devrimci karaktere bürünmesini sağlamıştır.

Bu Senin Hikâyendir

Sen bir halksın. "MÜMİN VE EFENDİ" bir halksın.

Halkların devrimci birliği

Emperyalizm bir yandan ranta dayalı sermayesini büyütürken diğer yandan ezilen dünya halklarının yaşamında büyük bir ağırlık olarak duran sefaletin yaratıcısı ve sorumlusudur. Dünyada var olan ve yaşanan köleliğin ve yoksulluğun yaratıcısı ve sürdürücüsü durumunda olan emperyalizm bütün faşist-gerici ulus devletlerle birlikte yaşatılan soykırım ve katliamlarında baş sorumludur. Emperyalistler ve yerli gerici faşist iktidarlar Ortadoğu’da ve ülkemizde ulusal-dinsel-mezhepsel çatışmaların düşmanlıkların yegane sorumlularıdır.

Kürdistan boşalıyor!

Özyönetim ve Hendek

Katliam, yıkım ve göçün diyarı oldu !
Oysa birkaç ay öncesine kadar umutlanmış ve özyönetimle kendi kendimizi yöneteceğimize dair hesaplar yapmıştık.
Devletin Moğol psikozuyla Kürdün kendi kendini yönetme isteğini bastıracağını kimse düşünememişti, düşünemezdi, zira Erdoğan, İran mola rejiminin sünni versiyonlu dinci rejiminin ayak yerini yapmak için yapay bir barış ortamı yaratmıştı. Bu barış ortamına hepimiz kandık, "yetmez ama evet" lerle destekledik, rehavete kapıldık ve işlenen tüm suçlara da ortak olduk.

Umudun Yazarı Sizler Gibi Olmaksa ...

İnsanı faşistlikten kurtaran sevdikleri için üretikleri değil ki .

İnsanı faşistlikten kurtaran sevdikleri dışındaki insanlar içinde üretmesidir .

Vallah zenginlere döndük. Billahta zenginlere döndük. 

Hani şu nasıl kazanıldığını bilmeyen,  har vurup harcayan,  çocukları olan zenginler var ya,  ha…  onlara döndük.

Bu kadar da olmaz ki .  

Dünyanın neresinde halkın sosyal yaşantısının içerisinde çıkıp gelen tınılar  çalındığında devrimcide burçak tarlasına iştirak etmez ki .

Bir şeyde diyemiyorsak .

Berlin’e Savaşı Öldürmek İçin Gitmek

„Çocuklarınıza mutlaka şunu anlatın;Bizler, kadınlar olmasaydık,1945’inİlkbaharı da olmazdıYaşanmazdı”(Nonna Aleksandrovna)[1]

Berlin’e Savaşı Öldürmek,Sur’a Kürt katliamını Durdurmak İçin Gitmek...

 II. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın en vahşi günleriydi. Bütün emperyalistlerin dört gözle, Sovyetlerin Nazilerin eline düşmesini beklediği anlardı. Ama, Nazilerin hesaplayamadığı bir şey vardı. Sovyet kadınları...

TKP/ML-MK:8 Mart emekçi kadınların örgütlenmiş isyanıdır!

8 Mart 1857’de Amerika’da Kadın işçilerin temel hakları için mücadele ederken 129’nun yanarak katledilmesiyle temel buldu Dünya emekçi Kadınlar günü. Proleter kadınların kapitalizme karşı açtığı isyan bayrağının kızıl rengi bugün kadın hakları mücadelesinin hala temel itim gücü olmaya devam ediyor. 1857 ile rengini alan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü, bugün kadınların sınıfsal sorunları yanında ezilen cinsiyet olmasından kaynaklı sorunlarla birlikte daha geniş anlama bürünen bir toplumsal mücadele karakteri kazanmıştır.

Son kavga sınıf kavgasıdır! İsmail Cem Özkan

“Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” Köroğlu

Sınıf kavgasında taraflar meydana çıkıp er kavgası yapmamaktadır… Köroğlu değimi ile tüfek icat oldu. Bir tüfeğin sınıf lehine kullanılması ve sınıfı için sermaye birikimi aracı olduktan sonra savaşlar meydanlara çıkıp, daha karmaşık ilişkilerin olduğu bir alana kaydı. Kapalı kapılar arkasında verilen kararlar sonucu birçok insan haberi dahi olmadan, ne için öldüklerini bilmeden toplu katliamların, soykırımların kurbanı oldu.

Koçgiri'nin Onurlu Direnişi‏

Bilinmelidir ki, 1921’de Koçgiri, 1930’da Zilan ve 1937-38’de Dersim’de yaşananlar, resmi belgelerde tahrif edilerek gösterilmeye çalışıldığı gibi asla isyan değil, birer katliamdır. Hatta Dersim 1937-38 bir soykırım girişimidir.

Gelo ew ki ye / Jı wé da te ye /

Çı bejnik le ye / We ki reyhan e /

Navé wî Alîşer e / Him mér e him reyber e /

Li çiya ye Koçgîriyê zulfîkare

Sayfalar