Evet O, Sunuz. Siz O, Sunuz
Güzeli yaşama aktarabilme çabası kitselleşebilme (cennete gidebilme ) çabası değil insan olabilme çabasıdır.
Hikaye bu ya.
Kapitalizmin insanlar yüzerinde yol açtığı kirliliğin, yabancılaşmanın.... köylerine de bulaşmaması için nehir... kenarlarında giydikleri tangalarla yıllarca mücadele vermiş şehirliler....
Ülkelerin sosyo ekonomik yapılarında hiç bir şey değişmediğini ispatlamaya çalışan kliplerini... çekebileceklerini düşündükleri köylerine gelirler.
Köylerinde sınırları, bayrakları...hiçleştiren kapitalist metaları bulamayacaklarını düşünerek de dağ, tepe... dolaşırlar.
Bir türlü de kapitalist metaların bulaşmadığı köylü de bulamayınca,Klip çekemeyeceklerine mi yoksa da köylerine ulaşan kapitalist metaları kimlerin ürettiğini bulamayan emanetçilerine mi yanacaklarını bilemeden de gelip hiç yoktan hale izin verilen yerlerde arpa .... suyu içiyor diye düşündükleri köylünün gözünü kapatırlar.
Söyle bakalım biz kimiz ?
Köylü de yıllardır parmak arası terlik giydikleri için gıcık kaptığı şehirlilere muziplikle,
Durun bileyim sizin kim olduğunuz.
Her halde siz:
Kapitalist ülkelerdeki ekonomik krizlerin gelişmemiş ülkelere de aynen sirayet edeceğini 2008 ' den beri söylerken gelinen nokta da gelişmemiş ülkelerde baş gösteren krizlerin gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan yeni üretim ilişkileri sonucu olduğunu - olabileceğini görenlerden siniz ?
Yok o biz değiliz.
Öyleyse siz:
Bilimsel sosyalizmin ve de devrimlerin tarih sahnesine çıkışını örgütlenmede esas aldıklarınıza baskıya, zulme... maruz kalanlara bağlayanlardan değilsiniz de proletaryanın tarih sahnesi çıkışına bağlayanlardan sınız ?
Yok biz değiliz.
O zaman siz:
Toplumsal davranışlarda belirleyici olanın yaşanılan sosyo ekonomik yapı olduğunu söyleyenlerden siniz ?
Yok değiliz.
Siz:
Bilincin gelişmesine kapitalizmin evrelerinin ön plana çıkardığı toplumsal davranışlardan daha fazla etki edenin yaşama iştirakin olduğunu söyleyenlerden siniz ?
Değiliz.
Türkiye sol tarihi binlerce başarısızlığa uğramış kitleselleşme deneyimlerini yazarken dergilerin, seminerlerin... kitleselleşebilme uğruna seferber etmediklerinden siniz ?
................................................................
Kitleselleşemiyorsak kitselleşme şart değil diyenlerden siniz ?
....................................................................................
Tövbe tövbe...
Öyleyse siz kimsiniz kardeşim ?
Durun durun..
Söylemeyin yine de ben bulacam.
Yoksam yoksam siz :
Cennete gidebilmek için güzel davrananla kitleselleşebilmek için güzel davrananın cehenneme neden gittiğini bilmeyenlerden misiniz ?
Evet o sunuz.
Siz o sunuz.
Yoksa neden sus pus olup da gözümü açasınız ki.
Ergün Aslan
Ergün Aslan sitemizin köşe yazarıdır. Teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır.
Son Haberler
Sayfalar
Kamp Armen bizimdir! ԱՐՄԵՆ ՃԱՄԲԱՐԸ ՄԵՐՆ Է !
Yuva bozanın yuvası olmaz (Yaşar Kemal)
ՏՈՒՆ ՎԵՐԱՑՆՈՂԸ ՏՈՒՆ ՉՒ ՈՒՆԵՆԱ ! ՅԱՇԱՐ ՔԵՄԱԼ
18 Mayıs yaklaşırken…
Deniz Gezmişler idam için günler sayarken, Mahirler cezaevinden kaçıp onları kurtarmak için Kızıldere yoluna düştüklerin de ülkenin başka yerinde halklar ile buluşup devrimci yolunu çizen başka bir lider vardır. Türkiye devrimci önderleri arasında silahlı propagandayı ve radikal değişimi kendi hedeflerine koyan İbrahim Kaypakkaya ve arkadaşları partileşme yolunda önemli adımlar atıyor ve Türkiye devrimci geleneğine katkılarını sessizce sunuyordu.
Kasketin en çok yakıştığı insana minnet ve hayranlıkla (1)
“Mors immortalis.”[2]
Kasketin en çok yakıştığı insandı.
O meşhur fotoğrafı her görüldüğünde, yüzündeki masum tebessümün içimizi ısıttığı devrimci.
Gülmek/ gülümsemek bir insana ancak, Kaypakkaya kadar yakışırdı.
“Diyarbakır’ da bir kaya sanki yükselmiş aya”; “İbom, kutup yıldızım, sol yanımın cevahiri”; “Ölüm toplasa da çiçekleri,/ çiçekte tohum biter mi?” dedirtmişti kendine.
7 Haziran'da HDP'yi Bekleyen Tehlike- Ergülen Toprak
7 Haziran’daki seçimlerden önce yanıtı en çok merak edilen soru:
“HDP yüzde 10’u aştığı takdirde barajı geçmesi engellenebilir mi?”
Her ne kadar HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, cep telefonları için geliştirdikleri bir sistemle seçim sonuçlarının güvenliğini sağlayacaklarını söylese de, geçmiş yıllarda yaşanan şaibeli durumlar göz önünde bulundurulduğunda, 7 Haziran gecesi yaşanacakları tahmin etmek hiç de zor değil.
YDG: “Direnişin Meşalesi, Zaferin adıdır Kaypakkaya!”
“Komünist önder İbrahim Kaypakkaya yoldaş, egemenlerin, halkımıza dayattığı yoksulluk ve sefalete, yaşatılan acı ve akıtılan kana, halkımız üzerindeki siyasal ve sosyal tahakküme karşı koyuşun büyük cüreti olarak doğdu.
Kaypakkaya yoldaş, yarım asırlık suskunluğu parçalayan keskin çıkışı, devrimciler üzerinde esen revizyonist ve idealist rüzgarın net kopuşu, komünist bilincin sapmaz duruşu oldu.
Ulus devlet kapitalist sistem için gerekliydi…
Ulus devleti kapitalizm için gereklidir, işçi sınıfının iktidarında ulus devletine ihtiyaç yoktur, eğer ulus devleti içinde işçi sınıfının iktidarını kuruyoruz diyorlarsa orada kapitalist sistem gizli ve üstü kapalı bir şekilde varlığını koruyor anlamındadır, çünkü ulus devlet sadece kapitalistler için sermaye birikimi için gerekli bir başlangıçtı. Evrensel olan bir sistemin sınırlara ve paranın akışını engelleyecek farklılıklara artık ihtiyacı yoktur, çünkü sermaye kendi varlığını garantiye alırken aynı zamanda kara para ile yasa dışı işlerini yaptıracak araçlar da yaratmaya devam ediyor.
Öfkenin bilinci, direnişin rehberidir Kaypakkaya!
Emperyalist-kapitalist sistemin daha fazla kâr odaklı sömürü çarkının işçi-emekçilerin alınteri, canı ve kanı ile işletildiği bu düzene karşı isyanın sesleriyle doludur Mayıs ayı… Enternasyonal işçi marşının bilincimizi keskinleştiren bu dizeleriyle başlar Mayıs ayı.
Oh.. Hayat Partililere Güzel -İroni
Hayel parayla değil ya..
Biz proletarya köylüler için hayat çok zor.
Yaşantımız her gün mücadeleyle geçiyor.
Tamam efendim.
Nasıl isterseniz efendim.
Elbetteki sizin istediğiniz gibi olacak efendim.
Sıkıldıysanız.......
Gerçekten mücadele çok zor.
Yok ki bir tanıdığımda her hangi bir gazeteye . ..... sözcü olam.
Ne güzelde gazete ulaşabildiğiniz her yere ulaşın demişken.
Benim ulaşabileceğim yer ne kadarki.
Kenan Evren öldü; peki yarım kalan ne?
12 Eylül 1980, televizyonda apoletleri ile devlet ve ordu bürokrasisi içinde bir şahsiyet Kenan Evren. Ve bir ilan; “Ordu yönetime el koymuştur.”
Her ne kadar dönemin darbe basını iktidarın yönetemez haline geldiğini ve ordunun bu amaçla iktidara el koyduğunu pompalasa da esas olanın bu olmadığı cadde cadde, sokak sokak gerçekleştirilen katliamlardan görülüyordu. İmzalanan katliam fermanları ile hunharca gerçekleştirilen baskınlar ve yüzlerce faili meçhul cinayet…
Sokaklarda kol gezen sivil faşistlerin, can kesen kasaplarıyla faşist cunta görev başındaydı.