Emperyalist Türkiye
Bir Kitap Tanıtımı:
Yusuf Köse
Kitabın „Önsözü“nden
"Bu çalışma, en az 4 yıllık uzun bir araştırmanın ürünüdür. Önce, uluslararası devrimci bir örgütlenme olan Uluslararası Devrimci Parti ve Örgütlerin Koordinasyonu (International Coordination of Revolutionary Parties and Organizations -ICOR) tarafından, Almanya’da 2017 Ekim’inde, “Ekim Devrimi’nin 100. Yılı” kutlamaları vesilesiyle düzenlenen ve binin üzerinde uluslararası delegenin katılımında yaptığım bir konuşma ile başladı ve oradaki tartışmalar ve peşinden bütün Avrupa çapında yıllarca verilen panel ve seminerlerdeki konuşma ve tartışmalarım, beni bu kitabı hazırlamaya teşvik etti."
EMPERYALİST TÜRKİYE
Türkiye’nin Emperyalistleşmesinin
Ekonomik-Politik ve Askeri Tarihi
Emperyalist Türkiye Hakkında Bilgiler
Türü: Politika Siyaset
Sayfa Sayısı: 384
ISBN: 9786057454379
Kapak: Ciltsiz
Enternasyonal proletaryanın komünist kadını Barbara Anna Kistler’in
ölümsüz anısına...
İÇİNDEKİLER
Önsöz .................................................................................................. 15
Giriş ..................................................................................................... 17
1. Bölüm
TÜRKİYE EKONOMİSİNE GENEL BİR BAKIŞ
1.1 Türkiye Ekonomisinin Tarihine Genel Bakış .......................... 25
1.2 Yeni Sermaye Birikim Süreci Olarak 1980 ve Sonrası ............ 29
1.3 Türkiye’de İmalat Sanayinin Gelişimi ......................................... 33
1.4 Türkiye’de AR-GE Gelişimi ........................................................ 44
1.5 Elektrik Tüketiminin Artışıyla Sermayenin Saldırganlığı
Arasındaki Diyalektik İlişki ................................................ 45
1.6 Demir-Çelik Üretimi .................................................................. 48
2. Bölüm
TÜRKİYE’DE TEKELLEŞME
2.1 Türkiye Ekonomisinin Emperyalist Ekonomiyle Daha Fazla
Bütünleşme Süreci ............................................................... 55
2.2 Holdinglerin Doğuşu ve Genel Yapısı ....................................... 59
2.3 Türkiye’de Tekelleşme .................................................................. 65
2.4 Türkiye’de Sermayenin Yoğunlaşması ve Merkezileşmesi ...... 76
2.5 Türk Tekellerinin GSYH İçindeki Payları ................................. 82
2.6 Finans Sermayesinin Merkezileşmesi ....................................... 84
2.7 Borsa .............................................................................................. 93
2.8 İSO 500 İçindeki Yabancı Sermayeli Şirketlerin Göstergeleri 98
2.9 Türkiye’de İhracatçı Firmalar ve Temel İthalat-İhracat
Kalemleri ............................................................................ 100
2.10 Çalışanların Katma Değerdeki Payı ...................................... 104
3. Bölüm
TÜRK SERMAYESİNİN EMPERYALİSTLEŞMESİNDE
ÖZELLEŞTİRMELERİN ROLÜ
3.1 Dünyadaki Özelleştirmeler ...................................................... 107
3.2 Türkiye’deki Özelleştirmelerde Türk Tekelci Sermayesinin Payı 108
3.3 TÜSİAD’ın Özelleştirme Ültimatomu .................................... 110
3.4 Özelleştirmede Yabancı Sermayenin Payı .............................. 113
4. Bölüm
EMPERYALİST DÜNYA EKONOMİSİNİN BÜYÜMESİ
4.1 Borçlanma ve Tekelcilik ............................................................ 117
4.2 Emperyalist Dünya Ekonomisinin Büyümesi ........................ 120
4.3 Çok Uluslu Tekeller ................................................................... 126
4.4 Sermayenin Merkezileşmesi: Çokuluslu Tekellerin Birleşmeleri ve
İttifakları ........................................................................ 132
4.5 Tekelci Devlet Kapitalizmi ve Burjuva Devletin Rolü ........... 137
4.6 Ulus Ötesi Burjuvazi ................................................................. 140
5. Bölüm
TÜRK TEKELLERİNİN YURT DIŞI SERMAYE YATIRIMLARI
5.1 Uluslararası Tekel Durumuna Gelmiş Türk İnşaat Şirketleri 147
5.2 Türkiye’nin Tekelci Armatörleri ............................................... 152
5.3 Türk Tekellerinin Yurtdışı Doğrudan Sermaye Yatırımı ...... 156
5.4 2020 Yılı İtibariyle Türkiye’nin Yurtdışı Sermaye Yatırımlarının Bölgesel
Dağılımı ............................................................... 160
5.5 Türk Tekellerinin Bütün Kıtalardaki Yatırımları ................... 164
5.6 Çok Uluslu Türk Tekelleri ........................................................ 170
5.7 Seçilmiş Bazı Uluslararası Türk Tekellerin İncelenmesi ...... 174
6. Bölüm
YENİ EMPERYALİST ÜLKELERİN ORTAYA ÇIKIŞI
6.1 Tekelleşme ve Emperyalizm ..................................................... 199
6.2 Yeni Emperyalist Ülkelerin Ortaya Çıkmasının Nesnel Zemini 202
6.3 Sermaye Sermayeyi Çeker ......................................................... 207
6.4 Doğrudan Sermaye Yatırımı ile Kapitalist Gelişmenin İlişkisi 215
6.5 Türkiye Sermayesi Emperyalist Sermayenin Neresinde Yer
Alıyor? ................................................................................. 220
6.6 Yurtdışında Doğrudan Yatırım Yapan Türk Tekellerinin Sayısı
ve Yatırım Tutarları ........................................................... 225
6.7 “Dışarıya Taşan Çelik”: Türk Tekellerinin Yurt Dışındaki Çelik
Fabrikaları .......................................................................... 233
6.8 Türkiye’nin Dış Borcu ............................................................... 234
7. Bölüm
BURJUVAZİNİN TOPLUMU DEMİRDEN BİR AĞ İLE
KUŞATAN ÖRGÜTLÜLÜĞÜ
7.1 Çalışanların Kayıpları ............................................................... 237
7.2 Burjuva Demokrasinin Demokratik Sınırlarını İşçi Hakları
Belirler ................................................................................ 238
7.3 Burjuvazinin Toplumu Demirden Bir Ağ İle Kuşatan
Örgütlülüğü ........................................................................ 241
7.4 Kapitalist Sınıfların Bölünmesi ................................................ 244
8. Bölüm
TÜRK EMPERYALİST DEVLETİNİN YAYILMACILIKTA
ASKERİ VE YUMUŞAK GÜÇLERİ
8.1 Tekelci Burjuvazinin Yumuşak Güçleri .................................. 247
8.2 Türk Devletinin Afrika Kıtasındaki Emperyalist Yayılmacılığı 253
8.3 Türk Tekellerinin Afrika Ülkelerindeki Yatırımları ............... 259
8.4 Türkiye’nin Savaş Cepheleri ..................................................... 265
8.5 Emperyalist Yayılmacılık Olarak Deniz Aşırı Askeri Üsler .. 267
8.6 Türkiye’nin Emperyalist Askeri Politikası .............................. 269
8.7 Türk Tekelci Kapitalist Devletinin Savaş Sanayi .................... 278
8.8 Özel Savaş Şirketleri .................................................................. 287
8.9 Türk Tekelci Devletinin Paramiliter Gücü ............................ 295
9. Bölüm
EMPERYALİST TÜRKİYE
9.1 Emperyalist Türkiye .................................................................. 301
9.2 Türkiye’nin Emperyalist Yüzü ................................................. 307
9.3 Yeni Emperyalist Ülkeler Oluşumu Gerçekliğinin Eleştirileri 309
9.4 “Alt Emperyalizm” Kavramı İçine Sıkıştırılmak İstenen
Emperyalizm ...................................................................... 323
9.5 “Türkiye Emperyalist Değildir” Tezlerinden Bazılarının
Eleştirisi .............................................................................. 335
9. 6 İç Faşistleşme ve Emperyalizm ............................................... 344
9.7 Emperyalizm ve İşçi Sınıfı ........................................................ 348
EKLER BÖLÜMÜ
Tablolar ............................................................................................ 355
Yararlanılan Kaynaklar ................................................................. 374
Yusuf Köse
Yusuf Köse teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır. Ayrıca 7 adet kitabı bulunmaktadır. Kitapları şunlardır: Emperyalist Türkiye, Kadın ve Komünizm, Marx'tan Mao'ya Marksist Düşünce Diyalektiği, Marksizm’i Ortodoks’ça Savunmak, Tarihin Önünde Yürümek, Emperyalizm ve Marksist Tarih Çözümlemesi, Sınıflı Toplumdan Sınıfsız Topluma Dönüşüm Mücadelesi.
http://yusuf-kose.blogspot.com/
Son Haberler
Sayfalar
Açlık grevleri mücadelenin büyütülmesinin manivelası olabilmelidir
15 Şubat’la birlikte 100. gününü geride bırakan Leyla Güven’in başlattığı süresiz açlık grevi her geçen gün artan katılımla devam etmektedir.
Süresiz açlık grevleri, ölüm oruçları bu topraklar için hiç de yabancı değildir. Çözülemeyen sorunlar karşısında, son aşamada halkların vicdanlarına sesleniş, sistemi reddediş olarak beliren güçlü bir politik duruştur açlık grevleri. Bedenler hücre hücre esirken toplumsal hareketin büyümesi beklenir esas itibariyle. Bu nedenle, tutsakların açlık grevlerinin dışarıdan yani sokaktan beslenmesi zorunludur.
Teorik-Politik Çalışma ve İdeolojik Netlik
Devrimcilik, her geçen gün daha fazla irade, inat ve bilinç gerektiren bir eyleme dönüşmektedir. Düşmanın artan saldırıları, baskının yoğunlaşması fakat bunun karşısında etkili bir duruşun ve güçlü bir öncülüğün olmayışının hem kitlelerde hem de tek tek saflara gelenlerde veya hali hazırda faaliyet yürütenlerde yarattığı sonuçları hep birlikte görüyoruz.
Aforizmalardan bugün (ümüz) e uyarılar[*]
“Hayat yaşandığı kadardır... Ötesi ya hatıralarda bir iz, ya da hayâllerde bir umuttur.”[1]
Zor; hem de pek zor(lu) günlerden geçtiğimiz; zamanın ruhunun da böylesine biçimlen(diril)diği güzergâhtayken; işlerin iyi gitmediği bir “sır” değil…
‘Schindler’in Listesi/ Schindler’s List’ filmindeki, “Karanlıktaysan gölgen bile seni yalnız bırakır,” repliğinle veya Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin, “Belirsizlik, en kötü ihtimalden daha acı vericiydi,” diye betimlediği bir hâl yaşa(tıl)dığımız…
Delinin biri kuyuya “Taş” atmış…
Politik alanın sınırları kimi zaman kırılganlık duvarlarına dayanır. Gün gelir koşullar bazen, esneklik ile ilkesizlik arasındaki sınırları olanca yüküyle inceltir. Bunun bir gerekçesi Marksizm’den doğru yöntemle nasip almamakken diğer gerekçesi ise toplumsal muhalefetin karşısında doğru konumlanmamak olmaktadır.
Direnişi Büyütmek İçin Bir Adım İleri!
2019 31 Mart yerel seçimlerinin öncekilerden en önemli farklılığının son derece karmaşık bir görüntü çizmesi olduğunu söylesek yanlış olmaz sanırız. Bu karmaşanın, büyük oranda devrimci, ilerici ve yurtsever güçler cephesinde ve etkileşimde bulunduğu kitle içinde yaşandığı açık. Bir yandan Kürdistan’da kayyum gerçekliği ve AKP’den MHP ve CHP’ye tüm düzen partilerinin devlet çizgisinde HDP’ye karşı kurduğu ittifak diğer yandan batıda ortaya çıkan tablo bu karmaşayı açığa çıkarıyor.
Proleter hareketin yerel seçimlerdeki tavırları üzerine! 1.ve 2.bölüm
Bu yazımızda, Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlere ilişkin tavrımızı açıklamadan önce yakın tarihten başlayarak, yerel seçimlerde nasıl bir tavır ortaya koyduğumuzu öz olarak hatırlamaya çalışacağız. Bunu yaparken, elbette o günün öne çıkan politik atmosferini de kısaca anlatarak, seçimlerin hangi koşullarda yapıldığı üzerinde durmaya çalışacağız.
“Ufku dar, savaşım sanatında beceriksiz olan devrimci değil, zavallı amatördür!”
Devrimciler ve komünist partiler için pek de kolay olmayan süreçlerden geçiyoruz. Elbette ki devrimcilik ne Türkiye’de ne de dünyanın başka bir yerinde hiçbir zaman kolay olmamıştır, olması da beklenemez. Komünist partiler ve buna bağlı olarak devrimciler, sınıf savaşımının zorluklarını, imkansızlıklarını, bedel ödeme ve ödetme diyalektiğini bilerek şekillenirler/şekillenmelidirler.
Emperyalistler Dünya Halklarını Savaşla Tehdit Ediyor
Kapitalist sistem, burjuvazinin sıkça tekrarladığı gibi dünyaya “barış” getirmedi. Ama dünyayı; işçi ve emekçilerin karşı koymalarına karşın, kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde bir uçurumun eşiğine getirmeyi başardığı rahatlıkla söylenebilir.
Kapitalizm ve doğa
Bir lise öğrencisi kızın, dünyanin hızla bozulmasına dikkat çekmek için İsveç parlementosu önünde başlattığı „Fridays for Futura“ (Gelecek İçin Cuma Günleri) eylemi; Avrupa çapında öğrencilerin sahiplenmesiyle, iklim eylemleri yaygınlaşarak büyüyor.[1]
Partizan’dan Seçim Açıklaması:
HABER MERKEZİ |29.01.2019 | Türkiye gündemi tam hız 31 Mart yerel seçimlerine ilerlerken konu ile ilgili tavrını açıklayan Partizan “Faşist diktatörlüğün gemi azıya alan Kürt düşmanlığı ve şovenizm, Kürt hareketine ve onunla birlikte direnişi büyüten devrimci, demokratik güçlere yönelik saldırganlığı, sürecin ana halkası niteliğindedir” dedi ve temelde konumlanacağı alanın burası olacağını belirtti.
HDP, SMF başta olmak üzere, Dersim’de bulunan tüm devrimci, ilerici ve yurtseverlere çağrımızdır!
24 Haziran 2016 tarihinde yapılan “erken genel seçim” öncesi, Mayıs 2016 tarihinde yaptığımız bir değerlendirmede şöyle demiştik: “AKP, ‘Başkanlık’ sistemini esas alan anayasa referandumundan hileyle istediği sonucu aldıktan sonra şimdi de kamuoyunda ‘baskın seçim kararı’ olarak nitelenen 24 Haziran 2018’de yapılacak çoklu seçimde başta cumhurbaşkanlığı olmak üzere parlamento ve belediye seçimlerini kazanarak 2023 yılına doğru ilerlemek istiyor.” Böyle de oldu. AKP, 24 Haziran “erken genel seçimlerini” hileyle kazanarak adım adım bugünlere geldi.
Comment form