Cumartesi Ekim 17, 2026

Emperyalist Türkiye

Bir Kitap Tanıtımı:

 

Yusuf Köse

 

Kitabın „Önsözü“nden

 

"Bu çalışma, en az 4 yıllık uzun bir araştırmanın ürünüdür. Önce, uluslararası devrimci bir örgütlenme olan Uluslararası Devrimci Parti ve Örgütlerin Koordinasyonu (International Coordination of Revolutionary Parties and Organizations -ICOR) tarafından, Almanya’da 2017 Ekim’inde, “Ekim Devrimi’nin 100. Yılı” kutlamaları vesilesiyle düzenlenen ve binin üzerinde uluslararası delegenin katılımında yaptığım bir konuşma ile başladı ve oradaki tartışmalar ve peşinden bütün Avrupa çapında yıllarca verilen panel ve seminerlerdeki konuşma ve tartışmalarım, beni bu kitabı hazırlamaya teşvik etti."

 

EMPERYALİST TÜRKİYE

Türkiye’nin Emperyalistleşmesinin

Ekonomik-Politik ve Askeri Tarihi

 

Emperyalist Türkiye Hakkında Bilgiler

Türü: Politika Siyaset

Sayfa Sayısı: 384

ISBN: 9786057454379

Kapak: Ciltsiz

 

                                                                                                                                                                                                                           

 

 

 Enternasyonal proletaryanın komünist kadını Barbara Anna Kistler’in

ölümsüz anısına...

 

 

 

İÇİNDEKİLER

Önsöz .................................................................................................. 15

Giriş ..................................................................................................... 17

 

1. Bölüm

TÜRKİYE EKONOMİSİNE GENEL BİR BAKIŞ

1.1 Türkiye Ekonomisinin Tarihine Genel Bakış .......................... 25

1.2 Yeni Sermaye Birikim Süreci Olarak 1980 ve Sonrası ............ 29

1.3 Türkiye’de İmalat Sanayinin Gelişimi ......................................... 33

1.4 Türkiye’de AR-GE Gelişimi ........................................................ 44

1.5 Elektrik Tüketiminin Artışıyla Sermayenin Saldırganlığı

Arasındaki Diyalektik İlişki ................................................ 45

1.6 Demir-Çelik Üretimi .................................................................. 48

2. Bölüm

TÜRKİYE’DE TEKELLEŞME

2.1 Türkiye Ekonomisinin Emperyalist Ekonomiyle Daha Fazla

Bütünleşme Süreci ............................................................... 55

2.2 Holdinglerin Doğuşu ve Genel Yapısı ....................................... 59

2.3 Türkiye’de Tekelleşme .................................................................. 65

2.4 Türkiye’de Sermayenin Yoğunlaşması ve Merkezileşmesi ...... 76

2.5 Türk Tekellerinin GSYH İçindeki Payları ................................. 82

2.6 Finans Sermayesinin Merkezileşmesi ....................................... 84

2.7 Borsa .............................................................................................. 93

2.8 İSO 500 İçindeki Yabancı Sermayeli Şirketlerin Göstergeleri 98

2.9 Türkiye’de İhracatçı Firmalar ve Temel İthalat-İhracat

Kalemleri ............................................................................ 100

2.10 Çalışanların Katma Değerdeki Payı ...................................... 104

3. Bölüm

TÜRK SERMAYESİNİN EMPERYALİSTLEŞMESİNDE

ÖZELLEŞTİRMELERİN ROLÜ

3.1 Dünyadaki Özelleştirmeler ...................................................... 107

3.2 Türkiye’deki Özelleştirmelerde Türk Tekelci Sermayesinin Payı 108

3.3 TÜSİAD’ın Özelleştirme Ültimatomu .................................... 110

3.4 Özelleştirmede Yabancı Sermayenin Payı .............................. 113

4. Bölüm

EMPERYALİST DÜNYA EKONOMİSİNİN BÜYÜMESİ

4.1 Borçlanma ve Tekelcilik ............................................................ 117

4.2 Emperyalist Dünya Ekonomisinin Büyümesi ........................ 120

4.3 Çok Uluslu Tekeller ................................................................... 126

4.4 Sermayenin Merkezileşmesi: Çokuluslu Tekellerin Birleşmeleri ve

 İttifakları ........................................................................ 132

4.5 Tekelci Devlet Kapitalizmi ve Burjuva Devletin Rolü ........... 137

4.6 Ulus Ötesi Burjuvazi ................................................................. 140

5. Bölüm

TÜRK TEKELLERİNİN YURT DIŞI SERMAYE YATIRIMLARI

5.1 Uluslararası Tekel Durumuna Gelmiş Türk İnşaat Şirketleri 147

5.2 Türkiye’nin Tekelci Armatörleri ............................................... 152

5.3 Türk Tekellerinin Yurtdışı Doğrudan Sermaye Yatırımı ...... 156

5.4 2020 Yılı İtibariyle Türkiye’nin Yurtdışı Sermaye Yatırımlarının Bölgesel

 Dağılımı ............................................................... 160

5.5 Türk Tekellerinin Bütün Kıtalardaki Yatırımları ................... 164

5.6 Çok Uluslu Türk Tekelleri ........................................................ 170

5.7 Seçilmiş Bazı Uluslararası Türk Tekellerin İncelenmesi ...... 174

6. Bölüm

YENİ EMPERYALİST ÜLKELERİN ORTAYA ÇIKIŞI

6.1 Tekelleşme ve Emperyalizm ..................................................... 199

6.2 Yeni Emperyalist Ülkelerin Ortaya Çıkmasının Nesnel Zemini 202

6.3 Sermaye Sermayeyi Çeker ......................................................... 207

6.4 Doğrudan Sermaye Yatırımı ile Kapitalist Gelişmenin İlişkisi 215

6.5 Türkiye Sermayesi Emperyalist Sermayenin Neresinde Yer

Alıyor? ................................................................................. 220

6.6 Yurtdışında Doğrudan Yatırım Yapan Türk Tekellerinin Sayısı

ve Yatırım Tutarları ........................................................... 225

6.7 “Dışarıya Taşan Çelik”: Türk Tekellerinin Yurt Dışındaki Çelik

 Fabrikaları .......................................................................... 233

6.8 Türkiye’nin Dış Borcu ............................................................... 234

7. Bölüm

BURJUVAZİNİN TOPLUMU DEMİRDEN BİR AĞ İLE

KUŞATAN ÖRGÜTLÜLÜĞÜ

7.1 Çalışanların Kayıpları ............................................................... 237

7.2 Burjuva Demokrasinin Demokratik Sınırlarını İşçi Hakları

Belirler ................................................................................ 238

7.3 Burjuvazinin Toplumu Demirden Bir Ağ İle Kuşatan

Örgütlülüğü ........................................................................ 241

7.4 Kapitalist Sınıfların Bölünmesi ................................................ 244

8. Bölüm

TÜRK EMPERYALİST DEVLETİNİN YAYILMACILIKTA

AS­KERİ VE YUMUŞAK GÜÇLERİ

8.1 Tekelci Burjuvazinin Yumuşak Güçleri .................................. 247

8.2 Türk Devletinin Afrika Kıtasındaki Emperyalist Yayılmacılığı 253

8.3 Türk Tekellerinin Afrika Ülkelerindeki Yatırımları ............... 259

8.4 Türkiye’nin Savaş Cepheleri ..................................................... 265

8.5 Emperyalist Yayılmacılık Olarak Deniz Aşırı Askeri Üsler .. 267

8.6 Türkiye’nin Emperyalist Askeri Politikası .............................. 269

8.7 Türk Tekelci Kapitalist Devletinin Savaş Sanayi .................... 278

8.8 Özel Savaş Şirketleri .................................................................. 287

8.9 Türk Tekelci Devletinin Paramiliter Gücü ............................ 295

9. Bölüm

EMPERYALİST TÜRKİYE

9.1 Emperyalist Türkiye .................................................................. 301

9.2 Türkiye’nin Emperyalist Yüzü ................................................. 307

9.3 Yeni Emperyalist Ülkeler Oluşumu Gerçekliğinin Eleştirileri 309

9.4 “Alt Emperyalizm” Kavramı İçine Sıkıştırılmak İstenen

Emperyalizm ...................................................................... 323

9.5 “Türkiye Emperyalist Değildir” Tezlerinden Bazılarının

Eleştirisi .............................................................................. 335

9. 6 İç Faşistleşme ve Emperyalizm ............................................... 344

9.7 Emperyalizm ve İşçi Sınıfı ........................................................ 348

EKLER BÖLÜMÜ

Tablolar ............................................................................................ 355

Yararlanılan Kaynaklar ................................................................. 374

 

9445

Comment form

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Yusuf Köse

Yusuf Köse teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır. Ayrıca 7 adet kitabı bulunmaktadır. Kitapları şunlardır: Emperyalist Türkiye, Kadın ve Komünizm, Marx'tan Mao'ya Marksist Düşünce Diyalektiği, Marksizm’i Ortodoks’ça Savunmak, Tarihin Önünde Yürümek, Emperyalizm ve Marksist Tarih Çözümlemesi, Sınıflı Toplumdan Sınıfsız Topluma Dönüşüm Mücadelesi.

yusufkose@hotmail.com

http://yusuf-kose.blogspot.com/

 

 

Yusuf Köse

Ne Yapacağını Bilen ve Kararlı Erdoğan, CHP ve HDP ile Kedinin Fare ile Oynadığı Gibi Oynuyor

Erdoğan ne yapacağını biliyor: hiçbir şekilde; ne olursa olsun açıkça el koyduğunu söylediği fiili başkanlık mevkiini-mevzisini terk etmemek.

Çünkü bir tek geri adımı; en küçük bir zaaf belirtisi bile, hem uluslar arası mahkemelere hem de Türkiye’deki mahkemelere sanık olarak çıkmakla sonuçlanacak bir düşüşün ve gerileyişin yolunu açacaktır.

Bu akıbeti engellemek için HER ŞEYİ yapmaya hazırdır.

Bu tespiti yapmayan, bugün Türkiye’de politika yapamaz.

Devlete mi yönelmeli yoksa Erdoğan’a mı?

 AKP bugün devletin yönetsel organları olan yürütme, yasama ve yargıya hâkim durumda, ancak devletin önemli mevzilerinde hâlâ CHP, MHP ve diğer hâkim sınıf kanatlarında etkinliği var. Devlet denince, çıkarlar birleşince egemenlerde akan sular durur, devreye ordu, polis yargı girer.   Devleti 'koruma 'adına katliamda, zulümde, işkencede,  sokak ortalarında yargısız infazda sınır tanınmaz.  Kadınlarımızın öldürülmüş bedenlerine insanlığa sığmayan alçak bir şekilde tecavüz edilir, meydanlarda 'korku salma ' adına bedenleri teşhir edilir.  Faşizm bir devleti tüm kurumlarıyla yönetme şeklidir.

Sürekli faşizm ve devrimci hazırlık -Umut Munzur

Suruç’ta yeni kontra örgütü İŞİD eliyle gerçekleştirilen bombalı saldırıyla 32 devrimci-demokrat yaşamını yitirdi. Adana ve Amed’de gerçekleştirdiği saldırılarla istediği amaca ulaşamayan AKP hükümeti, Suruç’ta gerçekleştirdiği intihar saldırısıyla önümüzdeki sürece ilişkin önüne koyduğu politikaları hayata geçirecek zemini yakalamış oldu.

Devlet Kürtleri Öldürürken 'KCK 'yı Uysallaşmaya Çağırmak’ ne anlama geliyor?

  Geçmişten günümüze  demokrasi güçleri arasında  iki yol , iki bakış açısı , iki çizgi ,, iki ayrı ideolojik dünya görüşü  arasında mücadele kıyasıya devam etmektedir. Stratejik  ve taktik mücadele biçimleri üzerinde  belirlemeler yapılır, politik hat  hatlar belirlenir. Ona uygun  döneme uygun çağrılar yapılır. Buraya kadar her şey normal. Çünkü her grup ve birey  kendi dünya görüşünü açıklamakta özgürdür.  Farklılıklar anlamında bunda bir sakınca yoktur, olmaması da gerekiyor. Demokrasi ve sosyalizm güçlerini diğer gerici -faşist güçlerden ayıran en temel özelliklerden  birisidir.

TC BUNU HEP YAPTI

Türk devletinin PKK’ye yönelik askeri saldırı başlatmasını, salt Erdoğan’ın "başkanlık ihtirasına" bağlayanlar çoğaldı. Özellikle bir çok demokrat aydın ve yazar, bu saldırıların Erdoğan’ın tek başına iktidarda kalması için yaptığını yazmaya başladılar.

Bu bir yanı ile doğru iken, esas yanıyla da doğru değildir. Kürtlere yönelik saldırı bir devlet politikasıdır. AKP ve Erdoğan yok iken de Kürtler baskı ve kırımlara uğramışlardır. Geçmiş bir yana, sadece Demirel ve Çiller döneminde en büyük katliam ve baskılara maruz kalmışlardır.

KUZEY KÜRDİSTAN (BAKUR) ROJAVA’YLA BİRLEŞMELİDİR

7 Haziran Genel Seçimleri’nden sonra Türk devletinin Kürtlere yönelik saldırılarını artıracağı biliniyordu. Akp’nin tek başına seçimleri kazanması halinde bile bu saldırının olacağı aşikardı. Çünkü devlet, Suriye Kürtlerinin başarısının ve özerk bir yapı haline gelmelerini istemedi. Bunu çeşitli şekillerde önlemeye çalışmış olmasına karşın, önleyemedi ve PYD önderliğindeki güçler İŞİD’i Kürt bölgelerinden temizleyerek büyük başarı elde ettiler.

"Devlet Her şey yapar; Meşrudur!

Ülkemizde devlet demek baskı demektir. Devlet demek, devlete egemen olanların sömürü çarkını sürdürmesi demektir. Devlet demek azınlığın çoğunluk üzerindeki tahakkümü demektir. Devlet demek eşitsizlik demektir. Devlet demek, devlete egemen olan ırkın diğer azınlık ulus ve milliyetlere baskı, yasak, işkence, zorla asimile ederek dilini, kültürünü, gelenek  - göreneklerini, tarihi şekillenmesini yok etmek demektir. Devlet demek Cinsiyetçilik ayrımı yapmak demektir.  Devlet demek, kadınlara, çocuk yaştaki kızlara tacizi  -tecavüz ü meşru görmektir.

“Ya Savaşlar Devrime Yol Açar Ya da Devrimler Savaşı Önler” Mao

Emperyalist sermaye sistemi sömürü ağını devam ettirmek için ülkesel, bölgesel ve dünya genelinde savaşlar çıkararak egemenliğini sürdürmek ister. Sermayenin bu egemenlik stratejisi insanlık adına kural, hukuk, adalet, özgürlük gibi ne varsa hepsini ayaklar altına almakta milyonlarca insanımızın kanını akıtmaktan bir sakınca görmemektedir.

 

Suruç katliamını nasıl okumalıyız?

“ Devlet soğuk ifritlerin en soğuğudur. O soğuk hep yalan söyler. Devlet tüm iyi ve kötü dilleriyle yalan söyler, her söylediği şeyde yalan söyler ve sahip olduğu her şeyi çalmıştır.” Nietzsche

Yazarken ağlatan bir katliam; Suruç katliamı…

TKP/ML-TİKKO Rojava Komitesi

“Pirsus’ta yaşanan katliamın sorumlusu TC. devletidir”

Faşizmin sayısız ve sınırsız katliam ve soykırımlara imza attığını bildiren açıklamada TC’nin en azgın ve en koyu ırkçı ve gerici politikalara sahip olduğu vurgusu yapılıyor.  TC Faşizminin emekçilerin gençlerin ve kadınların kanıyla beslenmeden sömürü ve hegemonyasını sürdüremediğine dikkat çekilen açıklamada Şunlara değinildi: “Varlık nedeni emekçi devrimci kanı olan TC faşizmi insanlık ve uygarlık düşmanı yüzünü Pirsusta onlarca devrimci genci katlederek yüzlercesini yaralayarak bir kez daha göstermiştir.

TKP/ML-YDK:ACIMIZ BÜYÜK, HESABINI SORACAĞIZ

SURUÇ KATLİAMININ FAİLİ İŞİD OLSADA, ASIL SORUMLULAR TÜRK DEVLETİ VE EMERYALİSTLERDİR!

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu'nun Rojava'nın yeniden inşası için başlattığı kampanya toplantısı faşist İŞİD tarafından kana bulandı. 20 Temmuz 2015 tarihinde ülkenin dört bir yanından Suruç'a gelen ve Amara Kültür Derneğinde buluşan yüzlerce genç, Rojovaya geçmek için beklerken İŞİD adlı faşist çetenin düzenlediği ihtihar saldırısı sonucu 32 genç yaşamını yitirirken, yaralanan yüzün üzerinde genç ise hala yaşam mücadelesi veriyor.

Sayfalar