Salı Eylül 22, 2026

Efrin’de Dişe Diş Savunma Uygulanacak!-Dursun Ali Küçük

*Efrin şehir savunmasına da hazır...

Yerden bitip vuruyorlardı. Tankları tahrip oldu. Kobraları vuruldu. Öne İŞİD vb karışımı ÖSO yu eşek gibi sürüyorlar. Hani buda yerel ve milli ordudan sayılıyor. İnanılmaz bir savunma ve vurma taktiği uyguladılar.

Dünya buna gıpta ediyor ama ne yazıkki uluslarası güçlerden ciddi bir destek çıkmadı.

Türk ordusu dünyanın sessizliğine rağmen bataklığa batmıştır.

Hilal denilen ara yerlerde kurtuluş mücafdelesi daha sürüyor. Son günlerde Efrin’e yakınlaşmalarına rağmen YPG Türk işgalcilerine ciddi kayıplar verdirdi.

Çıkıp vuruyorlardı. Beklemedikleri anda üstüne yürüyorlardı. TC uçakları ve topları her yeri vurmasına rağmen ve belki de başlarını kaldıracak anlar az buldukları halde; Türk askerleri ve çete eşekleri ilerlemek isterken karşılarına hemen her taşın altında bir gerilla çıkıyordu.

Kaç birlikleri devre dışı kaldı.

Efrin küçük bir yer. TC devlet, hemen tasfiye olanlarının yerine yenisini fazlasıyla takviye ediyorlardı.

Efrin toprağını ve yurdunu savunmanın ne demek olduğunu TC işgalcilerine gösterdi.

Şimdi işler yavaş yavaş Efrin merkeze ilerdeki günlerde kayabilir.

Her ev ve her tünel, her gizlenmiş Efrinli Türk işgalcilerinin korkulu rüyası olacak.

Siz bakmayın yiğitlenmelerine.

Korkunç bir güç orantısızlığı olduğunu herkes görüyor.

Ama Efrin dişe diş savaşacak.

Suyunu kestiler, ilaçları tükeniyor. Halk savaşın yaşandığı yerlerden Efrin’e kaydı...

Konabi den daha ağır çatışmalar yaşanacak.

*TC yöneticileri ve işgalciler halkın hemen Efrin i terkedip gitmesini bekliyordu...

Böyle olsa hemen şehir merkezini küçük yerlerine kadar havadan ve karadan atışlarla harabeye çevirecekler. Uçaklarını daha yoğun devreye koyacaklardır.

Halkın bir kesimi sivil kalkan olacağını açıkladı.

Korkunç bir savaş yaşanacak.

Efrinliler kutuluş mücadelsine devam edecek..

Kobani gibi kolaisyon vb yeni bir güç ve siyaset devereye girer mi?

Hala bu durum belirsiz.

Ancak Kobani gibi ev ev, barikat barikat, yer altı ve yerüstüsüyle karşı konulacak.

Belkide beklemediğimiz süprizler yaşanabilir.

*Suriye ve İran yan çizdiler.

İran ve Suriye Rusya ya fazla yüklenmediler. Rusya nın Efrini satışını onayladılar.

Plan büyük.

Onlara göre Kürtler kurbanlık olacak.

TC’ye vurdurulacaklar ve kucaklarına koşması beklenecek...

Bu duaya kimse amin demez.

Suriye ordusuna bağlı Efrine giden milisler onlarca kayıplar verdi. Oda hava saldırılarında...

Şimdi Efrin kentinin güneylerine yani Halep yakın yerlere yerleşiyorlar.

Rusya TC yi Fırat ın Batısına yerleştiriyor.

Suriye fiilen üçe böünüyor. TC Fıratın batısına İŞİD, El Nusya ve bilumum islami terörisleri yerleştirecek.

Buraları Kürtlerden temizlemeyi kesin hedefine koymuştur.

Efrin işgal harekatı İŞİD vb lerini bölgede güçlendirdi.

Fırat ın Batısı sadece Kürtlerin sorunu değil. İşit patronu TC nin yavrularını buralarda kurumlaşmasına dünya seyirci kalıyor...

*Büyük güçler Kürtleri hafif siklet görüyor. 

Kurbanlık olarak kullanılma riskimiz var.

Buna karşı uyanık olmalıyız.

ABD Efrin için TC ile savaşa girmez. Ama Fıratın doğusu ta Ürdüne uzanan yerlerden ABD çıkmaz. Burada çıkarları gereği Kürtlere ihtiyaçları vardır.

Kürtlerinde onlara ihtiyacı vardır. Suriye savaşı daha sürecek. Kolayca çözümün gerçekleşmeyeceği çok açıktır. Bir bakıma Suriye Lübnanlaşmıştır. İran sınırlandırılmak isteniyor ve bu sınırlandırma ve açık hedeflenme Suriye den başlayacak görünüyor.

PYD ve YPG büyük haritaya ve stratejiye bakmalıdır.

Efrin de yapılanların izah edilecek ve hoş karşılanacak bir yanı olamaz.

Duygusal davranmak doğru değil.

Özellikle Rusya, İran ve Suriye ittifakına yanaşmak yeni bir Kerkük yaşanılmasından öteye gitmez.

Efrin de sonuç ne olursa olsun Suiyenin fiilen üçe bölünmüş hali daha epeyce devam edecektir.

Bu süreç içinde siyaset denklemleri yeniden değişebilir.

*Kürdistan ve Kürtlerin birliğini önümüze koymadan Türkler-Fars ve Araplarla birliği konuşuyoruz.

Onlarda hala birliğin karşılığı ciddi anlamda yoktur.

Fırsatla ayağımıza gelmişti. Kürdistan parti ve grupları bırakalım genel birleşmeyi Kürdistan için parçalarda bile birleşmediler. 

Birbirimize saygı ve sevgi göstermedik.

Birbirimizle anlaşıp tavizler vermedik.

TC, Irak ve İran vblerine Kürdistan partileri tavizler verdi ve hatta tavizlerin ötesine geçtiler. Birbirlerine ise doğru dürüst yakınlık göstermekten kaçındılar.

Ama her biri sıkıştığında ve alanı düşmalarımız tarafından daraltıldığında bütün Kürtleri direnişe ve sahiplenmeye çağırıyoruz.

Bu çağrılar yanşlış değil. Yanlış olan buna giden yol için zamanında gerekli olanları yapmamamızdır.

Irak a bakın. Kürdistan’a sahayı daraltmak ve yeni kazanımları elinde almak için hepsi harakete geçti.

Hemde işgalci ve haksız oldukları halde.

TC, İran ve Irak birleşti Kürtler konusunda.

Efrin konusunda da aşağı yukarı birleşiyorlar. Ama sadece Kürtler konusunda...

*Türkler için vatan işgal edilmiş ve fethedilmiş topraktan ibarettir.

Türk ve Kürtlerden bazı tekerlemeler sadece kandırmak amaçlıdır:

Türkler hani "Türkler ve Kürtler din kardeşi" idi.

Efrin deki Kürtleri niye vuruyorsunuz?

"Türk ve Kürt et ile tırnak gibidir".

Türkler hep et oldu, Kürtler ise tırnak. İşine gelmedi mi tınağı kesip atıyorlar.

Türkler Efrin'e tırnak gözüyle bakıyor.

"Çanakkalede ve Malazgirt ve ne bilmem ne kızılkurtta birlikte öldük"

Kürtler ahmaklığımızı anlayın. Türklerle birlikte ve Türk için ölmek; 

Başka bir zamanda şimdi Efrinde olduğu gibi Türkün Kürdü öldürmesi demektir.

"Ortak vatan" "birlikte yaşam" hak, hukuk ve eşitlik olmadan boş laftır.

Bırakınız "ortak vatanı" bizi ortak olmayan vatan Efrin ve Rojava’da da vurmak istiyorlar.

"Kız alıp vermişiz"

Efrin için Fetih süresi ve hutbe okuttular. Kürt kızları ve kadınları ganimettir. İŞİD ruhu bunu yapar. Şengal vb yerlerde bunu gördük..

Efrin den bizi kovup tacavüzcü İŞİD ve El kaide, El Nusracıları vb yerleştiriyorlar.

İşgal savaşı nasıl "Zeytin Dalı" oluyorsa tecvüzcü İŞİD lilerde "Özgür Suriye Ordusu" oluyor...

Diktatör Efrinlileri ve Kürtleri öldüreceğiz, oradan kovup asıl sahipleri olan İŞİDlileri yerleştireceğiz diye bağırıyor..

Türklerin çoğu alkışlıyor...

Efrin ve Kürtler üzerinden güç gösterisi yapılıyor...

Evet Kuzey Kürtleri suskun ve sakin izliyor...

Size dün yaptıklarını bu gün Efrin e yapmak istiyorlar.

Türkçü duygularla ve yaşamla bağınızı koparmanın zamanı gelmedi mi?

Evet, biz Kürtler için ibretlik olaylar yaşanıyor.

Bu güce ve işgale ne kadar boyun eğersek o kadar dönüp bize saldırırlar...

*Düşmanlarımızın bizi birbirimize karşı çıkarmalarına izin vermeyelim.

Efrin için ayağa kalkmanın zamanıdır. Herbirimiz bulunduğumuz yerde elimizden ne geliyorsa ardımıza koymayalım...

Oyyyy Efrin. Biliyorum ki, Türk işgaline ve soykırımına karşı koyacaksın.

Her şeyini ortaya koyacaksın. 

Ölüm bile senden korkacak.

Bakarsın, bir beyaz atlı Hızır yetişir!....

Türk İşgali büyük bir hezimetle sonuçlanır.

Dursun Ali Küçük

52820

Fransa’da El Freni Çekildi! İşe Yarar Mı?

Avrupa Birliği üyesi 27 ülkede 720 sandalyeli Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri, 6-9 Haziran tarihleri arasında yapıldı. Almanya, İtalya ve Fransa’da aşırı sağ olarak tanımlanan faşist hareket ciddi anlamda sandalye sayısına ulaştı. Böylelikle merkez sağla birlikte faşist hareket AP’deki en büyük grup olarak yerini korudu.

Seçimlerin yankısı ve sonuçları ciddi anlamda tartışmaları doğurdu. AP’ye Almanya’dan sonra sağcılar adına en fazla vekil gönderen Fransa, tartışmaların girdabından çıkıp erken seçim hamlesi ile sarsıntıyı giderme yoluna gitti.

Mevcut koşullarda devrimci siyasal mücadelenin öne çıkan toplumsal dinamikleri (3)

Devrimci siyasal mücadelenin genel olarak nesnel zemini, sosyal devrimleri de olanaklı kılan nesnel zemin ile, aslında ortak paydalara sahiptir. Emperyalist- kapitalist barbarlığın hüküm sürdüğü ve kendisinin doğrudan var ettiği her bir antagonist çelişme ve sorunların giderek daha bir keskinleşerek; ulusların, halkların ve doğanın yaşamını kâbusa çevirip, geleceklerini ciddi şekilde riske soktuğu şu süreçte, gerek özel olarak Türkiye ve K.

Mevcut koşullarda devrimci siyasal mücadelenin öne çıkan toplumsal dinamikleri (2)

Somut özgülün realitesi içerisinde devrimci siyasal mücadelenin etkili ve sonuç alıcı kazanımlara dönüşerek yürütülebilmesi için gerekli olan bir diğer öncelikli koşul ise; elbette ki bu mücadelenin, küresel ve yerel zeminde, toplum gündemini doğrudan ilgilendiren ve de ilgilendirecek olan sorunlar üzerinden ele alınarak yürütülmesidir.

Halkların İhanetçilerden Çektiği (Nubar Ozanyan)

Zulmün gölgesinde yaşam bulmaya çalışırken karanlığın sadece gece gelmediği, güneşin altında da gelip halkları bulduğu katliamlar birçok halkı nefessiz bırakmaya çalışmıştır. 1915 Ermeni Soykırımı boyunca başta Asuri, Süryani, Pontus halkı olmak üzere Êzîdî ve Kürt halkı da büyük trajediler yaşamıştır. Bugün Türk faşizmi eliyle Başûr Kurdistan’ında gerçekleşen işgal ve ilhak saldırılarında Kürt halkıyla birlikte Asuri-Süryani halkı da tanımsız acılar yaşamaktadır.

Türkiye’de Ermeni bir devrimci militan: Haldun Karyol (MEHMET GÜNEŞ)

Haldun Karyol, asıl adıyla Harutyan Karyolacıyan, kadim dostum, 8 Temmuz günü aramızdan ayrıldı. Haldun bir Ermeni’ydi ama her şeyden önemlisi Türkiye’de yetişmiş, ender görülebilecek, kendine has eylemci bir devrimci militandı. Onu ender ve ebedi kılan hikayesini bilmek ve öğrenmek, bugün Türkiye’de devrim mücadelesine baş koymuş her militanın hakkı. O yüzden, Haldun’u yakından tanıyan biri olarak, onu anlatmayı devrimci bir görev olarak üstleniyorum.

Mevcut koşullarda devrimci siyasal mücadelenin öne çıkan toplumsal dinamikleri (1)

Nasıl ki genel siyasal mücadele ve siyaset ediş tarzı, küresel ve yerel bazdaki ekonomik, politik, eğitsel, askeri, kültür-sanatsal, çevresel-iklimsel, ezen-ezilen cins, inanç ve etnik sorunlar yekûnu olan toplumsal dinamikler zemini üzerinden kendisini var edip sürdürüyorsa; birebir aynı şekilde, devrimci siyasal mücadele ve siyaset ediş tarzı da aynı küresel ve yerel toplumsal dinamikler üzerinden kendisini var edip sürdürmesi gerekiyor. Normal ve de olması gerekendir bu.

Küçük bir damla ile fırtınayı başlatanlar (Nubar Ozanyan)

Aradan 12 yıl geçti. Etki gücü Ortadoğu’ya yayılan 12 yaşında genç bir devrim yaşıyor adına Rojava denilen topraklarda. Derin yoksulluk, bitmeyen zulümle terbiye edilip cehenneme çevrilen Ortadoğu’da Rojava, bir özgürlük adası gibi duruyor.

Türk Faşizmi EURO 2024’te Sahaya İndi

İki yılda bir Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) tarafından organize edilen Avrupa Futbol Şampiyonası, bu yıl EURO 2024 olarak Almanya’da düzenlendi.

Kapitalist Toplumsal Bir Kırılma ve Yeniden Tarihi Yeni Bir Toplumsal Süreç

Kapitalist emperyalist sistem, önceki bunalım ve çelişmelerinden farklı olarak,, kendisinin taşıyamayacağı ve çözemeyeceği sistem içi   yapısal ekonomik ve siyasal çelişmeler ile karşı karşıya kaldığı bir sürecin içine girmiştir. Bir taraftan yeni emperyalist ülkelerin ortaya çıkışıyla (ki, bu; kapitalizmin ala bildiğine gelişmesi, genişlemesi, üretimin ve sermayenin alabildiğine temerküzü ve de mülksüzleştirenlerin mülksüzleştirilmesi sürecinin de ilerlediği anlamına gelir) kendini yeniden üretemez olan bir sürecin içine girmiştir.

Bunların neler olduğunu kısa olarak açalım:

Prof. Dr. Korkut Boratav CHP’den Sermaye Sınıfıyla Hesaplaşmasını İstiyor...

Marksist iktisat Profesörü Korkut Boratav, gazeteci İrfan Aktan’a verdiği mülakatta, sürece ilişkin gerçekten de çok değerli ve devrimci sol-sosyalist ve komünist politik öznelerce dikkate alınması gereken çok önemli siyasi ve iktisadi analizler yapıyor, saptamalarda bulunuyor. 

Örneğin kendisine sorulan şu soruya verdiği yanıtta olduğu gibi:

Yoksulların, alt sınıfların bu kadar derin bir kriz yaşadığı dönemde nasıl oluyor da ideolojik hegemonyayı yine de iktidar sağlayabiliyor ve buna karşı güçlü bir sol alternatif çıkmıyor?” (abç)

Yağma ve Talan Cumhuriyeti (Analiz)

Geçtiğimiz haftalarda Kayseri’deki pogrom girişimiyle başlayan ırkçı ve mülteci düşmanı saldırılar Antalya, Antep, Urfa, Hatay, Bursa, İstanbul gibi şehirlerde de kendisini göstererek göçmenlere ait işyerlerinin ve malların yağmalanmasına, yakılmasına ve çok sayıda göçmenin yaralanmasına, hatta Antalya’da göçmen bir gencin öldürülmesine neden olmuştur.

Bir çeşit günah keçisine dönüştürülen göçmenlere karşı yükselen bu dalga görünen o ki daha çok olaya ve şiddete gebe bir yerdedir.

Sayfalar