Cumartesi Eylül 19, 2026

Diz çökmeyenlerin direnişini selamlıyoruz! Halk savaşçıları ölümsüzdür!

21 Ekim’i 22 Ekim’e bağlayan gece Dersim’in Pulur (Ovacık) ilçesine bağlı Mercan Vadisi’ndeki Sahverdi Köyü’nde TC ordusu ile TKP/ML TİKKO’ya bağlı gerillalar arasında saatlerce süren çatışmanın ardından 3 halk savaşçısı şehit düştü. Cengiz İçli (Ünal), Özgüç Yalçın (Sefkan), Hakan Çakır (Yurdal), komünist önder İbrahim Kaypakkaya’dan aldıkları “ser verip sır vermeme” geleneğinin sürdürücüsü olarak son nefeslerine kadar düşmanın saldırılarına göğüs germiş ve direnmişlerdir.

Teslim olmamışlardır faşizmin ordusu karşısında… Diz çökmeyi reddetmişlerdir… Düşmanın ne bombası ne ordusu ne de işkenceleri kâr etmiş, çılgına çevirmişlerdir direnişleriyle düşmanı… İşte tam da bu yüzden diz çökmeyi reddeden ve halka yönelik saldırganlığa karşı daha fazla örgütlenerek, sınıf savaşını sıcak mevzilerinde yer alarak ölümü de anlamsızlaştıran halk savaşçılarını, onları uygun bir şekilde uğurlamak ve verdikleri mesajı doğru anlamak boynumuzun borcu olmalıdır/boynumuzun borcudur/boynumuzun borcu olacaktır!

TC devleti ve dümenindeki AKP bugün halka saldırma konusunda yeni aşamalar kaydederken; halka dönük teker teker, onar onar ve Ankara Katliamı’nda da görüldüğü üzere yüzer yüzer katliamlarını devreye koyarken; halk savaşçılarının bizlere verdiği mesajı anlamak, kavramak ve yaşama geçirmek kaçınılmazdır!

Devrimin yılmaz neferleri...

Şehitlerimizin her biri devrim mücadelesinin saygın birer emekçisi, hamalıdır. Yeni Demokrat Gençlik mücadelesinde uzun yıllar yer alan, kafa yoran, gençliğin önder kadrolarından olan ve bir süre de Özgür Gelecek gazetesinde çalışan Cengiz İçli, teorik kavrayış düzeyi ve yoldaşlarının gelişimi için harcadığı çaba ve her zaman gülen yüzü, sevgi dolu ve sabırlı kişiliği ile yoldaşlarının gönlünde yer edinmişti. Erzingan denildi mi herkesin ilk aklına gelen isim olan Hakan Çakır ise Erzingan’ın örgütlenmesinde ciddi bir emeği ortaya sermişti. Yeni Demokrat Gençlik çalışmalarının emekçilerinden olan Çakır, Erzingan’da İşçi-Köylü ve sonrasında Özgür Gelecek iletişim bürosunun kurumsallaşması için de büyük çaba serf etmiştir. Çakır ve İçli bir süre faşizmin hapishanelerinde de tutsak kalmışlardır.

Yeni Demokrat Gençlik çalışmalarının militan yüzü Özgüç Yalçın ise Ankara-Hacettepe Üniversitesi’nde YDG’nin kurumsallaşması için emek vermiş, nerede bir faşist saldırganlık nerede bir ÖGB ve polis baskısı varsa orada, onların karşısında yer almıştır. Yoldaşlarına kopmaz bağlarla bağlı olan Yalçın’ın en önemli özelliklerinden biri de TEKEL işçilerinin Ankara’daki direnişinin her gününde, orada yer alması ve işçi sınıfı mücadelesine olan ilgisiydi.

Her biri bir cihan parçası, her biri devrimin yılmaz neferleri olan şehitlerimiz ölümsüzleşirlerken de devrime ve yoldaşlarına bağlılıklarını haykırmışlar ve bayrağı MLM bilimini rehber edinenlere bırakmışlardır.

O bayrak yere düşmeyecek yoldaşlar! Size ve tüm devrim şehitlerimize binlerce kez söz olsun! Bugün işçi sınıfının, halkın örgütlenmesi için yapılan bütün faaliyetlerin adı sizsiniz! Bugün Kürt ulusuna yönelik TC faşizmine karşı duruşun adı sizsiniz! Kadın ve LGBTİ’lere dönük ayrımcılığa karşı verdiğimiz mücadelenin bilincinde siz varsınız!

 

Cengiz İçli, Hakan Çakır ve Özgüç Yalçın yoldaşlar ölümsüzdür!

Ünal, Yurdal ve Sefkan yoldaşlar ölümsüzdür!

Halk savaşçıları ölümsüzdür!

Gerillalar ölmez, yaşasın halk savaşı!

 

PARTİZAN

24 Ekim 2015

49068

ANALİZ: TC ve ABD’nin Kürdistan’da Kendi Kürdünü Yaratma Politikası

 

CHP heyetinin Hewler ziyareti öyle kısa vadeli hesaplarla yapılmış bir ziyaret olarak değerlendirilmemelidir. Bu ziyaretin özellikle ABD emperyalizminin bölgesel çıkarları için uzun vadeli bir planın adımlarından biri olduğu kuşku götürmezdir.

 

Türk Tekelci Devletin Yumuşak Güçleri

Her emperyalist ülkenin, kültürel yayılmacılığı da vardır. Kendi ekonomik ve politik nüfuz alanların genişletmek ve geliştirmek için birçok “barışçıl” gözüken aracı da devreye sokarlar. Bunlar, yardım kuruluşları, dini kuruluşlar ve çeşitli adlarda sivil toplum kuruluşlarıdır. Aynı zamanda, her ülkenin dilinden radyo ve TV yayınları da yaparlar ya da yapmaya çalışırlar. Türk tekelci devleti, uzun zamandır, bunları “iyi yapan” ülkelerin başında geliyor.

Türk devletinin denetiminde olan yardım kuruluşların başında TİKA, DEİK, AFAD, Yunus Emre Enstitüsü gelmektedir.

EYLÜL;Nubar OZANYAN

Zalimler ellerinde bulundurdukları olanakları en iyi şekilde kullanarak darbe, katliam, linç hafızası yaratırlar. Mazlumlara ait özgürlük düşlerini, direniş tarihini alt üst ederek ve silerek yok etmeye çalışırlar.

Mazlumlar ise özgürlük ve direniş hafızalarını korumaya ve güncellemeye çalışarak yeni direnişlerin yolunu açarlar. Zalimlerin çaba ve çalışmaları, onları hafıza katili olmaktan kurtaramaz.

SENTEZ | 40 Yıl Süren Afganistan İşgali, Taliban’ın Ülkeyi Ele Geçirmesi Ve Olasılıklar Üzerine…(1/2)

Taliban’ın Afganistan’ın büyük bölümünde iktidarı ele geçirmesini konu edinen bu makalenin birinci bölümünde, ülkenin tarihsel sürecine uğradığı işgaller bakımından bir değerlendirme ikinci bölümünde ise Taliban’ı doğuran zemin ve Afganistan’ın güncel durumuna ilişkin bir perspektif sunuluyor.

 

YORUM | Mustafa Suphi ve Komünist Hareketin 101. Yılı

Kemalist iktidara ilericilik atfeden Şefik Hüsnü TKP’si oportünizmin temsilciliğini yaparken Karadeniz’de boğulmak istenen Komünist Hareket 71 devrimci kopuşuyla yeniden ayağa dikilmiştir.

 

Birinci Emperyalist Paylaşım savaşının ön günlerinde İttihat ve Terakki partisinin Alman emperyalizmiyle yaptığı anlaşmalara karşı çıktığı için sürgün edilen Mustafa Suphi bir grup arkadaşıyla birlikte Rusya’ya geçer.

Ölümünün 45. Yılında Mao Yoldaşı Anıyoruz!

"Devrimi proletarya diktatörlüğü altında devam ettirilmesi teorisinin yanında, Marksist askeri çizgide Halk Savaşı teorisinin geliştirilmesi ve uygulanması, felsefe alanında çelişme yasası ve “zıtların birliği ve mücadelesi” yaklaşımı, Marksizm-Leninizm’in Maoizm aşamasına ulaşmasında belirleyicidir"

 

Komünizmi Sahte, “Cephe Çağrısı” Ulusalcı Olan Bir TKP

TKP[1] Merkez Komitesi, “yeni bir cephe açılmalıdır” başlığı altında bir cephe çağrısı yayınladı.[2] İçinde, Kürtlerin ve diğer azınlık ulusların ve sosyalizm olmadığı bir “cephe”.

Gerçekten de, “Bizi Kurtaracak Olan, Kendi Kollarımızdır!”[*]

 

 

“Gömülecek bir yerimiz bile yoksa vatanda

Ve dövülmüş köpek gibi yalnızsak

Bu suç bizim suçumuz ey emekçiler

Bu karanlık bizim karanlığımız!”[1]

 

“Devlet-mafya ilişkileri”, ya da daha kapsamlı bir deyişle “devlet-çete ilişkileri” bu ülkenin, deyim yerindeyse,   “sabite”lerindendir; gündem döner dolaşır, eninde sonunda bu konuya gelir… Adeta bir devlet rutini…

Örgütlülerin Handikabı

Çarşı (örgütlü) her şeye karşı.

Öncüye de, örgüte de, devlete de.

Ve yazar, geçiş dönemini içermeyen komünizmi eleştiriyor.

Şu koca dünyada komünizm karşısında örgütlülerin yaşadığı handikapı her halde başka hiç kimse yaşamıyordur.

Hemi geçiş dönemini içermeyen komünizmi eleştiriyorlar.

Hemi de eleştirdikleri geçiş dönemini içermeyen komünizm yerine  kendilerininde nasıl bir komünizm tezahür ettiklerini söylemiyorlar.

Sanki eleştirdikleri geçiş dönemini içermeyen komünizm geçiş dönemini içerseydi kabul edeceklermiş gibi.

15 Ağustos uyanıştır! (Nubar OZANYAN)

Kürt’ün yüzlerce yıllık kölelik ve uyuyan dünyasına yapılan en etkili devrimci müdahaledir, 15 Ağustos. Özgürlükle ve aydınlıkla tanışmanın ilk fişeğidir. Aynı zamanda yüzlerce yıldır süren kölelik dünyasından uyanışın, ayağa kalkışın devrimci yürüyüşüdür.

Umut, Umutsuzlukla Çatışarak Büyür…

Yeni duruma sıkça vurgu yapmamız boşuna değildir. Yeni durumu kavramazsak hatalarımızdan öğrenmeyi, yeni söylemlere açık olmayı ve dahası değişimin gerekliliğini yeteri kadar bilince çıkarmayı başaramayız. Keza yeni doğanı, gelişip büyüyeni doğru anlamak, tarihi anı doğru ve bütünsel okumakla orantılıdır.

Yine, yeni dönemin zorluklarına dikkat çekmek bir umutsuzluk ve karamsarlık işareti olarak görülmemelidir. Bu sadece bir gerçekliğin altını çizmektir. Ve yine, bu zorlukların içinde taşıdığı olanakları görmezsek, sınıf savaşımı için tarihi anı doğru okumamış oluruz.

Sayfalar