Pazar Eylül 20, 2026

Dine Savas Acmak Dini Guclendirir; Ama Dinle Uzlasmak Da Dini Guclendirir

 
 
Dine Savas Acmak Dini Guclendirir; Ama Dinle Uzlasmak Da Dini Guclendirir; Din Sinif Mucadelesindeki Rolune Gore Ele Alinir!
Herseyleri yalan, demogoji, carpitma, sahtekarlik...

Ne Lenin ne de dunyanin hicbir yerinde Komunistler dine karsi mucadeleyi pratik politikanin konusu yapmadilar. Dini bir ideolojik-egitim sorunu olarak ele aldilar.Dine karsi mucadeleyi sinif mucadelesi seviyesinde ele aldilar. Dikkatleri dine degil, sinif mucadelesine yonelttiler.Sanki Komunistler bu sorunda cok da cahilce yanlislar yapmis gibi her tarafta Komunistlere 'din sorununun onemi kavramamakla' elestiriler yoneltiliyor. Bunu yaparkende , kendi dinlerle uzlasma politikalarini aklamak-hakli gostermek icin yapiyorlar.

Hayir beyler, biz dinlere savas acmiyoruz; biz burjuva sisteme savas aciyoruz; ama dinlerle de uzlasmiyoruz, onu ideolojik mucadele, uzun erimli, iscilerin bir egitim sorunu olarak ele aliyoruz. Bizim saygi gosterdigimiz din degildir; bizim saygi gosterdigimiz dine inanan iscilerin bu inanc haklaridir. Hickimse inanclari yuzunden yargilanmaz maddesini o yuzden sosyalist anayasaya koyuyoruz. Din bireysel sorundur ve yeri devlet-din iliskisinde devletin dinsiz olmasidir. Din devletten tasfiye edilmelidir ve bireysel inanclar kategorisinde, bireysel bir ozgurluk olarak ele alinmalidir.

Tum dunyada komunistlerin yaptigi budur, bizim ulkemiz Devrimci tarihinde de...Eger ki Komunistleri suclayacaksaniz, ancak dinle savasi pratik politikanin konusu yapmamakla elestirebilirsiniz. Ki bunun da sinif mucadelesine dayanan bir komunist politika degil; dinlere savas acmis anarsist bir liberalin gozlukleri oldugunu bileceksiniz.

'Dinle savas dini guclendirir' der Engels. Dinler ne boyle yenilebilir ne de sinif mucadelesindeki gerici rollerinden azad edilebilir. Dine karsi mucadeleyi pratik politika seviyesinde ele almak ancak bir burjuva modernistin gozlukleridir.Ve sadece dinlerin sinif mucadelesi onundeki engel rolu pekistirilir boylesi bir ofkeli kucuk burjuva anarsizmi ruhu ile.

Biz dinleri kavradik; oyuzden dunyanin ucte birinde Sosyalist Devrimleri bir hayal degil, bir gercek yaptik. Ama ya sizler dinlerle uzlasma politikalariniz kime hizmet edecektir; Isci ve Koylulere, bir isci-Koylu Devrimine mi? Yoksa Feodal asiret ve toprak agalarina mi? Sahi kimle uzlasiyorsunuz? Gerici toprak rejimi ile uzlasmak dini daha da guclendirmez mi? Din Feodalizmin ideojisi degil miydi?...Feodalizmi yasatarak ne Kurdistani ne de Kurt Isci ve Koyluleri modernize edebilirsiniz...Sizin amaciniz da zaten o degil gibi; ne dersiniz? Baska Bir Dunya Mumkun! http://dino-ibrahim.blogspot.nl/2013/10/dine-savas-acmak-dini-guclendirir-ama.html  
111697

Zor Yıllarda "Aydın olmak"

“Ne kadar nahoş olsa da,olguları açıkça görmek,adlı adınca çağırmak, …doğruyu söylemek zorundayız.”[1]

“12 Eylül 1980 sonrası sosyalist mücadelede sosyalist aydınlar” konulu bir yazıyı kaleme almak “zor”; dahası, zor olduğu kadarıyla hüzünlü. 

Bizi bırakıp giden(lerden) biri bağlamında bana; Maksim Gorki’nin, “İnsan, ne onurlu sözcük”; Bertolt Brecht’in, “İnsan olmak büyük bir şeydir”; Anton Çehov’un, “İnsanlar inandıklarıdır,” sözlerini anımsatan Ata Soyer’e dair;[2] yazmak daha da “zor” bir iş...

Sayın Gizli Tanık ve Tanıklarıma: Lütfen Kendinizi deşifre Edin!

Yusuf KÖSE

Devrimci yaşama başlayıp biraz “sivirilince”, hakkımda da bir çok şeyler yazılıp çizilmeye başladı. Ancak, bunlar, genellikle burjuva devlet ya da bunların uzantıları aracılığıyla kamuoyuna sunuldu. Ve hala sunulmaya devam ediyor. Bir kısmı gerçekten karşı-devrimin direkt uzantıları, bir kısmı da bilmeyerek onlara hizmet eden “bir tas çorbacılar.”

Bahar geldiğinde filizlenecek olan Çiçek

Saat sabaha doğru yol alıyor, köpekler havlıyor dışarıda, hoparlörden Mehmet koçun sesi geliyor, elimde Sefagül Arslan’ın kitapları, gerillanın kaleminden kelimeler ısıtıyor soğuk odayı. Düşüncelere dalıyorum. İlkel komünal toplumda ava çıkıyorum. Analarımla topluyorum yiyecekleri. Mağaradan mağaraya koşuyorum. Aç kurtlar günümüzün korkusu, beterinden geçiyorum. sana yaklaştıkça azalıyor korkularım. Daha da azalacak korkularımız zaman denen tünelde, dün bugün ve yarın denen tarihsel ilerleyişinde. 

Alamut Kartal Yuvasıdır

Bundan yaklaşık bin yıl önce Selçuklu veziri Nizamülmülk, “Bunlar duvarların arkasında, memleketin kötülüğünü isteyerek karışıklık çıkarrnaya çalışırlar.” (Aktaran, Faik Bulut. Hasan Sabbah Gerçeği)  demişti. Bu sözlerin muhatabı, Büyük Selçuklu İmparatorluğunun baskısı altında açlık ve yoksulluk içinde yaşayanlara eşitlik-adil bir toplum için umut olan, ezilenler üzerinde gerçekleşen sınıf ve inanç baskısı karşısında başkaldıran, Nizari İsmailliğinin kurucusu Hasan Sabbah’dı.

Kılıçdaroğlu Alevileri mi temsil ediyor? —Ergin Doğru

CHP’nin Alevilerin temsilcisi olduğu iddiası, cumhuriyet tarihi boyunca sürdürülen aldatmacıdır. Alevilerin CHP ile ilişkisi sorgulanması ve tarihsel gerçeklerin sosyolojik olarak irdelenmesini gerektiriyor.

Gerici sistemlerin Sünni baskı politikalarına karşı sürekli olarak dışlanmış ve baskılanmışları temsil eden Alevilerin, cumhuriyete yaklaşımı baskılanmış toplum psikoloji ile olmuştur. Gerici baskılardan bunalan Alevilerin, kendilerine taktiksel olarak yaklaşan cumhuriyet yönetiminin riyakarlığını anlayabildiğini söylemek çok mümkün değildir.

Adı aşk olsun

Faruk Eskioğlu, bu kitapta yurtdışında yaşayan göçmenlerin memleket ve sıla özlemlerini tarihsel olaylarla harmanlayarak okuyucuya sunmuş. Faruk Eskioğlu, yazarlık yetisiyle gazetecilik gözlemlerini bütünleştirmiş, dişiyle tırnağıyla uğraşarak bulunduğu yerden hayata seslenmiş gazeteci bir dostumuzdur. Kendi deyimiyle bu kitap: ”Gurbetçilik, sürgünlük, kişinin dişiyle tırnağıyla, etiyle ayakta kalma savaşıdır.” Belki de bu tanımlama hayatın yeniden üretilmesi için uğraşan insanların dur-durak bilmeden bulundukları yerlerde çalışarak var-olma savaşını bizlere anlatmış.

Esas İşçi mi Köylü mü ?

Ya... bunlar insanı zoraki öncü ederler ya.. öncü.

Zindan(lar)in Türkçesi[1]

“Hapse düşmemiş bir insan,devletin ne olduğunu bilemez.”[2]

Çiğdem Diren Sarısülük;Sevgide Yoldaş olabilmek

Tüm Yoldaş kalabilenlere !

Sevgiyi, sensizlikte yaşamak öylesine zor ki güzel yürekli dost. Zamanı mıydı bu zamansız yolculuğun? Tüm güzellikleri onurluca yaşamayı, en güzel şeyleri hiç ummadığımız zamanlarda yapardın, yaparken de kıskandırırdın bizi.

Ya bu sefer ne demeli...

Hrant Dink’in Katline 2015 Perspektifinden Bakmak

 Başlıklı Yuvarlak Masa Toplantısı (18 Ocak 2014, Alba Oteli, Ankara) 

12.05 Moderatör Sibel Özbudun’un Hoşgeldiniz Konuşması. 

İnsanı faşist kılan nedir? Ergün Aslan

 İnsanı faşist kılan siyasi düşünceleri değil sergilediği üretim ilişkileridir.
Ya.. niye kullanmadığımız bilgilerimiz körelmek zorunda ya..
Haftanın son dört günü neydi?
Ne güzelde ara sıra olsa da göçmen işçi mi yoksa  yerel işçi mi daha köylü olduğunu karıştırıyor olsam da kolektifliğin sözcülüğünü, tabanlığını kaptırmayan her göçmenle kolektiflikteki  göçmenlerin yol açtığı gettolaşmayı değil de kolektifliğe hiç uğramayan yerel halkın kolektifte yol açtığı gettolaşmanın yarattığı sorunları tartışıyorduk.Ama şimdi...

Sayfalar