Çöktürme Planı Uygulayan Cumhur İttifakı’nı Cezalandırmalıyız!-Dursun Ali Küçük
*Bu seçimlerde Türk usulü cumhurbaşlığınının yanı diktatörlüğün yerleşmesine, Kürtlere karşı yürütülen savaşa tamam mı?
Devam mı?
Tamam deniliyorsa Cumhur İttifakı postalanmalı ve cezalandırılmalıdır.
*Bu seçimler; bir mevzi elde etmek, Kürtlerin fiiili kazanımlarını korumak ve halkın örgütlenmesi ve ayakta kalması vb vb için bir basamak olarak değerlendirilmelidir.
Hedefi budur. Kimseyi kandırmıyoruz.
Kurtuluşu getirmeyecek.
Ama Kürtlere karşı savaş hükümeti olan Cumhur ittifakını tepelemek çok önemlidir.
*Devlet konsepti: HDP baraj altı kalsın. HDP etkisizleştirilsin...
Recep: ""Onların baraj altında kalması demek, bizim farklı yere gelmemiz demektir."
Recep diktatörlüğün devamı için HDP nin baraj altı kalmasını açıkça söylüyor. HDP kaybederse dikataorluğunu garantileyecek.
Demirtaş’a ceza verecek...
Muhtemelen ya HDP yi tamamen etkisiz hale getirecek ya da tamamen kapatacak...
Cumhur ittifakının çöktürme planı bu vb şeyleri kapsıyor...
Heryerde Kurde karşı savaşı dayatacaklar....
Öteki halklara ve inançlara düşmanlıkta tavan yapacak...
Ekonomi çökecek....
İç çatışmalar artacak....
Kürtlerin işlerini hallederlerse sıra Türklere gelecek...
Şimdi Türklerin çoğunluğunu Kurde ve ötekine karşı kullanıyorlar...
Bir süre daha buna devam edecekler...
HDP lilere yönelecekler...Linç girişimleri olacak..
Irkçı ve faşist, yeşil faşist grupları üstlerine salacaklar...
Cumhur ittifakı, seçim kararı alınınca oyları biraz yüksekti. Son günlere kadar düşüşü yaşıyor...
Daha da düşüşe geçecek...
Gideceği korkusunu yaşamaya başladı...
Recep yolcudur..
Bu seçimlerle yolcu edilirse kankayıpları azalacak...
Yök kıl payı kazanırsa ve hileyle ipi göğüslerse çok kan akacak...
Recep ve Bahçeli savaş demektir...
Barış diye birşey olmayacak....
Çok baskı uygulasın halk uyanacak doğru değildir....
Derin baskılar boşa çıkarılmazsa herkes bir süre biat etmeye başlar...
En doğrusu Cumhur ittifakını yolcu etmek...
Hangi açıdan ele alırsanız alınız; bu, herkesin hayrina olacak...
Oylar HDP ve Demirtaş'a....
*HDP ile resmi devlet partilerini aynı kefeye koynmak yanlıştır...
Böyle düşününler bütün yumurtaları aynı sepete koyup çürük diyenlerdir.
Önerdikleri ve ciddi hatta Kürdistanı anlamda yaptıkları fazla birşeyde yoktur...
Kürdistanı ittifak diyenlerin sonuçta Selahattin Demirtaş’a oy vermeleri önemlidr.
Gönül isterdiki HDP ile seçim ittifakı kurup bu süreci birlikte götürmeliydiler.
Kürdistanı bir cephe biraz süreç işiydi, onuda bırakmıyacaklardı.
Bu kesimler bazıları tarafından baskı altına alındı...
HDP ve AKP aynı gösteren kafalar ve zihniyet bu baskılamayı yapıyordu.
Türkiyelileşmeyi asla kabul etmem. HDP ye ciddi eleştirilerim vardır.
Bu seçim sürecinde artı ve eksileri hesaplayarak Demirtaş ve HDP’nin desteklenmesinin daha yararlı olacağına inandım.
Ve bu temelde yazdım...
TC, HDP’yi kabul etmiyor. Eritmek istiyor. HDP ile yapmak istediğini yapamadı. Gerilla dağdan indirilseydi, HDP ye farklı bi rol oynatılırdı. Oda olmayınca Türkiyelileşme yattı..
Çöktürme planının hedeflarinden biri HDP oldu.
Cumhur ittifakı ve diğerleri HDP’nin baraj altında bırakılıp marjinalleşmesi için çalıyorlar.
Hiç bir Kürt, devrimci, demokrat ve inanç sabıbı bir insan bunu kabul etmez.
*Türkiye ki demokrat, devrimci ve demokrasi ve özgürlüklerden yana liberal vb kesimle birleşseydi, bu daha etkili olurdu.
Türkiye de oluşturulacak bir demokrasi cephesine Kürtler her konuda ittifak yapabilirdi. İki cephenin birliği vb vb vb
HDP bir bloktur. Türkiyeli sol ve devrimci, sosyalist, demokrat kesimlerde yer alıyor..
Bana sorarsanız Kurt sorununda elle tutulacak görüşleri gene bu kesimler ağırlıklı savunuyor.. demokrasi ve özgürlükler için çaba içindeler...
Aslında Türkiye de güçlü bir demokrasi cephesi veya güçlü bir demokrat, özgürlükçü ve bütün demokrasi güçlerini bünyesinde toplayan bir parti olsaydı çok iyi olacaktı.
Bu, Kürdistan ve Kürtlerinde işlerini kolaylaştırırdı.
Bazı Kürdistanı geçinenler Kürtlere yakın duran bu sol kesimi hiç beğenmez.
PKK’yı beğenmez.
HDP’yi beğenmez.
Ama AKP’ yi gizlice beğenirler. Kaldı ki geçen referandumda açıkça Erdoğan tarafını tuttular....
Bunları unutmuyoruz.
Bu durumunu gizleyip şimdi de tek eleştirileri HDP ve Demirtaş...
Kürdistanılığın böylesi benden uzak dursun. Kürdistanılık bir kılıf ve Kürdi durusuda boşa çıkarıyorlar...
Ben Kürdistanıyım. Türkiyelileşme bana göre değil. Ama sizin Kürdistanılığınız boştur, öyle Kürdistanılık mı olur?
*Kürt cephesi ve demokrasi cephesi ağırlıklı HDP te toplanmıştır.
İster kabul edelim ister etmeyelim ...
Gerçek durum budur...
Seçim döneminde ben ağırlıklı Cumhur ittifakına vururum.
HDP eleştirisi zamanı değil bana göre... Eleştirilerimi seçimden sonraya bıraktım..
Bu seçimde HDP yi hedef yapmak, bağımsızlık referandumunda KDP ve YNK eleştirilerini yapmaya benzerdir.
Kerkükteydim. Bağımsızlık referandumundaydım. Efrindeydim. Şengaldeydim. Kobanideydim...
Şimdi onlar gibi olmasada, Kuzeyde ve Türkiye de bu seçimde Demirtaş ve HDP ileyim..
Türkiye de demokratik güçlerin yanındayım...
*Bunun için oylar DEMİRTAŞ ve HDP’ye diyorum...
Dursun Ali Küçük
Son Haberler
Sayfalar
IŞİD ve Kürd Koridoru
Çoğu zaman karmaşık görünen şeyler özünde çok basittir.Rojava’da gerçekleşen IŞİD saldırıları da bunlardan biri.İzlediğimiz tüm karmaşaya karşılık asıl mesele Kürdistan’ın,daha özelinde Kürdistan petrollerinin Akdeniz’e çıkışı ile ilgilidir ve Türkiye’nin önce El Nusra,sonrasında da IŞİD’e verdiği desteğin altında Kürdistan’ın uzun vadede Akdeniz’e çıkış şansının bugünden akamete uğratılması ve Kürdistanlı nesillerin sömürgecilerine mahkum bırakılması politikaları yatıyor.IŞİD’in Musul işgali ve ardından Şengal saldırısı gerçekleşince Güney Kürdistan’ı diğer parçalardan ayrıştırıp Dubaileşt
TKP/ML TİKKO: “Kobanê Direnişi Direnişimizdir!”
TKP/ML TİKKO Ortadoğu Bölge Komitesi yaptığı açıklamayla Kobanê Direnişini selamlayarak Direnişi sahiplenme çağrısında bulundu. “Kobanê Direnişi direnişimizdir” diyen TKP/ML TİKKO, tüm örgütlü güçlerine ve devrimci-demokrat kesimlere de direnişin aktif parçası olma çağrısında bulundu.
TKP/ML TÎKKO: Berxwedana Kobanê berxwedana me ye
Komîteya Herêma Rojhilata Navîn a TKP/ML TÎKKO bi daxuyaniyeke nivîskî berxwedana Kobanê silav kir û wiha got: “Em vê berxwedana biesil weke berxwdana xwe dibînin.”
IŞİD Neden Yenilecek-Irfan Aktan
IŞİD’in Kobanê’de iki sebepten ötürü daha şimdiden yenilmiş olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Birinci sebep Kobanê halkının bölgeyi terk etmesi, öbürü de IŞİD’in, Kürt sivillerinin boşalttığı bölgeleri doldurabileceği bir “halkının” olmayışı. Daha da ileri gidip şunu söyleyebiliriz ki, IŞİD Kobanê’ye doğru ilerledikçe yenilgiye daha da yaklaşıyor. Üstelik bu iddiamızın dayanakları YPG lehine atılmış sloganlara değil, doğrudan tarihsel deneyimlere bağlanabilir.
Sahi Ergenekon gitmiş miydi? Yeşil Ergenekon geldi - Dursun Ali Küçük
*Derin devlet ve Yeşil Ergenekon işbaşında!
AKP hep Ergenekon’un tasfiye edildiğini söyledi. Ama bu koskocaman bir yalandı. Kemalist Ergenekon gitti, yerine Yeşil Ergenekon geldi.Sadece değişen kişilerin yer değiştirmesidir. Anlayış-zihniyet ve politika olduğu gibi duruyor.
Biri kızıl Elma’yı öne çıkarırken diğeri Neo-Osmanlıcılığı öne çıkarıyor.RTE cumhurbaşkanı oldu, artık başbakanın söyleyecekleri şeyleri o söylüyor. Davutoğlu emanetçi gibi. Yeşil diktatörlük kuruldu.
YDG: Rojava ve Şengal İçin; Direnişe Omuz Ver, Dayanışmayı Büyüt!
Yeni Demokrat Gençlik, Rojava ve Şengal'de yaşanan gelişmelere dikkat çekmek, dayanışmayı ve direnişi büyütmek amacıyla bir kampanya başlattığını duyurdu.
"Rojava ve Şengal İçin; Direnişe Omuz Ver, Dayanışmayı Büyüt!
12 Eylül düzen (iniz) dir!
“Tarih uyanmak için
uğraştığım bir kâbustur.”[1]
12 Eylül’ün kaçıncı sene-i devriyesindeyiz? Bunun bir önemi yok! Aslolan, kara Eylül’ün “müesses nizam” açısından hâlâ yaşamakta, yaşatılmakta olduğudur!
“Eylül” deyip geçmeyin; “bitti” falan demeyin…
Eylül bir söylentiye göre “kara güneş”in ayıdır. Kara güneş, Fransız şair Nerval’in kullandığı bir mecaz. Şarkının “bazen neş’e bazen keder” dediği gibi bir şey. Melankoli, depresif olma hâli ya da “Winter is coming/ Kış geliyor” dedirten…
Ortadoğu ve İslam Dünyasında Katliam Geleneği-Sait Çetinoğlu
Ortadoğu’da Siyasal İslam son günlerde İslam devleti/ IŞİD-İD eliyle muazzam bir güç devşirdi. Irak ordusunun Sünni bölgesinde (Musul) örgüte teslim ettiği ağır silahlar ile durdurulamaz bir güce ve hareketliliğe ulaştı. Irak’ın sünni bölgesini kontrolüne alıp taban oluşturarak adım adım vahşetini ve etki alanını genişletip ilerleyerek, son yılların en büyük etnik temizliğine – soykırımına imza atmaktadır.
Partizan: “Erkek egemenliğine karşı mücadelemiz sürecek”
Geçtiğimiz günlerde Yeni Demokrat Kadın tarafından “En yakınımızdaki kadın düşmanı ise öfkemizin her daim hedefidir!” başlıklı yazı yayınlanarak; uzun yıllardır Partizan Dergisi çevresinde devrimci mücadele yürütme iddiasında olan Selçuk Bulut’un kadın düşmanlığı teşhir edilmesinin ardından Partizan da konuya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamayı olduğu gibi yayınlıyoruz.
Gazze direniyor, Şengal yanıyor
6 Temmuz 2014 tarihinde “Koruyucu Sınır Operasyonu” adı altında başlattığı askeri operasyonuyla, Siyonist İsrail Devleti’nin faşist yüzü bir kez daha dünyanın gözleri önüne serildi. 2000’in üzerinde insan bomba ve füzeler- kurşunlara katledildi. 500’e yakın çocuk evinin önünde, parklarda, sokaklarda, yolda, okulda, oyun oynarken minicik bedenleri bombalarla parçalanarak katledildi. 10 binin üzerinde insan yaralandı. Yüz binlerce insanın evi yıkıldı. Kalacak bir yer bile bulamadılar.
Agos, Ermeniler, ‘bnagalez’ler :ROBER KOPTAŞ
Bir süredir basında ve sosyal medyada Türkiye Ermenilerinin siyasi pozisyonları üzerinden bir polemik yürüyor. Şahsen, bu tartışmaya dahil olma niyetinde değildim. Değildim, çünkü, insanların etnik kökeninin siyasi çekişmelere malzeme yapılmaması gerektiğine inanıyorum. Ancak, iş gelip Agos’un yayın çizgisini formatlamak niyetli bir medya mühendisliği çabasına dayanınca, bir cevap kaçınılmaz oldu.