Perşembe Ekim 1, 2026

BRICS'in Johannesburg'da zirve toplantısı

Çin yeni emperyalist konumunu genişletiyor

Bugün Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde Vladimir Putin'in yalnızca sanal olarak katıldığı yeni emperyalist BRICS ülkelerinin (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) zirve toplantısı sona eriyor.

Altı ülke eklendi

Tartışmaların merkezinde 14 yıl önce kurulan BRICS grubunun "BRICS Plus" olarak genişletilmesi yer alıyordu.

Yeni emperyalist devletler Suudi Arabistan, İran, Birleşik Arap Emirlikleri ve Arjantin'in yanı sıra Mısır ve Etiyopya da bugün yeni üyeler olarak karşılandı. 1 Ocak 2024'te kabul edilecekler. Aralarında Endonezya, Bangladeş ve Venezuela'nın da bulunduğu BRICS grubuna katılmak isteyen çok sayıda aday için kabul kriterleri hazırlanıyor. Zirveye konuk olarak katılmak isteyen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron reddedildi.

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, genişleyen BRICS grubunun dünya nüfusunun yüzde 46'sını ve küresel ekonomik üretimin yüzde 37'sini oluşturacağını söyledi. Genişleme, ABD ve Batı'nın üstünlüğüne karşı daha adil, çok kutuplu bir dünya düzenine doğru atılmış bir adımdır. "Küresel Güney"in uluslararası tanınma kazanmasına yardımcı olur.

Lula da Silva, aynı derecede kurnaz sözlerle, Brezilya'nın yeni emperyalist bölgesel üstünlüğünün yayılmasını, Latin Amerika'nın ABD emperyalizminin pençelerinden kurtuluşu olarak gizlemektedir. Aslına bakılırsa, dünya pazarlarına hakim olma, güç ve nüfuz mücadelesinde çok kutuplu bir dünya düzenine doğru büyük değişimler uzun zaman önce gerçekleşti. Yeni emperyalist güçler, NATO ile Rusya arasında Ukrayna konusunda yaşanan karşılıklı darbelerden ilave nektar elde ediyor.

BRICS'in genişlemesiyle Çin, ekonomik ve güç-politik konumunu genişletme ve bugüne kadarki tek emperyalist süper güç olarak ABD'yi geçme hedefine bir adım daha yaklaştı. Kendini yeni, adil bir dünya düzeni olarak gizleyen şey, emperyalistler arası çekişmelerin ve bıçaklamaların yoğunlaşması ve hemen hemen tüm emperyalistlerin dünya savaşı hazırlıklarıdır. Son zamanlarda BRICS kalkınma bankası da genişletildi.

Yeni gelenler Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır'dı. Suudi Arabistan bu adımı atmak üzere. Ancak yeni gelenler yalnızca küçük paylar alıyordu. Tüzükler eski BRICS ülkelerinin oy haklarının çoğunluğuna sahip olmasını sağlıyor.

BRICS grubunun gelişimi hiçbir şekilde homojen değil

 BRICS devlet başkanları bugünkü açıklamalarında birlik olduğunu gösteriyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi genişlemeyi "tamamen desteklediklerini" söyledi. Modi ayrıca ülkesinin tüm yeni üyelerle "derin ve tarihi bağları" olduğunu vurguladı. Ancak zirve toplantısı öncesinde ve sırasında aralarında bazı çelişkiler ortaya çıktı.

Hindistan, BRICS grubunda nüfuz kaybından korkuyor. Bu nedenle ülke, Brezilya'nın teşvik ettiği ortak ticaret para biriminin destekçisi değil. Bundan öncelikli olarak Çin faydalanacaktır. Çin ile Brezilya ve Çin ile Güney Afrika arasındaki ticaret halihazırda ağırlıklı olarak Çin'in para birimi olan yuan'a dayalı. Rusya ayrıca Hindistan'ın petrolünün bir kısmını yuan cinsinden ödemesini sağlıyor. Çin ekonomisi Hindistan'ınkinden beş kat daha büyük. Ayrıca BRICS grubunun eski ve yeni üyelerinin tamamı ABD emperyalizmine ve NATO'ya karşı oldukları konusunda hemfikir değil.

Xi Jinping ve Putin, "Soğuk Savaş zihniyetinin" hâlâ dünyada dolaştığını vurgularken, Güney Afrika'nın ABD emperyalizminden kopmak istemediğini, AB'nin de Arjantin ve Mercosur'da nüfuz peşinde koştuğunu vurguluyor. Güney Afrika, Ukrayna savaşına "barışçıl bir çözüm" istiyor. Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa ülkesinin tarafsız konumunu vurguladı. Ancak yakın zamanda ABD ile Güney Afrika'dan Rusya'ya silah teslimatı yapıldığı iddiası nedeniyle hararetli bir diplomatik anlaşmazlık yaşandı. Yaptırımlar söz konusu olabilir, ABD ile Güney Afrika için önemli olan serbest ticaret anlaşmasının feshi söz konusu olabilir. Güney Afrika, ABD ile büyük bir çatışmayı göze almak istemiyor.

Daha geniş BRICS grubu içindeki İran ve Ortadoğu'daki Suudi Arabistan gibi bölgesel hegemonya planlarında rekabet eden ülkeler arasında da çelişkiler mevcut. Rusya, Afrika'da nüfuzunu yalnızca AB ve ABD'ye karşı değil, aynı zamanda Çin ile rekabet halinde de büyük ölçüde genişletti.

 Proleter enternasyonalizmi işçi sınıfına dayanır ve kendisini sosyal şovenizme karşı konumlandırır

 Yeni emperyalist yapıların oluşumu ve daha da gelişmesi, bu ülkelerin çoğunda güçlü bir işçi sınıfının gelişmesiyle el ele gitti ve gidiyor. İran'daki işçi ve halk mücadeleleri, faşizme karşı ve dünya çapında devrimci gelişme için verilen mücadelelerin ön saflarında yer almaktadır.

Brezilya ve Arjantin'de de sendikal ve siyasi haklar için, çevrenin korunması için, ücret hırsızlığına ve krizin yükünün işçilerin ve geniş kitlelerin sırtına yıkılmasına karşı önemli işçi mücadeleleri gelişmiştir.

Perspektif, işçilerin anti-emperyalist mücadelesinde, uluslararası anti-faşist ve anti-emperyalist birleşik cephenin inşasında ve uluslararası sosyalist devrimin hazırlanmasında yatmaktadır; Rusya ve Çin'in önderliğinde sözde daha barışçıl bir dünya düzeninde değil.

DKP, diğerlerinin yanı sıra, ABD emperyalizmine karşı mücadelede hayali bir "adil dünya düzenini" savunmak için eleştirel olmayan desteklerinin propagandasını yapmaktadır. Aslında dünyanın yeniden paylaşımı mücadelesi doruğa ulaşıyor ve Çin ile ABD bu yeniden paylaşım etrafında bloklaşmanın merkezlerini oluşturuyor. BRICS'in genişlemesi de bu doğrultudadır.

[1]          Bu makale,  MLPD“nin online yayın organı Rote Fahne News“den tercüme edildi. 24.08.2023 https://www.rf-news.de/2023/kw34/sechs-laender-neu-in-brics-gruppe-aufgenommen

14492

Bir Tabut Daha Çıkmasın Diyorsak… – Hevi Devrim

Bir hafta içinde hapishanelerden üç tabut çıktı. İlki Garibe Gezer’indi. Hani yaz aylarında süngerli odada işkencenin her türlüsü ile, taciz ve tecavüzle, teslim alınmaya çalışılan Garibe Gezer. Yaşadıklarına bedenini ipe gerip bir protesto eylemiyle karşı çıkan Garibe Gezer.

Bir Canavarmışım Gibi Subaylar Beni Görmeye Geliyordu

İnsanlık tarihinin en korkunç işkencelerinin yaşandığı Diyarbakır Cezaevi'nde hapis yatmış 700 kişinin verdiği suç duyuruları üzerine geçtiğimiz günlerde Diyarbakır Başsavcılığı bir soruşturma başlattı.

Savcılık, suç duyurusunda bulunanların ifadelerini almaya başlarken Adalet Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'na başvurarak, dilekçelerde adı geçen işkencecilerin şu an nerede bulunduklarına dair bilgi istedi.

Hücrem demir, yürek demir! (Nubar OZANYAN)

Amed Zindanı’nda ağır zulüm koşullarında mısralara dökülen acılar, ortaya konan direniş kavganın ve onurun şiiri olur. Yıllar geçmesine karşı halen kulaklarımda çınlar. İşkence ve zulmün vicdansız ve sınırsız olduğu Amed Zindanı’nda duyarlılıkla okuduğumuz sevgili Hasan Hayri Aslan arkadaşın şiiri gelir aklıma.

Aradan kırk yıl geçmesine karşı zayıflayan hafızama ilmik ilmik işlenen mısralar kavga kimliğimin parçası oluyor.

Elimiz Yakanızda, Kavgamız Yüreğinizde Korku Olacak !(Hülya Onur)

Tam betimleme olmayabilir belki ama „Bir toplumun demokrasi düzeyini anlamak istiyorsanız cezaevlerine bakın…‘ mealinde bir söz vardı. Buna kadınları da eklemek yerinde olurdu. Çünkü toplumun ana öğesi, bir çok alanda öncüsü ve var edici öznesi, en çok üreten ama emeğinin en az görüleni, görünmez emeğin sahibi kadın sadece sistemin değil, sistemin çok yönlü imtiyaz tanıdığı erkeğin de sömürü ve baskısını üzerinde hisseder, yaşar.

TKP-ML Avrupa Komitesi: “Avrupa Konferansımız Başarıyla Gerçekleştirildi!”

“Güçlü Bir Örgütlülükle Daha Büyük Adımlar Atalım” Şiarıyla Düzenlediğimiz

Avrupa Konferansımız Başarıyla Gerçekleştirildi!

 

Partimizin 24 Nisan 2019 tarihinde açıkladığı 1. Parti Kongremiz, tüm faaliyet alanlarının yeniden ve daha ileri düzeyde örgütlenmesi için konferanslar düzenlenmesi kararı almıştı.

Kapitalizm: Kriz, Faiz, Enflasyon Ve “Karanlık Ormanda Islık Çalmak”

Başlığa bakılırsa, kapitalizm kriz ve enflasyondan ibaret olduğu sonucuna varılabilir. Elbette bu eksik ve tam olarak kapitalizmi anlatmaz. Kapitalizm toplumlar tarihinin belli bir sürecinde ortaya çıkan ve kendisinden önceki toplumlar gibi belli bir yaşam süreci olan geçici toplumsal bir sistemdir. Gelinen aşamada, işçi sınıfı ve doğanın üstüne bir kabus gibi çöken bu sistemin ömrünü, burjuvazi ile işçi sınıfı arasındaki sınıf mücadelesi belirler. Bu anlamda da, kapitalist sistem sonsuz değildir ve bütün koşullar bu yüzyıl içinde işçi sınıfı tarafından yıkılacağını göstermektedir.

Monte Melkonyan (Komutan AVO) Nubar Ozanyan

Tarihe bakalım. Her halkın mutlaka kahramanları vardır. Egîdleri vardır. Özgürlük düşünde yaşattığı ve büyüttüğü birer Che’si vardır. Yerkürede zulüm ve adaletsizlik var olduğu sürece Egîdler ve Cheler asla eksik olmayacaktır.

Yirminci yüzyılın en utanç verici soykırımını yaşayan Ermeni halkının da Egîdleri yani fedaileri olmuştur. Fedai adını, özgürlük uğruna canını feda etmekten çekinmedikleri için almışlardır. Nasıl ki, Kürtlerin fedaileri ve fedai hareketi varsa Ermeni halkının da fedaileri olmuştur. Ve disiplinli bir fedai hareketi yaratmışlardır.

Kırk Katır Yerine Kırk Satır Ya Da Sosyalizm! (Arif Alıç)

Burjuva kesimlerde, özellikle de Erdoğan iktidarına karşı çıkan burjuva liberaller içinde, sistemin niteliği ile ilgili olmayıp, sistemin biçimsel yönüyle ilgili bir tartışma sürmektedir.

Başını CHP’nin çektiği burjuva muhalefet partilerinin de sorunu, tekelci kapitalist devletin korunması ve sadece hükümetin değişmesi yönündedir. Devletin temellerine yönelik saldırılara, iktidarı ve muhalefetiyle bütün tekelci burjuva partileri karşıdır.

AKP’nin Gitmesi Çözüm Mü?

TC devletinin ’90lı yıllarda içinden çıkmakta zorlandığı ekonomik ve siyasi bir dizi kriz sonrasında, temelleri bir grup Refah Partilinin 1998 yılında ABD ziyaretiyle atılan AKP iktidara getirilmişti.

Geride kalan yaklaşık 20 yıllık süreçte Türkiye hakim sınıfları AKP’den maksimum fayda elde ederlerken; işçi sınıfı ve emekçiler ise bugünlerde daha görünür şekilde ortaya çıkan sefalet ve işsizlik koşullarında yaşamaya mecbur edildiler.

TKP-ML Ortadoğu Parti Komitesi:PKK’nin 43. Direniş Yılını Kutluyoruz!

Partiya Karkêran Kurdistan-PKK’nin (Kürdistan İşçi Partisi) 43. kuruluş yılını en içten devrimci duygularımızla selamlıyor, geliştirilen mücadelede, elde edilen kazanımlarda başarılarının devamını diliyoruz.

Kristal geceler, kırılan ve sokaklara yayılan camlar (Nubar Ozanyan)

Tarihe geçen kanlı katliamlardan biridir, Kristal Gece. 1938 yılının 9 Kasım’ı 10 Kasım’a bağlayan gecesi, Naziler tarafından Yahudilere karşı düzenlenen saldırılarda ev, işyeri, okul, hastane, sinagog ve mezarlıklar yakılıp yağmalandı. Yahudilere karşı sürek avı başlatıldı. Ardı arkası kesilmeyen yağmalama, kundaklama, tutuklama ve pogromlar devam etti. 30 bin Yahudi erkek, “Yahudi olmak” suçundan tutuklandı. Yüzlercesinin ortadan kaybolduğu toplama kamplarına gönderildiler. Okullar, kamuya açık mekanlar Yahudi genç ve çocuklarına yasaklandı.

Sayfalar