Cuma Ekim 9, 2026

Bölünmek için Birlesin


Bölünmek için Birlesin!

Bir Maoist hayati iki ucundan kavrar her zaman; Burjuvazi ve Proleterya ucundan. Birin iki oldugunu kavramamis bir kafa Marksist bir kafa degildir.
Komunist partiler icin Demokratik-Merkeziyetcilikin tek bir anlami vardir; Demokrasi KP lerde Burjuvaziyi temsil eder; Merkeziyetcilik Proleteryayi temsil eder....

Sinif mucadelesinin o somut anin durumuna gore biz komunistler kimi zaman Demokrasiyi one aliriz; kimi zaman Merkeziyetciligi one aliriz...Hangisinin onde olacagi tamamen sinif mucadelesinin o anki somut pratigine baglidir.

Bir Maocu kafa her zaman soyle calisir; tum farkli fikirlere-oportunizme Demokrasi kapisini ac; burjuva fikirleri de Proleteryanin Merkeziyetci disiplinine tabi kil; bir aray getir; topla.Burjuvaziyi Sosyalizm Programinin uyugulanmasi pratigine tabi kil.

Farkili fikirler,sapmalar halinde gezen oportunuzm=Burjuvazi, Proleteryanin Merkezi disiplininden cikip, KP nin Proleter yani Merkeziyetciligi yikma eylemine mi girdi ? Pratik Burjuvazi haline mi geldi?; hic dusunme Cizgileri bol!

Cizgimiz hep budur sinif mucadelesi pratiginde; BIR ARAYA GETIR, YONET,PROLETERYANIN DISIPLINI ICINE AL....Bu dunyayi degistirme eyleminden vaz mi gectiler; Program ve tuzuk karsiti yikici eylem mi orgutlemeye basladilar?,Teshir et revizyonizmin bu bicimini ve TEKRAR PARCALA....Yeni oportunizmin -burjuvazinin-revizyonizmin yeni cehresini bekle...Simdi onlar gelecekler!..Komunizme kadar Burjuvazi surekli degisik cehreler altinda hep yanimizda olacaktir; bize ragmen!...Sosyalizm sinifsiz toplum degildir; Sosyalizm yeni sinifli toplumdur...Komunizme kadar bu bilincle ilerle.

Topla,parcala,yeniden topla,yeniden parcala; ama toplumu/sinif mucadelesini hep ileri gotur! Sinif mucadelesine dayan.Uzlasmanin catisma kismini goz ardi etme. Isci bilincini ileri tasi.


KP tuzuk ve programi komunizmdir..Bu tuzuk ve disiplin dogrultusunda calisan tum burjuva fikirler, proleteryaya tabi kilinmis burjuvaziyi isaret eder..Burda sorun kimin kimi yonettigi,kimin kime tabi oldugudur..Mutlak birlik idealizmdir...Mutlak ayrilik da idealizmdir...Tek dogru sinif mucadelesinin o somut aninda proleteryaya hizmet eden dogrudur...Ne Demokrasiyi abartir,hep onu one aliriz..ne de Merkeziyetciligi abartir, hep onu one aliriz...Bizi ileri goturen birlikler burjuva fikirlelerle birlikte de olsa ilericiliktir; proleteryayi geri goturen birlikler burjuvazisizde olsa gericiliktir..Bunun tersi; demokrasi ve merkeziyetcilik sorununda; sag ve sol oportunist fikirlerdir. 

Amac batakligi kurutmaktir. Iscileri Reviyonist fikirlere karsi egitmektir.Lenin 'oportunizm tarihsel surecin toplumsal urundur'' der. Bu ne demektir?..Ooportunizm tek tek kislerin urunu ve icadi degildir...Oportunizm;  ornegin Trockide,Enver Hocada, Kruscevde, Deng Ciao Pengte, Cu En Layda, Titoda, bugun Prachanda da, Zizek te, Althuserde, Fikret Baskaya da vs sadece bir akimin, bir toplumsal temelin, bir sosyolojik egilimin bu kisilerde billurlasmasidir..Trocki bir sonuctur..Buharin bir sonuctur...Bunlar sivrisineklerdir...MESELE BATAKLIKTA...Batakligi esas alir bir Marksist, sivrisinekleri degil....Tek tek Revizyonistleri tasfiye et dur;..sinekleri tek tek avla..Boyle birakin dunyayi degistirmeyi dostlar, bu kafa ile sivrisinek sorunu dahi colulemez...

 


Celismeler ,toplumlarin bir asamasina kadar  ortadan kalkmaz;ancak yeni toplumsal kosullar altinda, yeni celiskiler olarak devam ederler; burjuvazi proleterya celismesi, Komunizme kadar her zaman yeni bicimler altinda devam eder...Proleterya varsa, Burjuvazi de vardir; Gizlenmis Burjuva fikirler olarak vardir...Bu karsitlarin birligidir. Ama tum birlikler catismali birliklerdir...Karsitlarin Birligi yasamin varlik nedeni; Karsitlarin Savasi ise onun tek gercegidir...Celiskini tek tarafinin ortadan kalkmasi fikri idealizmdir..Proleterya yasiyacak, ama Burjuvazi olmayacak...Bu ne sinif mucadelesinin, ne de doganin yasalarini kavramamaktir...Celiskinin bitmesi, hayatin bitmesidir...Proleterya varsa Bujuvazide vardir..


Tum halki sovyetlerde kendi kurumlarinda bir araya getirecegiz ve Mensevizme karsi -sinif mucadelesine tabi kilinmis bir ideolojik savas verecegiz ...Dikkat edin ,bu savasin daha temelidir,baslangicidir.Birlesmek Iyidir slogani atacagiz....Sonra sinif mucadelesinin bir asamasinda Mensevizm ile bolunecegiz...O zaman; Bolunmek Iyidir slogani atacagiz. Hareketi daha ileri birlik seviyesinde yeniden kurgulayip, Bolsevizm siyasetine gececegiz...Bu sarmali surekli tekrar edecegiz...Bolsevik Partinin nasil dogdugu surecini kavramayan bir kafa, sadece bir sonuc olarak Bolsevik Partiyi kavramis bir kafadir..Surecleri anlayamayanlar, sonuclari sadece kopye edebilirler. Tum bir Rus Devriminin ozeti budur.

 

Amacimiz her bireyi bir Komunist Partisi yapmak ve saflasmalari netlestirmek olmali; Burjuvaziden-sistemden mi yanasin; yoksa Proleteryadan-devrimden mi yanasin..Orta yolu ortdan kaldirmayi anliyorum ben ikiye bolunmekten..

Bu biz isciler icin iyidir;sistem icin kotudur arkadaslar...Bolunmekten korkmayalim..Kimileri cok sonra katilacaktir,kimileri asla katilmayacak,karsi-devrime gececektir..herkesi kazanmak politikasi,hic birseyi kazanmamak politikasidir...Bolunelim!

Bugun Sloganimiz ;Sovyetleri Insaa Et Sloganidi

Birlik-Elestiri-Daha Ileri Seviyede Birlik!

Birleserek Bolun, Bolunerek Birles!

Bir Ikidir!

 

http://dino-ibrahim.blogspot.nl/

107593

İbrahim Dinç

Site yazarlarımızdan olup teorik ve politik yazılar yazmaktadır.

Son Haberler

Sayfalar

İbrahim Dinç

Hayallerimizi Emziren Yazmak Eylemi[*]

“Derin ıstıraplar güçlü karakterler doğurur...

Karakterlerin heybetine baktığında...
baştan aşağı yara izi doludur...”[1]
 

Kiminin Düşü, Ötekinin Karabasanıdır…[1]

“Gelecek; güçsüzler için ulaşılmaz,

korkaklar için bilinmezlik,
cesurlar için ise şanstır.”[2]
 
“Özel bir şirket uzaya adam yolladı diye heyecanlanıp insanlık ve gelecek adına umutlanmayı anlamıyorum. O uzay, o gelecek bizim değil. Sen ben, hepimiz o şirketler yaşasın diye salgın sırası işe yollanan kalabalıklarız. Sokakta gırtlağına basılanlarız. Cop, kurşun yiyenleriz.”
Ümit Ünal’ın 31 Mayıs (2020) tarihli twit’i böyleydi…

Münih Mahkemesi’nde Yargılayanlar Yargılandı!

15 Nisan 2015 tarihinde   gerçekleştirilen uluslararası bir operasyonla tutuklanan 10 devrimci hakkında açılan “dava”, 28 Temmuz 2020 tarihinde sonuçlandı. Alman Mahkemesi tarafından Müslüm Elma 6 yıl 6 ay, Erhan Aktürk 4 yıl 6 ay, Sinan Aydın 3 yıl 6 ay, Haydar Bern 3 yıl 4 ay, Banu Büyükavcı 3 yıl 6 ay, Musa Demir 3 yıl 4 ay, Deniz Pektaş 5 yıl, Sami Solmaz 3 yıl, Seyit Ali Uğur 4 yıl 6 ay, Mehmet Yeşilçalı 2 yıl 9 ay “hüküm” verilmiştir.

14 Ağustos’u Unutma!

14 Ağustos 2017 tarihinde Rojava’da kaybettiğimiz, enternasyonal devrimci, geleneğimizin önder savaşçılarından, alçak gönüllü-mütevazi, kimliksiz, sınır tanımayan, mazlumların cephesinde yer edinmiş, yaşantısını devrim ve sosyalizm uğruna adamış, Kaypakkaya sevdalısı Nubar Ozanyan’ı ölümsüzlüğünün 3. yılında saygıyla anıyoruz.

Nubar Ozanyan’ı Anıyoruz…

Gericiliğin her türüne karşı devrimci-yurtsever mevzilerde savaşan komünist savaşçılardan biriydi… 1956 yılında Yozgat’ta fakir bir Ermeni ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Genç yaşta annesini kaybetti.

İlköğretiminden sonra İstanbul’da İbrahim Kaypakkaya’nın düşünceleriyle tanıştı ve TKP-ML’de örgütlendi.

12 Eylül 1980 Askeri Faşist Cuntası’ndan sonra Fransa’da yaşamaya başladı. Burada başta Yılmaz Güney’in savunulması olmak üzere saflarında yer aldığı örgütlenmenin pratik tüm faaliyetlerine katıldı ve örgütledi.

Rojava’da Özerk Yönetimin petrolünü sahiplenmesi ve tepkiler

Uzun bir süredir SDG'nin denetiminde olan topraklarda bulunan petrolün çıkarılması, işlenmesi ve ticaretinin yapılması için Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin (KvDSÖY) Amerikalı Delta Crescent Energy LLC adlı şirketle bir anlaşma yaptığı/imzaladığı basına yansıdı. Anlaşma petrolün pazarlanması, mevcut sahalarının geliştirilmesi ve modernize edilmesini öngörüyor.

“Alt”, “Üst” Emperyalizm Tartışmaları Bağlamında Emperyalist Türkiye

Son günlerde Türk devletinin ne olduğu üzerine sol kesimde tartışmalar yapılmaktadır. Bu tartışma elbette kendiliğinden ortaya çıkmadı. Türk devletinin askeri, politik ve sermaye olarak saldırganlığının artışı ile paralel yürütülüyor.[1]

Laiklik Zarurettir

“Sekülerizmde gizem, maskaralık,

rahipler, seremoniler, sahtelik,

mucize ve cezalandırma yoktur.”[1]

 

Laikliği yeniden konuşmak zorundayız. “Olmazsa olmaz” bir kaçınılmazlık olarak acil gündem maddesidir laiklik meselesi…

Kimileri “olmayan” ya da “olduğu kadar”ıyla “Laikliğe ‘El Fatiha’…”[2] derken; “Türkiye laik değil”[3] saptamasına mündemiç realiteyle yüz yüzeyiz…

İktidarın “Kayıkçı Dövüşü”: İstanbul Sözleşmesi[*]

“burada daha ne kadar öleceğim?

yeryüzüyle gökyüzün aracısı olarak

bulutu haraca kestiğiniz yerde?”[1]

 

AKP’nin ayağı İstanbul Sözleşmesi’ne fena dolandı. İktidarının henüz “demokrasiyle barışık”, “AB hedefinden kopmamış”, seçmen desteğinin yüzde 50’lerde seyrettiği günlerde hazırlanmasına nezaret edip Türkiye’nin ilk imzacısı olmasını sağladığı “İstanbul Sözleşmesi”ne karşı parti çeperlerinden kopan “Kabakçı Mustafa İsyanı” ile karşı karşıya.

15-16 Haziran İşçi Sınıfınındır; Öğreten Tarihimizdir[*]

“düş değil bu hayal değil he hey be hey

yetmişbin dev işçim kalktı yürüdü.

kokuşmuş düzene sahip çıkanın

alnın çatına baktı yürüdü yürüdü yürüdü.”[1]

 

Karl Marx ile Friedrich Engels’in, “Gerçek hareketin her adımı, bir düzine programdan daha önemlidir,”[2] saptamasıyla betimlenen 15-16 Haziran 1970 işçi sınıfınındır; öğreten tarihimizdir hâlâ ve her zaman.

Ayasofya’nın Camiye Çevrilmesi Üzerine… Hakikat Değişmeyecektir!

Bazı kararlar, insanlığın gelişim evresinde aradan yüzyıllar geçmiş olsa dahi her zaman minnetle, saygıyla anılırken bazı kararlar ise ibretle insanlığın tarih sayfasında yer alırlar.

Son aylarda Ayasofya [HagiaSofia] Kilisesi üzerinde yürütülen ve gündem oluşturan tartışmalarda, insanlığın hizmetinde bir miras olan mabedin “kılıç hakkı” gerekçe gösterilerek camiye dönüştürülmesiyle tarihe kara bir leke olarak not düşülmüştür.

Sayfalar