Pazartesi Eylül 28, 2026

Barbara Anna Kistler...(Nubar OZANYAN)

Adına Kürtçe ve Zazaca türküler yakılan, mısralar dizilen, roman ve öykü yazılan İsviçreli bir enternasyonal devrimci kadındı, Barbara Anna Kistler.

Onu İsviçre’nin Alplerinden alıp Dersim dağlarına götüren tutku düzeyindeki sevda, devrimin kendi ülkesinden daha önce gelişeceği fikriydi. Onu kayak merkezleriyle ünlü İsviçre’den çekip alıp Pülümür’ün karlı dağlarına yürüten güç, proleter enternasyonalizm idealiydi. O, bir devrim serüvencisiydi. İnessa Armand’ı Fransa’dan Sovyet devrimine yürüten devrim serüveni gibi…

Barbara yoldaşı önce devrime, sonra dağlara tutku düzeyinde bağlayan, genç komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın devrimci fikirleriydi.

Gerçek adı Barbara Anna Kistler, parti ismi Kinem olan enternasyonalist yoldaşın kaybı, onu tanıyan ve tanımayan her devrimcide büyük hüzün yarattı.

Şehit düştüğünde tek başıma kaldığım hücremde asılı duran beyaz mont her gün gözüme kara bir mont gibi görünerek içimi üşüttü. Sanki Pülümür’ün karlı dağlarında donan o değil de bendim.

Pülümür dağlarında bir yandan düşman saldırısını püskürtmek ve izini kaybettirmek, diğer yandan donmak üzere olan üç yoldaşını kurtarmak için olmadık fedakarlık yaparak kendini unutan Barbara oldum. O günden bugüne yaz ortasında bile üşüyen Barbara oldum.

Barbara yoldaşı 1993 yılının 7 Şubat’ında kaybettik. Donmak üzere olan yoldaşlarını kurtarırken kumral teninin altındaki iç organları daha fazla dayanamadı. Ağır zatürre oldu. Köylülerin donmaya karşı en iyi bildikleri koyun postuna sarmaları da yetmedi.

Barbara yoldaş, Sovyet devrimine hesapsız katılan Fransız kadın devrimci İnessa Armand gibi gözlerini dağların doruklarında yakılan isyan ateşine çevirdi.

Yüreğine ateş düşenin sevdasını hangi fırtına durdurabilir. Zemheride, boranda yürürken geleceğin aydınlık günlerini belki de en çok gören Barbara’ydı. Onu farklı ve özel türden bir insan kılan da buydu.

Herkesten daha fazla hesaplaştı, herkesten daha fazla istedi. Bunun içindir ki, gözlerini Dersim’in dağ doruklarına dikerek yüreğini Munzur’un çağlayanına bıraktı.

En az kendisi, en çok yoldaş olan Barbara, doğmadığı topraklarda, göremeyeceği özgür günler için dövüştü. Olağanüstü bir direniş sergiledi. İşkence gördü, zindanlarda uslandırılmak istendi. Mahkemelerde “Beni ancak enternasyonal proletarya yargılayabilir” derken faşist mahkeme heyeti, Barbara yoldaşın ne demek istediğini dahi anlayamadan yargısını verdi. Zindanlarda her devrimci tutsağın yoldaşı oldu. Bundandır ki, herkesten fazla sevgi gördü.

Barbara yoldaşın İsviçre’de amacına uygun yaşam ve çalışması kendisine yetmedi. Dünyayı, Ortadoğu’yu daha yakından okumaya, anlamaya, çözümlemeye başladıkça yönünü ve yürüyüşünü devrimin sert gelişen topraklarına vermek gerektiği kararını verdi.

Ne çarmıha gerilmeler, ne göstermelik İstanbul yargılamaları ne de “seni bir daha bu topraklarda görürsek…” tehditleri Barbara’yı durdurmadı.

Bilinci uyanmıştı, çizili sınırlar hareketini durduramazdı artık. “Yarın bugünden daha fazla devrimin ve özgürlüğün olmalıdır” diyerek yürüyüşünü hızlandırdı.

Hiçbir kelimenin gizleyemediği, hiçbir uzlaşmacı teorinin karartamadığı kapitalizmi genç yaşında tanımıştı. Kendi ülkesinin, İsviçre’nin sömürgeleştirip varlıklarını talan etmeye, halklarını köleleştirmeye, yönetimlerini diktatörleştirmeye çalıştığı ülkeye giderek demokratik halk devrimi ve sosyalizm ideallerini gerçek kılmaya çalışması, enternasyonalizm fikrinin Barbara rengidir.

Dersim, Kürdistan’ın ters açan lalesidir. Kürdistan topraklarında gerillacılık yürüten her savaşçının hayalinde mutlaka Dersim’e gitmek vardır. Başûrlu, Rojhilatlı, Rojavalı sayısız gerillayla karşılaştım orada. Onları Dersim sevdasına çeken bu büyüleyici sır ancak Dersim’e gidince anlaşılır.

Barbara’nın gerilla hayali hem herkes gibi hem de bambaşkaydı. Daha ilerde ve yukarıda enternasyonal fikrin dağlara taşınmasıydı…

Sokaklara bakıyorum… Sokaklarda, fabrika önlerinde ve Kürdistan’da küçük küçük damlalar birikiyor. Herkes soru soruyor, bir şeyler arıyor. Kimse memnun değil gidişattan.

Rüzgar belli bir süre sonra yine yeniden bizden, ezilenlerden yana esiyor. Bu rüzgar dağların kokusunu sokaklara, fabrika önlerine, amfilere taşıyor.

Bugün Barbara’nın Alplerden Munzur’a yürüyüşünü hatırlamak için daha fazla nedenimiz var. Barbara nasıl ki, Şubat’ın ayaz ve tipisini, enternasyonalizmin ateşiyle tersine çevirdiyse, Barbaralaşarak faşizmin karanlığını ezilenler için aydınlığa çevirebiliriz.

Çiçekler içinde devrimin uyuyan güzeli, bedenini Pülümür dağlarına teslim ederken, onun devrim ideali mutlaka başka bir şekilde geri dönecektir.

11873

TC Devleti Mafya İle Her Zaman İç İçe Oldu

Alaattin Çakıcı’nın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na açık meydan okuması ve ardından sosyal medyada yayınladığı ikinci mektubunda yaptığı küfür ve tehditten sonra bir kez daha devlet mafya ilişkisi tartışma konusu oldu.

Devrimimizin niteliği ve stratejisi üzerine (1)

MKP III. Kongre iradesi, sosyo-ekonomik yapı tahliline ilişkin öngördüğü yeni belirlemelerine koşut olarak, savuna geldiği devrimin niteliği/aşaması ve devrim stratejisi konularında da ‘köklü’ değişikliklere imza atmış bulunmakta.

Elimizdeki materyalde sorunu ‘devrimimizin niteliği ve stratejisi’ ile ‘program’ başlıklı olmak üzere esasen iki, ancak ‘ordu örgütlenmesi’ ve ‘illegal alan ve açık alan çalışmaları’ ana başlıkları altındaki değinileriyle birlikte, toplamda dört ayrı başlık altında ele aldıkları örülmektedir.

Özelleştirme ve Sermayenin Diktatörlüğü

Rejimin biçimsel yanı, sermayenin gereksinimlerine göre zaman zaman değişse de, sermaye devletinin özü değişmez. Çünkü o öz, bir sınıf diktatörlüğüdür. 

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adını verdikleri yeni yönetim biçimi, “parlamenter sistem” dediklerinden özde farkılı değil, sadece biçimsel bir değişimden ibarettir.

ABD Başkanlık Seçimi Ve Geride Bıraktıkları!

4 Kasım 2020 tarihinde ABD'de yapılan başkanlık seçimi geride bir çok tartışmayı bıraktı. Geride kalan tartışmaları bir kaç başlık altında şöyle toparlayabiliriz.

1. ABD Başkanlık seçiminin neden bu kadar önem arz ettiği.

2. Trump'ın gitmesinin neden bu kadar önemli olduğu.

3. Jeo Biden'le esen barış havası gerçekçi mi?

ABD, Trump'la birlikte belli bir tecrit olmuşluk yaşamış olsa da dünya üzerindeki önemini hala koruyor. Doların ticari alışverişte fiyatları belirlemesi, değişim aracı olması dünya borsalarını ve ticaretini etkilemeye devam ediyor olması.

Mücadele edeceğiz, faşizmi yıkacağız, biz kazanacağız!

Albayrak'ın istifa ettirilip tüm suçun ona yüklenme çabası ne AKP'yi ne de Erdoğan'ı kurtarabilir.

Türkiye ekonomisi sarmal bir kriz içinde. Kriz, ekonominin sadece bir kesitiyle ilgili değil, tüm yönleriyle içiçe; sanayi, inşaat sektörü, tarım çökme sinyalleri veriyor. Covid-19 pandemisiyle krize giren ekonominin düze çıkarılması ne Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınması ne de Berat Albayrak’ın istifa ettirilmesiyle düzelecek gibi.

Bir Yılmaz Dersim/Nubar Ozanyan

Herkes Yılmaz’a sevdalı, Yılmaz Dersim’e sevdalı. Açıklaması zor bir çelişkidir bu. Nereden gelir, bu tükenmek bilmez Dersim sevdası.

Bu sevdayı, bu denli güçlü ve çekici kılan; Dersim topraklarını, dağlarını, süt gibi akan sularını sevdanın diğer adı yapan nedir? Neden her derin sevdanın adı hep Dersim olur? Rüyalarımızdan çıkmayan, kayalara vuran acının adı neden hep Dersim olur?

Rumlara Dair Tarih (B)İlgisi[*]

“Kendimi saklayarak yaşadım aranızda

Hiçbir zaman bulamayacağınız mezarlar kazdım
İçlerine hayatımı gömdüğüm
Oysa adlarımız vardı bizim
Daha içten, daha derin ve daha gerçek
O adlar ki kanımdır benim senin için ise toz.”[1]
 

PKK-KDP Savaşı Kime Hizmet Eder?

"Eğer bir savaş çıkarsa bu KDP ile PKK arasındaki bir savaş olmayacaktır. Tüm Kürtleri kapsayacak bir savaşa dönüşebilir. Dolayısıyla bu savaşın kazananı Kürt düşmanları olur. Bu savaş Kürt düşmanlarına hizmet eder."

 

1.Emperyalist Paylaşım Savaşı’ndan sonra dört parçaya bölünen -bölgesel 4 gerici, faşist devlet arasında paylaştırılan- Kürtler, bu yönetimlerle barışık olmamış, sürekli mücadele içerisinde olagelmişlerdir.

Gerçeğe ışık, devrime pusula: Mehmet Demirdağ

Sınıf mücadelesi, çok yönlü ve kapsamlı bir olgudur. Sömürü ve zulme dayalı düzenlere karşı kapsamlı bir konumlanışı, ezilenlerin saflarında üretilen tüm pratiği ve toplumsal dönüşümün kültürel, sosyal, ekonomik ve siyasal tüm biçimlerini kapsar. Bu bakımdan, sınıf mücadelesi sadece doğru tespitlere ve siyasal çözümlemelere değil esas itibari ile ona müdahale edebilecek bir örgütlenmeye ihtiyaç duyar.

Emperyalizm tartışmaları üzerine / Mehmet Emin Gündoğdu

Ekonomisi çıkmaza giren Türk devleti, yetiştirdiği çetelerini ve paralı askerlerini başta Amerika ve İsrail olmak üzere çeşitli emperyalist devletlerin hizmetine vererek bölgede saldırgan bir tutuma girdi. Kimileri bu saldırganlığı, gelişen ekonomiye pazar arama olarak değerlendiriyor, kimileride benim gibi, emperyalist devletlerin paralı askeri olarak değerlendiriyor.

Azerbaycan Tezkeresi ve Emperyalist Yayılmacılık

17 Kasım 2020 tarihinde TBMM’de “Azerbaycan’a Asker Gönderme Tezkeresi” kabul edildi. Peşinden bütün iktidar yanlısı gazeteler: “102 yıl sonra tarihi buluşma” ve esas olarak da: “Türk Askeri 3 Kıtada” [1] başlıklarını büyük puntolarla yazdılar.

Sayfalar