Perşembe Ekim 8, 2026

7 Haziran'da HDP'yi Bekleyen Tehlike- Ergülen Toprak

7 Haziran’daki seçimlerden önce yanıtı en çok merak edilen soru:

“HDP yüzde 10’u aştığı takdirde barajı geçmesi engellenebilir mi?” 

Her ne kadar HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, cep telefonları için geliştirdikleri bir sistemle seçim sonuçlarının güvenliğini sağlayacaklarını söylese de, geçmiş yıllarda yaşanan şaibeli durumlar göz önünde bulundurulduğunda, 7 Haziran gecesi yaşanacakları tahmin etmek hiç de zor değil.

Anketlere göre, HDP’nin oyu yüzde 10’un biraz altında veya üzerinde görünüyor. Bu da gösteriyor ki, HDP’nin barajı geçip geçmemesi çok az bir oya bağlı olarak değişebilir.

HDP’nin barajı geçmesi halinde AKP’nin başkanlık projesinin yanı sıra tek başına iktidar olma ihtimali de ortadan kalkabilir. Bu durumda, AKP, koalisyon için diğer partilerle anlaşmak zorunda kalacağı için bütün planları alt üst olacak. İktidardan, yolsuzluk iddiaları ve hukuk dışı uygulamaların hesabının sorulmasına yönelik talepler ve girişimleri de düşündüğünüzde, AKP’nin karşı karşıya kalacağı tablonun büyüklüğü daha rahat anlaşılabilir.

Diğer yandan, HDP barajı geçerse seçimden sonra kilit parti konumuna gelebilir. Barajı geçemediği taktirde ise HDP projesi büyük bir darbe almış olacak. 

Bir başka deyişle, 7 Haziran seçimleri, iki taraf açısından da hayati bir seçim olacak. Durum böyle olunca, haliyle ortalık şaibe iddialarından geçilmiyor. Şaibe iddialarına karşı Erdoğan, “Dertleri, şimdiden seçime gölge düşürmek” dese de, geçmişte Kürt partilerinin önünün nasıl kesildiği herkesin malumu. Yüzde 10 seçim barajının hala var olması da zaten aynı zihniyetin devam ettiğinin kanıtı.

HDP, “Kürt partisi değiliz, Türkiye partisiyiz” demesine rağmen, Kürt siyaseti deyince Türkiye’de akla ilk gelen parti HDP. Diğer yandan, içindeki bileşenlerin tamamını temsil etme iddiasında olan bir parti. Bu seçimde barajı aşmak için batıdan gelecek oylar önemli olduğu için, parti yöneticileri Kürt vurgusunu öne çıkartmamaya özen gösteriyor ancak, taban ve kadro bakımından HDP’de belirleyici güç Kürtler.
 

HDP zaten devletin nezdinde de bir Kürt partisi olarak görülüyor. Üstelik HDP’nin, Türkiyeli bileşenleri etrafında toplayacak kadar etkili bir seçim kampanyası düzenlemesi de iktidar açısından kolay kolay hazmedilecek bir durum değil.

Kürt siyaseti geçmişte hiç olmadığı kadar AKP karşıtlığı üzerinden ciddi bir oy toplama gayreti içerisinde. Ve görünen o ki, bu kez bunu bir ölçüde başaracak da...

Geçmişte Kürt partilerinin yüzüne bile bakmayan, farklı partilere oy veren Kürt, Türk ve Alevi seçmen, AKP karşıtlığı nedeniyle konjonktürel nedenlerle oy kullanıp iktidarı cezalandırmak istiyor. Bu kesimler için AKP’yi cezalandırmanın en kolay yolu ise HDP’ye oy vermek.

Daha birkaç ay önce HDP’nin seçime parti olarak girme kararı, baraja takılacağı beklentisiyle en çok AKP’yi heyecanlandırırken, hiç hesapta olmayan bir şey oldu ve ömründe ilk ve belki de son kez HDP’ye oy verecek olan yüzde 2-3’lük bir seçmen kitlesi sayesinde HDP, AKP’nin kâbusu haline geldi. 

AKP’ye tepki olarak HDP’ye yönelen bu seçmen kitlesinin bir kısmı, normalde Kürtlerin demokratik hakları konusuna pek duyarlı değil. Bu kesimin seçim kampanyasında pragmatik davranmaları halinde, sandıkta oy kullanacak diğer seçmenlerden daha fazla seçim sonuçları üzerinde etkide bulunabilir. Pek çok kişinin hatırlayacağı gibi, Amerika’da her Başkanlık seçiminde Ohio’daki seçmenin, seçim sonucunu belirlemesi gibi bir etki söz konusu olabilir bu yılki parlamento seçimlerinde.

Yine de 7 Haziran’da HDP’nin ne kadar oy alacağı konusunda net bir şey söylemek mümkün olmasa da, sandık oyunları konusunda kamuoyunda oluşan şüpheyi gidermek pek kolay olacağa benzemiyor.

Erdoğan, tarafsızlığını bozup iktidar partisinin seçim kampanyasına öncülük ettiğinde ses çıkartamayan Yüksek Seçim Kurulu (YSK), HDP’nin seçim gecesi yüzde 11 - 12 veya daha yukarı oy aldığı halde barajı aştığını ilan edebilecek mi acaba?

“Devletin bekası” için Kürt partilerinin geçmişte neden baraj altında kalması gerekiyorsa, bugün iktidar açısından da aynı gerekçe söz konusu. İktidarın selameti için iktidara bağlı kurumlar geçmişte gerekeni yaptılar. 7 Haziran’da HDP’yi bekleyen tehlike tam da budur. En azından kamuoyunda böyle bir kaygının varlığı göz ardı edilemez.

Son dönemlerde, iktidar cephesinden gelen açıklamalar yeni dönemde parlamento aritmetiğinde HDP’ye yer olmadığına kanaat getirdiklerini gösteriyor.

HDP barajı geçecek kadar oy alabilir mi? Şimdiden bir şey demek mümkün değil ama seçim barajının fiili olarak yüzde 12 veya 13’e çıkartılması olasılığı, 7 Haziran gecesi için en çok korkulan senaryo.

İktidar cephesi atacağı tüm adımlarda kendileri için en kötü senaryonun gerçekleşmesinin önüne geçmeye çalışacaktır. O da, AKP iktidarının düşmesinin engellenmesidir.

Kısacası, HDP’nin barajı rahat geçmesi için barajın birkaç puan üzerinde oy alması lazım. 

Seçim gecesi YSK dışında HDP ve ajanslar da sandık başında topladıkları sonuçları yayınlayacak. Bu sonuçlar arasında çok fark olması halinde, 7 Haziran gecesi iktidar için de muhalefet için de zor bir gece olabilir.

 

54141

Bir Faşistin Düşündürdükleri

Kucucuk kucuk burjuvalarin kumkucuk beyinlerinin dunyasi...

Bayraksiz bir hayat, susuz bir col gibidir...ey ulu bayrak, haydi mutlu et bizi, bicare zavalli ruhumu yucelt, koyu yalnizigimi parcala, kendimi dunyanin en guclu kisisi gibi hissttir bana, ihtiyacim var sana...ne olur yalvariyorum sana...canim feda yoluna...

Bayrak bayrak soyle bana; bizden guclusu var mi dunyada??? Ezan, bayrak, kutsal devlet umacisi ile sinif sorunlarinin karartilmasina izin vermeyelim...

‘2015′e doğru Türkiye’nin tuzakları’

Yazar Sait Çetinoğlu’nun Ermeni Soykırımı üzerine Ermenistan’da gazetecilik yapan Haykanush Aloyan’la yaptığı röportajı okurlarımızla paylaşıyoruz.

Ermeni Soykırımı’nın 100. Yıl dönümüne bir yıl kala ne tür gelişmeler yaşanabilir?

ABF Şerden Korunmalıdır!

 

Bu pazar günü Alevi toplumunun yurtiçindeki en büyük ve en üst çatı örgütü olan Alevi Bektaşi Federasyonunun (ABF) Genel Kurulu gerçekleşecek. Selçuklulardan günümüze dek Alevi Kızılbaşların karşı karşıya kaldığı yok sayılma, hor görülme, inkâr, asimilasyon, soykırım ve katliam politikalarına karşı örgütsel bir duruş sergilenmesi açısından bu genel kurul son derece önemlidir. Bu açıdan Alevi toplumunun da beklentileri önemlidir. 

Cenaze töreni için otobüs kalkış yerleri

2 Şubat 2011'de şehit düşen ve geçtiğimiz günlede TKP/ML TİKKO tarafından mezar yerleri açıklanan 5 kadın gerillanın cenazeleri, yarın DNA testi için gönderildikleri Malatya Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak.

Beşler için 5 Haziran Perşembe günü saat 13.00'te Dersim Sanat Sokağı'ndan başlayacak ve Asri Mezarlığı'nda sona erecek bir tören düzenlenecek. Törene çeşitli illerden katılım için Partizan,Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri tarafından çağrı yapıldı.

İşte o araç kalkış noktalarından belli olanlar: 

İSTANBUL

* 1 Mayıs Mahallesi

“Kerdoğan”“Herdoğan”

TARİHLERİ KATLİAM, GÜNLERİ KAN! HESAP VERECEKSİN DİKTATÖR

TKP/ML TİKKO Militanlardan Gazi Mahallesi'ndeki çatışmalara ilişkin açıklama

Gezi İsyanı’nın birinci yılında İstanbul’un çeşitli semtlerinde de bir dizi eylemler gerçekleştirildi. Dün akşam saatlerinde Taksim’deki eyleme katılmak üzere yürüyüşe geçen Gazi mahallesi halkı polisin saldırısı ile karşı karşıya kaldı. Oldukça yoğun gerçekleşen saldırı karşısında direnen kitle gece geç saatlere kadar çatıştı. Çatışmalar sırasında DHKP-C MLKP YDG-H ve TKP/ML TİKKO militanları da yer alarak barikat kurdu. Konuya ilişkin elimize ulaşan e posta TKP/ML TİKKO militanları eylemin ayrıntıları hakkında bilgi verdi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.  

Umudu avuç avuç içirenlerin adıdır Beşler

Mazlum bir halkın isyanının çığlıklaştığı bu dağlarda sizden öncekilerin dikkat kesildiği, kulak kabarttığı tarif edilemez acılar yaşanmıştı. Öykülerindeki ölümle, işkence ve sürgünle hesaplaşmak geleceğe sarkmış, devlete duyulan öfkenin tazeliği yüreklerinin kapılarını, sofralarını sizden öncekilere ve sizlere açmıştı. Vartinik kıvılcımının aydınlattığı yüzler acılarını anlayanların yüzlerinde kendi çizgilerini görmüş, dertleşmiş, saf tutmuştu yanlarında. Dersim bağrına basmış, kucak açmıştı umudu avuç avuç içiren isyancılara.

"Sıyrılıp gelen(ler)" le isyan zorunludur!

“Ölçülü olmak ölümcüldür.Aşırılık kadar,hiçbir şey başarılı olmaz.”[2]

Biliyorum; 30 Mart 2014 yerel seçimlerinin ortaya koyduğu “yüzdeler”, “rakamlar” kimilerinin sükut-u hayale uğrattı!

Emma Goldman’ın, “Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı,” saptamasını yıllardır telaffuz etmekteki ısrarımdan mı nedir; sükut-u hayale uğrayanlarla ya da “yüzdeler”/ “rakamlar”la uğraşmak yerine “sıyrılıp gelen(ler)”in işaret ettiğini önemseyip, altını ısrarla çizip, “Vurun ulan vurun ben kolay ölmem” diyen gelenektenim…

“İsyanı sürdürüyor, ayağa kalkıyoruz!”

Gezi İsyanı, 1. yılını dolduruyor. İsyanın ruhunun hala sokakları sardığı bugünlerde art arda açıklama yapan dayanışmalar, forumlar ve devrimci, demokratik ve yurtsever tüm kurumlar Gezi İsyanı’nı yıldönümünde alanlarda olmaya çağırıyor.

Dil'in Gerçeği Degil, Gerçeğin Dil'i

Gezi'nin yildonumune

Komunizme salt bir oznel istek, tercih olarak yaklastiginiz surece Marksizmi anliyamazsiniz.

Marksizm iyi olandan soz etmez, kacinilmaz olandan soz eder; onu oznel bir felsefe degil, bilimsel bir felsefe yapan, gercegi her zaman maddi olgularda; uretim iliskilerinde, uretim tarzinda ve uretici guclerle insan iliskilerinde aramasidir...

Bu metin bir isyandır yoldaş yüreklerden

Eğer    

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,

arkalarında doldurulması

mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,

en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,

yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer ...           

Can Yücel

Sayfalar