TMLGB MK: "Tarihe kanla yazılan bir direniş, göndere çekilen bayraktır 12’ler!"
"Ezilenlerin mücadele defterine, Parti tarihimize, sınıf mücadelesinin en temiz sayfalarına 24–28 Kasım tarihinde; mücadelenin sarsılmaz, savaşımızın vazgeçilmez mevzisinde, Dersim’in başeğmez vadisinde; dizçökmeyişin manifestosunu hafızalarımıza kazıyarak 12 yoldaşımızın, karanlığı aydınlığa çevirmek için yıldızlaşan ölümsüzler kervanına katıldığını öğreniyoruz.
12 kızıl meşalemizin yürüyüşünün geride kalanlarda yarattığı etki tanıdık bir acının, bilindik bir hissin ötesinde oluşan bir anlam ve mesajdır. Sınıf kini, öfke, düşman bilinci, halk sevgisi, azim ve kararlılıkla örülmüş; cesaret ve fedekarlıkla yaşama geçirilmiş bir direnişin mimarlarının ardıllarına devrettiği bir öğretidir 12’ler.
Faşizmin bitireceğiz çığırtkanlığını yapan, ezilen milyonların kanı ve emeğini sömürerek varlığını sürdüren devletin hevesini bir kez daha kursağında bırakma eyleminin adıdır 12’ler. Ezilenlerin üstüne kara bir bulut gibi çöken sömürü, zulüm ve katliamların bertaraf edilmesi kararlılığının yankısıdır 12’ler. Dağların başeğmezliğinin, kurtuluşun teminatı olma gerçekliğinin bir tekrarıdır 12’ler.
En kutsal ölümü bile utandırdı gençliğinizin coşkusu!
Ahmet, Munzur, Aşkın, Cem, Bakış, Orhan, Tuncay, Hakan, Ferdi, Zilan, Özlem, Ekin... Savaşımızın her evresine, mücadelemizin her alanına, adımladığınız her patikaya, aldığınız her göreve, attığınız her slogana inanç, bilinç, kararlılık taşımanın sembolü 12 kızıl karanfilimiz...
Karanlık aydınlığa devretsin diye yerini, bahar daha fazla güç versin diye bize, mevzilerimiz daha ileri kurulsun diye canlarını takas edenlerimiz... En kutsal ölümü bile utandırdı gençliğiniz!
Şehirlere sığmayan gençliğinizin coşkusu, enerjisi, kararlılığı ve cesareti mesken eylerken dağları; bir devrimcinin, bir komünistin görevlere sarılma, boşluğu doldurma, yeni savaş mevzileri yaratma bilincini taşıdınız adımladığınız her patikaya. Bunun ne sarsılmaz bir inanç olduğunu bilmeyen faşizm, tankıyla, topuyla, bombalarıyla yağarken Aliboğazına; iradenizle kurduğunuz barikat bir kez daha bozguna uğrattı kanla beslenenleri.
Gençliğin fedekar emekçileri gerillanın yılmaz savaşçıları!
Komsomolun emekçi, güler yüzlü, mütevazi, Sarıgazi’nin efsane militanı Umut... Gölgen bizi hiç terketmedi. Yerini alan her Komsomol militanına sen anlatıldın, gençlik faaliyeti yürüten her yoldaşa örnek gösterildin. Yorulmak bilmezliğin, yılmazlığın, faaliyetten faaliyete koşuşun her yorgunluk belirtisinde aklımıza düştü.
Gençlik çalışmamızın emektarları Samet, Doğuş, Gamze yoldaşlar... Beklemediniz, tereddüt etmediniz, çelişkiye düşmediniz. Savaş alanının çelişkilerin açığa vurduğu ve çözüm arandığı en net adres olduğunu pratiğinizle kanıtladınız.
Gençlik çalışmasına kattığınız emeği sırtlayarak adımlarken dik yamaçları bize bir miras yarattınız. Şimdi gülüşünüzle yüreklerimize gömülürken, direnişinizle hafızalarımıza yazılırken, iradenizle bilincimize kazınırken bu mirası mesaj olarak bize devrettiniz.
12’ler Gençlik Birliğimize görev talimatıdır!
12’ler halk gençliğine çağrı, Komsomol militanlarına boşalan mevzileri doldurma görevidir. Coşkuyla adımladıkları patikaların bizleri beklediğinin bilincindeyiz. Direnişleriyle yarattıkları yeni görevler Gençlik Birliğimiz için talimattır. Mesaj açık, görev nettir. Bu görevi yerine getirmek için bütün enerjimizle, kavgaya daha güçlü sarılacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın!
Yaşasın Partimiz TKP/ML, Halk Ordusu TİKKO, TMLGB
Savaş, Öğren, İlerle Gücümüz TMLGB
Alibağazı Şehitleri Ölümsüzdür!
Mayıs 2017
TMLGB MK"
Son Haberler
Sayfalar
Dağlar Erirse / Zevebân…(1)
“Ben şiir yazıyorum.Kedi uyukluyor Güneş sıcak.Çok şükür yaşıyoruz.Suyun şavkı vuruyor bize Çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze...”[2]
Evli kal, Evli değilmişcesine yaşa ( Satirik )
Maoizmin, Leninizmin, Checiliğin... Türkiye' deki temsilcileri Deniz' in, Mahir' in, İbrahim Kaypakkaya' nında süre gelenleri sosyalist proletarya köylülerle sohbet.
Herkesin dört büyük takımlı, dört büyük partili... doğduğu bu memlekette nasıl örgütleneceğine, örgütlü yaşanılacağına.... dahil tereciye tere satacak halim yok .
Yaşamak bir sanattır.
Helede ki Stalin' in resmini taşırken sizi alkışlayan, Stalin' nin ( yeni - eski ) demokratik halk devrimlerine yönelik eleştirilerinin doğruluğuna inanıyorum deyince de.......
Kan damlıyor bayrağınızdan…
O bayrağın altında Ermeni, Rum, Laz, Süryani, Kürt, Alevi halkından milyonlarca insanın kanına girildi. O bayrağın altında içlerinde Türk etnik kimliğinden sosyalistlerin de olduğu yüzbinlerce devrimciye işkence yapıldı… Hapishanelerde, sokaklarında, köylerinde, evlerinde cinayetler işlendi bu toprakların, o bayrak altında.
İşkenceci ve katillerin hepsi o bayrak altında yemin etmediler mi?
O bayrak altında astınız Denizleri…
O bayrak altında katlettiniz Kızıldere’de Mahirleri…
O bayrak altında kıydınız İbrahim’e…
O bayrak altında Kürdistan’ı kana boyadınız…
TKP/ML TİKKO gerillalarından Lice İçin Misilleme!
ANF’de (Fırat Haber Ajansı) geçen habere göre TKP/ML’ye bağlı TİKKO gerillaları, geçtiğimiz gün Lice’de Kalekol inşşatını protesto eden halka yönelik gerçekleşen katliamın hesabını sormak için bir misilleme eylem gerçekleştirdi.
Kürdistan yanıyor, biz de yanalım!
“Çözüm” denilen süreçte, gerillanın ilan ettiği ateşkesi “fırsat bu fırsat” diyerek karşılayan devlet T. Kürdistanı’nı kalekollar ile dolduruyor. “İlginç değildir ki”, Kürt Ulusu’nun bütün tepkilerine rağmen ve “barış” sürecinin bütün “olumluluğuna” rağmen devlet tek yerde dahi geri atım atmadı. Bugün Kürdistan’da halkın dağları mesken eylemesi ve insanların katlediliyor olması bu yüzdendir.
“Barış” süreci ve devletin savaş hazırlığı
Sahte yurtseverler ve çoban yıldızı aydınlar
Tarihin defalarca doğrulanmış tanıklığı ile bilinmektedir ki, sahte yurtsever siyasetçilerin peşinden giden toplumların sonu yılan kaynayan kuyuların dipsiz karanlığıdır. Para, makam ve şöhret bataklığına saplanan o sahte yurtseverler adları üstünde sahtekârdırlar. Marazlı ruhlarını yurtseverlik ve halkçılık gibi cazibeli sözlerle perdelemede ve sinsi yüzlerini saklamada oldukça ustadırlar; halkı tilkice hileler ve makyajlanmış yalanlarla aldatmada üstlerine yoktur. Şarlatandırlar; sesleri gerçek yurtsever aydınlardan hep daha gür çıkar.
TKP/ML- TIKKO gerillaları “Daha fazlasını yapabilmek için çabalayacağız”
Daha önce e-posta yoluyla elimize ulaşan bir haberi sizinle paylaşmış ve bu haberlerden birinde Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist (TKP/ML) Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO)’ya bağlı gerillaların 19 Mayıs günü Dersim’de yol kesme eylemi gerçekleştirdiğini aktarmıştık.
Yine elimize e-posta yoluyla ulaşan bir haberde bu yol kesme eylemini gerçekleştiren gerillalarla bir söyleşi gerçekleştirilmiştir. Biz de bu söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz:
TKP/ML TİKKO Dersim Bölge Komutanlığı
TKP/ML TİKKO gerillaları komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın katledilişinin 41. yıldönümü vesilesiyle bir açıklama yapti ve çeşitli eylemler gerçekleştirdiler. Elimize e-posta yoluyla ulaşan açıklama ve eylemleri güncelliğinden kaynaklı okurlarımızla paylaşıyoruz:
İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür!
Kalbimize saplandı 5 bıçak… (video)
Dersim: 2 Şubat 2011 tarihinde şehit düşen TKP/ML MK üyesi Sefagül Kesgin, TİKKO Bölge Komutanı Nurşen Aslan ve TİKKO komutan ve savaşçıları Gülizar Özkan, Derya Aras ve Fatma Acar’ın mezar yerlerinin açıklanmasının ardından cenaze töreni Dersim Merkez’de gerçekleşti. Yüzlerce insanın katıldığı cenaze töreni ardından şehit düşen gerillalar, kavga yeminleri ve savaş sloganları ile Dersim Belediye (Asri) Mezarlığı’na defnedildi.
Mayıs’(lar)ımızın anlatıp,hatırlattıkları
“Ego contra mundum”[2]
Erdoğan’ın, “Biz bu ülkede hiçbir gerilimin kaynağı değiliz… Berkin Elvan’ın anmasını yapıyorlar... Her ölüm hadisesinde bir tören mi düzenleyeceğiz. Ölmüştür geçmiştir...
Bütün bu araçların üzerine bu teröristler camları kırmaya çalışıyorlar. Polis eli kolu bağlı mı kalacak, bir şey yapmayacak mı? Nasıl sabrediyorlar anlayamıyorum. Hiçbir medya yaralanan polislerin durumu ne olacak demiyor…”[3] diye haykırdığı zor ve zorlu günlerden geçerken; acı çekiyoruz.
Bejdar'ın tutsak alınamayan şiirleri [*]
“Şiir hayatın özetidir.”[1]
Bejdar Ro Amed…
Kürt şiirselliğiyle yüklü bu adı ilkin -olasılıkla Amed’de, Kürtleri “te’dip”te kararlı, rejimin sadık bekçisi, dediğim dedikçi, işgüzar bir nüfus memurunun dayatmasıyla kayda geçilmiş Türkçe bir adın yanına parantez içinde çiziktirilmiş olarak gördük, Kürt coğrafyasındaki cezaevlerden birinden gelen zarfın üzerinde…