TKP/ML YDK: Ortadoğu'nun ezilen halkları yalnız degildir
ORTADOĞU’NUN EZİLEN HALKLARI YALNIZ DEĞİLDİR.
Ortadoğu kan gölüne dönmüş bulunuyor.
Emperyalistler ve uşaklarının Ortadoğu’daki saldırılarında binlerce insan hayatını kaybetti. Suriye ve Irak’ın ardından, Filistin, Kobane ve Rojava’yıda içine alan saldırlar karşısında dünya sessizliğini korumaya devam ediyor.
Emperyalistler Ortadoğu haritasını yeniden çizmek ve hâkimiyet alanlarını genişletip, bölgenin yer altı ve yerüstü zenginliklerini tamamen kendi kontrollerine almak için saldırıyorlar. Bölgedeki uşaklarını da devreye koyan emperyalistler, yaşanan katliamlardan doğrudan sorumludurlar.
IŞİD, Suriye içsavaşında emperyalistler adına savaştırılmış, her türlü silah ve lojistik destek vererek büyütülen kan emici, gerici faşist bir örgüttür. İslam adına hareket ettiğini söyleyen ve Irak’ta ele geçirdiği bölgelerde Halifelik ilan edip, kendi dışındaki inanç gruplarına saldıran, kadınları kaçırıp, tecavüz eden, öldüren bu gerici örgüt, en son Irak’ın Şengal bölgesinde yaşayan Êzidi inancına mensup 500 insanı katletti. Binlerce insan, dağlarda aç ve susuz bir şekilde ölüm kalım mücadelesi verirken, emperyalistler ve uşakları sadece timsah gözyaşları döküyorlar. ABD’nin sözde insani gerekçelerle IŞİD mevzilerine saldırması, tamamen kendi çıkarlarının Irak’ta tehlikeye girmesidir. Ortadoğu’da binlerce insanın ölümünden, milyonlarca insanın yerinden olmasından sorumlu olan ABD’nin IŞİD’e karşı başlattığı saldırı tamamen göstermeliktir.
Musul’u ele geçirdikten sonra, birdenbire IŞİD tehlikesine dikkat çeken emperyalistler ve uşakları, IŞİD’in Rojova ve Kobane’ye saldırdığında sesizkalmış, çıkarları tehlikeye girdiğinde IŞİD tehlikesinden söz etmeye başlayarak büyük bir manipülasyon yaratmaya çalışmaktadırlar.
Emperyalistlerde dâhil, Kürdistan’ı ilhak eden tüm devletler için Rojova’da demokratik Kürt oluşumunun zayıflaması ve güçten düşürülmesi istenmektedir. Kürtlerin Rojova ve Kobane’de kalıcı bir güç haline gelmesiyle birlikte, Ortadoğu’daki dengeleri bozacağı bilinen bir gerçektir. Rojova’daki Kürtlerin bu bölgeyi ele geçirmesiyle birlikte, Irak Kürt bölgesel yönetimi de Rojova Kürtlerine tavır aldı. Barzani’nin kendisine karşı bir tehlike olarak gördüğü Rojova’nın düşmesi için elinden geleni yapmaktadır.
Siyonist İsrail devletinin yıllardır Filistin Halkına yaptığı saldırılarına bir yenisi daha eklendi. 2 Temmuz 2014 tarihinde havadan askeri saldırılarla, 18 Temmuz’da ise kara operasyonuyla devam eden saldırlar da şimdiye kadar 2000’e yakın insan hayatını kaybetti. Binlerce insanın sakatlandığı, binlerce yerleşim yerinin yerle bir edildiği İsrail saldırılarına karşı Filistin halkı direnmeye devam ediyor. ABD ve uşaklarının Afganistan, Irak ve bölgeye yönelik işgal ve saldırılarına karşı on yılı aşkın süredir direnen çeşitli ülke haklarının en büyük ilham kaynağı Filistin’in direniş ve intifada ruhu devam ediyor. Batı Şeria ve Gazze’de kurulan açık hava hapishanesinde her türlü gıda ve ilaç ambargosu uygulanarak diz çöktürülmeye çalışılan Filistin halkının boyun eğdirilemez direnişi, anti-emperyalist mücadelenin dünya çapında ilham ve güç kaynağıdır.
Bu nedenle başta Kobani ve Rojova direnişi olmak üzere Filistin halkıyla dayanışma icinde olacağımızı, gerici IŞİD saldırılarına karşı, Kürt ve Êzidi haklarının yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Rojova ve Filistin halklarının kazanımlarını ezilen ulusların ve halkların kazanımı olarak sahiplenmek, onları gerici kuşatma ve saldırılara karşı halk tarafından sahiplenilmesini sağlamak bir sorumluluktur.
FİLİSTİN VE ROJOVA HALKLARININ DEVRİM VE DİRENİŞ ATEŞİ SÖNMEYECEK!
TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ/MARKSİST-LENİNİST / YURTDIŞI KOMİTESİ
Son Haberler
Sayfalar
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”
Siyaseti, somut şartların somut tahlili sonucunda izlenecek yol ve yöntem olarak tanımlamak mümkün.Somut şartların somut tahlilini yapıyorsanız,yani olguya objektif bakma kaygınız varsa,günümüzün Kürdistanını tanımlarken kullanmanız gereken kavramlar Kürd uluslaşması ve ulusal birlik,ulusal kongre,ulusal ordu,ABD,AB,Rusya,Çin,BM,dış dinamikler,enerji ve petroldur.“Çözüm süreci” adı verilen TC’nin Kürdistan ulusal kurtuluş hareketini çözme,Kürd özgürlük hareketinin de “ava gideni avlama” projesinde yukarıdaki kavramlardan sözeden yok.Tedavüldeki kavramlar silahsızlanma,Türkiye partisi,halkla
IŞİD değil, Türkiye saldırdı!
Kobanê’de üç ay gibi uzun bir süredir Kürt halkının onur savaşı verdiği biliniyor. Halk hem onur, hem de namus olan kimlik ve topraklarıyla birlikte, elde etmiş olduğu kazanımlarına büyük bir irade ile sahip çıkıyor.
Bir Bölündü İki Oldu Ya da Tarihsel Tekrar
Abartmak ile kucumsemek kardestir...Her ikisi de isci sinifi mucadelesine zarar verir...Tum mesele dogada, siyasette, felsefede, toplumda, bireyde, herseyi oldugu gibi, objektif, eksi ve arti yanlariyla dengeli degerlendirebilmektir...
Cunku hersey, buna biz de dahil, her zaman kutbun iki yanini icinde tasir..
Dialektik bize her zaman birin ikiye bolundugu gercegini soyler; bu birin kaderidir, onun ic yapisinin, ic celiskilerinin kacinilmaz sonucudur..
Mandela halkına ihanet mi etti?
Tarihteki pek çok acı örnekten de bilindiği gibi, liderlerine körü körüne bağlanan ve onların her söz ve hareketine tanrısal anlamlar yükleyen halkların sonu kahredici bir hayal kırıklığı ve çoğunlukla da yıkımdır.
PKK’limisin?-Dursun Ali Küçük
1-PKK Bağımsız ve demokratik Kürdistan için yürüttüğü direnişle var oldu.
Teorinin Maddi Güç Olması
Çin’de kültür devrimi sırasında „Felsefe Bir Sır Değildir“ adlı bir broşür yayınlanmıştı. Burada, kitlelerin Mao’nun düşüncelerinin pratiğe uygulanışının birebir örneklerine yer verilmiştir. Özellikle kırsal alanda köylülerin bu düşünceler sayesinde üretimi nasıl geliştirdiklerinin ve sosyalizmin adım adım inşasının örnekleri verilir. Ve köylüler şöyle der:
TKP/ML: “Hindistan’da halkları kurtuluşa götürecek tek güç HKP(M)’dir”
Yoldaşlar,
Hindistan Komünist Partisi (Maoist)’in kuruluşunun 10. yılını TKP/ML olarak en içten devrimci duygularımızla selamlıyoruz.
Dersim Seferi Yine Hüsranla Bitecek!
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Dersim’e gideceği, (çok zayıf bir olasılıkla da olsa ki, asla inandırıcı değil ) 1934 yılında yasayla ismi değiştirilen “Dersim” ismini geri vereceklerini ve Seyit Rıza ile yoldaşlarının mezar yerlerini açıklayacağı konuşuluyor..
İslami görünümlü faşist yapılanma: TC
“Yeni Türkiye”nin bir özelliği de uzun toplantılar yapılması oldu.Milli Güvenlik Kurulu'nun 10 saat 20 dakika süreyle tarihinin en uzun toplantısını yaptığı, Bakanlar Kurulu toplantısının 8.5 saat sürdüğü açıklanıyor. Ancak işin ilginci AKP'nin “yeni Türkiyesi”nde bu toplantıların uzun sürmesi de (artık iyice kanıksandığı üzere) bir propaganda malzemesi olarak sunuluyor! Gerçekte toplantıların bu kadar uzun sürmesi iktidar partisinin içinde bulunduğu sıkışmışlığın ürünü olmakla birlikte, “havuz medyası” bu durumu bir başarı hikayesi olarak sunuyor!