Salı Eylül 15, 2026

Sülyetler

Sokaktaki birey sizin için neyse kitle içerisindeki bireyde aynıdır.

Her şey değişir bazı insanlar değişmez derler.

Memleket değişir; insanlar yeni yeni iş alanlarına yönelir, aralarındaki iletişim değişir, farklılaşır ....

Ama bazı insanlar değişmez derler.

Onlar yıllar yüzyıllar geçse de aynı kalırlar.

Ellerine aldıkları, kendileriyle aynı huydaki dergilerle - gazetelerle veyahutta sanal alemlerle kendilerine yakın gördükleri insanlara, mahallelere... giderler.

Sistem; her sokağa, haneye girecek kadar başarı göstermiş olsa da...

Onlar hala eski insanlardır.

Sistemin yaygarlarının yükseldiği evlerin önünde geçer, kendilerine yakın gördükleri insanların yanına giderlerken sistemin manipülasyonlarının her yere girebildiğini de düşünmezler.

Başlarını kaldırıp insanlara da bakmazlarki insanların ne kadar manipülasyonlara maruz kaldığını göreler.

Başlarını kaldırıp insanlara da neden baksınlar ki?

Veyahutta neden insanlarla bire bir ilişkiye geçip manipülasyonlara maruz kalmış insanlarla uğraşsınlar ki?

Sonuçta...

Her şeyi değiştirecek olan...

Mahalleler,  fabrikalar, kitleler...  değil mi?

Ve önemli olanda onlara yön verebilmek, yön verilebilecek insanların yetiştirilmesi değil mi?

Eee... öyle ise manipülasyonlara maruz kalmış mahallelerle, şehirlerle, insanlarla uğraşmaya; karşı karşıya gelmeye gerek var mı?

Sokağa dökülmüş mahallelerin, şehirlerin, insanların bam teline dokunmayı becerebilin yeter.

 O an mahallelerin, şehirlerin, insanların yüzerinde yarattıkları çoşkuyu, sevinci gördüğünüzde....

Haklarında söylediğiniz tüm sözlerden dolayda kendinizi kötü bile hissedebilirsiniz.

Ama bu güne kadar yaşanmış başarısızlıkları inkar etmediğinizde.

Ama  kendiliğindenciliğe, manipülasyonlara mahkum olmanın her haneye, bireye ulaşılmasıyla ortada kaldırılacağını görmeyenler uğruna hema edilen binlerce insanları, mahalleleri düşünmediğinizde bunu hissedersiniz.

Hema edilenleri, düşünülmeyeni gördükçe.....

Aslında hema edilenin, düşünülmeyenin.....

Görülmeyenin....

Sokaklarda, kitleler içerisinde...

Ha... var,  ha.. yok hale getirilenlerin...

İnsan olduğunu...

Doğa olduğunu....

Onlardan, herkestende çok olduklarını fark edersiniz.

Diğer bir yandan dışlanmışlıkla, hayel kırıklıklarıyla aranızdaki uçurumların da daha derinleştiğini hissedersiniz.

Sistemin, onların manipülasyonlarına, ötekilestirmelerine daha açık hale gelirsiniz.

Dudaklarınızda iticilik, karekterinizde yozlaşma, doğanızda bağnazlaşma daha da  artar.

Kadın kadın olmaktan, erkek erkek olmaktan, çocuk çocuk olmaktan, doğa doğa olmaktan çıkar.

Yabancılaşmanın dibine vurursunuz.

Üstünüze, ruhunuza sinmeye başlayan yeni yeni hallerinizle de aranızdaki uçurumların, çelişkilerin daha da arttığını hissedersiniz.

Yeni yeni hallerinizle de her geçen gün kendilerine daha uzak kendiliğindeciliğe daha da yakın oldukça sevilirsiniz.

İçlerine girmeye çalıştıkça da...

Böyle bir döngü onları da sizi de  sarar durur.

O  döngünün içerisinde onlarda sizde kaybolur gidersiniz.

Ta... ki...  kapitalizm aranızdaki ayrımı gayrımı sizin içinde onlar içinde çözene kadar.

Ta... ki... proletaryaların devrimine engel olan rus köylüsünün devrimciliğini (narhonizmini) kapitalizm köylüleri iyice ücretli hale getirerek (proletaryalara benzeştirerek) ortada kaldırması gibi bir süreci  sizler de onlarda yaşayana kadar...

Döner döner durursunuz.

Peki bu ilem de böyle mi olmak zorunda?

İlem de...  rusyadaki gibi aramızdaki ayrımı gayrıyı  kapitalizm bizler içinde sizler içinde çözmesini mi  beklemek zorundayız?

Bunun başka bir yolu yok mu?

...

8372

TC Devleti Mafya İle Her Zaman İç İçe Oldu

Alaattin Çakıcı’nın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na açık meydan okuması ve ardından sosyal medyada yayınladığı ikinci mektubunda yaptığı küfür ve tehditten sonra bir kez daha devlet mafya ilişkisi tartışma konusu oldu.

Devrimimizin niteliği ve stratejisi üzerine (1)

MKP III. Kongre iradesi, sosyo-ekonomik yapı tahliline ilişkin öngördüğü yeni belirlemelerine koşut olarak, savuna geldiği devrimin niteliği/aşaması ve devrim stratejisi konularında da ‘köklü’ değişikliklere imza atmış bulunmakta.

Elimizdeki materyalde sorunu ‘devrimimizin niteliği ve stratejisi’ ile ‘program’ başlıklı olmak üzere esasen iki, ancak ‘ordu örgütlenmesi’ ve ‘illegal alan ve açık alan çalışmaları’ ana başlıkları altındaki değinileriyle birlikte, toplamda dört ayrı başlık altında ele aldıkları örülmektedir.

Özelleştirme ve Sermayenin Diktatörlüğü

Rejimin biçimsel yanı, sermayenin gereksinimlerine göre zaman zaman değişse de, sermaye devletinin özü değişmez. Çünkü o öz, bir sınıf diktatörlüğüdür. 

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adını verdikleri yeni yönetim biçimi, “parlamenter sistem” dediklerinden özde farkılı değil, sadece biçimsel bir değişimden ibarettir.

ABD Başkanlık Seçimi Ve Geride Bıraktıkları!

4 Kasım 2020 tarihinde ABD'de yapılan başkanlık seçimi geride bir çok tartışmayı bıraktı. Geride kalan tartışmaları bir kaç başlık altında şöyle toparlayabiliriz.

1. ABD Başkanlık seçiminin neden bu kadar önem arz ettiği.

2. Trump'ın gitmesinin neden bu kadar önemli olduğu.

3. Jeo Biden'le esen barış havası gerçekçi mi?

ABD, Trump'la birlikte belli bir tecrit olmuşluk yaşamış olsa da dünya üzerindeki önemini hala koruyor. Doların ticari alışverişte fiyatları belirlemesi, değişim aracı olması dünya borsalarını ve ticaretini etkilemeye devam ediyor olması.

Mücadele edeceğiz, faşizmi yıkacağız, biz kazanacağız!

Albayrak'ın istifa ettirilip tüm suçun ona yüklenme çabası ne AKP'yi ne de Erdoğan'ı kurtarabilir.

Türkiye ekonomisi sarmal bir kriz içinde. Kriz, ekonominin sadece bir kesitiyle ilgili değil, tüm yönleriyle içiçe; sanayi, inşaat sektörü, tarım çökme sinyalleri veriyor. Covid-19 pandemisiyle krize giren ekonominin düze çıkarılması ne Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınması ne de Berat Albayrak’ın istifa ettirilmesiyle düzelecek gibi.

Bir Yılmaz Dersim/Nubar Ozanyan

Herkes Yılmaz’a sevdalı, Yılmaz Dersim’e sevdalı. Açıklaması zor bir çelişkidir bu. Nereden gelir, bu tükenmek bilmez Dersim sevdası.

Bu sevdayı, bu denli güçlü ve çekici kılan; Dersim topraklarını, dağlarını, süt gibi akan sularını sevdanın diğer adı yapan nedir? Neden her derin sevdanın adı hep Dersim olur? Rüyalarımızdan çıkmayan, kayalara vuran acının adı neden hep Dersim olur?

Rumlara Dair Tarih (B)İlgisi[*]

“Kendimi saklayarak yaşadım aranızda

Hiçbir zaman bulamayacağınız mezarlar kazdım
İçlerine hayatımı gömdüğüm
Oysa adlarımız vardı bizim
Daha içten, daha derin ve daha gerçek
O adlar ki kanımdır benim senin için ise toz.”[1]
 

PKK-KDP Savaşı Kime Hizmet Eder?

"Eğer bir savaş çıkarsa bu KDP ile PKK arasındaki bir savaş olmayacaktır. Tüm Kürtleri kapsayacak bir savaşa dönüşebilir. Dolayısıyla bu savaşın kazananı Kürt düşmanları olur. Bu savaş Kürt düşmanlarına hizmet eder."

 

1.Emperyalist Paylaşım Savaşı’ndan sonra dört parçaya bölünen -bölgesel 4 gerici, faşist devlet arasında paylaştırılan- Kürtler, bu yönetimlerle barışık olmamış, sürekli mücadele içerisinde olagelmişlerdir.

Gerçeğe ışık, devrime pusula: Mehmet Demirdağ

Sınıf mücadelesi, çok yönlü ve kapsamlı bir olgudur. Sömürü ve zulme dayalı düzenlere karşı kapsamlı bir konumlanışı, ezilenlerin saflarında üretilen tüm pratiği ve toplumsal dönüşümün kültürel, sosyal, ekonomik ve siyasal tüm biçimlerini kapsar. Bu bakımdan, sınıf mücadelesi sadece doğru tespitlere ve siyasal çözümlemelere değil esas itibari ile ona müdahale edebilecek bir örgütlenmeye ihtiyaç duyar.

Emperyalizm tartışmaları üzerine / Mehmet Emin Gündoğdu

Ekonomisi çıkmaza giren Türk devleti, yetiştirdiği çetelerini ve paralı askerlerini başta Amerika ve İsrail olmak üzere çeşitli emperyalist devletlerin hizmetine vererek bölgede saldırgan bir tutuma girdi. Kimileri bu saldırganlığı, gelişen ekonomiye pazar arama olarak değerlendiriyor, kimileride benim gibi, emperyalist devletlerin paralı askeri olarak değerlendiriyor.

Azerbaycan Tezkeresi ve Emperyalist Yayılmacılık

17 Kasım 2020 tarihinde TBMM’de “Azerbaycan’a Asker Gönderme Tezkeresi” kabul edildi. Peşinden bütün iktidar yanlısı gazeteler: “102 yıl sonra tarihi buluşma” ve esas olarak da: “Türk Askeri 3 Kıtada” [1] başlıklarını büyük puntolarla yazdılar.

Sayfalar