Siz toplumsal muhalefetin yükselmesini bekleyin / ERGÜN ASLAN
Biz proletaryalar enternasyonalizmimizi vermeyenin varlığını sorgularız varlığını.
Ama gıdık.
Ama yanak.
Ama...
Demek öyle.
Demek böyle.
Demek her şey...
Marks'ın, devrime engel olmaya başlayana kadar dünya proletaryalarının çeşitliliğini enternasyonalizmde bir araya getirmeye çalıştığını görmezlikten gelmemize kadarmış
En büyük ihanetler en güzel proletarya şarkıları arkasına gizlenilerek gerçekleştirilmiş ihanetlerdir.
Kıymetlimizzz...
Yüksek yüksek menfaatlerimizzz....
Acaba biz proletaryaların yüksek yüksek menfaatleri şarkısı arkasına gizlenilerek ele geçirilmiş kaç parti (kaç devrim) vardır
Bir mi desek, iki mi desek, üç mü desek...
Ve işin en acısı da bu şarkılara inanan partileri kaybetmiş olmamız da değil.
İşin en acısı da kaybettiğimiz partilerin bu şarkılara inanmaları.
Peki kaybettiğimiz tüm partiler bu şarkılara inanacak kadar saf, cahil, bilgisiz, sarışın mıydı?
Daha doğrusu sosyalizmin hiç mi ilkesi yoktu ki bu sarışınlara bir şeyler öğreteydi de bu sarışınlarda kendilerini kandırmaya çalışanlara, bu söylediklerinizin hiçbiri sosyalizmin ilkeleriyle uymuyor, deyi vereydi.
Doğruyu söylemek gerekirse, yoktu.
Daha doğruyu söylemek gerekirse hiç kimsenin böyle bir ilkesi yoktu.
Ve hiç kimse de böyle bir ilkesinin olmasını istemedi.
Marks bile.
Hatta marks...
İşi daha ileri götürerek komünizme ilerleyen ülkelerin eşitçe ilerlemeyeceklerini kabul etmekle....
sadece....
sosyalizmin ilkeleriyle sorgulayamadığımız....
proletaryaların yüksek yüksek menfaatlerinin yanına...
sorgulayamadığımız proletaryaların devrimlerinin de olabileceğini değil...
sosyalizmin tesiri altında kalmış kapitalist devrimlerinde olabileceğini eklemiş oldu.
Ve böylece sosyalizmin ilkeleriyle sorgulayamadığımız ilkesizliklerde bir iken iki, ikiyken beş oldu.
Sorgulayamacağımız ilkesi de ilkemiz oldu.
Sorgulayamacağımız ilkesiyle kendilerini güvence altına alan ilkesizlikler de sadece partileri elegeçirmekle kalmadı.
Ortaya çıkmışlarken de:
İlk önceleri..
kendilerini yok edebilecek kapitalizmin evrelerini...
daha sonra da....
varlığını hiç kabul etmedikleri...
kendilerini bir var eden bir yok, eden kapitalizmin zaman döngülerini yok etmeye giriştiler.
Ve bu uğurda kapitalizmin her evresinde ve her döngüsünde kendilerini yaşatabilecek ideolojiler yarattılar.
Ve yarattıkları ideolojiler de...
son kerte de ....
sadece....
kendilerini var eden...
kendilerini de içimize sindirten...
Marks'ı değil..
Marks'ın toplumların komünizme ilerlerken eşit ilerlemeyeceği ve farklı devrimlerinde olabileceği anlayışını yok etmeye giriştiler
Ve sonuçta karşımıza... gıdığımızı, yanağımızı... aman... enternasyonalizmimizi, her kapitalist evrede ve her kapitalist döngüde, şartlara ve koşullara bakmadan vermek istemeyen... dünya yüzerinde de kendi ideolojik anlayışından başka hiç bir ideolojik anlayışın olabileceğini kabul etmeyen tekçi, tipçi siyasi partiler, devrimler, eternasyonalist anlayışlar ortaya çıktı.
Ama biz proletaryalara tüm bunlar sökmez.
Biz proletaryalar hakkımız olan...
Enternasyonalizmimizi...
Söke söke alırız...
Kahrolsun enternasyonalizmimizi vermeyenler.
Kahrolsun tekçi, tipçi anlayışlar
Yaşasın hakkımız, yaşasın enternasyonalizmimiz.
Ergün Aslan
Ergün Aslan sitemizin köşe yazarıdır. Teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır.
Son Haberler
Sayfalar
Bir Faşistin Düşündürdükleri
Bayraksiz bir hayat, susuz bir col gibidir...ey ulu bayrak, haydi mutlu et bizi, bicare zavalli ruhumu yucelt, koyu yalnizigimi parcala, kendimi dunyanin en guclu kisisi gibi hissttir bana, ihtiyacim var sana...ne olur yalvariyorum sana...canim feda yoluna...
Bayrak bayrak soyle bana; bizden guclusu var mi dunyada??? Ezan, bayrak, kutsal devlet umacisi ile sinif sorunlarinin karartilmasina izin vermeyelim...
‘2015′e doğru Türkiye’nin tuzakları’
Yazar Sait Çetinoğlu’nun Ermeni Soykırımı üzerine Ermenistan’da gazetecilik yapan Haykanush Aloyan’la yaptığı röportajı okurlarımızla paylaşıyoruz.
Ermeni Soykırımı’nın 100. Yıl dönümüne bir yıl kala ne tür gelişmeler yaşanabilir?
ABF Şerden Korunmalıdır!
Bu pazar günü Alevi toplumunun yurtiçindeki en büyük ve en üst çatı örgütü olan Alevi Bektaşi Federasyonunun (ABF) Genel Kurulu gerçekleşecek. Selçuklulardan günümüze dek Alevi Kızılbaşların karşı karşıya kaldığı yok sayılma, hor görülme, inkâr, asimilasyon, soykırım ve katliam politikalarına karşı örgütsel bir duruş sergilenmesi açısından bu genel kurul son derece önemlidir. Bu açıdan Alevi toplumunun da beklentileri önemlidir.
Cenaze töreni için otobüs kalkış yerleri
2 Şubat 2011'de şehit düşen ve geçtiğimiz günlede TKP/ML TİKKO tarafından mezar yerleri açıklanan 5 kadın gerillanın cenazeleri, yarın DNA testi için gönderildikleri Malatya Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak.
Beşler için 5 Haziran Perşembe günü saat 13.00'te Dersim Sanat Sokağı'ndan başlayacak ve Asri Mezarlığı'nda sona erecek bir tören düzenlenecek. Törene çeşitli illerden katılım için Partizan,Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri tarafından çağrı yapıldı.
İşte o araç kalkış noktalarından belli olanlar:
İSTANBUL
* 1 Mayıs Mahallesi
TKP/ML TİKKO Militanlardan Gazi Mahallesi'ndeki çatışmalara ilişkin açıklama
Gezi İsyanı’nın birinci yılında İstanbul’un çeşitli semtlerinde de bir dizi eylemler gerçekleştirildi. Dün akşam saatlerinde Taksim’deki eyleme katılmak üzere yürüyüşe geçen Gazi mahallesi halkı polisin saldırısı ile karşı karşıya kaldı. Oldukça yoğun gerçekleşen saldırı karşısında direnen kitle gece geç saatlere kadar çatıştı. Çatışmalar sırasında DHKP-C MLKP YDG-H ve TKP/ML TİKKO militanları da yer alarak barikat kurdu. Konuya ilişkin elimize ulaşan e posta TKP/ML TİKKO militanları eylemin ayrıntıları hakkında bilgi verdi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.
Umudu avuç avuç içirenlerin adıdır Beşler
Mazlum bir halkın isyanının çığlıklaştığı bu dağlarda sizden öncekilerin dikkat kesildiği, kulak kabarttığı tarif edilemez acılar yaşanmıştı. Öykülerindeki ölümle, işkence ve sürgünle hesaplaşmak geleceğe sarkmış, devlete duyulan öfkenin tazeliği yüreklerinin kapılarını, sofralarını sizden öncekilere ve sizlere açmıştı. Vartinik kıvılcımının aydınlattığı yüzler acılarını anlayanların yüzlerinde kendi çizgilerini görmüş, dertleşmiş, saf tutmuştu yanlarında. Dersim bağrına basmış, kucak açmıştı umudu avuç avuç içiren isyancılara.
"Sıyrılıp gelen(ler)" le isyan zorunludur!
“Ölçülü olmak ölümcüldür.Aşırılık kadar,hiçbir şey başarılı olmaz.”[2]
Biliyorum; 30 Mart 2014 yerel seçimlerinin ortaya koyduğu “yüzdeler”, “rakamlar” kimilerinin sükut-u hayale uğrattı!
Emma Goldman’ın, “Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı,” saptamasını yıllardır telaffuz etmekteki ısrarımdan mı nedir; sükut-u hayale uğrayanlarla ya da “yüzdeler”/ “rakamlar”la uğraşmak yerine “sıyrılıp gelen(ler)”in işaret ettiğini önemseyip, altını ısrarla çizip, “Vurun ulan vurun ben kolay ölmem” diyen gelenektenim…
“İsyanı sürdürüyor, ayağa kalkıyoruz!”
Gezi İsyanı, 1. yılını dolduruyor. İsyanın ruhunun hala sokakları sardığı bugünlerde art arda açıklama yapan dayanışmalar, forumlar ve devrimci, demokratik ve yurtsever tüm kurumlar Gezi İsyanı’nı yıldönümünde alanlarda olmaya çağırıyor.
Dil'in Gerçeği Degil, Gerçeğin Dil'i
Gezi'nin yildonumune
Komunizme salt bir oznel istek, tercih olarak yaklastiginiz surece Marksizmi anliyamazsiniz.
Marksizm iyi olandan soz etmez, kacinilmaz olandan soz eder; onu oznel bir felsefe degil, bilimsel bir felsefe yapan, gercegi her zaman maddi olgularda; uretim iliskilerinde, uretim tarzinda ve uretici guclerle insan iliskilerinde aramasidir...
Bu metin bir isyandır yoldaş yüreklerden
Eğer
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer ...
Can Yücel
Comment form