Pazar Eylül 13, 2026

Sınıfa Dışardan Aydın Bilinci Değil, Sınıf Bilinci Taşıyın !

 

Kararli, net, dik, bilimsel politik bir durusun olacak...

Kitleler, savrulduklari sag ve sol yanlis cizgilerle bir yere varamiyacaklarini, kendi politik deneyimleri ile kavrayarak, tarihsel-toplumsal surecin bir asamasinda, sana yonelmeye, bu kez seni denemeye karar verecek....

Iste, icinden gectigimiz bu bulanik suda, bu puslu havalarda, yapilmasi gereken sey, esas olarak tam da budur...

Devrimci-Demokrasinin bayragini dik, hicbir burjuva, kucuk-burjuva akimin kuyruguna takilma, yerini, mevzilendigin tepeyi halk bilsin, ve senin zamaninin gelmesini bekle...

Devrimci, bagimsiz ideolojik-politik bir merkez, bugun mevzilendigimiz dag bu olmalidir.

Oportunistlesmeyin Devrimciler, Marksistler, Komunistler; dik durun!...Kucuk-burjuva, burjuva Aydinlardan degil, sinifimizin yol gostericisi Marksist Felsefeden ilham alin.

 

 Hicbir zaman kisilerin one cikartilmasini dogru gormuyorum...One cikan kisileri donatan felsefenin one cikartilmasi taraftariyim....


Kahramanlari yaratan icinden gecilen tarihsel-toplumsal sartlar ve onlarin kusandiklari felsefedir...

Stalin, Lenin, Mao gibi kisisel figurleri savunmam yanlis anlasilmasin...Dunya capinda burjuvazi ve onun her renkten dostlarinin muazzam bir kara propaganda ile saldirdigi Proleteryanin bu ogretmenlerinin sahsinda, aslinda yok etmek istedigi onlarin ideolojileri/ felsefeleridir...

Bu yuzden, bu tarihsel sahsiyetleri savunmak, ozunde, M-L-M felsefeyi savunmak haline gelmistir, getirilmistir...

Yoksa komunistler hicbir zaman kahramanlar ideolojisi yaratmamislar, tersine, buna siddetle karsi cikmislardir; kitlelerin kahramanligini esas almislardir...
Tum karalamalara karsi, sozunu ettigim Proleteryanin ogretmenleri de, her firsatta bu en temel komunist ilkenin altini cizmislerdir.

Hata yapmaz onderler yoktur, hatalarini gorup, duzeltebilen onderdir...Tum bir Marksist Bilgi Teorisi bunun uzerine oturur.

Kendimize kurtarici aramaktan vazgecip, ne zaman tek kurtaricimizin M-L-M oldugunu kavradigimizda, onu inceleme, ogrenme, kavrama ve uygulama bilinci edindigimizde, iste tam da o noktada , yeni dunyanin yeni insanini, sinif felsefesini kusanmis devrimci isciyi yaratmis olacagiz...

Tum kurtaricilar, kurtarilmaya muhtac olanlar icinden, bizim sectigimiz kurtarilamayanlardir...

Kurtaran idoller, insanlar, saygidegerler yoktur; kurtarici felsefe Marksizm vardir!

Onderlige muhtac olanlardan, ismarlama onder yaratamazsiniz.

Bizim alcakgonullugumuz herkesin esitligine dayanir; bu yuzden bir karincaya da bir file de ayni saygiyi gosteririz...

Ancak!...Bunun bir erdem degil, bir boyunegme olarak goruldugu yerde;bir aptal koleler ve onlarin uyanik yol gostericileri oyununun sahneye koyuldugu yerde; tipki burjuvazinin yaptigi gibi, bu kez de sosyalizm adina, bir populer ust kultur yaratma,ve onun ekipmanlarini da yeni sol populizm olarak halkin tepesine cikartmaya calisirsaniz, iste orda, tam da orda, bizim alcakgonullugumuz yerini sinirsiz bir nihilizme birakir...

Gelin Marksizmde, isci sinifi siyaseti ve onun dogal, gercek, alcakgonullu, onder olmayan onderlerinin mutevazi cabalari altinda birleselim...

Ismarlama 'onderler', yazarlar, sanatcilar, basi buyukler, konusmacilar bize uymaz...Oyuna girdik mi herkes esit olacak, gucu oraninda verecek; esit yasiyacak, yetenegi oraninda is gorecek; esit muamele gorecek, ayricaliklilar sinifi, burokrat elitler guruhu yaratilmayacak....

Bizden biri olacak kisaca, bizim gibi isimsizlerden olacak.

Bu saatten sonra, hele birde, kendileri onderlige muhtac olanlarin, onder diye yukunu, forsunu hic cekemeyiz...Kendimize ne koca ne kurtarici ariyoruz; arkadas, yoldas, kollektivizm...sadece bu!

Gelelim icimize sizan Liberalizmin gercek gorunutusune... 
Liberal-Sosyalizmden, k.burjuva aydinlardan medet umanlarin gercek hikayesine...Demokratik yalanlarin arkasina gizlenmek istenen EKONOMIK FASIZME!
Neden hem iscici(!), hem de burjuvazinin nazik dostlari oldugu yalanlarinin ekonomik  ayagina... 

Burjuvazi ile uzlasmamizi vaaz etmeleri karsiliginda, kose yazarligi, buyuk basin erbabi, buyuk aydin, akil adam, bilim insani, 40 turlu unvan altinda aldiklari buyuk ikramiyeler onlarin olsun... 

Biz burada sadece liberal aydinin hic sevmedigi, siddetle alerji duydugu, rahat kicinin teori ve pratigine temelden ters, 'celik disiplinli Proleterya'nin nasil celiklestirildigine, kimin tarafindan celiklesmek, en siki disiplin altinda yasamak zorunda birakildigi tarihsel oykusune uc cumlelik bir hatirlatma yapmak istiyoruz...

Hey liberaller ve sosyalizmi liberalizmle harmanlayan burjuva sosyalistler!

Biz iscilerin fabrikalarda, insaatlarda, yollarda, madenlerde, isyerlerinde kole disiplini ile calistirilmasina, bir iscinin verebilecegi en yuksek enerjiyi hesaplayip, yaris atlari gibi, azami enerjiyle calistirilmamiza, burjuva ekonominin celik disiplini altinda inletilmemize, sakat birakilmamiza, gunde 4 iscinin katline, ekonomik fasizme gelince TIK demiyorsunuz...

Ama!..Is idelojiye-politikaya gelince, Proleter disiplinin kotulugune, can sikiciligina, katiligina,toplumu tek yanli sekillendirmeye calistigina kadar bir yigin zirvayi anti-komunizm uretmek adina biz iscilerin zihnine sokmaya calisiyorsunuz...

Fabrikalarda, madenlerde celik disiplini biz, siz burjuvaziden ogrendik, zorla egitildik, modern kolelik egitimine zorla tabi tutulduk..ac kalmamak icin burjuva ekonominin kurallarina kayitsiz-sartsiz boyun egmeyi ogrendik...Oyle ki bir liberal gibi rahat kicinin teorisini yapma imkani biz iscilere hicbir zaman verilmedi..Aclikla tehdit edildik...

Proleteryayi, Proleter Disiplini siz yarattiniz burjuvalar, biz sizlerin, ekonomik fasizminizin urunuyuz...Sermaye diktatorlugunun yetistirdigi cocuklariz...

Simdi ayni disiplin sizleri ezecek, celikten irademizi siz yarattiniz, sonuclarina da siz katlanacaksiniz; o celik disiplin altinda ezilecek, tum mulkiyet haklarinizi elinizden alacagiz!...

Proleterya Diktatorlugunun ayak seslerini duyun, er ya da gec tepenize binecek, mulkiyet dunyanizi paramparca edecegiz..
Biz iscilerin ozgurlesmesi, ancak mulkiyet ve onun dunyasinin yerle bir edilmesiyle mumkundur...

Yasasin Burjuvazi Uzerindeki Proleterya Diktatorlugu!...Yasasin Emegin Ozgurluk Mucadelesi!

Mulkiyet Dunyasina Karsi Esirler Dunyasi, Uyanin!

 

https://plus.google.com/u/0/112365406570080242447/posts

103220

İbrahim Dinç

Site yazarlarımızdan olup teorik ve politik yazılar yazmaktadır.

Son Haberler

Sayfalar

İbrahim Dinç

Ya Özgürlük Mücadelesinden Yanasınız ya da Değilsiniz

Türk egemen sınıfları, Cumhuriyetin 100. yılını kutlamaya hazırlanırken ikinci yüz yılı için de nutuk atmaya başladılar. Halkımızın deyimiyle perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.

Nitekim ilk yüzyılı işçilere, emekçilere, devrimcilere, komünistlere, ezilen ulus ve azınlık milliyetlere, kadınlara, LGBTİ+lara, inanç gruplarına zulmetmekle geçen bir yüzyıldır. Bu baskıcı, asimilasyoncu, ırkçı, cinsiyetçi, tekçi ve emperyalizm uşağı sömürü-soygun düzeni, Kemalist cumhuriyetin ikinci yüzyılı da birinci yüz yılını izleyecektir.

Katliamlar Cumhuriyeti

13 Kasım'da, İstanbul'un en kalabalık caddesinde yapılan bombalı saldırı, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kere daha katliamlar cumhuriyeti olduğunun acı bir kanıtı oldu.

Çamur at…[ismail cem özkan]

Kasım ayını soğuk bir gününde kalabalığın henüz tam yoğunlaşmadığı bir saatte İstiklal Caddesi'nde bir katliam yaşandı. Banka konan bir bomba patladı ya da patlatıldı ve 6 masum, hiçbir şeyden haberi olmayan insan öldürüldü…

Ateş düştüğü yeri yakar ve acısını kelebek kanadı gibi evrene yayar, fakat küresel evrenimizde o kadar çok acı yaşanıyor ki, eskisi gibi haber dahi olmuyor… Yaşanan olay ajans bülteninde geçen birkaç satıra dönüştü… Acılar, düşen ateş ve yok olan hayaller…

BORAN için – İmera Fera Yeşilgöz

Herkes olması gerektiği yerde mücadele görevini, parti görevini yerine getirmekteyken, yani her şey olması gerektiği gibiyken gelen her not kalp atışlarımızı hızlandırır. Her şeyden evvel “bir şey mi oldu?” kaygısı hissedilir.

Bir TİKKO savaşçısı:“Devrimci mücadeleye katılma tercihimin bir geçmişi var!”

Avrupa metropolünden gelen bir devrimci olarak, kapitalizmin “vahşetinin kalbinde” yaşarız. Hepimizin hayatı, değerlendirme mantığına göre yapılandırılıyor. İster klasik sömürü ilişkileri ve işgücünün yabancılaştırılması olsun, ister ayrıştırma ve izolasyona dönük eğilimler ya da sosyal yaşamda kendi kendimize olan yabancılaşma olsun; sürekli akan bir damlanın taşı oyduğu gibi insan, kapitalist merkezlerde sürekli kapitalist ideolojinin ekonomik, sosyal ve teknolojik saldırılarına maruz kalıyor.

Kaypakkaya’nın Yoldaşı Olmak! (OKUR POSTASI)

Bazen bulunduğumuz yerlerin, taşıdıkları değeri istemesek de göz ardı edebiliyoruz. Benim Partizan’la tanışmam yılları alıyor ama aktif olmam 3 seneyi buluyor. Birçok insandan şunu duyardım İbo’nun kültüründen gelenler sağlam olur. O kültürü almışsan uzakta da olsa onu yaşatmaya çalışırsın. O bağlılık hiç bitmez.

CHP'NİN İHANETLERİ /Mehmet Emin Gündoğdu

 


   Bu yazının amacı kısa bir CHP değerlendirmesi yaparak, bu partinin izlediği politik hattı ortaya çıkarmak ve okuyucuya bir fikir vermek. Çünkü bu parti tarihi boyunca hep mevcut düzenin koruyucusu olmuştur. Düzen ne zaman tıkansa CHP yardıma koşar. En son marifeti unutulmuş bir konuyu yani türbanı gündeme getirerek Erdoğan hükümetine koz vermiştir.

Mersin Eylemi: Savaşın Dayanılmaz Ağırlığı – Emir Arda

26 Eylül günü, Mersin Mezitli’de ki Tece polisevine yapılan eylemin üzerinden ortalama bir hafta geçti. Eylem, yapıldığı günden itibaren, ak koyun ile kara koyunu ayrıştıran bir işleve sahip oldu açıkçası. İki kadın devrimcinin fedai eylemi, siyasal alanın tam ortasına, onu ikiye bölen bir çizgi çekti… Bu yazı eylemin hemen ertesinde kaleme alınabilirdi. Ancak hem HPG’nin açıklamasını beklemek daha doğruydu, hem devletin vereceği refleksi ve eylemin sonuçlarını görmeliydik. O yüzden bu yazının yazılması ve yayınlanması bugüne değin bekletildi… Bu kadar bekleme yeterli.

İtirazın Farkındalığıyla Meydan Okumadır Şiir[*]

 

 

“Bilim aklın şiiridir,

şiir de yüreğin bilimidir.”[1]

 

Andrey Tarkovski’nin ifadesiyle, “Şiir benim açımdan bir dünya görüşü, gerçekle olan ilişkimin özel bir biçimidir. Bu açıdan bakıldığında, şiir, insanlara hayatı boyunca eşlik eden bir felsefedir.”

Yaşamı savunmak; insan olmak (ve sonuna dek de İNSAN kalmak) hâlidir.

Bundan kimsenin şüphesi olmasın…

Çünkü “Hakikâte ulaşmanın yolları şunlardır: Felsefe, Sanat, Siyaset ve Aşk,” diye uyarır Alain Badiou!

Siz toplumsal muhalefetin yükselmesini bekleyin / ERGÜN ASLAN

Biz proletaryalar enternasyonalizmimizi vermeyenin varlığını sorgularız varlığını.

Ama gıdık.

Ama yanak.

Ama...

Demek öyle.

Demek böyle.

Demek  her şey...

Marks'ın, devrime engel olmaya başlayana kadar dünya proletaryalarının çeşitliliğini enternasyonalizmde  bir araya getirmeye çalıştığını görmezlikten gelmemize kadarmış

En büyük ihanetler en güzel proletarya şarkıları arkasına gizlenilerek gerçekleştirilmiş ihanetlerdir.

Kıymetlimizzz...

Yüksek yüksek menfaatlerimizzz....

Diktatörlerin Surlarını Döven Dev Dalgalar!

21.yüzyılın ilk çeyreği bitmeden ve son yirmi yılda yerkürede işçi sınıfı ve ezilenlerin isyan ve devrim türküleri defalarca yankılandı. Nasıl ki yirminci yüzyılın başında insanlık Ekim Devrimi’nin top sesleri ile uyandıysa, içinden geçtiğimiz yüzyılın da daha ilk çeyreği dolmadan yaşanan ayaklanmalar, isyanlar, grevler insanlığın özgürlük umudunun canlı ve bir o kadar da gerçek olduğunu gösterdi.

Sayfalar