ՊԱՏՄԱԿԱՆ ԿԱՐԻՆ ԳՈՐԾՈՂՈՒԹԵԱՆ ՂԵԿԱՎԱՐ ԶՕՀՐԱՊ ՍԱՐԳԻՍԵԱՆ՛Ի ԽՕՍՔԸ ՈԻՂՂՈԻԱԾ ՀԱՅ ԺՈՂՈՎՈՒՐԴԻՆ:
Սոյն նամակս կ՛ուղղեմ Հայաստանի Ազատագրութեան Հայ գաղտնի Բանակի ղեկավարռւթեան,քատրերռւն,պայքարող ընկերներուս,համակիրներուն,ինչպէս նաեւ կազմակերպռւթեանս աշխարհասփիւռ բոլոր համակիր շարժռւմներուն:
Իմ այս տողերս կը գրեմ սրտիս խորքեն:Կ՛ուզեմ արտայայտել այն ոգին զորս կը նուիրեմ աշխարհասփիւր հայ ժողովուրդի զաւակնեուն եւ յատկապէս Սովետական Հայաստանի Հայութեան,որ իր զոհողութեամբ կերտեց մեր պատուաւոր պատմռւթիւնը եւ կրցաւ փոքր հայրենիքին վրայ կերտել ու
պահպանել մեր ազգային ոգին ռւ ժառանգը:Եւ այսօր,Սովետական Հայաստանը հիմնական ոգին է աշխարհասփիւռ հայութեան:
Հաւատացէք պիտի գայ օրը եւ յաղթանակներ պիտի արձանագրենք ճզմելով կայսերապաշտական վարչակարգերն ու անոնց դաշնակիցները եւ պիտի ազատագրենք Հայաստանը:
Գուցէ ես չկարենամ տեսնել հայրենիքս:Սակայն պիտի տեսնեմ զայն Հայ Ժողովուրդի յեղափոխական զաւակներու աչքով:Վստահաբար պիտի վերադառնանք մեր հայրենիքը:
Ողջոյններս ձեզի բոլորիդ:
Հայաստանի Ազատագրութեան Հայ Գաղտնի Բանակի ընկերներուս կը ձգեմ իմ միակ կտակս:Շարունակել պայքարը մինչեւ Հայաստանի ազատագրութիւնը,թրքական ֆաշիզմի եւ կայսերապաշտութեան լուծէն:
Աշխարհասփիւռ Հայ Ժողովուրդ.
Երբ մենք կը պայքարինք ի խնդիր մեր կեդրոնկան դատին,ձեր կեդրոնկան շահերու համար է այդ:Ցեր շահերը կը պահանչեն ազատագրել ձեր հողերը թրքական Ֆաշիզմէն որ կոտորեց աւելի քան 1,5 միլիոն Հայ:
Հայ ազգի զաւակներ,
Չեմ գիտեր թէ ողջ պիտի գտնուիմ երբ կարդամ այս տողերս:Խօսքս կ՛ուղղեմ,ինծի վստահուած յեղափոխական առաքելութեանս ուղղուելէ առաջ:
Համոզուած եմ առաքելութեանս,որովհետեւ անոր մէջ կը տեսնեմ ձեր բոլորին շահերը անխտիր:Այո,յեղափոխական այս առաքելութեանս մէջ կը տեսնեմ Հայրենիքս,ժողովուրդս եւ անոր զաւակներու ապագան:
Սիրելինր,
Պէտք չէ շարունակուի Թրքական Ֆաշիզմի եւ կայսերապաշտութեան պարտադրած կատարուած իրողութիւնը:Պէտք չէ որ շարունակուի մեր տարասփիւռ վիճակը:
Ժամակը եկած է որ իւրաքանչիւրս կատարէ իր
պարտականոթիւնը:Ժամանակը եկած է որ մեր արիւնը նուիրենք ի խնդիր մեր սիրելի հայրենիքին,ի խնդիր Հայաստան վերադարձի...:
Պայքարինք ի խնդիր Հայաստանի վերատիրացման:
Կը բաժնուիմ ձեզմէ եւ մեծ վստահութիւն ունիմ Հայ Ժողովուրդին վրայ:
‘’ ՍՓՒՒՌՔԱՀԱՅՈՒԹԵԱՆ ՁԱՅՆ ‘’ Օգոստոս 1982
* * *
TARİHİ GARİN ( ERZURUM ) EYLEMİNİN SORUMLULARINDAN ZOHRAB SARKİSYAN'IN ERMENİ HALKINA SESLENİŞİ ;
Bu mektubumu Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu yönetimine, kadrolarına, savaşçı yoldaşlarıma, sempatizanlara ve örgütümüze sempati duyan dünyadaki bütün hareketlere gönderiyorum.
Bu satırlarımı yüreğimin derinliklerinden yazıyorum. Şunu ifade etmek isterim. Canımı dünyanın her tarafına dağılmış Ermeni halkının çocuklarına ve özellikle Sovyet Ermenistanı Ermeniliğine armağan ediyorum. O ki kendini feda ederek tarihimizin onurlu bir sayfasını yazmış ve vatanımızın küçük bir bölümü üzerinde ulusal ruhumuzu ve mirasımızı koruyup yaşatabilmiştir. Ve bugün artık Sovyet Ermenistan’ı dünyaya dağılan Ermeniliğin temel ruhudur.
İnanın ki, gün gelecek zaferler kaydedeceğiz; emperyalist rejimleri ve müttefiklerini ezip Ermenistan’ı özgürleştireceğiz.
Belki ben vatanımı göremeyebilirim. Ama onu Ermeni halkının devrimci çocuklarının gözüyle göreceğim. Kesinlikle bir gün vatanımıza döneceğiz.
Hepinize selamlar;
Biricik vasiyetimi Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu’na bırakıyorum: Ermenistan Türk faşizminin ve emperyalizmin boyunduruğundan kurtulup özgürleşinceye kadar mücadeleye devam!..
Dünya Ermeni Diasporası ;
Bizim uğruna savaştığımız bu dava sizin çıkarlarınız içindir. 1,5 milyondan fazla Ermeniyi katleden Türk faşizminden topraklarımızı kurtarma davasıdır bu.
Ermeni halkının evlatları ;
Bilemiyorum, acaba bu satırları okuduğunuz zaman sağ olacak mıyım? Bana güvenilerek emanet edilen devrimci misyonu gerçekleştirmeden önce şunu söylemek istiyorum.
Misyonumu oynamaya ikna oldum. Çünkü içinde ayrımsız hepinizin çıkarlarını görüyorum. Evet bu devrimci görevde vatanımı, halkımı ve onun çocuklarının geleceğini görüyorum.
Değerli arkadaşlar ;
Türk Faşizminin ve emperyalizmin dayattığı oldu-bitti gerçeklik devam etmemeli. Bizim yaban ellere dağılmış halimiz bir son bulmalı.
Her birimizin kendi görevini yerine getirme zamanı gelmiştir. Vatanımız uğruna ve Ermenistan'a dönüş için kanımızı armağan etmenin zamanı gelmiştir.
Ermenistan’ın geri alınması için savaşalım.
Sizden ayrılıyorum ve Ermeni halkına büyük güven duyuyorum.
Zohrab Sarkisyan
‘’ DİASPORA ERMENİLERİNİN SESİ ‘’ , Ağustos 1982
Ermeni Devrimciler
Agop Ekmekciyan
Özellikle azınlıklar üzerine yazdığı yazılarıyla tanıdığımız yazarımız,diğer birçok konuda da makaleleriyle tanınmaktadır.
agop@kaypakkaya-partizan.net(Hazırlanıyor)
Son Haberler
Sayfalar
Irak Kürdistanı’nda “bağımsızlık kararı”na karşı politik tavır ne olmalı?
Ezilen bağımlı tüm ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkı tartışmasız bir haktır. Bu hakkı hiç kimse bir ulusun elinden alamaz. Ulusun ayrılırken, önderliğinin gerici ya da ilerici olması da kaderini tayin etmede belirleyici değildir. Lenin ve Stalin ulusal meselenin bu can alıcı konusunda; “ulusların kendi kaderlerini tayin etmeleri ilkesi, tarihi-iktisadi bakımdan, siyasi kaderini tayin etme, siyasi bağımsızlık, ulusal bir devletin kurulmasından başka bir anlama gelemez” diyerek soruna tartışmasız bir çözüm getirmişlerdir.
ABD hakemliğinde “boğa güreşi” Katar gerçeği ve devrimci tavır
Arap yarımadasının doğusunda yer alan 2.5 milyon nüfusa sahip Katar, Suudi Arabistan’ın bir anda tüm dünyaya açıkladığı; “Katar, terör örgütlerini barındırıyor, yayın organlarında terör örgütlerinin propagandasını yapıyor, Suudi Arabistan ve Bahrenyn’de İran bağlantılı ‘terör’ eylemlerini finanse ediyor, Yemen’deki Hutsi militanlarını destekliyor” açıklamasının ardından 6 ülke ardarda açıklama yaparak Katar’la ilişkilerini kestiklerini, ülkelerindeki Katar elçiliklerini kapacaklarını ve Katar vatandaşlarının 14 gün içinde ülkelerini terk etmelerini istedi.
„Sosyal Medya“ paylaşımları ve ‘kişilik’ (1.Bölüm)
“Sosyal medya” paylaşımları denilen, özünde “sanal alem” olan bu alandaki hastalıklara, yozlaşmaya, kişilik ve ahlaki tükenişe dikkat çekmek gerekiyor. Bunun için yazı boyunca ifadelendirmeyi “sanal alem” olarak kullanmayı doğru buluyorum. Zira, “sosyal medya” olarak ifade edilmesini ise kısmen bir manipülasyon olarak görürken, ifade anlamını tam karşılığıyla bulmadığını düşünüyorum. Sosyalleşmek orada olmak, direkt yaşamak, temas etmektir!
Adalet yürüyüşü
MİT tırları davasında CHP milletvekili Enis Berberoğlu’na 25 yıl ceza verilerek tutuklanması karşısında CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu ''adalet'' talebi ile Ankara’dan İstanbul a bir yürüyüş başlattı. Bugün yürüyüşün 5. günü.
HDP milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılınca ve tutuklanırken, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ''anayasaya aykırı olmasına rağmen oy vereceğiz'' diyen CHP bugün tutuklanmalarla ilgili sıra kendilerine gelince feryadı figan etmeye başladılar.
2017 Fransa parlamento seçimleri sistemin tıkanması mı?
Fransa Cumhurbaşkanlığı ile 11 ve 18 Haziran 2017 tarihlerinde 2 tur şeklinde olmak üzere gerçekleştirilen parlamento seçimleri, sonuçları ve etkileri ile ortaya ilginç bir panorama çıkartmıştır. İlk dikkat çeken olay katılım oranının giderek düşmesi ile ortaya çıkmıştır. Öyle ki, 11 Haziran’da gerçekleştirilen ilk turda 5. Cumhuriyet seçimlerini tarihinin en düşük katılımı % 49 olarak ortaya çıkarken, bir hafta sonra gerçekleştirilen 2. Tur da bu oran % 42’lere kadar gerilemiştir.
Oğlum(uz) ölümsüzdür (*)
“ve hiç istemedim seni unutmak.”[1]
“ve biz pimi çekilmiş yürekle/ dalmıştık karanlığın ortasına/ dilimizde kurtuluş türküleri mataramızda ab-ı hayat/ ve düşerken/ özgürlük renginde bir gülüş vardı yanağımızda,”[2] haykırışını anımsatıyor bize hep…
Dal gibi, civan mert bir delikanlıydı; bakmaya kıyamadığım(ız), gözümüzden esirgediğim(iz) oğlum(uz)du
Ve birgün, bize “Öldü” dediler.
Elimizin ayağımızın canı çekildi; donduk kaldık, kaskatı.
Tek bir kıvılcım tüm bozkırı tutuşturabilir!
Türkiye'nin içinde bulunduğu mevcut durum düzenin yarattığı sorunları çözemediği gibi daha zorlu bir sürece giriliyor. Devletin yönetici kademelerindeki iktidar kavgası ve ezilen sınıflar üzerindeki baskı ve sömürü mekanizması egemen güçleri daha saldırgan kılıyor. Bunun sonucu devlet erki emekçi kitlelere, Kürt ulusuna ve tüm ezilen kesimlere yönelik baskı ve tahakkümünü giderek daha üst boyutlara tırmandırıyor. Devlet bu saldırılarıyla toplumu sindirmeyi hedefliyor. Onlar üzerindeki egemenliğini pekiştirmeyi amaçlıyor.
CHP'de mi Adalet arıyor? Davut Kurun
CHP istanbul milletvekili Enis Berberoğlu tutuklanınca,CHP bütün illerde adalet yürüşüsu başlattı. Adalet arıyor. Kılıçdaroğlu, “adalet herkese lazımdır. Adalet için bir bedel ödenmesi gerekirse, bu bedeli ödemeye hazırım” diyor. Kılıçdaroğlu hala anlamamış, Adalet için bugüne kadar bedel ödiyen, Kürteler, Ermeniler, Rumlar, komünistler ,1970 sonrası da demokrasi güçleri, kürdistan halkıdır, dün CHP bugünde AKP diktatörlügüne karşı adaleti savunup bedel ödediler. Adaletin sahipleri bedel ödeliyen bu güçlerdir. AKP ve CHP ancak adaletsizliğin temsilcisi olabilirler.
“İktidar savaşında, proletaryanın, örgütten başka bir seçeneği yoktur!”*
"1980’li yıllara göre “sol muhalifler” olarak isimlendirilebilecek kesimler içerisinde örgüt ve örgütlenme meselelerine yaklaşımda çok ciddi değişimler yaşanmıştır. Aslında bu değişimler birden bire ortaya çıkmadı. Avrupa’da gelişen Batı Marksizm’inin yanısıra Latin Amerika’nın bilinen anarşist ve Troçkist etkilerinin ideolojik/politik alandan sonra doğal bir sonuç olarak örgütsel alana da yansımasıydı yaşanan. Türkiye özgülünde elbette ki hesaba katılması gereken etmenlerin sayısı az değildir.
15-16 Haziran'dan Gezi'ye
Her toplumsal olayları hazırlayan ekonomik ve siyasal koşular vardır. 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin hazırlayan da koşullar vardı. Her şeyden önce kapitalist sanayide önemli bir gelişme olmuştu. Ve bu alanda çalışan işçi sınıfı sayısı nicelik ve nitelik olarak bir gelişme göstermişti.
Devrimci'ler ölür ama devrimler sürer ;
İttihat ve Terakki Partisi'nin,'' Yeni Türkiye '' versiyonu olan AKP Erdoğan iktidarı,15 yıllık icraatları ile hem Türkiye,hem de ortadoğu coğrafyasında tehlikeli ve savaş kışkırtıcısı olarak tehlikeli olmaya devam ediyor.Osmanlı'nın son döneminde Talat,Enver,Cemal üçlüsünün çılgın politikaları ülkeyi savaşa sokmuş,Ermeni soykırımı'nı planlayarak yeni bir yüz yılın başlangıcında insanlığa karşı suçlar işlemişlerdir.İ ve T Partisi'nin yüz yıl önceki politikalarının bir ve aynısını bugün hayata geçirmeye çalışan Erdoğan kliğinin bölge ülkeleri ile barışık olmayıp savaş içinde olması kaygıland