Çarşamba Ekim 21, 2026

Oruçoğlu Vartinik emanetidir!

Bundan 3 yıl önce Dersim, Mazgirt belediyesi ilçedeki bir alana, yazar, ressam, şair ve 68 Gençlik Hareketinin öncülerinden, aynı zamanda İbrahim Kaypakaya’nın en yakın yoldaşlarından, VARTİNİK emaneti kabul ettiğimiz ve 24 Ocak 1973 Vartinik baskınından sağ kurtulan Muzaffer Oruçoğlu adına “Muzaffer Oruçoğlu Özgürlük ve Demokrasi Parkı” adını verdi.


Açılıştan sonra Oruçoğlu, kendi adına yapılan parkla ilgili olarak Mazgirt Belediye Başkanına gönderdiği açıklamada, böyle bir alana isminin verilmesinden ötürü minnettarlığını ve teşekkürlerini ilettikten sonra, “Dersim tarihinde, benden önce adının verilmesi gereken bir çok değer olduğunu, bunun Dersim halkının kendi ağacına konan firari kuşu dahi himaye eden kültürünün bir belirtisine işaret ettiğini” özellikle altını çizerek belirtmişti.

O süreçte, parka Oruçoğlu isminin verilmesine karşıt olarak, sadece kendilerine “öz Dersim’li” payesini yakıştıran bir grup ise Muzaffer Oruçoğlu adının verilmesini tartışma konusu yapmaya başlamışlardı. Süreçte kimi lehte ve aleyhte görüşler de beyan edilmişti.

Ancak son günlerde yine kendilerine “Zazayız” diyen, Dersim Rea Haq inancının 73 millete aynı nazarda bakan inancını ve Dersim’lerin önemli bir kısmının Kürd olduğunu da inkâr eden, Zazaca dışındaki Kurmanc, Kırdaşki, dillerine adeta düşman gibi bakan bu grup, 3 yıl aradan sonra bu “ırkçı” sayılabilecek söylemi yine gündeme getirdi. Ve özünde Muzaffer Oruçoğlu adı üzerinden genelde tüm devrimcilere ve özelde de İbrahim Kaypakkaya’ya saldırmaya başladılar.

Dersimliliği sadece kendi tekellerinde gören, ilkel, feodal bir Dersimcilik ve Zazacılık edebiyatı yapan bu kişilerin söylemleri tıpkı Türkçü faşistlerin “Türkiye Türklerindir” teziyle tam bir paralellik gösteriyor. Zira bunlar da “Dersim sadece Dersimlilerindir” diyorlar.

Bu saldırı dalgası için bir yerlerden emir almışcasına, bir muhbirin cezalandırılmış olmasına atıfta bulunuyor, “devrimciler Dersim halkını katlediyorlar”, ya da “devrimciler dergilerini Zazaca değil, Türkçe yayınlayarak Zazacayı inkâr ediyorlar” demektedirler. Üç yıl önce açılmış bu park için de “birçok Dersimli varken, neden Karslı Muzaffer Oruçoğlu adı veriliyor” diye yaygara koparıyorlar. Tarihsel süreç içinde kendisine sığınan, o coğrafyada saklanmak zorunda kalanları, hangi etnik ve inançsal yapıdan olursa olsun, ayrımsız mihman eden, saklayıp koruyan, besleyen Dersim kültüründen de bihaber bu kişiler saldırılarını örtmek için de Dersim’in inancını ve inancın önemli kişisel figürlerini ve kutsallarını çağrıştıran sözcükleri söylemekten de kaçınmıyorlar.

Bu kişiler bilmelidir ki, Dersim coğrafyası ve Dersimliler yüzlerce yıldan beri tiranlara, zalimlere, diktatörlere karşı tavırlarını mazlumdan, özgürlük sevdalılarından, adalet, eşitlik, insanlık için mücadele eden devrimci önderler, sanatçılar ve emekçilerden yana net bir şekilde ortaya koymuştur.

Muzaffer Oruçoğlu şahsında devrimcilere, özgürlük, eşitlik mücadelesi sürdürenlere karşı pervasızca ve beyhude bir çabanın içinde olan bu kişiler genelde emek, özgürlük cephesinden, özelde de Dersim’den, Dersimlilerden asla bir kabul göremezler.

Muzaffer Oruçoğlu, özgürlük ve devrimci mücadelenin en verimli koşullarının Dersim’de olduğunu tespit eden İbrahim Kaypakkaya ile birlikte mücadeleyi Dersim’de başlatan, Vartinik baskınından sonra yıllarca zindanlarda yatan, sonrasında yurtdışında yaşamaya mahkum edilmiş, olumsuz koşullara rağmen, büyük edebiyatçı özellikleriyle sayısız Roman, Hikaye, Deneme, Şiir kitabına imza atmış, Resim – heykel sanatlarında da eserler vermiş ve de Dersim hakkında da “Dersim”, “Uçurum Geyikleri”, “Filozof”, “Tohum” ve “Mavi Munzur Masalları” kitaplarını yazan bir Dersim sevdalısıdır.

O Muzaffer, daha bugün Mazgirt Belediye Başkanı ve Meclisine gönderdiği bir yazıyla, ‘adının söz konusu parktan geri alınmasını’, bu konu ile ilgili anlamsız bir şekilde harcanan enerjinin tek adam diktatörlüğüne, ülkenin ve milyonların sorunlarına harcanmasını, esas odaklanmamız gereken konuların çok daha hayati bir önemde olduğunun bilince çıkarılmasını belirtmektedir.

Oruçoğlu’nun dediği gibi “Dersim sadece Dersim’e değil, tüm mazlum ve ileri insanlığa ait bir coğrafyadır”.

İlkel feodal ve ırkçı bir yaklaşımla sosyal medyada yazan bu kişilerin çabaları asla bir sonuç vermeyecektir. Dersim ve Dersimliler başta Rea Haq inancı ve başka inançlar, Zaza, Kurmanc, Kırmancki, Kırdaşki konuşan halklar ve dilleriyle, bugüne kadar ki, isyancı, direngen, özgürlükten, eşitlikten, mazlumdan yana devrimci tavrını sürdüreceklerdir.

Bu saldırı dalgası şekil olarak Muzaffer Oruçoğlu’na yöneltilmiş gibi görünse de, özünde ülkemizin büyük devrimcilerine Deniz’lere, Mahirlere, Mazlumlara ve İbrahimlere, onların dünya görüşlerine, ezilenlerden yana olan düşüncelerine yapılmaktadır. Bu saldırılara karşı asla sessiz kalınamaz, kalamayız.

Muzaffer Oruçluğu ve devrimcilere saldıranları yaşamın her alanında teşhir etmeliyiz, edeceğiz.

Erdal YILDIRIM
22 Temmuz 2018

48989

Erdal Yıldırım

2012 yılı sonlarından itibaren sitemize yazılarıyla yeni bir soluk katan yazarımız genellikle Aleviler ve sorunları üzerine makaleler yazmaktadır.

erdalyildirim@kaypakkaya-partizan.net(hazırlanıyor)

Erdal Yıldırım

Ermeni soykırımını tanımak için kaç soykırım daha lazım?-Dursun Ali Küçük

Kendinize yapılan soykırımı görürseniz Ermenilere yapılan soykırıma doğru yaklaşırsınız. Ermeni soykırımını görmezseniz, gün gün ve sürekli yaşadığınız soykırımınızı göremezsiniz.

TÜRKİYE, YAKINDOĞU HALKLARININ İMHA EDİLMESİNİN ADIDIR

TC’ye sormak lazım..

Kaç soykırım daha yaparsanız ancak Ermeni soykırımını tanırsınız?

Ermeni soykırımının 100. Yıldönümüne giriyoruz. İttihat Terakki li Osmanlı bu soykırımı işledi, şimdiki Ermenistan hariç, diğer Ermeni topraklarını ve Ermenileri neredeyse haritadan sildi.

Partizan: ATİK ve Yeni Kadın’ın mücadelesini sahipleniyoruz

"Bir yandan Ortadoğu’daki savaşın bizzat besleyicisi olduğu ayan beyan ortadayken bir yandan demokrasi havariliği yapan kapitalizm; kendi sınırları içinde yaşayan göçmenlerin hak arama mücadelesine yıllardır yaptığı gibi saldırmaya devam ediyor.

Komşularım(ız)a kiropiler'e çorum'da ne oldu?

“Veritas nimis saepe laborat, extinguitur numquam.”[1]

Ermeni Soykırımı’ndan söz etmenin ağırlığını, en iyi Murathan Mungan’ın, “Söylenecek sözün çokluğu, bazen insanı dilsiz bırakır. Tıkanır, kalırsınız. Haklılığın suskunluğu, diğer suskunluklara benzemez; düğümü zor çözülür,” sözleriyle; Cemal Süreya’nın, “Kan var bütün kelimelerin altında,” dizeleri betimler…

Soykırım Üzerine Resmi Söylemler Ya Da T.C. Soykırımı Neden Tanımalıdır.

“Nominibus mollire licet mala.”[1]

Siz Can Yoldaşlar Meclise Yakışırsınız!

Önümüzdeki 7 Haziranda Genel Seçimler yapılacak ve milyonlar yeni parlamento temsilcilerini seçeceklerdir. Bu seçim Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden birisidir.

Anlayana Güney Afrika:Haluk Gerger

Bugün Güney Afrika Cumhuriyeti’nde büyük çoğunluğu oluşturan mazlumlar, eskinin kölesi-bugünün “özgür” siyah yoksulları, kendilerinin sandıkları bir rejim ve iktidar altında, büyük sıkıntılar içinde yaşıyorlar. İki kahraman direniş örgütü, Siyahların Afrika Ulusal Kongresi (ANC) ile müttefiği Güney Afrika Komünist Partisi (GAKP)’nin iktidarı, yeri geldiğinde, madencileri, grevci işçileri, yoksul emekçileri kurşunlatıyorlar. Yoksulluk, yoksunluk, açlık ve işsizlik, hastalık, gerilik, çürüme, eşitsizlik ve adaletsizlik kol geziyor Güney Afrika’da.

Nasıl oldu bu?

7 Haziran seçimlerine dair-gerekçeli tavrımız :Temel Demirer Sibel ÖZBUDUN

“Hakikâtin yalan,  yalanın da hakikât gibi  göründüğü bir  dönemeçteyiz şimdi!”[1]

Pablo Picasso’nun, “Kimsen, öyle kal”; Oscar Wilde’ın, “İnsanın rüyaları büyük olmalı ki, hiç gözden kaybolmasın,” uyarılarını hiç ama hiç unutmayanlardanız ve de burjuva patentli “temsili demokrasi” yalanını ve dolayısıyla da “seçimleri”ni gereğinden fazla önemsemeyiz.

Tehcir kanunu ve kanlı şafak,24 Nisan 1915

Bugün dahi tartışılan Tehcir kanunu,yani Ermeni'lerin zorunlu göçe tabi tutulması,henüz Osmanlı'ların Anadolu topraklarında ,Hayastan topraklarında varlıklarından henüz bir haber iken,sonradan gelip yerleştikleri topraklardan asıl yerlileri olan Ermeni'lerin sürülmesi kararıdır.Bu anlamda Tehcir Kararı,ermeni ulusu'nun anavatanından sökülüp atılması kararıdır.Rus yenilgisi ile başlayan,Van direnişi,Sarıkamış'ta bozguna uğrayan Enver Paşa ve komutasındaki ordu,yenilgiye gerekçe olarak Ermeni'leri göstermişlerdir.Faturasını Ermeni'lerden çıkarmışlerdır.Talat Paşa ABD Büyükelçisi ile yaptığı g

Dersim kazanmalı!—ergin doğru

Haziran seçimleri Türkiye’nin açısından belirleyici olacak etkiye sahip görünüyor. Seçimler halklar mücadelesinin temel amacı olmasa da, halkların demokratik gelişimi ve özgürleşmesi açısından önemli bir araç olarak kullanılabilir.

Haziran seçimleri, Türkiye açısından önemli olduğu gibi, Dersim’in genel konjonktürü açısından da tarihsel bir öneme sahiptir. Bu seçimler Dersim açısından tarihsel bir hesaplaşmanın tamamlanması, kendi tarihsel kimliği ile buluşma açısından önemli bir dönüm noktası olacaktır.

Tunceli devletin, Dersim halkındır..

Bahar heryere ve hep gelecek

“Maalouf, ‘insan geçmişin yok olması karşısında kendini kolay avutabilir ama, geleceğin yok olmasını kaldıramaz’ diyor. Benim gibiler için de sorun burada başlıyor. Zira, benim gibilerin geçmişi bir yana geleceği de ‘yok olduğu’ görülüyor” yazmıştı Günay Aslan, 20 yıl sonra “Dönüş Bileti” aldığında.

Sürgünler Meclisi’nin kurulmasının ardından, Günay Aslan’ın bu yazısındaki açıklığı, samimiyeti, gerçeği yazmadaki cesareti; kendimizi nasıl tanımlayacağımıza yardımcı koca bir çakıl taşıydı!

Seçimler, AKP ve Çiller benzerliği

Son zamanlarda Türk Ordusu tarafından gerçekleştirilen her türden askeri operasyonlara ilişkin; “bir devletin güvenlik politikalarıdır”, algısı yaratılarak, aslolan perdelenemez. İçinden geçilen süreç bir taraftan bir “çözüm” süreci ve diğer taraftan da bir “seçim” sürecidir.

PKK, son iki yıldır silahların gölgesinde olmayan bir coğrafya ve halk gerçekliğini açığa çıkarmak için elinden gelen her pratiği sergilemesine rağmen Türk devleti için aynı şeyleri maalesef söyleyemiyoruz ki zaten dile getiriyoruz.

Sayfalar