Pazartesi Eylül 7, 2026

Neo-Liberal AKP, Kautsky'nin 'Ultra Emperyalizmi' , 'Bariscil Kapitalizm' Ve Bir Ruyanin Sonu

Esas savas ,maddi-maddelesmis enerji evreninin zihnimize yansimasinda yuruyor...Dusunce -felsefe enerjisi biri ikiye boluyor...Tek bir soru tum bir evreni boluyor...
Dusmani yakindan izleyin. Onun akli bizden daha geliskin; yuzyillara dayanan sinifli toplumlar yonetme tecrubesine sahip. Akimlari yok edemeyecegini biliyor. Enerji evreninin sabit bir yuk uzerinde hareket eden bir enerji alanlari catismasi oldugunu biliyor...

Burjuvazi bilim,siyaset,ekonomi,sosyoloji vs bilim dunyasinin en zeki beyinlerini cevresinde toplamis, onlari kendi iktidari icin kullaniyor. Bilimsel dogusuyor Isci-Halk hareketleri ile...Tecrubesi,birikimi var...Onu ciddiye alin;onu inceleyin;akimlari nasil yonetmeye calistigini,taktiklerini-politikalarini inceleyin...Ondan ogrenelim.Dusmanini incelemeyen,ondan ogrenemeyen,onu yenemez...

Ofkeli degil bilimsel zekalar devrim yapar. Uyanik olmaliyiz; cin gibi! Neo-Liberal hukumet 'kiz ve erkek ogrencilerin ayni evde kalamayacagina' hukmetmis!

Hemen ofkeli tepkilerle meseleye yaklasmayin!

Gezi gibi devasa bir ayaklanmanin arkasindan akilli bir hukumet geri cekilir,direnci cozmeye calisirdi. Bunu kendi hukumeti,kendi sistemi icin yapardi.

Ama oyle yapmiyorlar!...Tersine gerilimi tirmandirmak istiyorlar...Peki neden?

Dusunelim, neden?...

Toplumu ikiye bolecegini,gerilimi artiracagini bile bile bu kararla yeniden yuklenmelerinin tek bir aciklamasi vardir; toplumsal kutuplasmanin bu eksende yurumesi, Neo-Liberal ekonominin cikarlarinin korunmasinin-ekonomik isyaninin engellenebilmesinin ancak bu tur geri sosyolojik noktalarda catisma alanlari olusturup, toplumsal direnc-enerji catismasini bu geri noktalara hapsetmek istiyorlar...Sunni kirilma noktalari olusturup ekonomik sistemi yasatmak istiyorlar.

Bu kadar mi?

Ortadogu artik bir acik savas ve catisma alanidir.Birin ikiye bolunmesinin kacinilmaz, Neo-Liberal sistemin cokmekte oldugunun kacinilmaz oldugunu gorduler....Aciga cikan enerjiyi; kendi sistemlerine yonelmeyen neo-liberal 'ilimli islam' ve geleneksel devlet modeli sapkasi altina gizlenmis neo-liberal sol olarak sekillendirmek istiyorlar...Neo-Liberal sisteme karsi aciga cikan Enerjiyi yine sisteme yonelmeyen iki ana akima yonlendirmek istiyorlar...Muhalefetmis gibi gorunen, birbirine dusmanmis gibi gorunen iki neo-liberal catisma alani yartmak istiyorlar...Halkin enerjisinin bu enerji kapanlari icinde kalmasini istiyorlar.

Bu kadar mi?

Neo-liberal islamin ve neo-liberal modernizmin catismasinin bir ic savaslara donusmesini istiyorlar...Savas istiyorlar. Yeni ortadogu politiklari ic savaslarla beslenen neo-liberal sisteme daha fazla yer acmak politikasidir. Iki kilic altinda kamplasin, savasin diyorlar halklara...Her iki kilicinda Neo-Liberal kilic oldugunu gizliyorlar...Etnik ve farkli dinsel ve mezhepsel farkliliklari da katiyorlar, o tarihsel celiskilerden de kendi politikalari icin yararlanmaya calisiyorlar.

Neo-Liberal hukumet bu son karari ile ne mi yapmaya calisiyor?

Bizleri neo-liberal islam ve neo-liberal modernizmin bicimsel catismasi altinda; etnik-mezhepsel-dinsel tum catisma-celiskileri de kullanarak bir ic savasa goturmek istiyorlar....Cunku Turkiye ekonomisi bir krizin icindedir artik. Bu kriz gecen yil patlayacakti ,ama Iran'a altin satislari ile geciktirildi. Bunun yansimasi doviz,kar,faiz kurlarinda ve tum bunlara bagli olarak artan butce aciklarinda hemen gorunmeye basladi.

Ekonomik kriz artik sadece Amerika'da bir finans kriz degil; kapitalizmin tum dokusuna sirayaet etmis kuresel bir krizdir...Kapitalizmin krizlere yol acan, ama krizlerden de beslenen bir savaslar rejimi oldugu gercegi yine hayata yon veriyor...

Bugun bolgesel savaslar, yarin dunya savaslari olarak patlayacak Kapitalizmin gelmis gecmis en kapsamli, en derin ve yine kendi burjuva ekonomistlerinin kendi sozleri ile 'cozumu olmayan bir kriz' surecindeyiz. Kapitalizm 1. ve 2. kuresel buyuk krizlerinin yaninda, atlatabildigi onlarca krizle bugunlere geldi. Finans Kapitalin kuresel hakimiyetinin sekillenmeye basladigi ikinci dunya savasi sonrasi donemden,  1974 Petrol Krizine kadar olan o altin donemi haric Kapitalizm her zaman bir kriz-krizler ekonomisi ola geldi.Krizler yaratma ve krizlerden cikmanin savaslar oldugu Kapitalizm ozunde bir savaslar rejimidir. Neo-Liberal sistem; Finans Kapitalin-cok uluslu sermayenin hakimiyeti altinda uretken Kapitalizmin-Reel Kapitalizmin, Tekellerin celismeli birligi ile hem birbirinden ayrilamaz hem de birbiriyle catismadan duramaz Kapitalist kuresel ve yerel celiskiler yumagidir.Sanal sermaye ile Reel Kapitalizmin iliskisi; sanal sermayenin tek hakimiyeti altindaki, ona tabi, silah kafasina dayanmis yasamaya calisan uretken sermaye celiskisidir.... Tarih Kautsky'nin 'Ultra Emperyalizm' , 'Bariscil Kapitalizm' naif-mekanik-tek yanli soyut tezlerinin degil; Lenin'in catismali Kapitalizm, Savaslar Emperyalizmi tezini yeniden dogruladi.... Kautsky'nin tezleri Kapitalizmin dogal gelisim sureci uzerinde ic ve dis tum faktorlari dislayan, teknik arizlarla dolu,cok bilinmeyenli bir denklem uzerinde degil, basit iki bilinmeyenli lineer sistemin tezleriydi...Leninizm onda eksik olani gordu; 'Ultra Emperyalizmde' eksik olanin Devrimci Proleterya faktorunun ve Kapitalistler arasi celiskinin formule mutlaka eklenmesi gerektigini gordu...Cunku Marksizm bilinci ile, Dialektik Materyalist bilincle yaklasti formule. Bunu gozardi eden bir felsefenin Hegelin idealist Dialektigi ve Feurbachin Mekanik Materyalizmi arasina sikismis gercegin sadece bir yanini, kuru-cansiz-celismesiz tarafini esas alan, iradeci bir maddeyi inceleme yonetemi oldugunu coktan kavramisti lenin. Marksizmin tam da bu idealist dialektik ve mekanik materyalizm celismesini cozmenin adi oldugunun farkinda olan bir baska deha Marksist, Lenin vardi kautsky'nin karsisinda....Tarih Lenini hakli cikartti ve Savaslari yeniden uretti Kapitalizm. Libya, Suriye, Misir, Sudan, Yemen, Irak vs Ortadogu artik Neo-Emperyalizmin agendasinda yeni kriz-enerji catismalari, ic savaslar cografyasidir. Turkiye ise bundan azad degil; en buyuk ic savasin en geriye saklandigi ve tum Ortadogunun bicimlenmesinin en buyuk alani olarak en geriye saklanmistir. Neo-Liberal AKP ne mi yapmak istiyor?

Neo-Liberal AKP sahsinda Burjuva Devlet bizleri bir ic savasa dogru goturmek istiyor. Burda soru simdi sudur; Biz ne yapacagiz?...Bu baska bir yazinin konusudur. Ilerde ele alacagiz.  Emperyalizm Savaslar Rejimidir! Baska Bir Dunya Mumkun!....http://dino-ibrahim.blogspot.nl/  

 

112501

BAŞKALDIRININ -ÖN- DEĞERLENDİRİLMESİ[*]

“Ve bizim bir haziranımız

Bir yıl kadar yetecektir dünyaya

Çünkü yoğun ve ateşle yaşanmış

Çünkü ellerimiz, başımız ve kanımız

Hayasız pençelerini kokuyla gizleyen

Bir olgu olmayacaktır sana

Ölülerimiz toplanacaktır

Doldurulan bir kıyı gibi.”[1]

 

Erdem Aksakal’ın, “2011 yapımı ‘Ya Sonra’ filmine, Özcan Deniz aşkını şu sözlerle anlatarak başlar. ‘Masallar neden en güzel yerinde biterler? Sonra ne olur bilinmez. Biz de masallara göre sona geldik. Peki ya sonra?’

KENTİ (YOKSULLARINDAN) “TEMİZLEMEK”…[1]

“Ahlâk ve para aynı çuvala girmez.”[2]

Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım, bugün İstanbul’un en “in” mekânlarından sayılan Erenköy-Göztepe arasında geçti. O yıllarda İstanbul’un tartışmasız bir numarası Teşvikiye- Nişantaşı-Osmanbey karşısında biraz “ikinci sınıf” sayılan, ancak “sayfiye” olarak muteber, bizim gibi yaz-kış kalanların hafiften “taşralı” muamelesi gördüğü, ama geceleri Bağdat caddesinde “anahtar teslim”ine yarıştırılan lüks, spor arabalara bakıldığında, geleceğinin “parlak” olduğunu sezdiren, üç katlı apartmanlar diyarı…

KÜRDİSTAN ULUSAL KONGRESİ VE BDP’NİN TÜRKİYELİLEŞME SİYASETİ

Herşeyin içinin boşaltılarak hızla tüketildiği bir çağda yaşıyoruz. Post-modern bir cehalet her yanımızda. Düşüncelerimizin, yaşamlarımızın, ilişkilerimizin, eğitimlerimizin hatta gıdalarımızın içi boşaltılmış ve global ekonomik sistemin ihtiyacına göre yeniden düzenlenmiş durumda. Wachowski Kardeşlerin unutulmaz filmi Matrix’te anlatılan insanı metalaştıran sanal düzenin bir benzeri hepimize dayatılmış.

ANNEME İnci Taneme

“Bu akşam, annem kamerada seninle konuşmak istiyor” diye mesaj geldi erkek kardeşim Nuri’den. Bir arkadaşa misafirliğe gidecektik. Erteledik. Bilgisayarın başındaki yerimizi aldık.  Ben, Nuran ve Ezgi… Ekranın gerisinde annem ve kardeşlerim… Selamlaşıyoruz. Annemin gözlerindeki mutluluk tarif edilir gibi değil. Yüzünde bir çocuk sevinci.  

“Nasılsın anne, nasılsın babaanne?”

Haksiz emperyalist savaslara karsi, halklarimizin hakli ozgurluk ve bagimsizlik savasinin yaninda olalim!!! Hasan Aksu

Haksiz emperyalist savaslara karsi, halklarimizin hakli ozgurluk ve bagimsizlik savasinin yaninda olalim!!!

OLASI BİR YAĞMA SAVAŞI ve “ÜÇ VAKTE KADAR”

 

6/7 Eylül 1955 kan-gözyaşı ve ölüm

               Ermeni soykırımı tarihinin ilk evresi, Osmanlı imparatorluğu hakimiyeti altında yaşayan Ermenilere karşı Abdülhamit döneminde uygulanan katliam ve baskılar ile başlamaktadır.1896 yılına kadar birçok vilayette yapılan katliamlarda yüzbinlerce insan öldürülmüştür.Bir ulusun yok edilmesinin ikinci evresi 1915 yılında İttihat-Terakki hükümetinin 1,5 milyon insanın ölümüne sebep olan yeni bir yüzyılın başlangıcında ilk SOYKIRIM olayıdır.Üçüncü ve son devresi ise Ulus devleti inşasında kurulan TC,yani Kemalist Türkiye'sinde azınlıklara karşı uygulanan politikalar sonunda  b

İzzettin Doğan asimilasyoncu bir düşkündür

 

Fethullah Gülen’le hangi menfaatler ve çıkarlar karşılığında olduğu belli olmayan bir ortaklığa soyunup, aynı arazi üzerinde Cami, Cemevi ve Aşevi yapılması işbirliğini gururla anlatan, asimilasyonun gönüllü bir neferi olan İzzettin Doğan bir düşkündür. 

Kapitalizmin Sosyalizmi İçerden Ele Geçirme Çizgisi Olarak Modern-Revizyonizm Ve Dust Bowl Sendromu

 
 

 

 

 

PİR SULTAN ABDAL'IN SUÇU?

 

1. Pir Sultan, dinsizdir, namaz kılmaz, ramazan orucu tutmaz.

 2- Şeriata aykırı söz söylüyor ve davranış sergiliyor.

 3- Müslümanlara Yezit diyor ve şarap içiyor.

 4-Ayin-i Cem adında gizli toplantılar yapıyor.

 5- Safevi taraftarı ve Kızılbaş taifesinden, Devlet-i Ali düşmanıdır.

 6- Rafızi kitaplar bulunduruyor, okuyor ve okutuyor.

BARIŞ NE YANA DÜŞER USTA ...

 

Emperyalist ABD haydudu ve beraberindeki kan emiciler, Suriye’ye saldırı hazırlığı içindeyken, "barış”tan söz etmek abesle iştigaldir. Etrafin emperyalist ve kapitalist haydut devletlerle sarılmış ve kan emici kapitalist sistem yaşatılmaya devam edilirken, "kardeşlikten", "barıştan" söz etmek büyük bir aldatmacadır. Emperyalist ve gericiliğin vahşi saldırılarıyla içiçe yaşayan, kitlesel katliamlara uğrayan ezilen halklar ile dalga geçmek demektir.

Sayfalar