Pazar Ekim 4, 2026

Marks'ın Hatalı Olmasını Ne Kadar İsterdik

Proletaryalarla sohbet.

Ah... ah...  kaçımız ama kaçımız marks'ın hatalı olmasını istemezdik ki.

Hemi de kaçımız.

Heledeki sömürgecilik sosyo ekonomik yapıyı değiştirmez derken.

Heledeki yıllardır da sömürgeciliğin değiştirdiği sosyo ekonomik yapıda politika yaptığımızı da kabullenmişken.

Kaçımız ve kaçımız marks'ın hatalı olmasını istemezdik ki.

Belki de... sadece   bu konularda da değil.

Başka  konularda da marks'ın hatalı olmasını isterdik.

Örneğin: Toplumların komünizme yolculuklarının farklı olabileceği konusunda da marks'ın hatalı olmasını isterdik.

Sonuçta: "küba'da (maosit devrim'in gerçekleşebilmesi için) hiç mi ortaklaşabilecek sınıflar yoktu" sorusuna che'de "yoktu" cevabı alınca susmuş bir mao varken....

Bırakın dünyayı, memleketimizin her köşesinde ve her köşesinde klasik emperyalizm ile modern emperyalizmin yol açtığı sonuçlar nedeniyle farklı proletaryalar ve komprador sınıflar var olmasına rağmen proletaryaların ortaklaşabileceği sınıfların olamayacağına dahil düsüncelere sahip, proletaryalarla itişen, ötekileştiren yerel yönetimler varken...

Toplumların komünizme yolcuklarının farklı olabileceği konusunda da marks'ın ne kadar hatalı olduğunu söylemek isterdik.

Ve tüm bunlarda hala marks'ın ne kadar hatalı olduğunu görmemize yetmiyorsa birde marks'ın

Proletaryaların ortaya çıktığı yerlerde....

Yarı kapitalist - yarı feodal veyahut da  proletaryaların veyahut da düşüncelerinin ortaya çıkmasında başak rol oynayan yarı sömürge, tam sömürge ülkelerde devrimin gerçekleşebileceği değil de...

Proletaryaların ortaya çıkmadığı yerlerde (avrupa'da) devrimini gerçekleşeceği sözlerine bakarsak..

Marks'ın  devrimin gerçekleşebileceği yerler konusunda da ne kadar büyük hatalar yaptığını da söylemek gerekir.

Ve tüm bunların ardında ve tüm bunların ardında hala ve hala marks'ın hatalı olduğunu söylüyemiyorsak  son bir kez de "bolşevizm, bolşevizm adına yarattığı her şeyi ama her şeyi de tarihin tozlu sayfalarına göndererek sınıfsız toplumu da inşa edecek" derken...

Sınıfsal mücadeleye karşı tarihin en disiplinli ve en örgütlü yaşamın adı olan (bolşevizmi) tercih etmenin bir keyfiyet, bir zorunluk olmadığı...

Zaten komünist insanın sahip olması gereken bir yaşam şekli olduğu....

Bu yaşam şeklini de yaşamamanın değil...

Yaşamanın (bolşevikçe, ibrahim'ce yaşamanın...

Bolşevizm'in de yarattığı sorunları da ortada kaldıracağını söyleyerek...

Proletaryaların tarıh boyunca karşısına çıkmış en disiplinli, en örgütlü yaşamı yok etmelerini engelleyip...

Kıyamete kadar hayatlarının bir parçası haline getirmelerini sağlayan marks'ın (marksizm'in) sınıfsal toplumun yaratılmasında ne kadar ve kadar da vahim hatalar yaptığını da görmek lazım.

10786

Ergün Aslan

Ergün Aslan sitemizin köşe yazarıdır. Teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır.

Ergün Aslan

Paris ve Timsah Gözyaşları

 

Paris’te 7 Ocak günü İslamist El Kaide’ci teröristlerce mizah dergisi Charlie Hebdo’ya yapılan saldırı sonucu 12 kişi öldürüldü, 20 ye yakın insan da yaralandı.  Ardından bir matba ve marketteki insanların rehin alınmaları sonucu gerçekleştirilen operasyonla, teröristler dahil ölen insan sayısı 19 oldu. Bu gün katliamlara karşı tüm Batı dünyası Paris’te yüzbinlerin katıldığı bir mitingde bir araya geldi ve “teröre karşı birarada” görüntüsü verdi..

Kamaşan Karmaşa:Nesimi ADAY

Sultanahmet'in Canlı Bomba'sı IŞİD sinyalleri vermiş.

"Besle kargayı, oysun gözünü."

Amerika da El Qaide'yi öyle büyütmüştü. SSCB’yi yenecekti. Ama hırsına yenildi. Kurduğu örgüt bumerang etkisi yarattı, 11 Eylül vahşetiyle kendisine döndü.

CHARLIE HEBDO’YA SALDIRI, TE’VİLLERİ VE TAVRIMIZ

 

“Bir türkü söylediler, duydunuz mu Bir kuşu vurdular, gördünüz mü Böyle neden susuyorsunuz böyle Güzelliğiniz çoğalıyor, öldünüz mü?” Özdemir Asaf.)

 

7 Ocak 2015 günü üç İslâmcı militan, Paris’in 11. mahallesinde bulunan mizah dergisi Charlie Hebdo’nun bürosunu bastılar ve içeridekileri ağır silahlarla taradılar. Katliamın bilançosu feciydi; aralarında Fransa’nın en ünlü çizerlerinin bulunduğu 12 ölü; bir kısmı ağır, 20 kadar yaralı. Katiller, öyle anlaşılıyor ki, Charlie’de yayınlanan İslâm dinini eleştirir mahiyetteki karikatürlerden haz etmemişlerdi!

 

TKP/ML-Yurtdışı Komitesi

ROSA VE KARL DEVRİM VE SOSYALİZM KAVGAMIZDA SONSUZA DEK YAŞAYACAKTIR!

Uluslararası Komünist Hareket ve Spartaküs Birliği’nin iki keskin kılıcı Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht, 15 Ocak 1919’da Alman tekelci burjuvazisinin resmi uşakları tarafından katledilmişlerdi. Deminde ki devrimci durumun ayağa kaldırdığı Alman işçi sınıfının ayaklanmasında dümene geçip yiğitlik ve kararlılıkla tarihe devrimle müdahale ettiler; yenilgiye uğrayan ayaklanmayla birlikte, bundan tam 96 yıl önce vahşice öldürüldüler.

Dünya mizah günü 7 Ocak’tır! İsmail Cem Özkan

7 Ocak 2015 tarihi kanlı bir gün olarak mizah tarihine geçti. Mizah dergisi olan Charlie Hebdo dergisine yönelik saldırıda çalışanları, mizah yazarları ve karikatürcüleri hayatını kaybetti. Yapılan saldırı dergiye yapılmış gibi gözükse de aslında mizaha karşı yapılmış saldırıdır.

Sakine-Fidan ve Leyla’nın Hesabını Doğru Sormak-Dursun Ali Küçük

Sakine, Leyla ve Fidan'ın hesabını kim verecek?

3 Kürdistanlı kadın Paris'in ortasında vuruldu.
Ben, o zaman da kendi sezgilerime ve gelişmelere dayanarak daha ilk günde TC ve doğrudan MİT'in yaptığına işaret ettim. (http://kurdistan-post.eu/tr/bir-sakine-vardi-efsane)

Çoğu kesim Sakineyi barışa kurban etti. Yazdığım bir makalemde ise "siz barışın kurbanınımısınız" diye işaret ettim.
(http://kurdistan-post.eu/tr/sakine-sizler-baris-dilencisi-misiniz)

Lozan neyin galibiyeti idi:Mehmet Can

‘’Bilmeyen ahmak, bilip de  söylemeyen suçludur.’’ (Fransız Atasözü)

Yalandan kim ölmüş! İsmail Cem Özkan

Tarih yalanlar üzerine kuranlar bugün yaşadığımız çarpıklığın ve kafa karışıklığının da temelini kurmuştur. Karşılaştırmalı tarih eğitimi ve anlayışı yerine tek doğrunun hüküm sürdüğü ve tek doğrunun mutlak ve değişmez olarak tarih sayfalarına yazıldığı kabul edenler, diğer ulusların tarihçileri karşısında afallayıp, ne savunacağını bilemez kanıt ve belge yoksunu birer ırkçı konumuna düşer. Çünkü onlara verilen eğitim kanıtlar üzerine değil, büyüklerin kabul etmiş ettiği doğrular üzerine kuruludur.

2014ʼten 2015ʼe çakal tedirginliği

Bir yılı geride bırakıp yeni bir yıla girerken hem dünyada hem Türkiye’de yaşanan gelişmelere dair kısa bir değerlendirme yapmak yararlı olacaktır. 2014 yılı hem enternasyonal proletarya hem de Türkiye işçi sınıfı ve emekçi halkı açısından yoğun bir sömürü, baskı ve katliamın yanında; buna paralel isyan, direniş ve mücadeleyle dolu bir yıl oldu. Dünya proletaryası ve ezilen halklar, kendilerine dayatılan yaşam koşullarına karşı isyan etti, sokaklara çıktı ve meydanları doldurdu. Bu isyanların kimileri kazanımla, kimileri ise yenilgiyle sonuçlandı.

Yunanistan'da Haziran Hareketi:Selami ince

Adeta ‘yönetilemez’ bir ülke haline gelen Yunanistan’ın, yeni Avrupa’nın oluşumunda oynayacağı rol çok önemli. Yunanistan seçim sonuçları, krizdeki Avrupa’yı yöneten ama özünde krizin nedeni olan AB liderlerine karşı da bir zafer olacak. Bu açıdan bakıldığında Yunanistan seçimlerinin sadece ülkenin iç politikasına dair bir seçim olmadığını, Avrupa’nın bir seçimi olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz. Yani, Yunanistan seçimlerini sadece, Radikal Sol Birlik’in (SYRIZA) Yunanistan’daki neoliberal AB partileri ile yarışı olarak değerlendirmek yetersiz olur.

Şehitlik yalan o gençler Sarıkamışta kendilerinin olmayan bir savaşta öldüler

Devlet bugün 100 yıl önceki Sarıkamış katliamı için tören düzenliyor. Ölen o gençlerden ve ailelerinden özür dilemiyorlar, düpedüz şov yapıyorlar. Hükümet yetkilileri sıcacık kürkleri içinde nutuk çekerek, bize yutturulan o tarihi yalanı bir defa daha cilalıyorlar. Oysa o katliamın faili kendilerinin de temsil ettikleri bu devlettir.

Sayfalar