Kimliksizlik kimlik olmuş! Tahir Canan
Star Gazetesi İnternete yönelik baskıları savunmak için basın ahlak kurallarını hiçe sayarak basın yasasını hiç görmeyerek dilde kemik yok misali İnternet sansürüne karşı çıkanları porno savunmakla suçlamış. Kendi ilkesizliğini de ilke olarak lansa etmiş. Deyim yerinde ise ilkesizlik ilke olmuş, kimliksizlik de kimlik yerine geçmiş. Yalan dolanla hükümeti” yalama “ yalakalığı erdeme dönüşmüş! Halkı kandırmayı da meslek etmişler. Bunun adına da Gazetecilik denmiş! Gazeteciliğin kamusal görevini hükumetin, devletin ululuğu altına gömmeyi” meslek ilkesi” kabul etmişler. Kamunun özgürlüğü, kamunun çıkarı ve kamunun özgür ulaşım ağını ortadan kaldırmak için kirli karalama yöntemlerini kullanmışlar. Kullan mayada devam etmekteler.
Eh, ne diyelim bizdeki muhafazakâr kesim artık iktidarda kalmak hırsı her şeyin önüne geçmiş her şeyin ayaklar altına alınarak yok edilmesi noktasına gelmiş yâda ulaşmış. Her gün bunu kanıtlar şeylerde basına dökülür oldu. Belden aşağı vuruşlarla artık renkli dünyalarını saklayamaz konuma geldiler. Aslında pornografik yaşamlarının görüntülerini halktan gizlemek için internete yasak getirmeyi halkın pornografik şeylerden korunması olarak sunmaları, lansa etmeleri gazetecilik marifeti olmuş, gazetecilik marifetine bürünmüş. Nerede ise bu anlayış siyahı beyaz demekle beyaz olacağını sanır olmuş! Kürtleri görmezsen Kürt sorunu olmaz demişler. Açları görmezsen açlık olmaz demişler! İşçiler iş cinayetlerinde topluca katledilirken bu vahşeti kader diye yutturmaya gayret göstermişler. Savaşta öldürülen gençlerimizin aileleri tepki verdiğinde bu işin doğasında ölüm var diyerek askerlik yan gelip yatacak yer olmadığını anlatmışlar! Bu kirli iktidar oyunlarında hep acar gazeteciler rol üslenmişler. İktidar kırıntılarından nemalanmak için her yol mubah havasında davranış göstermişler.
Neden?
Çünkü burjuvazi her bakımdan örgütl işçi sınıfı örgütsüz. Burjuvazi örgütlü güçleriyle yalanı sahi haline getirirken gerçeği de görünmez kılmakta. Eğer bir toplumda üretmeyenler üretenleri yönetiyorsa orada yaşanan şeyde yalan dolanla halkı kandırarak gerçekleri tersyüz ederek olup biteni gizleyerek yönetimi elinde tutmaya, korumaya dönüşür. Bu da patronların işçilere maaş verdiği yalanı gibi! Oysa bir işçi çalıştığı sürede hem kendi maaşını üretir hem de patron için artı değer üretir. İşçi kendisi için çalıştığının onlarca katı patron için çalışır, artı değer artıkdeğer üretir. Doyasıyla her işçi patronundan maaş almaz patronuna maaş verir. Bu gerçek görülmediği gibi bir de burjuva kesim her zaman işçilere maaş verdiği yalanını anlatır. Yalan söylemekten hiç kimse zarar görmez. Hiç kimse yalandan ölmez…
Star Gazetesi de bugün egemen olmanın mağrurluğuyla egemenler adına, hizmette kusur etmemek için kendi pornocu yaşamlarını toplumu pornografiden korumak olarak sunmayı görev bilmiş, bu görevi yerine getirmiş. Egemen olmanın iş bilirliği ile hareket etmişler. Padişahım çok yaşa nakaratıyla tebaa kültürünü egemenliğin güzellemesi olarak topluma yutturma yolunu gitmişler.
Tahir Canan
Tahir canan sitemizin köşe yazarıdır. Teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır.
Son Haberler
Sayfalar
Korktum:Muzaffer Oruçoğlu
Ehlibeytle birlikte Şii Arapların, Türkmenlerin Tanrısı kaçtı. Bütün Asur Tanrıları kaçtı. Eğer günah işlemiyorsam, sanırım dünya işlerine karışmayan bizim güzel Tanrımız Azda da kaçtı. Mezopotamya sisine büründü, Zerdüşti ve Sufi ışıltılar içinde çekilip gitti zaman ötesine. Ve en son, kaçmaz dediğim Melek Tavus da kaçtı. Dayanamadı şehirdeki vahşete. Cümle Ezidiler kaçtı. Yalnız kaldım. Korktum.
Hayastan’ın Yiğit Kadınlarından, Meryem Ana’ya… H.GÜRER
Anılar güzeldir! Ve bir o kadar da özel! Anılar özneldir! Yaşanan olaylarda! Anı’lar, kişilerde bıraktığı anlama, öneme, algılanışa göre de biçimlenir ve yorumlanır! Aynı olayı ve an’ı yaşayanlar tarafından aynı algılanmayı ve yorumlanmayı sağlamaz! Aynı değerlendirmelere ve ifadelere kavuşmaz… Çünkü aynı an’ı ve olayı yaşayan farklı kişiler, farklı öyküler anlatır!.. Bunun için anı’larımı yazmaktan hep kaçınmışımdır.
Mehmet Serhat Polatsoy tahliyesini istiyor
Polis baskısı sonucu alınan gizli tanık ifadesi ve "bombalı çuval" komplosunun deşifre olmasına rağmen bir yılı aşkın bir süredir cezaevinde tutulan Kürt siyasetçi Mehmet Serhat Polatsoy, 20 Ağustos günü Urfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 6. duruşmasına çıkıyor.
Zaman zaman çeşitli muhalif internet sitelerine yazılar da yazan Polatsoy, Mayıs 2013 tarihinde Emniyet’in komplosu sonucu tutuklandı. Davanın en büyük delili olarak gösterilen gizli tanığın, polisin şantajı sonucu gizli tanık olduğunu mahkemede itiraf etmesine rağmen Polatsoy bir yılı aşkın bir süredir hapiste tutuluyor.
Ayran kabarması
Yaz sıcağında Cumhurbaşkanlığı (CB) seçimleri gerçekleşti. Beklenen oldu ve R. T. Erdoğan'ın seçildi. Hâkim sınıflar açısından merak edilen Erdoğan'ın ne kadar oy alacağı ve seçimlerin ikinci tura kalıp kalmayacağıydı. Seçim sonuçları açısından hâkim sınıflar nezdinde şaşırtıcı olan bir diğer olgu da katılım oranının düşüklüğü oldu.
"Sürgün" sürgün verecek mi? Ganime Gülmez
“Teori gridir dostlarım, ama hayat ağacı yeşildir”-Goethe-
Kaldığım şehirde Eritreliler çok. Çoğuda, “henüz” iyi Almanca konuşamıyorlar. 40’lı yaşları geçkin neredeyse bütün kadınlar, Yaşlı Bakım Evleri’nde çalışıyorlar. Koloni olma aşamasını daha hala atlatamamış bir ülkeden geldikleri için, İngilizce biliyorlar. Hristiyanlar. Geldikleri ilk günden itibaren bu ülke vatandaşlarıyla kiliselere giriyorlar.
Atılım’ın Gordion Düğümü!
Atılım, 18 Temmuz tarihi 130. sayısındaki “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde solun açmazları” başlıklı bir yazıyla Partizan’ı, “sol” etiketli bir torbaya koyup boykot tavrı nedeniyle değerlendirmiş/eleştirmiştir. Ne var ki boykot tavrımızın özünü değil kendi niyetini ele alarak hareket etmiştir. Dolayısıyla onun tavrımızı anlama çabası da kalmamıştır.
Meryem Ana oğlunun kanlı gömleği ile son yolculuğuna uğurlandı
07-08.-2014’de Armenak (Orhan) Bakırcıyan’ın annesi Meryem Bakırcıyan Stockholm’de ailesi, sevenleri ve oğlunun yoldaşlarının da katıldığı bir törenle toprağa verildi. Törende Ermeni ve Süryani dostların yanı sıra Partizan temsilcisi de hazır bulundu.
Şengal Dağ'ına yolculuk
Uluslararası Af Örgütü yaptığı açıklamada, uluslararası toplumun IŞİD'in etnik temizliğinden kaçıp Şengal Dağ'ına sığınan yüz binlerce insana yardım etmesi için derhal harekete geçmesi gerektiğini istedi.
ÖCALAN, DEMİRTAŞ VE DÜZEN SİYASETÇİLİĞİ
Selahattin Demirtaş'ın Vatan gazetesinde bugün çıkan röportajında, "Cumhurbaşkanı olursanız İmralı adasına gidip Öcalan'la görüşecek misiniz?" sorusuna verdiği cevap beni alıp yıllar öncesine götürdü.
“ALACAKARANLIK KUŞAĞI”NIN OZANI AHMET ERHAN[*]
“Ateşe dokunmaktır şiir,”[2] der Asım Öztürk.
Alper Hasanoğlu da, “Şiir insan ruhunun derinliklerine nüfuz eder,” derken; ekler Sennur Sezer: “Şiir her derde devadır…”
Kobanê direnişinin diğer parçaları etkilemesi kaçınılmaz
Rojava'da IŞİD'in başta Kobanê olmak üzere halkların yarattığı özerk bölgelere saldırıları devam ederken, Ortadoğu'nun birçok merkezinde ise çatışmalar sürüyor. İsrail'in Gazze'yi vurmasının yanı sıra Irak'ta IŞİD saldırıları da hız kesmeden devam ediyor. Ortadoğu'nun çalkantılı gündemini ve Kürtlerin stratejik adımlarını yazar Temel Demirer, DİHA'ya değerlendirdi.
'Irak haritası yeniden çiziliyor'