Salı Eylül 22, 2026

Karman Çorman

Hani mecliste akp nin geçirmeye çalıştığı şu güvenlik paketi vardı ya..

Ha... işte o.

Sahi ya.. çoktandır bu paket geçmemiş miydi ?

Öyleyse biz yoksulların yaşadığı ne ?

Sokakta, okulda....

Bizler çocuklarımızın yaşama tutunabilmesi için mücadele ettikçe hocalar kendilerinden sonra ders girdi diye çocuklarımızı yok yazıp devamsızlıktan kalmasını sağlamaları ne ?

Faşizm birileri içinde daha açık hale gelecekmiş ne yazar.

Şu İstanbul çok ilginç bir yer.

Tarım alanlarının yok olması nedeniyle proletarya ile köylü arasındaki çelişkide hissedilmiyor.

İlkel ekonominin bireylere sağladığı burjuva olabilme imkanlarını kullanamamış olmayı kabullenememiş olmanın nedeniyle de başka bir yerde rastlanmayacak oranda proletaryanın dilinde asla başarısız olduğunu duyamıyorsunuz.

Dillerinde kıyamet kadar başarı hikayeleri.

Belkide bu nedenden dolay da İstanbul suyu içmiş kolektiflerin diliyle yaşayışları arasında bir uyumsuzluk var.

Ne dersiniz ?

Yine de bu İstanbul duvarlarına kolektifler de tüm iktidar kırlara  / kapitalizmle bağı en olan sınıflara / diye yazamayacağımız bir yerde değil diyemeyiz.

Bilmedik sahada top oynayanlara da yardımcı olmak gerekir değil mi ?

Radikaller seçimi protesto etmiyor.

Yüzde on barajı aşmaya çalışmak bağımsız adaylara oy istemeye benzemez.

Karşınızda inanılmaz bir oranda  a politik bir kitle var.

İyi düşündünüz mü ?

Gelip giden, yüksekten atan, çay içmekten başka politik davranışlarını görmeyeceğiniz yığınların yol açtığı mücadele şekline de hazır mısınız ?

A politik toplum öyle kendinize yakın hissettiniz diye derginiz.... satabileceğiniz bir kitlede değil.

Helede ki dini elinde bulunduranlarla /emevilerle, abbasilerle.. işidlerle...  okunmaması gerektiğini söylediğinizi satın almaya hazır avrupadaki ırkçı saldırılardan korkan göçmenlerde hiç değil.

A politik toplum fikrini, mücadele azmini.... seçtiğine devir edendir.

Tüm bunların ardında  hala bizim yaptığımız sadece başkalarının adına oy istemekti demeyecekseniz...

Aha... sonunda...

Neydi o öyle acıları yarıştırırcasına insanların söz söyleyebilmesi için belli kriterlerinde olması gerektiğini söyleyen tavırlarınız.

De... hadi bakalım...

Sayısını  ve bulundukları yerin çeşitliğini artıp artırmayacakları merak konusu olan Rojava' ya gidenlerde çeriye, dışarıya giren, çıkanlar gibi geleneği bozmayıp geride kalanların kendilerine göre mücadele şekillerini örgütlenmelerini istemişlerken işin içinde çıkında sizi görem.

Yine de, Gelin ata binmiş ya..nasiptir diyen dilinizden de vaz geçiyorum.

Bu iletişim araçlarınızla mı a politik toplumda oy isteyeceksiniz ?

Ne diyeceksiniz insanlara...

Evet memleketin her köşesinde örgütlü olmasak da  gazetemizden tutun internet sitemize kadar her türlü iletiş araçlarımızı en güz gün, akıcı... şekilde ..... takip edebilmeniz için dizayn mı ettik diyeceksiniz ?

Ve yahut da..

Devrimcinin baş çelişki tahlilini evrensel yapanın alman, ingiltere... çelişkilerini tahlil etmiş olması değil Marks' ın Kapitalizm tahlilini evrensel yapanın kapitalizmin evrensel sonuçlarını tahlil etmiş olması olduğunu

Ve de

Neo liberal politikaların hakim olduğu yerlerde yaşanılan sosyo ekonomik yapının her zaman devrimin niteliğini belirlemediği tam aksine çoğu zaman devrimin ihtiyaçlarınında devrimin niteliğini belirlediğini gözde kaçırmaya çalışan o iletişim araçlarınıza hakim dili nasıl a politik toplumun görmemesini bekleyip  a politik toplumda oy isteyeceksiniz ?

Sahi ya...  nasıl.

 

68414

“Dursun Abi Anısına” (İ)

Yanlış hatırlamıyorsam yıl 2019 yazı olması gerekir, Partizanlardan Turgut Kaya Türkiye’den Yunanistan’a girerken gözaltına alınmış, önce alt mahkeme sonra yüksek mahkeme Turgut Kaya`nın Türkiye’ye iadesine karar vermiş, hukuksal anlamda itiraz hakkı kalmamıştı.

Zor bir süreçten geçiyordu parti, parti içi tartışma yerini kopuşlara bırakmıştı, böylesi dönemler en zor dönemlerdir kitle ve aktivistler için.

İNTİHAR… (Nubar OZANYAN )

Saray yönetimi döneminde 4 bin 801 kişi intihar etti. Son günlerde artan intihar vakalarını sistemin iflas ve çürümesi olarak da okumak gerekir. Ekonomide işler iyi gitmiyor. Son üç yılda gıda ve yaşamsal ürünlere yapılan orantısız zam ve artan vergilerle emekçiler açlık yemeye başladı. Ekmeği olmayanların özgürlüğü olabilir mi? Halka yoksulluk ve sefaletten başka bir şey sunmayan Saray efendileri, emekçilere intihar ve ölümü reva görmektedir.

Misak Manuşyan’ın anısına | Sil Gözyaşlarını, Ben Ölümsüzüm!

77 yıl önce 21 Şubat’ta Ermeni Soykırımı’ndan kurtulan şair ve komünist direnişçi Misak Manuşyan, Fransa’da 23 mücadele arkadaşıyla birlikte Naziler tarafından kurşuna dizildi. Nazi işgaline karşı direnişte en aktif grup olan Manuşyan Grubu’nun öncüsü Misak, idam edildiğinde 38 yaşındaydı.

Manuşyan, Adıyaman’dan Paris’e uzanan bir direniş köprüsüdür. Soykırım külleri içinde acılarına tutunarak yaralarını sarmanın, kendini yeniden yaratmanın iradesidir. O, Adıyaman’dan Deyr ez-Zor çöllerine kadar söylenen özgürlük türküsüdür.

Birleşik Mücadele Büyüyecek; Emekçilerin Umudu, Faşizmin Korkuları Katlanacak!

AKP-MHP faşist ittifakının pandemiyle birlikte yürürlüğe soktuğu politikalar, işçi sınıfı ve emekçilerin, geniş toplumsal kesimlerin açlık, işsizlik ve yoksulluk girdabına gün geçtikçe daha fazla çekilmesine neden oluyor.

Yorum: Bir gece ansızın geri döndüler!

 

AKP-MHP faşist iktidarının Kürt düşmanlığı üzerinden kendini var etme çabasıyla ülke içerisinde yürüttüğü savaş politikası dışarıda da Rojava’da YPG üzerinden sürdürülürken aynı zamanda Irak Kürdistanı’nda da PKK’ye karşı yürütülüyor. AKP-MHP faşist iktidarı ülke içerisindeki her sıkışmışlığını Kürt halkına yönelik bir saldırı/operasyonla ötelemek, bu savaş ve çatışmalardaki “şehit”ler üzerinden ırkçılığı ve şovenizmi körükleyerek aşmayı bir politika haline getirmiş durumda.

15 Şubat Roja Reş (Nubar OZANYAN )

Halkların tarihinde ve yaşamında bazı günler vardır, unutulmazlar. Hatırlanmazsa ihanet, unutulursa vefasızlık olur. 15 Şubat Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi nezdinde kara bir gün olarak anılır. O kara günde uygar diye bilinen dünyanın haydutları ve bölgenin eşkıyaları, mazlum bir halkın özgürlük iradesine hain bir komployla kelepçe vurmak istediler. Özgürlüğüne sevdalı sayısız Kürt militanı, komploya karşı yaşamını bilerek ve isteyerek önderliğine armağan etti. Dünya hayretler içinde ve büyük şaşkınlıkla bu genç militanların yaşamlarına son vermelerini izledi.

TKP-ML MK SB Üyesiyle Röportaj: “DEVRİM HEDEFİ OLANLARIN HALK SAFLARINDAKİ DİNAMİKLERLE…”

– Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

– İsmim Özgür Aren. TKP-ML MK, Siyasi Büro üyesiyim.

– Konuşmak istediğimiz konu son süreçte başta devrimci kamuoyunun gündemi olmak üzere halkımızın ilgisine mazhar olan Birleşik Devrimci Mücadele… Bu noktada hareketle eylem birlikleri ve ittifaklar konusunda partinizin neler düşündüğü ve bu bağlamda da HBDH… Öncelikle soralım, eylem birlikleri ve ittifakların sizin açınızdan önemi nedir?

Başın öne eğilmesin (Nubar OZANYAN)

Herkeste umut ve heyecan yaratan, ateşi giderek yükselerek yayılan bir direniş dalgası gelişiyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyuma, diktatöre karşı gelişen direniş yayılarak devam ediyor. İttihatçı R.T.Erdoğan tarafından atanan kayyumu kabul etmeyen, istifasını isteyen öğrencilerin “red direnişi” baskı, gözaltı ve tutuklamalara karşın sürüyor. Direniş Ankara-İzmir-Bursa-Adana ve diğer illerdeki üniversitelere ve semtlere yayıldı.

Dizleriniz Titriyor Çünkü HDP Halktır!

Her geçen gün Halkların Demokratik Partisi (HDP)’ne yönelik faşist iktidar bloğunun saldırıları artmakta. Buna karşı da direniş her geçen gün yükselmekte.

Gökkuşağına Bakalım, Kavgaya Duralım! (İvana Roşin)

Faşizmin yükseldiği her dönemde devletler “lanetlilere” saldırmaya başlar. Yeryüzünün lanetlileri, devletin kirli yüzünü maskelemesi için her dönem elverişlidir.

Ülkemiz yine böyle günlerden geçmektedir. Ekonominin battığı, içte de dışta da çöküşün yaşandığı, demokratik hakların gasp edilmeye çalışıldığı bugünlerde yeryüzünün lanetlileri, faşist TC devletinin ilk hedefi olmuştur. “Teröristler”, seks işçileri ve LGBTİ+lar…

Yetiş yoldaş…

Bir rüzgar gibidir yaşamları

gönüllerindeki yüce amaç uğruna

ne yaparsan yap, ne edersen et

bir kez düştü mü yola

giderler peşi sıra devrimin…

 

Dağ olsan önlerinde kâr etmez

bilirler her adımda öze döndüklerini

bir kırlangıcın izinden

yürürler peşi sıra devrimin…

 

Acılarımızın dineceği o günde

ellerinde mavzerleri,  dillerinde marşları

önlerinde kitlelerin

gelirler peşi sıra devrimin…

Sayfalar