Cumartesi Ekim 24, 2026

Kapitalizmin Kabulenebildiği Devrim Mümkün mü ?

Komprador burjuvazinin korkusu rojavada olmanız değil kapitalizmin emperyalizme yaptırabildiklerinden.

Her halde edebi değildir.

Bundan sonra ne olacak ?

Hizip, statükocu falan filan derken bundan sonra ne olacak ?

Herkesin aklında bu soru.

Aslında olacak olan belli.

Proletaryanın mahpus tarihi değişmeyecek.

Astlarında darbe yiyenler işi daha sıkı tutacak.

Üstleri yaratanın neler olduğunu görmeyenlerde napolyona devrimi devr etmeyeceğini zanneden fransız proletaryaları gibi bir süre daha özgür yaşayacak.

Hayata birazda anarşistce bakmak mı gerekir ne.

Olacak olan bu.

Ee... filmin sonu belli olduğuna göre tadı da kalmadığına göre gelin en iyisi bizde daha ulvi bir amaçla yolumuza devam edelim.

Devrimde/ teoriden kaçan bazı proletaryaların dedikodusuyla.

Bilirsiniz bazı proletaryaları grup içerisinde ( kapitalizmin sermayederi - proletaryanında proletarya yüzerinde ) fetişizm kurduğuna ikna edemiyorsunuz.

Onlara göre grupların ( kapitalizmle sermayederlerin - proletaryayla proletaryanın ) ilişkiside genel geçerlilik kuramına sahip.

Gruplar birbirlerine hasımsalarda grup içerisinde herhangi bir sorun yoktur.

Her iki grubun ortaklaştığı tek nokta ise abd, ingiltere ... kapitalizminin ( tekellerinin, metalarının, hegomanyalarının ... ) dünya yüzerindeki oranlarıdır.

Sürekli bu oranları verirler.

Kimseninde tel örgülerin, bayrakların olmadığı bir dünyada yaşamadığını, kapitalizmin tek sahibininde sermayederler olduğunu kontrolü de asla yitirmediğini hatırlatırlar.

Çelişkilerin artmasıda ( kapitalizmin ihtiyaçlarından değil ) ya yapısaldığındandır ya da siyasetin başarısızlığındandır.

Halbuki söyledikleri her şeyde dünya yüzerindeki kapitalizm oranının ve ihtiyaçlarınında arttığının ispatıdır da.

Feodal dünya karşısında kapitalizmin daha belirgin hale gelmeye başladığının ... 

Ağalar, paşalar, proletaryalar, köylüler ... ne kadar el sıkışırsa sıkışsınlar birinin olduğu yerde diğerin yaşayamayacağının ...

Savaşlarında sınırlar kalkmıyor, kimsede bir yere elini kolunu sallıyarak gitmiyor diye çıkmadığının ...

Sermayederlerin, proletaryaların, ülkelerin ... metanın serbest dolaşımı için savaşlara sürüklediğinin ispatıdır da.

Tüm bunlara rağmen

Bazı proletaryalar kendilerinin, sermayederlerin, ülkelerin .... yüzerinde kapitalizmin tanrılaşan bir şey olduğunu söylemezler.

Ekonominin siyaseti biçimlendirebildiği gerçekliği taktiksel davranışlarından başka bir şeyi değiştirmeyeceğini bilselerde ..

Yine de söylemezler.

Sırf:

Sermayederler gibi kendilerininde değişikliğe zorlanmasını kabul edememelerinden.

Direnç karşısında da kapitalizmin doğası gereği metayı kimin ürettiğine bakmadan metanın serbest dolaşımıyla ilgilenmesinden ...

Sosyalizminde serbest meta üretmesinden ....

Kapitalizmin kabulenebildiği bir devriminde mümkün olduğunu red ederler

Devrimin / teorinin kaçkın proletaryalar haline gelirler.

Komprador burjuvazinin korkusu rojavada olmanız değil kapitalizmin emperyalizme yaptırabildiklerinden.

Her halde edebi değildir.

53493

Ergün Aslan

Ergün Aslan sitemizin köşe yazarıdır. Teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır.

Son Haberler

Sayfalar

Ergün Aslan

Burjuvazinin MLPD'yi Kriminalize Etme Taktikleri

Kapitalizmin krizinin derinleşmesi, burjuvazi ile proletarya arasında varolan sınıf çelişmesini de keskinleştirici bir rol oynamaktadır. Burjuvazi, böylesi dönemlerde, proletaryanın öncü örgütü üzerindeki baskılarını artırma ve onu sınıftan tecrit etmenin taktiklerini izler.

Açık cezaevi Türkiye’ye tatile gitmeyelim; Boykot, boykot, boykot…!

Devlet denilen aygıt birçok kurum ve kuruluştan meydana gelmektedir. Tüm bunların hepsi vatandaşına ve halka hizmet götürmek iddiasıyla meşrulaştırılır. Burjuvazinin varlığını sürdürebilmesi için oluşturulan parlamenter düzenlerin vazgeçilmez unsurları ise siyasal partilerdir.

Arkadaş(ımız) Z. Özger[*]

“Kalbim!

elimden tut
elimden tut
sensiz bir şey yapamam.”[1]

Halil Gündoğan’ın Basılmamış Kitabı Üzerine

Devrimci kamuoyunun yakından bildiği gibi, Halil uzun yıllar (7+23) Türk devleti tarafından hapishanelerde esir tutuldu. Ve son 23 yıllık fiili olarak hapishanede tutulması, onu, sınıf mücadelesinin bir çok aktif görevinden alıkoymasına karşın, tüm zorluklara karşın, işçi sınıfının mücadele ve taktikleri konusunda teorik eserler vermesini engelleyemedi.

Kapitalizm Acilen İmha Edilmelidir!

Bütün uluslararası tekellerin sahipleri, onların kukla hükümetleri ve kalemşörleri: ABD halkının haklı ve şüphe duyulmayacak kadar meşru ve hatta çok geç kalmış haklı tepkisi için, “yağmacılar”, “vandaller” diyerek, kendi kanlı iktidarlarını meşru göstermeye çalışıyorlar. Yeryüzünün zebanileri, işçi sınıfı ve emekçilerin sonuna kadar haklı mücadelelerini lekelemek istiyorlar.

Hayali gönlümde yadigâr kalan

Yıllar önce yazımın kahramanı hakkında “Bir kısmımız onu Orhan Bakır, bir kısmımız Armenak Bakırcıyan, bir kısmımız Ali Ağa kod adıyla bildi… Hangi isimle bilinirse bilinsin, geçmişte, bugünde ve gelecekte yüreği eşitlik ve özgürlükten yana kardeşçe bir yaşamdan yana atanlar için O, daima hafızalarda yiğit bir komünist, kararlı, sevilen ve unutulmayan bir kişilik olarak belleklerde yerini koruyacak” anlatımıyla özetlenmiş, O’nu gerçekten de bire bir tanımlayan güzel bir makale okumuştum.

Kaypakkaya ve Heyecan Verici Tablo!

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşı ölümsüzlük yıl dönümünde sonsuz saygıyla anıyoruz. Kaypakkaya yoldaş şahsında Parti ve Devrim şehitlerini aynı duygularla anıyor, mücadelelerini selamlıyoruz.

Şehitlerimizi anarken devrimci potansiyelin diri ve dinamik olduğuna tanıklık ediyoruz. Kaypakkaya yoldaşın siyasi hareketinde de birikmiş proleter devrimci enerjinin kabına sığmaz coşku ve canlı hareketle ritim ettiğini heyacanla izliyoruz… Uzun sözün kısası, Kaypakkaya yoldaştan alınan militan mücadele damarındaki kızıl kan militan yüreklerde ısındı…

Artı-Değerin Kaynağı-6

Komünist Manifesto, burjuva çağını şöyle tanımlar:

Uluslararası Kapıtalizmin Sarmal Durumu ve covid-19

Uluslararası alanda oluşan sorunlar tüm dünya ülkelerini kapsamıştır. Öyleki, uluslararası boyut kazanan ve her geçen gün giderek derinleşen ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlar iyice katmerli hal almıştır. Müdahale edilemeyen mevcut durumun yarattığı kısır döngü süreci kendi etrafında dönen dar bir alana sokmuştur. Bunun sonucu sistemin bağrından çıkan sorunlar silsilesi uluslararası emperyalist sistemi ve bağımlı ülkeleri iyice sarmal bir aleme sürüklemiştir.

Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak; “Önümüzde Çetin Ama Şanlı Mücadele Günleri Var!”

Koronavirüs salgını tüm dünyayı etkisi altına almaya devam etmekte ve yıkıcı sonuçlar ortaya çıkartmaktadır. Yaklaşık altı aydır salgınla mücadele devam ederken,

4 milyon insan hastalığa yakalanmış, 200 bin insan ise hayatını kaybetmiş bulunuyor.

Önleyici aşının-ilacın hala bulunamamasından kaynaklı olarak salgın, yerküreyi ciddi olarak etkilemeye devam etmekte. Küresel çaptaki salgınla mücadelede; fiziksel mesafenin korunması, maske takılması ve zaman zaman sokağa çıkma yasaklarının uygulanması dışında, tıbbi olarak alınmış başka önleyici tedbir de yok!

Komünizmin Ekonomi Politiğini Yeniden ve Yeniden Keşifetmek

Hangi bir yazar komünizmin ekonomi politiğini yüksek teknolojiye bağlayarak, ister çalış ister çalışma, on dönüm bostan yan gel yat osman tarzında açıklamıştır bilmem?

Tek bildiğim ne, B. Traven Akgün Çifliğinde, ne de, N. Çerneveski Nasıl Yapmalı'da kömünizmin ekonomi politiğini böyle tarif etmişlerdir.

Bu yazarlar idaa edilenin tam aksine kömünizmin ekonomi politiğini yüksek teknolijiden... sonrada yan gel yat osmandan kurtarmış, alınterini de toprakla, makinayla buluşturmuşlardır.

Sayfalar