Cuma Ekim 9, 2026

Kapitalizmin Kabulenebildiği Devrim Mümkün mü ?

Komprador burjuvazinin korkusu rojavada olmanız değil kapitalizmin emperyalizme yaptırabildiklerinden.

Her halde edebi değildir.

Bundan sonra ne olacak ?

Hizip, statükocu falan filan derken bundan sonra ne olacak ?

Herkesin aklında bu soru.

Aslında olacak olan belli.

Proletaryanın mahpus tarihi değişmeyecek.

Astlarında darbe yiyenler işi daha sıkı tutacak.

Üstleri yaratanın neler olduğunu görmeyenlerde napolyona devrimi devr etmeyeceğini zanneden fransız proletaryaları gibi bir süre daha özgür yaşayacak.

Hayata birazda anarşistce bakmak mı gerekir ne.

Olacak olan bu.

Ee... filmin sonu belli olduğuna göre tadı da kalmadığına göre gelin en iyisi bizde daha ulvi bir amaçla yolumuza devam edelim.

Devrimde/ teoriden kaçan bazı proletaryaların dedikodusuyla.

Bilirsiniz bazı proletaryaları grup içerisinde ( kapitalizmin sermayederi - proletaryanında proletarya yüzerinde ) fetişizm kurduğuna ikna edemiyorsunuz.

Onlara göre grupların ( kapitalizmle sermayederlerin - proletaryayla proletaryanın ) ilişkiside genel geçerlilik kuramına sahip.

Gruplar birbirlerine hasımsalarda grup içerisinde herhangi bir sorun yoktur.

Her iki grubun ortaklaştığı tek nokta ise abd, ingiltere ... kapitalizminin ( tekellerinin, metalarının, hegomanyalarının ... ) dünya yüzerindeki oranlarıdır.

Sürekli bu oranları verirler.

Kimseninde tel örgülerin, bayrakların olmadığı bir dünyada yaşamadığını, kapitalizmin tek sahibininde sermayederler olduğunu kontrolü de asla yitirmediğini hatırlatırlar.

Çelişkilerin artmasıda ( kapitalizmin ihtiyaçlarından değil ) ya yapısaldığındandır ya da siyasetin başarısızlığındandır.

Halbuki söyledikleri her şeyde dünya yüzerindeki kapitalizm oranının ve ihtiyaçlarınında arttığının ispatıdır da.

Feodal dünya karşısında kapitalizmin daha belirgin hale gelmeye başladığının ... 

Ağalar, paşalar, proletaryalar, köylüler ... ne kadar el sıkışırsa sıkışsınlar birinin olduğu yerde diğerin yaşayamayacağının ...

Savaşlarında sınırlar kalkmıyor, kimsede bir yere elini kolunu sallıyarak gitmiyor diye çıkmadığının ...

Sermayederlerin, proletaryaların, ülkelerin ... metanın serbest dolaşımı için savaşlara sürüklediğinin ispatıdır da.

Tüm bunlara rağmen

Bazı proletaryalar kendilerinin, sermayederlerin, ülkelerin .... yüzerinde kapitalizmin tanrılaşan bir şey olduğunu söylemezler.

Ekonominin siyaseti biçimlendirebildiği gerçekliği taktiksel davranışlarından başka bir şeyi değiştirmeyeceğini bilselerde ..

Yine de söylemezler.

Sırf:

Sermayederler gibi kendilerininde değişikliğe zorlanmasını kabul edememelerinden.

Direnç karşısında da kapitalizmin doğası gereği metayı kimin ürettiğine bakmadan metanın serbest dolaşımıyla ilgilenmesinden ...

Sosyalizminde serbest meta üretmesinden ....

Kapitalizmin kabulenebildiği bir devriminde mümkün olduğunu red ederler

Devrimin / teorinin kaçkın proletaryalar haline gelirler.

Komprador burjuvazinin korkusu rojavada olmanız değil kapitalizmin emperyalizme yaptırabildiklerinden.

Her halde edebi değildir.

53212

Ergün Aslan

Ergün Aslan sitemizin köşe yazarıdır. Teorik ve politik konularda yazılar yazmaktadır.

Ergün Aslan

KAZAKİSTAN İSYANI[*]

 

 

“Emekçi insanlığını,

ancak burjuvaziye nefret

ve isyanla kurtarabilir.”[1]

 

Eduardo Galeano’nun ifadesiyle, “Yine barış ve adalet haykırarak doğan yirmi birinci yüzyıl da, önceki yüzyılın izinden gitmekte”yken; BBC’ye bile, “Kıyamet filmlerinden çıkmış gibi”[2] dedirten bir fırtına koptu Kazakistan’da.

18 Mayıs… (Nubar OZANYAN)

Dağ başlarında yanan çoban ateşidir İbrahim Kaypakkaya. Yüreği, özgürlük ve eşitlik için çarpanların bilincinde ve öfkesinde yaşayandır. O daima hafızalarda korkusuz bir komünist, inançlı bir önder, unutulmayan bir direnişçi olarak yaşayacaktır.

TKP-ML Merkez Komite: Katledilişinin 49. Yıldönümünde İbrahim Kaypakkaya’yı Anıyoruz!

GÖZBEBEĞİNDİ PARTİN, GÖZBEBEĞİMİZDİR PARTİMİZ!

Partimizin kurucu önderi İbrahim Kaypakkaya yoldaşın Amed zindanında katledilmesinin 49. yıldönümündeyiz. Kurucusu olduğu ve gözbebeği olan partisinin; gözbebeğimiz, ilham ve güç kaynağımız partimizin 50. savaş ve mücadele yılında komünist önder İbrahim Kaypakkaya’yı bir kez daha anıyoruz. Onun, Demokratik Halk Devrimi ve komünizm mücadelesi idealine bağlılığımızı ve mücadele kararlılığımızı yineliyoruz.

Emperyalist Türkiye

Bir Kitap Tanıtımı:

 

Yusuf Köse

 

Kitabın „Önsözü“nden

 

Ezilenlerin, ötekileştirilenlerin Şairleri[*]

“Sistem dışı farklılık korkutucudur,

çünkü sistemin hakikâtini, göreliliğini,

kırılganlığını, ölümlülüğünü açığa çıkarır.”[1]

 

Ezilenler sömürülen, horlanan, kaybettirilenlerdir. Ezilen olmak kadar, ezilenlerden yana saf tutmak da zordur, zorludur.

TARİHİN ÖNÜNDE YÜRÜMEK…

TARİHİN ÖNÜNDE YÜRÜMEK…[1]

 

Yusuf KÖSE

Ukrayna Üzerinde Emperyalist Savaş Ve Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı

M. Oruçoğlu’nun Gazete Patika’da “izlememiz gereken politika gayet berraktır” başlıklı bir makalesi yayınlandı.[1] Adı geçen Makale’de, ilginç saptamalar söz konusu. Bunlardan biri;  “Türkiye’de emperyalist işgalleri destekleyen devrimci bir kuşağın oluşmasına yol açtı”.

TKP-ML MK: 1 Mayıs'ı kazanacağız!

Kapitalist emperyalist sistemin aşırı kâr hırsının ürünü olan Covid-19 pandemisi, dünya çapında beş milyondan fazla insanın ölümüne neden oldu. Ölenlerin çoğunun yoksul, aşıya ve sağlığa erişimi olmayanlar olduğu biliniyor. Bu anlamıyla pandemi bir kez daha emperyalist kapitalist sistemin insanlık ve halk düşmanı karakterini ortaya koymuş durumdadır.

Bilinç altımızın Kökeni

Göye biz proletaryalar faydacıyımışız.

Göye biz proletaryalar çıkarcıyımışız.

Göye biz proletaryalar yeteri kadar rus karşıtı değilmişiz.

Göye biz proletaryalar yeteri kadar kompradorlarımızla, emperyalizme karşı kol kola girecek kadar vatansever  değilmişiz

Göye biz proletaryalar yeteri kadar barışsever değilmişiz.

Vallahi yalan tillahi yalan.

Gel... vatandaş... gel... tarladan direk alıcıya... tarladan direk alıcıya... gel... gel...

İnsanın bol mevkili, bol kazançlı, bol avrupalı bir işte çalışması kadar güzel bir şey yok değil mi?

TKP-ML TİKKO Genel Komutanlığı: Şan Olsun Partimizin 50. Savaş Yılına!

Partimiz TKP-ML’nin önder yoldaşımız İbrahim Kaypakkaya tarafından kurulmasının üzerinden yarım asır geçti. 24 Nisan 1972’de kurulan TKP-ML ve Halk Ordumuz TİKKO’nun 50. kuruluş yıldönümünü tüm coşku ve heyecanımızla kutluyor, halk savaşını büyütme irade ve kararlılığımızı bu vesileyle yineliyoruz. Partimizin ancak savaş içerisinde gelişebileceğini söyleyen önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşın Türkiye Kürdistanı’nda başlattığı gerilla savaşını bugün onun takipçileri olarak yine aynı ısrar ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.

TKP-ML KKB: Kurtuluşumuzun adresi olan TKP-ML’nin 50. kuruluş yıldönümünü selamlıyoruz!

Ülkemiz sınıf mücadelesinin tarihinin son 50 yılında, Marksizm-Leninizm-Maoizm’in yolunda Demokratik Halk Devrimi ve komünizm için can bedeli mücadele veren, tarihin tüm zikzaklı yollarında yenilgi ve zaferleriyle, ödediği ve ödettiği bedelleriyle, yarattığı köklü gelenekle ve hep ileri bakan gözleriyle, halkımızın umudu olan TKP-ML’nin kuruluş yıldönümünü komünizme olan inanç ve güvenimizle selamlıyoruz.

Sayfalar